GÜNDEM
İznik’te geçen 61 yıllık hekimliğin hikâyesi 07 Nisan 2026 Salı - 17:58:32 İznik Belediyesi hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" projesinin 44. belgeselinde 61 yıldır diş hekimliği yapan Ünal Güngör’ün (88) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak 61 yıldır diş hekimliği yapan Ünal Güngör’ün (88) hayatı ele alındı. 1938 yılında İznik’te dünyaya gelen Ünal Güngör çocukluk yıllarında İznik’te okul olmaması sebebiyle 16 yaşına kadar terzi, ayakkabıcı ve şekercilik yapan esnafın yanında çalışır. 16 yaşına geldiğinde İznik’te açılan ortaokulun haberini alır ve vesikalık fotoğraf çektirerek okula kayıt olur. Vakıflar yurdunda geçirdiği lise öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Çapa Diş Hekimliği Fakültesi’ni kazanarak üniversite öğrenimine başlar. 1965 yılında mezun olduğu üniversitenin ardından memleketi İznik’te muayenehane açan Güngör, 61 yıldır sürdürdüğü diş hekimliği ile binlerce insana şifa olmuştur. Bugün mesul müdür olarak sürdürdüğü mesleğini oğlu ve gelini devam ettirmektedir. Tüm bu hayatı ile İznik’teki hâtıralarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 44. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı. Vefa’ya ve emeğe adanmış ömürler İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75) altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55) ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel Esnaf Kemal Kumcu (72) ile kırk birinci belgesel Eğitimci Mustafa Özen ile kırk ikinci belgesel Ayakkabı Tamircisi (56) Fahrettin Yılmaz ile kırk üçüncü belgesel elli dört yıl Eczacılık yapan İsmail Yücel (84) ile kırk dördüncü belgesel ise altmış bir yıldır Diş Hekimliği yapan Ünal Güngör (89) ile gerçekleştirildi. Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.
07 Nisan 2026 Salı - 17:37 Karaburun’da Nergis Çay Bahçesi’nin çocuk parkı yapılması protesto edildi İzmir’in Karaburun ilçesinde sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, Nergis Çay Bahçesi’nin belediye tarafından çocuk oyun parkına dönüştürülmesini protesto etti. Düzenlemenin iptali için toplanan dilekçeler belediyeye teslim edildi. Karaburun ilçesinde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, Karaburun Belediyesi tarafından Nergis Çay Bahçesi’nde yapılan yeni düzenlemeye karşı ortak basın açıklaması düzenledi. Açıklamanın ardından vatandaşlar tarafından hazırlanan itiraz dilekçeleri, karardan dönülmesi talebiyle Karaburun Belediyesine iletildi. Konuyla ilgili Karaburun Sivil İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada, "Karaburun’da şehrin kimliğini oluşturan, geçmişle bugün arasında köprü kuran en önemli fiziksel yapı eski adıyla Dostlar Çay Bahçesi, bugünkü adıyla Nergis Çay Bahçesi’dir. Bu mekan, 1998 ve 1999 yıllarında düzenlenen Şeyh Bedreddin ile Börklüce Mustafa Şenliği’nin yapıldığı alandır. Karaburun adının bir şenlik ile anılması o tarihlere rastlar. Dostlar Çay Bahçesi o dönemden başlayarak pek çok kültür ve sanat etkinliğinin merkezi olmuştur. Mekan aynı zamanda, yarımadada doğal dokuya zarar verecek yatırımlara karşı protestoların ve imza kampanyalarının düzenlendiği bir toplanma alanı olmuştur" ifadelerine yer verildi. Mekanın kimliğinin korunması gerektiği vurgulanan açıklamanın devamında, "Bugün Karaburun’un ortak geçmişini, kültürel kimliğini ve kolektif belleğini yaşatan bu mekan, belediye kararıyla çocuk oyun parkına dönüştürülmüştür. Nergis Çay Bahçesi sadece fiziksel bir yapı değil, Karaburun’un geçmişten bugüne yaşanmışlıklarını barındıran sessiz bir tanıktır. Geçmişin belleğini taşıyan mekanlara karşı saldırılar, bugün Nergis Çay Bahçesi’nde uygulanmak istenen model ile tekrar su yüzüne çıkmıştır. Bugün burada oynanan oyun, çocuk oyun alanı gibi masum gerekçeler oluşturularak toplumsal hafızayı silme girişimidir. Karaburun Belediyesi, Nergis Çay Bahçesi’ni geçmişten gelen kimliği ile yaşatmalı ve geleceğe taşımalıdır" denildi.
