GÜNDEM
02 Ocak 2026 Cuma - 10:20 Elazığ’da 1 yılda 31 bin kişiye kurs verildi Elazığ Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından bir yıl içerisinde açılan bin 557 kursta 31 bin vatandaşa eğitim verildi. Elazığ Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, çalışmalarını ve kurslarını aralıksız bir şekilde sürdürüyor. Okuma yazmadan hasta ve yaşlı bakıma, tekstilden aşçılığa kadar 75 farklı alanda binlerce kurs açan Halk Eğitim Merkezi çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu çerçevede bir yıl içerisinde açılan bin 557 kursta, 31 bin vatandaşa eğitim verildi. Yediden yetmişe her kesime hitap eden kurslar sayesinde vatandaşlar, birçok alanda kendini geliştirme fırsatı yakaladı. Bir yandan sosyalleşen bir yandan da öğrenen kursiyerler, aynı zamanda aile ekonomilerine de katkı sağlamanın mutluluğunu yaşadı. "Okuma yazma bilmeyen tek vatandaşımız kalana kadar devam edeceğiz" 2025 yılında bin 557 kursta 8 bini erkek 23 bini de kadın olmak üzere toplamda 31 bin vatandaşa kurs hizmeti verdiklerini aktaran Halk Eğitim Merkezi Müdürü Kenan Tabar, "Bu kurs hizmetlerimizi çok geniş bir perspektifte sunuyoruz. Okuma yazma kurslarımız devam ediyor. Okuma ve yazma kurslarımızda birinci ve ikinci kademe kurslar düzenliyoruz. Birinci derece kurslarımızda vatandaşlarımız okur yazar olduklarını belgelendiriyorlar. Asıl işlerine yarayan belge ise okuma ve yazma kursumuzdur. Bu da birinci kademe okuma yazma eğitimini tamamlayan vatandaşlarımızın katıldığı, başarılı oldukları taktirde ise ilkokul diploması düzeyinde belge aldıkları kurs oluyor. Okuma ve yazma bilmeyen vatandaşlarımızın yoğun talebi var. Sayı olarak okuma yazma bilmeyenlerin sayısı gittikçe azalıyor ama biz ilimizde okuma yazma bilmeyen bir vatandaşımız kalmayacak şekilde kurslarımızı düzenlemek istiyoruz. Mahallelerimizde, beldelerimizde ve köylerimizde tespit etmemiz ve vatandaşların da talepte bulunmaları üzerine bu kurslarımızı sayı sınırına bakmaksızın düzenliyoruz. Bunun yanında mesleki kurslara son 3-4 yıldır Elazığ Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü olarak büyük ağırlık veriyoruz. Bizim 75 alanda 2 bin 700 civarında kurs programıyla hizmet ediyoruz. Kurs programlarının yüzde 68’i mesleki kurslardır. İlimizdeki Organize Sanayi Bölgesinin tekstil fabrikalarının ara eleman ihtiyacını karşılamak üzere giyim ve teknoloji alanında kurslarımız devam ediyor. Bunun yanında son yıllarda yenilenebilir enerji kaynakları alanında da bizim çalışmalarımız var. Elektrik topraklama ve pano bakım onarımı gibi kurslarımız var. Bunun yanında kültür sanat ve spor kurslarımız var. Kadim Harput kültürünü yaşatmak üzere çalışmalarımız devam ediyor. Harput’un müzik, gastronomi, giyim, gelenek ve göreneklerimizi gelecek nesillere aktarma konusunda da çalışmalarımız devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Kurslarımızda üretim yaparak Almanya, İngiltere ve Hollanda’ya gönderen kursiyerlerimiz de var" Kurslara başvuran 31 bin vatandaşın büyük kısmının kadınlardan oluştuğunu da belirten Müdür Tabar, "31 bin kursiyerimizin 23 bini kadınlardan oluşuyor. Kurslarımıza kadınların teveccühü daha fazla. Biz buraya gelen kadınlara meslek öğretmek, boş