GÜNDEM
Bozulan kemençesini tamir ederken usta oldu 06 Nisan 2026 Pazartesi - 23:04:40 Düzce’de yaşayan kemençe ustası, çocuk yaşlarda çalmaya başladığı ve zamanla yapımını da öğrendiği Karadeniz’in asırlık enstrümanını el işçiliğiyle üreterek fabrikasyon üretime karşı ayakta tutmaya çalışıyor. Karadeniz kültürünün vazgeçilmez simgelerinden olan kemençeyi hem çalan hem de üreten 57 yaşındaki İbrahim Güngen, ilkokul yıllarında düğünlerde gördüğü bir ustadan etkilenerek başladığı serüvenini bugün meslek olarak sürdürüyor. Ağaca şekil vererek çıkardığı tınılarla yurt içi ve yurt dışından gelen siparişlere yetişmeye çalışan usta, makineleşmenin enstrümanın ruhunu zedelediğini savunuyor. "Babama kemençe istediğimi söyledim, serüvenim böyle başladı" Kemençeye olan ilgisinin Karadeniz kültürünün bir getirisi olduğunu belirten Güngen, "Köylerimizde düğünlerde kemençe çalan bir ağabeyimiz vardı. Onu dinledikçe merakım arttı. Babama kemençe istediğimi söyledim. O da beni kırmadı ve bir kemençe yaptırdı. Böyle başladım" dedi. Kendi çabasıyla, ustaları izleyerek ve dinleyerek çalmayı öğrendiğini anlatan Güngen, zamanla bozulan kemençelerini tamir ettirmek için ustaların yanına gidip gelirken işin mutfağına da ilgi duymaya başladığını aktardı. Güngen, "Onları izledim ve ‘Ben de yapabilirim’ dedim. Kolay olmadı. Çok ağaç israf ettim, çok emek verdim ama yapa yapa öğrendim" diye konuştu. "El işçiliğinin yerini makine tutmaz" Bugün sadece kemençe yaparak geçimini sağlayan Güngen, el yapımı enstrümanların fabrikasyon ürünlerden tamamen farklı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Fabrikada bir kemençe bir saatte yapılıyor. Ben ise el işçiliğiyle 3-5 günde, bazen bir haftada yapıyorum. El emeğini kemençeye yansıtıyorum. Makine aynı işçiliği veremez. Fabrikasyon kemençeler genellikle öğrenci enstrümanı ya da dekoratif amaçlı tercih ediliyor. Profesyoneller için el yapımı kemençe vazgeçilmezdir." Kusursuz ses için ağaçlar bir yıl kurutuluyor İyi bir kemençenin ardıç, dut veya yabani fındık ağacından yapıldığını ancak en kritik noktanın ağacın kurutulma süreci olduğuna dikkati çeken Güngen, "Ağaçları yaklaşık bir yıl kurutuyoruz. Kuru ağaç olmazsa olmazımız. Ayrıca kemençe yapacak ustanın müzikten anlaması şart. Akort ayarı ve ses tonunun doğru verilmesi enstrümanın kalitesini belirler" değerlendirmesinde bulundu. Kemençenin Karadeniz denildiğinde akla gelen ilk unsur olduğunu söyleyen Güngen, sipariş üzerine ürettiği amatör kemençeleri 12-13 bin, profesyonel kemençeleri ise 17-18 bin lira bandında satışa sunduğunu sözlerine ekledi.
Çorum’da çocuklar sevap için yarıştı
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:54 Çorum’da çocuklar sevap için yarıştı Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen yarışmada, 684 çocuk Ramazan ayında sevaplarla yarıştı. Yarışmada dereceye giren öğrencilere bisiklet, tablet ve akıllı saat hediye edildi. Çorum Belediyesi’nin çocuklara iyiliği, paylaşmayı ve güzel ahlakı aşılamak amacıyla düzenlediği "Sevap Avcıları" yarışması sona erdi. Etkinlik kapsamında 228 takımdan oluşan toplam 684 çocuk, Ramazan ayının 19’uncu gününe kadar kendilerine verilen farklı görevleri yerine getirerek yarıştı. Büyük ilgi gören yarışmanın ardından Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda dereceye giren öğrenciler için ödül töreni düzenlendi. Ödül töreninde, dereceye giren çocuklara protokol üyelerinin eşliğinde 12 bisiklet, 12 tablet ve 12 akıllı kol saati hediye edildi. "228 takım ve 684 yavrumuz bu yarışmada yer aldı" Programda konuşan Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Şu huzur tablosunu, şu mutluluk tablosunu dini ne olursa olsun, ırkı ne olursa olsun yeryüzündeki tüm çocuklara ve ailelere nasip etmesini Rabbimizden diliyoruz. İnşallah Rabbim bu huzur tablosunu Gazze’nin, Doğu Türkistan’ın, tüm mazlumların çocuklarına da nasip etsin. 228 takım ve 684 yavrumuz bu yarışmada yer aldı. Onların aileleri, yakınları ve komşuları da bu güzelliğe şahit oldular ve bu mutluluğu paylaştılar. Bu mutluluk, bu onur hepimize ait. Ben çocuklarımızı, ailelerini ve bu yarışmada çocuklarımıza destek veren herkesi tebrik ediyor, en içten teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Bu yarışmanın kaybedeni yok" Daha sonra konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar da, "Çocuklarımız okullarda, sınıflarında ve koridorlarında birçok etkinlik gerçekleştirdi. Belediyemiz ise ’Sevap Avcıları’ adıyla bu etkinlikleri hayatın içine indirerek sosyal ve toplumsal sorumluluk bilincini yaymak adına çok güzel çalışmalar yapmış. Bu yarışmanın kaybedeni yok, kazananı siz aileler, siz çocuklar ve biz büyükler oluyoruz" diye konuştu. Programa Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, Çorum İl Genel Meclisi Başkanı Muhammed Fatih Temur, protokol üyeleri ile çok sayıda katılım sağlandı.