Çaycuma’da modifiye tutkunları, "Modifiye suç değil, yaşam tarzıdır"
15 Mart 2026 Pazar - 13:22 Çaycuma’da modifiye tutkunları, "Modifiye suç değil, yaşam tarzıdır" Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde modifiye tutkunları ve modifiye aksesuar satışı yapan esnaflar, son dönemde araç modifiyesine yönelik uygulanan cezaları protesto etmek amacıyla Çaycuma Atatürk Heykeli önünde bir araya geldi. Düzenlenen eylemde, modifiye kültürünün bir hobi ve yaşam tarzı olduğunu vurgulayan katılımcılar, getirilen kısıtlamaların kendilerini mağdur ettiğini ifade etti. Kalabalık bir grubun katıldığı protestoda konuşma yapan Ömer Çakmaklı, burada bulunma amaçlarının bir etkinlik düzenlemek değil, bir kültürü ve emeği savunmak olduğunu belirtti. Çakmaklı konuşmasında, Türkiye’de binlerce insanın araçlarını severek modifiye ettiğini, jant değişimi, süspansiyon düzenlemeleri ve ses sistemi kurulumu gibi çalışmaların birçok kişi için bir tutku olduğunu söyledi. Son dönemde getirilen kısıtlamalar nedeniyle modifiye ile uğraşan kişilerin suçlu gibi gösterildiğini dile getiren Çakmaklı, "Arabasıyla uğraşan, modifiye yapan, ses sistemi kuran insanlar sanki suç işliyormuş gibi muamele görüyor. Oysa burada toplanan herkesin aracında emek, para, zaman ve büyük bir tutku var. Bir jant almak için aylarca para biriktiren, bir ses sistemi kurmak için günlerce uğraşan insanlar var" dedi. Kuralların tamamen kaldırılmasını istemediklerini vurgulayan Çakmaklı, sadece herkesin aynı kefeye konulmaması gerektiğini ifade ederek, "Birkaç kişinin yaptığı yanlış yüzünden binlerce insanın emeğini, hobisini ve tutkusunu suç gibi göstermek doğru değildir" diye konuştu. Konuşmaların ardından grup, tepkilerini dile getirerek bir süre slogan attı. Eylem olaysız şekilde sona erdi.
Vali Yılmaz, iftarda mülki idare amirleriyle buluştu
15 Mart 2026 Pazar - 13:13 Vali Yılmaz, iftarda mülki idare amirleriyle buluştu Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, eski vali yardımcıları ve aileleri iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, mülki idare ailesinin vatan ve millet hizmetindeki önemine değindi. İftar sofrasında meslektaşları ile bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Vali Yılmaz, "Bu aile çok kıymetli, memleketimiz için önemli bir aile. İyi ki bir araya geldik. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Mülki idare ailesinin bir üyesi olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Hepimiz görev yaptığımız yerlerde vatandaşlarımıza hizmet etmeyi kendimize görev biliyoruz. Çoğu zaman iftarlarımızı vatandaşlarımızla, özellikle dezavantajlı vatandaşlarımızla, öksüz ve yetim çocuklarımızla, bizler için çok kıymetli olan şehit ailelerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte yapıyoruz. Bu vesileyle kendi ailemizi, yani mülki idare ailesini zaman zaman ihmal ettiğimiz de oluyor. Oysa bu aile çok kıymetli, memleketimiz ve vatanımız için önemli bir aile. İyi ki varsınız, iyi ki bir araya geldik. Şimdiden yaklaşmakta olan Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum. Allah hepimize sağlık, huzur ve mutluluk içinde nice güzel günler nasip etsin. Sağ olun, var olun" dedi.