zamanlarını değerlendirmelerini sağlamak, el becerilerini arttırmalarını ve aile bütçelerini katkı sağlamalarını istiyoruz. Bu konuda da çok yol kat ettik. Kadınların birçoğu artık aile bütçelerine katkı sunacak durumdalar. Hatta kurslarımızda üretim yaparak yurt dışında Almanya, İngiltere ve Hollanda’ya gönderen kursiyerlerimiz de var. İleriki dönemde de döner sermaye veya kooperatifle kadınların ürünlerini daha verimli olarak değerlendirmeyi planlıyoruz. Kurslarımızın bazılarına dönemsel olarak rağbetler artıyor. Pandemiden sonra özellikle yiyecek ve içecek sektöründe gelişmelerle gastronomi alanındaki kurslarımıza yoğun talep var. Şu anda aşçı yardımcılığı, Türk mutfağı ve pasta alanında kurslar düzenliyoruz. Tüm kurslarımız da dolu geçiyor. Bunun yanında güzellik saç bakım hizmetleri ve kuaförlük alanındaki hizmetlerimiz var. Bilişim teknoloji alanında çok yoğun kurslarımız var. Burada da daha çok bilgisayar işletmeciliği, F klavye, autocad olarak bilinen 2 boyutlu ve 3 boyutlu bilgisayar programlama kurslarımız mevcuttur. Diğer kurslarımız da rutin olarak devam ediyor. Amacımız, kurslarımıza sayısal olarak vatandaşımızın katılma oranını arttırmak ve kurs çeşitliliğimizi arttırmaktır. Bunlarla beraber kurslarımızın kalitesini arttırarak sanayinin veya günümüz şartlarının gerektirdiği ara eleman ihtiyacını da karşılamak istiyoruz" cümlelerini kullandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 10:20 Malatya’da hemşire anneler, doktor olan çocuklarıyla aynı hastanede görev yapıyor Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde görev yapan iki hemşire, doktor olan çocuklarıyla aynı hastanede çalışmanın gururunu yaşıyor.Malatya Yeşilyurt’ta bulunan Hasan Çalık Devlet Hastanesi’nde uzun yıllardır görev yapan Başhemşire Fatma Demir ile ameliyathane hemşiresi Hatice Bozkurt, doktor olan çocuklarıyla aynı hastanede birlikte çalışıyor."Çocuğumla aynı hastanede çalışmak benim için büyük bir gurur"Hastanede başhemşire olarak görev yapan Fatma Demir, oğlunun bu yıl Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduğunu belirterek, "Oğlum Emre Demir, hastanemizde acil hekimi olarak göreve başladı. Bir zamanlar elinden tuttuğum çocuğumla bugün aynı koridorlarda çalışmak benim için büyük bir gurur" dedi"Annemle aynı hastanede görev yapmak hem garip hem de çok gurur verici"Meslek seçiminde annesinin etkili olduğunu ifade eden Dr. Emre Demir ise, "Çocukluğumdan beri anne ve babamın sağlık sektöründe olması nedeniyle bu ortamda büyüdüm. Hekim olmayı hep istedim. Annemle aynı hastanede görev yapmak hem garip hem de çok gurur verici. Hastaneyi ve personeli tanıdığım için adaptasyon sürecim oldukça hızlı oldu" ifadelerini kullandı"Doğduğum hastanede annemle birlikte çalışıyor olmak benim çok özel"1998 yılından bu yana Hasan Çalık Devlet Hastanesi’nde ameliyathane hemşiresi olarak görev yapan Hatice Bozkurt da doktor kızı Beyzanur Bozkurt’un aynı hastanede acil serviste göreve başlamasının kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu söyledi. Dr. Beyzanur Bozkurt ise "Doğduğum hastanede annemle birlikte çalışıyor olmak benim için çok özel bir anlam taşıyor. Şu an bu mutluluğu birlikte yaşıyoruz" diye konuştu.