Kahramanmaraş’ta sağlık çalışanları iftarda buluştu
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:48 Kahramanmaraş’ta sağlık çalışanları iftarda buluştu Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren HG Hospital’da görev yapan sağlık çalışanları, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Hastane yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda doktorlar, hemşireler, sağlık personeli ve idari çalışanlar aynı sofrada buluşarak oruçlarını birlikte açtı. Programa hastanenin yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler de katıldı. Programda konuşan Başhekim Uzman Dr. Levent Temel, 1 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe hizmet veren bir kurum olarak insan hayatına dokunmanın büyük bir sorumluluk ve onur olduğunu söyledi. Temel, kurumun kuruluş hikayesine değinerek, "Bir adam var; adı Halil Yurt. Onun büyük bir hayali vardı. Bu hayal, yerelden başlayıp evrenselliğe uzanan bir yolculuktu. Biz de bu hayalin peşinden giderek sağlık alanında, hastalıktan sağlığa uzanan bir köprü kurmayı hedefledik" dedi. Kuruluş sürecinde yaklaşık 300-500 kişiyle yola çıktıklarını belirten Temel, bugün ise 800 çalışanın görev yaptığı büyük bir sağlık kurumu haline geldiklerini ifade ederek, "Bugün geldiğimiz noktada Kahramanmaraş’ta 800 kişiye istihdam sağlayan bir grup olmak bizim için büyük bir gurur ve onur kaynağıdır" diye konuştu. HG Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halil Gürsoy ise Ramazan ayı ve 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle sağlık çalışanlarıyla bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını belirterek, "Ramazan ayında, aynı zamanda 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle bizlerle birlikte olan değerli meslektaşlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza ve kıymetli misafirlerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gürsoy, kurumun ortaya çıkmasının arkasında yaklaşık 5 yıllık bir emek ve hazırlık sürecinin bulunduğunu belirterek, hastanenin sadece Kahramanmaraş’a değil, bölgeye hizmet veren önemli bir sağlık merkezi olma yolunda ilerlediğini kaydetti. Program, sağlık çalışanlarının sohbet ederek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşmasıyla sona erdi.
Şehit aileleri ve gaziler iftarda bir araya geldi
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:33 Şehit aileleri ve gaziler iftarda bir araya geldi Mersin’in Akdeniz ilçesinde düzenlenen ’Geleneksel Vakıf İftar Buluşmaları’ programında şehit yakınları, gaziler, öksüz ve yetim çocuklar ile aileleri aynı sofrada buluştu. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; Akdeniz Kaymakamlığı, Akdeniz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Akdeniz Belediyesi ve Akdeniz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş birliğiyle düzenlenen iftar programına katıldı. Ramazan ayının birlik, dayanışma ve paylaşma ruhunu yaşatmak amacıyla düzenlenen programda şehit aileleri, gaziler, öksüz ve yetim çocuklar ile aileleri bir araya geldi. Toplumun farklı kesimlerini buluşturan programda Ramazan ayının manevi atmosferi ve dayanışma kültürü ön plana çıktı. Program boyunca davetlilerle yakından ilgilenen Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, masaları tek tek gezerek vatandaşlarla sohbet etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı, yapılan duaların ardından iftar açıldı. Programda konuşan Şener, Ramazan ayının toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir zaman dilimi olduğunu belirterek, "Bugün burada şehit ailelerimiz, gazilerimiz, öksüz ve yetim çocuklarımız ile kıymetli aileleriyle aynı sofrayı paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Vakıf kültürümüz asırlardır toplumumuzda yardımlaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerini yaşatmıştır. Bizler de bu köklü geleneği yaşatarak birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi. Programa Adana Vakıflar Bölge Müdürü Sema Tufan Küçükduran, Akdeniz İlçe Milli Eğitim Müdürü Saim Dinçer, Akdeniz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Selim Daydaş, kurum temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:38 Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki iradesi kesindir. Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir. Bizim bu savaşın içine sürüklenmemize biz kesinlikle karşıyız provokasyonlara gelmeme konusunda da tam bir irademiz mevcut" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştiren Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile Ankara’da bir araya geldi. Bakan Fidan ve Bengal mevkidaşı Rahman ikili ve heyetler arası görüşmesinin ardından Dışişleri Bakanlığı’nda ortak basın toplantısı düzenledi. Uzun süre sonra Bangladeş’te hükümetin kurularak istikrarın sağlanmasını Türkiye olarak desteklendiğini vurgulayan Bakan Fidan, Bangladeş’in hem İslam dünyasında hem de bölgesel olarak hak ettiği yeri alması gerektiğini kaydetti. "Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık" Yeni hükümet ile iyi ortaklıklar kurulacağını belirten Bakan Fidan, "Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticari hacmimiz var olan potansiyeli çok fazla yansıtmıyor, 1,3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var. Bunu da bizim olduğu gibi yükseltmemiz gerekmekte. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda değerli kardeşimle mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız Güney Asya’nın ve bölgemizin istikrar ve refahına da doğrudan katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Bangladeş’in Rohingya Müslümanları’na sahip çıktığını anımsatan Bakan Fidan, "Bildiğiniz gibi krizin üzerinden yaklaşık on yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmekte. Bangladeş bir milyondan fazla Rohingyalı’ya ev sahipliği yaparak tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Bangladeşli kardeşlerimizin Rohingya Müslümanlarına gösterdikleri örnek misafirperverlik ve insani duruş takdire şayandır. Bizler de bu yükü paylaşmak Rohingyaların yaşadığı acıları hafifletmek ve Bangladeş’e destek olmak amacıyla yardımlarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz. Ülkemiz tarafından sağlanan insani yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumda. TİKA, AFAD, Türk Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz" şeklinde konuştu. "Vahim hadiseyle ilgili olarak İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz" Türkiye’nin bulunduğu bölgenin istikrarı, güvenliği ve huzuru dış politikanın temel öncelikler arasında yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, şu ifadelere yer verdi: "Savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablonun yalnızca bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak gayretlerimizi tamamen bu yönde yoğunlaştırmış durumdayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Biliyorsunuz dün ülkemize yönelen bir füze daha havada etkisi hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak İran’lı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz." "İsrail Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir siyasi istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir" İsrail’in bölgede kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yumulmasının mümkün olmadığına işaret eden Bakan Fidan, "Netanyahu Hükümeti, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzelilerin başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeriya’da yeni adımlar atmaktadır. Batı Şeriya’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan İsrail’in Mescidi Aksa’yı ibadete kapatması bölgemize yeni bir infali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğunu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir siyasi istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netenyahu’nun Hizbullah’la mücadele bahanesiyle yeni bir soykırma yönelmesinden açıkçası endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir." İlk yurt dışı ziyretini Türkiye’ye gerçekleştirdiğini aktaran Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman, Türkiye ile dostane ilişkilere dikkati çekerek Bengal’in oluşumunda Türklerin çabalarını hatırlattı. "Diplomasiye bir şans vermesi gerektiğine inanıyoruz" Körfez’de başlayan çatışmaların sadece bölgedeki ülkeleri etkilemediğini belirten Rahman, "Dünyanın geri kalanında da birçok ülkeyi etkiledi. Biz bunun sonuçlarını ilk elden yaşadık. Kendi halkımızdan dört kişiyi kaybettik bu Körfez ülkelerindeki hava saldırılarında ve yaralanan vatandaşlarımız da var. Yine aynı zamanda enerji piyasasındaki dalgalanmalar da bizi çok etkiledi. Deniz nakliyatının sürdürülebilmesinde önemli sorunlar yaşadık. Bütün bunların dünyanın her yerinde ve benim halkım dahil bütün halkları etkileyecek ve sonuçlar getirecek. Biz bu çatışmanın en kısa zamanda sona ermesini ve tarafların tamamının müzakere masasına geri dönüp diplomasiye bir şans vermesi gerektiğine inanıyoruz. Filistin’le ilgili olarak sayın kardeşim biliyorsunuz bizim konumumuz sizinkine çok benzer. Biz burada gerçekleşen kıyımı Gazze’deki kıyımı kınıyoruz. Dünyanın gözleri önünde güncel dönemde hiç görmediğimiz bir kıyımdı bu. Biz burada bir yeniden inşaa sürecinin gerçekleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Herhangi bir ara