TÜKODER Erzurum Şubesi’nden Dünya Tüketiciler Günü mesajı
15 Mart 2026 Pazar - 13:12 TÜKODER Erzurum Şubesi’nden Dünya Tüketiciler Günü mesajı Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada tüketici haklarının korunmasının ve tüketici bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Başkan İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nün tarihçesine değinerek, tüketici hakları kavramının ilk kez 15 Mart 1962 yılında ABD Başkanı John F. Kennedy’nin Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada dile getirildiğini hatırlattı. Birleşmiş Milletler’in 1985 yılında aldığı kararla bu tarihin Dünya Tüketici Hakları Günü olarak ilan edildiğini ifade etti. Türkiye’de tüketicinin korunmasının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çeken İspirli, Anayasa’nın 172’nci maddesinde yer alan "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır" hükmü ile tüketici haklarının devlet güvencesi altında olduğunu söyledi. "Bilinçli tüketim kaliteli üretimi artırır" Erzurum’da tüketici bilincinin artırılması amacıyla bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının devam ettiğini belirten İspirli, tüketicilerin alışveriş yaparken dikkat etmesi gereken konulara değindi. İspirli, "Tüketiciler öncelikle gerçek ihtiyaçlarını belirlemeli, satın alacakları ürünlerin fiyat ve kalite açısından araştırmasını yapmalıdır. Alışveriş sırasında mutlaka fiş veya fatura alınmalı, ürünün garanti ve iade koşulları öğrenilmelidir. Bilinçli tüketim hem tüketiciyi korur hem de kaliteli üretimin artmasına katkı sağlar." dedi. İnternet alışverişlerine dikkat Özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerin arttığına dikkat çeken İspirli, tüketicilere güvenilir sitelerden alışveriş yapmaları konusunda uyarılarda bulundu. İspirli, "İnternetten alışveriş yaparken satıcı firmanın açık adresi, iletişim bilgileri ve güvenilirliği mutlaka kontrol edilmelidir. Mesafeli satış sözleşmesi incelenmeli ve ödeme işlemleri güvenli sistemler üzerinden yapılmalıdır. Tüketicilerin internet alışverişlerinde de cayma hakkı bulunduğu unutulmamalıdır." ifadelerini kullandı. Bayram alışverişleri konusunda uyarı Yaklaşan bayram nedeniyle alışverişlerin artacağını belirten İspirli, tüketicilerin aceleyle alışveriş yapmaması gerektiğini vurguladı. "Bayram alışverişlerinde tüketiciler fiyat karşılaştırması yapmalı, ihtiyaç dışı harcamalardan kaçınmalı ve ürünlerin etiket bilgilerini dikkatle incelemelidir. Özellikle gıda ürünlerinde son kullanma tarihine dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır." dedi. Başvuru kanalları hatırlatıldı Tüketicilerin yaşadıkları sorunlarda hak arama yollarını kullanmaları gerektiğini belirten İspirli, şu bilgileri paylaştı: "Tüketiciler yaşadıkları sorunları Ticaret Bakanlığı Alo 175 Tüketici Danışma Hattı, e-Devlet üzerinden yapılan başvurular ve Tüketici Hakem Heyetleri aracılığıyla iletebilirler. Tüketicilerimizin haklarını bilmesi ve gerektiğinde bu hakları kullanması son derece önemlidir." Başkan İspirli, açıklamasının sonunda tüm vatandaşların 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nü kutladığını ifade etti.