02 Ocak 2026 Cuma - 10:18 Gaziantep’te yoğun kar yağışı nikaha engel olamadı Gaziantep’te etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle nikâh salonuna gidemeyen çiftin imdadına Şahinbey Belediyesi ekipleri yetişti. Nikahları evlerinde kıyılan çiftin şahitliğini ise zabıta ekipleri yaptı. Şahinbey ilçesinde yaşayan Cihan Subaşı ile Leyla Ünal, yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle nikah salonuna ulaşamayınca durum Şahinbey Belediyesi’ne bildirildi. Bunun üzerine harekete geçen belediye ekipleri, nikah memuru ile birlikte çiftin evine giderek nikahı ev ortamında kıydı. Hava şartları nedeniyle nikah şahitlerinin de salona gelememesi üzerine, çiftin şahitliğini Şahinbey Belediyesi zabıta ekipleri yaptı. Kar yağışı altında gerçekleşen nikah renkli görüntülere sahne olurken, çift ve aileleri belediye ekiplerine teşekkür etti. "Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkürlerimizi sunuyoruz" Nikahın ardından duygularını dile getiren Cihan Subaşı ile Leyla Ünal çifti, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederek, "Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na çok çok teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yapmış olduğu görevleri ve hizmetleri yakından takip ediyoruz, hepsinden haberimiz var, biliyoruz ve görüyoruz. Allah başarısına başarı katsın, sağlıklı ve uzun ömürler versin. Hemşehrisi olarak kendisini çok seviyoruz. En mutlu günümüzde bize böyle bir destek verdikleri için başta başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese çok çok teşekkür ederiz. Çok heyecanlıyız, kusura bakmayın konuşmakta zorlanıyoruz ama bu mutluluğu yaşamamıza vesile olan herkese minnettarız" ifadelerini kullandı.
Kaymakam Ateş, Halk Eğitim kursiyerleriyle bir araya geldi
19 Aralık 2025 Cuma - 10:33 Kaymakam Ateş, Halk Eğitim kursiyerleriyle bir araya geldi Sultanhisar Kaymakamı Ali Ekber Ateş, Halk Eğitim Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Dikiş Nakış ve El Sanatları Kursu’nu ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi, yürütülen çalışmalar hakkında yerinde bilgi aldı. Sultanhisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Sultanhisar Halk Eğitim Merkezi bünyesindeki Dikiş Nakış ve El Sanatları Kursu, ilçe protokolü tarafından ziyaret edildi. Sultanhisar Kaymakamı Ali Ekber Ateş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner ve Halk Eğitim Merkezi Müdürü Melik Çolak, kursiyerlerle bir araya gelerek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Ziyaret sırasında kurs faaliyetleri hakkında bilgi alan Kaymakam Ateş, kurslara katılım sağlayan vatandaşlarla sohbet etti. Ziyarette yaygın eğitim faaliyetlerinin bireylerin meslek edinmesine ve sosyal hayata daha etkin katılım sağlamasına önemli katkılar sunduğu vurgulanırken, okuryazarlık, mesleki eğitim, toplumsal farkındalık ve kültürel eğitim alanlarında açılan kursların, iş gücüne katılımı artırdığına dikkat çekildi. Sultanhisar ve Atça’da ikamet eden 7’den 70’e tüm vatandaşlara hizmet veren Sultanhisar Halk Eğitim Merkezi’nin çalışmalarının önemine değinen Kaymakam Ateş, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Melik Çolak’a yürütülen çalışmalarda kolaylıklar dileyerek kurumun başarılarının devamı temennisinde bulundu.