verilmeden Gazze halkının yardımları erişebilmesini diğer kaynaklara da erişebilmesine inanıyoruz. Bu hak onlara şimdiye kadar verilmedi" "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir" ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalardan önce yapılan uyarıların ve analizlerin ne kadar doğru olduğunu gördüklerini aktaran Bakan Fidan, "Bu savaşın öngörülemez bir yayılmaya gideceğini baştan söylemiştik. Belli tutumlar, tavırlar devam ederse yani bu noktada savaşın bir an önce durması ve diplomasi masasına dönülmesi gerekmekte. Aksi takdirde bölgede daha fazla bu savaşın yayılmaya başladığını göreceğiz. Bizim dediğim gibi en büyük endişemiz bölgede saldırılar devam ettikçe İran’a yönelik saldırı devam ettikçe İran’ın da bölge ülkelerine saldırıları devam ettikçe bu giderek daha büyük bir içinden çıkılamaz, sarmala dönüşecek. Bunu engellemek gerekiyor. Bu saldırıların sadece bölgedeki ülkeleri tabii ki tehdit etmekle kalmıyor. Maalesef bu savaş aynı zamanda dünya ekonomisine de büyük bir zarar verme potansiyeline sahip. Şimdiden onun ilk etkilerini dünya ekonomisi hissetmeye başladı. Umarım kalıcı olmaz. Bunun olmaması için de elimizden geleni yapıyoruz. Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki iradesi kesindir. Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir. Bizim bu savaşın içine sürüklenmemize biz kesinlikle karşıyız provokasyonlara gelmeme konusunda da tam bir irademiz mevcut" dedi. "İran’a yapılan saldırılar ve İran’ın bölge ülkelerine saldırıları bir an önce durmalı" Türkiye’nin caydırıcılık kabiliyetlerinin yüksek olduğunu ancak stratejik olarak gücü ne zaman ve nerede kullanacağı konusunda her zaman için bir fikrinin olduğuna dikkati çeken Bakan Fidan, "Bu savaş şu anda diplomasinin bir an önce işlemesi gereken bir savaş. İran’a yapılan saldırılar bir an önce durmalı. İran’ın da bölgedeki ülkelere yaptığı saldırılar durmalı ve bir an önce diplomasi masasına dönüş dönülmeli. Bu noktada diğer ülkelerde provokasyona gelmemeli. Biz bu noktada elimizden geleni yapıyoruz. İranlı meslektaşımla bu son olaydan sonra da görüştük, haberleştik. Yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını vermediklerini böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadıklarını söylüyorlar. Tabii elde de teknik yönler var, başka konular var. Biz bu iki beyan ve gerçeklik arasındaki zıtlığı açıkçası kendileriyle konuşuyoruz. Farklı düzeylerde, askeri düzeyde, bizim düzeyimizde. Bunlar şu anda konuşuluyor. Dediğim gibi bizim bir numaralı önceliğimiz savaşın daha geniş coğrafya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak, mümkün olan en kısa şekilde hemen mümkünse sonlanması ve hiçbir şekilde Türkiye’nin bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek."
Vali Sözer, köy ve mahalle muhtarlarıyla iftar programında bir araya geldi
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:06 Vali Sözer, köy ve mahalle muhtarlarıyla iftar programında bir araya geldi Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Osmaneli ilçesinin köy ve mahalle muhtarlarıyla düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Osmaneli ilçesinde köy ve mahalle muhtarlarıyla düzenlenen iftar programında buluştu. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun yaşandığı programda muhtarlarla sohbet eden Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, köy ve mahallelerde yürütülen çalışmalar ile vatandaşların talep ve ihtiyaçları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer konuşmasında, "Geçtiğimiz yaz aylarında ilimizde yaşanan orman yangınlarının ardından devletimiz tüm imkânlarıyla sahada yer aldı. Yangın günlerinde köylerimizin ve vatandaşlarımızın yanında olduk. Yangından etkilenen bölgelerde yaraların hızla sarılması için yoğun bir çalışma yürütüldü. Zarar gören köylerimizde haneler kısa sürede yeniden inşa edildi ve vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için gerekli tüm adımlar atıldı. Orman yangınlarının ardından doğanın yeniden canlanması için de önemli çalışmalar başlattık. Yangınlardan etkilenen alanlarımızı yeniden yeşertmek, ormanlarımızı eski güzelliğine kavuşturmak için büyük bir seferberlik başlattık. Devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte hem yaraları sarıyor hem de geleceğe daha güçlü bir şekilde hazırlanıyoruz. Muhtarlarımız, vatandaşlarımız ile devletimiz arasında çok önemli bir köprü görevi görmektedir. Köy ve mahallelerimizin ihtiyaçlarının hızlı bir şekilde karşılanmasında büyük bir özveriyle çalıştıklarını görüyoruz. Bu gayretli çalışmalarından dolayı tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.