Kiraladığı gelinlik hayatını değiştirdi
19 Aralık 2025 Cuma - 10:33 Kiraladığı gelinlik hayatını değiştirdi Gaziantep’te ev hanımıyken bir gelinlik ve bir kaftan kiralayarak iş hayatına atılan, daha sonra da hurdacıdan aldığı dikiş makinesiyle üretime başlayan Nesrin Solmaz, kendi hayallerini gerçekleştirmek ve genç kızların hayali olmak için atıldığı iş hayatında patron oldu. Türkiye genelinde olduğu gibi Gaziantep’te de kadın girişimcilerin sayısı her geçen gün artıyor. 17 yıl önce aile ekonomisine katkıda bulunmak ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak amacıyla evine yakın bir dükkanda gelinlik ve kaftan kiralama işine başladı. Evlenecek ve nişanlanacak kızlara gelinlik, abiye ve kaftan kiralamayla iş hayatına atılan ev hanımı Solmaz’ın hayatı açtığı iş yeri ile değişti. Gelinlikleri kendi markasıyla üretiyor Evli ve 3 çocuk annesi 48 yaşındaki Nesrin Solmaz, işinde kendini iyice geliştirdikten sonra hurdacıdan aldığı dikiş makinesini tamir ettirip gelinlik ve abiye üretimine başladı. Kısa sürede işleri artınca kızları ile üretime devam eden Solmaz, daha sonra 4 kişiyi istihdam etti. Kiraladığı gelinlik ile iş hayatına atılan ve hurdacıdan aldığı dikiş makinesi ile üretime başlayan Solmaz, şimdi kendisine ait iş yerinde gelinlik, abiye, nişanlık ve kaftan üretiyor. Ürünlerine ilginin her geçen gün arttığını görünce işlerini büyütmek isteyen Solmaz, Şehitkamil ilçesi Değirmiçem Mahallesi’nde 3 katlı bir dükkan kiraladı. Atölyesini kuran ve üretim kapasitesini artıran Solmaz, büyük bir başarı ortaya koydu ve kendi markasıyla üretime başladı. 45 kişiye istihdam sağladı Ürünlerini Türkiye’nin dört bir tarafında pazarlayarak işini büyüten Solmaz, bugün 3 katlı iş yerinde çoğunluğu kadın çalışan olan 45 işçi ile ürettiği gelinlikleri, abiyeleri, nişanlıkları ve kaftanları Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki birçok ülkeye de ihraç etmeye hazırlanıyor. Kurduğu işletmede hem patron olan hem de kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen ev kadınlarına istihdam sağlayan Solmaz, azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına örnek oluyor. Zor şartlar altında başladığı iş hayatındaki başarı hikayesini anlatan Nesrin Solmaz, işini büyütüp daha fazla kadına istihdam sağlamayı hedeflediğini söyledi. "Gelinlik sektörüne 17 yıl önce başladım" 17 yıl önce bu işe başladığını anlatan Solmaz, "Gelinlik sektörüne 17 yıl önce başladım. Ev hanımıydım ve 3 çocuğum vardı. Küçük çocuğum anaokuluna başladığında ‘ne yapabilirim, kendime nasıl bir iş kurabilirim, kendimi nasıl ispatlayabilirim ve aileme nasıl destek olabilirim’ diyerek bu yola çıktım. Evime yakın sokak arasında küçük bir mağaza açtım. 5 tane gelinlik ve 2 tane kaftanla dükkanımı açtım. Daha sonra işlerim açıldı ve kendimi iyice geliştirdim. Atölyemi kurdum, mağazamı genişlettim ve mağazamı daha sonra büyüttüm" dedi. "Kızlarımızın hayali olmak istedim" Kendi hayallerini gerçekleştirirken ev hanımlarına da istihdam sağladığını belirten Solmaz, "Ailem beni okutmadı. Başka bir meslek yapabileceğimi düşünemedim. Sürekli bir arayış içerisindeydim. Gelinlik sektörü hoşuma gitti ve ‘ben bu işi yapabilirim, bütün kızlarımızın hayali olabilirim’ dedim. Sadece mağazamızda 15 kişi çalışıyor. Atölyemizde de 30 çalışanımız var. Ekip arkadaşlarımla birlikte üretime devam ediyorum" şeklinde konuştu. "Kendi işini kurmak isteyen çalışanlarıma her türlü desteği veriyorum" Mesleğini çok sevdiğini belirten Solmaz, "Hiç bir tane çalışanım ve arkadaşım yoktu. İlk dikişimi ve yıkamamı ben yaptım, ütümü de ben yaptım. Ondan sonra yavaş yavaş bir arkadaş aldım. Sonra işimi biraz daha büyüttüm, iki arkadaş aldım. Biraz daha işimi büyüttükçe çok şükür bu şekilde bir yerlere gelmeye çalıştım. 17 yıldır tırnaklarımızı kazıyarak bir yerlere gelmeye çalıştım. Ben patron olmama rağmen çalışıyorum? Çünkü çalışmayı çok seviyorum, boş kalmayı sevmiyorum ve üretmeyi de çok seviyorum. Ürettikçe hoşuma gidiyor. İşimi ilerletmek ve çocuklarıma daha iyi bir gelecek sağlamak için çabalıyorum. Ekip arkadaşlarıma yararlı olmak, onlara dokunmak, ailelerine bir yararımız olması için uğraşıyorum. Kendi işini kurmak isteyen çalışanlarıma her türlü desteği veriyorum. İş yeri açmak isteyenlere hem maddi hem manevi olarak destek olarak kızlarımıza yardımcı oldum ve çok güzel bir şekilde kuaför stüdyolarını açtılar. Çok güzel de ilerliyorlar. Herkes iş yeri açmak istediği sürece her şekilde dört dörtlük arkalarında durmak istiyorum" ifadelerini kullandı. "Yurt dışına açılmak istiyorum" Hedefinin daha da büyüyerek yurt dışına açılmak olduğunu belirten Solmaz, "Günlük 15-20 tane ürün çıkartıyoruz. Bunu 50’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin 81 iline ürün gönderiyoruz. Bayağı çok güzel bir şekilde ilerledik. Ama bununla kalmak istemiyorum. Yurt dışına da açılmak istiyorum. Yurt dışında hem mağazalar açmak hem de işletmeci olarak gitmek istiyorum. Kendi ürünlerimi tanıtmak istiyorum" diye konuştu.
Didim Belediyesi’nden muhtarlarla yeni yıl öncesi değerlendirme ve planlama toplantısı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:33 Didim Belediyesi’nden muhtarlarla yeni yıl öncesi değerlendirme ve planlama toplantısı Yeni yıl öncesinde Didim’de görev yapan muhtarlar, Belediye Başkanı Hatice Gençay ile bir araya geldi. Toplantıda, geride kalan yıl boyunca kent genelinde yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirilirken, yeni yıla ilişkin hedefler ve planlanan hizmetler ele alındı. Toplantıda muhtarlar, mahallelerinde yürütülen hizmetlere ilişkin görüş ve önerilerini paylaşarak, yıl içinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm süreçleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Belediyenin devam eden çalışmaları gözden geçirilirken, eksikler ve öncelikli ihtiyaçlar da gündeme alındı. Yeni yılda hayata geçirilmesi planlanan projeler ve hizmet başlıkları toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. Mahallelerin öncelikleri doğrultusunda yapılacak çalışmaların, muhtarlarla koordinasyon içinde planlanarak hayata geçirilmesi konusunda görüş birliği sağlandı. Belediye Başkanı Hatice Gençay, yerel yönetimlerde muhtarlarla kurulan iş birliğinin önemine dikkat çekerek, halkın ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin çözümler üretmek için yeni yılda da birlikte çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Başkan Hatice Gençay, toplantının sonunda tüm muhtarlara ve Didim halkına sağlık, huzur ve başarı dolu bir yeni yıl dileklerini iletti. Toplantı, yeni yılda Didim’in tüm mahalleleri için ortak akıl ve dayanışma içinde çalışma kararlılığının vurgulanmasıyla sona erdi.
Mıcırık Aşı’nın 6’ncı en kötü yemek seçilmesine Gaziantepliler tepki gösterdi
19 Aralık 2025 Cuma - 10:30 Mıcırık Aşı’nın 6’ncı en kötü yemek seçilmesine Gaziantepliler tepki gösterdi Gastronominin başkenti olarak anılan Gaziantep’e özgü bir yemek olan Mıcırık Aşı’nın, Taste Atlas’ın kullanıcı puanlarına dayanarak hazırladığı "Türkiye’nin en kötü yemekleri" listesinde 6’ncı sırada yer almasına, Gaziantepli vatandaşlar tepki gösterdi. Gastronomi platformu Taste Atlas, kullanıcı puanlarıyla oluşturduğu "Türkiye’nin en kötü yemekleri" listesini yayımladı. Listenin ilk sırasında Kapuska 1’inci sırada yer alırken Gaziantep mutfağının geleneksel lezzetlerinden Antep usulü Mıcırık Aşı, 6’ncı sırada yer aldı. Ancak bu sıralama, Gaziantepliler tarafından tepkiyle karşılandı. Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Şiveydiz Restoran’ında usta olarak çalışan Şengül Şimşek, kuru patlıcan, kuru biber, soğan, sarımsak, biber salçası ve pirinçle yapılan bu yemeğin Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana sofralarda yer aldığını, özellikle kış aylarında sağlıklı ve sevilen bir ev yemeği olduğunu vurgulayarak tadının kötü olmadığını söyledi. "Bu yemeğe "kötü" denmesi mümkün değildir" Şahinbey Belediyesi bünyesinde çalışan usta Şengül Şimşek, Antep’e özgü hiçbir yemeğin kötü olmadığını söyledi. usta Şimşek, "Mıcırık Aşı’nın, Türkiye’nin en kötü yemeği sıralamasında 6. sırada yer alması bizleri gerçekten çok üzdü. Çünkü Gaziantep’imizin önemli yöresel yemeklerinden biri olan Mıcırık, şehrimizde özellikle Şiveydiz Restoranı’nda özenle pişirilmektedir. Herkesi gelip bu yemeği yerinde tatmaya davet ediyoruz. Mıcırık yemeğinin 6. sıraya gerilemesini kabul etmiyoruz. Bu yemeğe "kötü" denmesi mümkün değildir. Aksine, hem tarihi hem de kültürel değeri çok yüksek bir yemektir. Gaziantep’te Mıcırık, savaş yıllarında yokluk içinde annelerimizin patlıcanı israf etmeden değerlendirmek için yaptığı bir yemektir. Patlıcanın uç kısmıyla ayrı, baş kısmıyla ayrı yemekler hazırlanarak mutfak kültürümüz zenginleştirilmiştir. Bu yönüyle Mıcırık, üretkenliğin ve mutfak zekâsının bir ürünüdür" dedi. "Mıcırık tamamen doğal bir sebze yemeğidir" Mıcırık Aşı’nın tamamen yöresel ürünlerden yapıldığını anlatan usta Şimşek, "Mıcırık tamamen doğal bir sebze yemeğidir. İçerisinde gün kurusunda kurutulmuş patlıcan başı, soğan, sarımsak, kurutulmuş biber, salça ve çeşitli baharatlar yer alır. Gün kurusunda kurutulduğu için şifalıdır. Özellikle kış aylarında sıkça tercih edilir. Yemeği tadan herkes Mıcırık’ı çok beğenmektedir. Şehir dışından ve yurt dışından gelen misafirlerimiz özellikle kış mevsiminde bu yemeği tatmak istediklerini belirtmekte ve memnuniyetle ayrılmaktadır. Usta aşçılarımızın emeğiyle yapılan bu yemeğe kötü denmemesini halkımızdan rica ediyoruz. Mıcırık, pahalı ya da ulaşılması zor bir yemek değildir. Her evde bulunan malzemelerle yapılır ve yaklaşık 10 gün süren bir hazırlık sürecinin ardından sofralara gelir. Bu yemeği çocuklarımıza sevdirmeli, kültürümüzü gelecek nesillere aktarmalıyız. Çünkü Mıcırık hem faydalı hem de şifalıdır. İçerisindeki soğan ve sarımsak sayesinde doğal bir antibiyotik gibidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Annelerimizin bizlere sunduğu doğal ve şifalı yemeklerin en güzel örneklerinden biri olan Mıcırık için yapılan olumsuz değerlendirmeleri kabul etmiyoruz. Bu yemeği eleştirenleri Gaziantep’e gelip yerinde tatmaya ve yeniden değerlendirme yapmaya davet ediyoruz. "Mıcırık" adının verilme sebebi; patlıcanın hem iç kısmının hem de baş kısmının birlikte kullanılarak yapılmasıdır. Aynı yemeğe bazı yörelerde "mıcırık aşı" da denilmektedir. İsimler farklı olsa da yemek aynıdır ve Gaziantep mutfağının kıymetli bir parçasıdır" diye konuştu. Gaziantepli vatandaşlardan Ayşe Kürek, Mıcırık Aşı’nın "kötü" olarak nitelendirilmesini haksız ve yüzeysel bir değerlendirme olarak gördüğünü belirtti. Kürek, listede oy kullanan vatandaşları usta ellerden çıkan Mıcırık Aşı’nı tatmaya davet etti. Diğer vatandaş Tahir Bakır ise Mıcırık Aşı’nı severek tükettiğini ifade ederek, hazırlanan listenin hatalı olduğunu dile getirdi. (FA-LO-Y)
Elektrik mühendisi atık malzemelerden kuluçka makinesi yaptı
19 Aralık 2025 Cuma - 10:25 Elektrik mühendisi atık malzemelerden kuluçka makinesi yaptı Bingöl’de civcivleri çok seven ancak temin edebilecek bir yer bulamayan elektrik mühendisi Enes Akgül, atık malzemelerden kuluçka makinesi yaparak kendi civcivlerini üretti. Bingöl’de civcivleri çok seven ancak temin edebilecek bir yer bulamayan elektrik mühendisi Enes Akgül, bir kuluçka makinesi yapmaya karar verdi. Daha önce mısır haşlamak için kullanılan makinenin kabını, rezistans, oklava gibi malzemeler kullanan Akgül, kendi imkanlarıyla kuluçka makinesi yaptı. Kendi imkanlarıyla geliştirdiği makineyle yumurtadan civciv çıkarmayı başaran Akgül, mühendislik bilgisini doğa sevgisiyle birleştirdi. Kuluçka sürecini çok ilginç gördüğünü anlatan Akgül, "Yumurtayı bir makinenin içine koyuyorsunuz ve içinden canlı bir civciv çıkıyor. Bu durum bana her zaman çok etkileyici gelmiştir. Uçağa bakar gibi bakıyorum diyebilirim. Basit şartlar sağlandığında bunun mümkün olduğunu görünce ben de denemek istedim" dedi. Haşlanmış mısır makinesini kuluçka makinesine dönüştürdüğünü aktaran Akgül, "Önceden bu makine mısır haşlamak için kullanılıyordu. Daha sonra kabını değerlendirdim ve kuluçka makinesine çevirdim. Atık malzemelerden faydalandım. Oklava çubuğu, soba, rezistans teli gibi basit parçalar kullandım. Sistemin beynini Arduino ile yaptım. Bazı parçaları ise üç boyutlu yazıcıyla ürettim" diye konuştu. Kuluçka makinesinin çalışma prensibini de anlatan Akgül, "Aslında çok karmaşık bir sistem değil. Yumurtayı yaklaşık 37 derece sıcaklıkta ve yüzde 60 nem ortamında tutuyorsunuz. Bu şartlar sağlandığında civciv çıkıyor. İlk başta ben de şaşırdım. Yumurtadan civcivin çıkışını görmek gerçekten çok ilginç" ifadelerini kullandı. Civcivleri çok sevdiğini ancak temin edebileceği bir yer bulamadığını söyleyen Akgül, bu nedenle kendi kuluçka makinesini yapmaya karar verdiğini belirtti. Hobi olarak başladığı bu sürecin kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu vurgulayan Akgül, "Alan gerçekten büyük bir nimet. Hem üretiyorum hem öğreniyorum. Kısıtlı imkanlarla da bir şeyler yapılabileceğini göstermek istedim" dedi. Ev yapımı kuluçka makinesiyle civciv çıkarmayı başaran Enes Akgül’ün çalışması, atık malzemelerin doğru bilgi ve emekle nasıl faydalı bir ürüne dönüştürülebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.