Böceklerin dünyası bilim ve sanatla anlatıldı
15 Mart 2026 Pazar - 13:08 Böceklerin dünyası bilim ve sanatla anlatıldı Düzce Üniversite Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe buluşmaları kapsamında bu kez bilim ve sanat bir araya geldi. ‘Yakından Bak: Böceklerin Gizli Dünyası’ başlıklı bilim kafe buluşması, Müfide Kadri Sanat Galerisi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Hacettepe Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi (HUBİOM) Biyosfer Müze ve Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü iş birliğinde hazırlanan bilimsel illüstrasyonlardan oluşan "EntomolART’25 Entomolojik İllüstrasyon Sergisi" de katılımcıların beğenisine sunuldu. "Bilimin ve sanatın buluştuğu bir Bilim kafe" Sergi açılışı ile başlayan programda konuşma gerçekleştiren Öğretim Gör. Duygu Özdemir Cömert, Bilim Kafe etkinliklerinin bilimi toplumla buluşturma misyonuna dikkat çekerek bu etkinlikte farklı bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Böceklerin dünyasını yalnızca bilimsel yönüyle değil, aynı zamanda sanatın yorumlayıcı gücüyle ele alan bir etkinlik düzenlendiğini dile getiren Cömert, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm akademisyenlere, kurumlara ve katılımcılara teşekkürlerini sundu. "Bilimsel illüstrasyonlar böceklerin karmaşık yapısını görünür kılıyor" Programda konuşan Prof. Dr. Banu Bulduk Türkmen, bilimsel illüstrasyonun bilim ve sanatın kesişim noktalarından biri olduğunu belirterek, EntomolART’25 Entomolojik İllüstrasyon Sergisi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Serginin, böceklerin karmaşık yapısını ve biyolojik çeşitliliğini sanat aracılığıyla görünür kılmayı amaçladığını vurgulayan Prof. Dr. Banu Bulduk Türkmen, bilimsel gözlem ile sanatsal yorumun birleştiği bu çalışmaların hem araştırmacılar hem de sanatseverler için önemli bir kaynak niteliği taşıdığını dile getirdi. Sergi açılışında söz alan Prof. Dr. Mahmut Kabalak ise böceklerin yeryüzündeki biyolojik çeşitliliğin önemli bir bölümünü oluşturduğunu belirterek, bu canlıların yalnızca bilimsel araştırmalar açısından değil, aynı zamanda görsel ve estetik açıdan da oldukça zengin bir dünyaya sahip olduğunu ifade etti. "Böcekler yaşamın her alanında karşımıza çıkan canlılardır" Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen Bilim Kafe söyleşisinde Prof. Dr. Emine Demir Özden, böceklerin yaşamımızdaki yeri ve ekosistem içindeki rolleri hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Böceklerin insan yaşamının neredeyse her alanında karşılaşılan canlılar olduğunu belirten Prof. Dr. Emine Demir Özden, bu canlıların dünya üzerindeki en zengin tür çeşitliliğine sahip canlı gruplarından biri olduğunu ifade etti. Günümüzde tanımlanmış bir milyondan fazla böcek türünün bulunduğunu belirten Prof. Dr. Özden, böceklerin karadan suya, sıcak bölgelerden soğuk coğrafyalara kadar çok farklı yaşam alanlarında varlık gösterdiğini ve bu sebeple insan yaşamıyla sürekli etkileşim içinde olduklarını dile getirdi. "Ekosistem dengesinde kritik rol üstleniyor" Böceklerin ekosistem içindeki işlevlerine de değinen Prof. Dr. Emine Demir Özden, sürdürülebilirlik ve ekolojik denge açısından böceklerin önemli roller üstlendiğini ifade etti. Ekosistemlerde bitkilerin üretici olarak temel yaşam kaynağını oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Özden, böceklerin ise çoğu zaman birincil tüketiciler olarak besin zincirinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söyledi. Böceklerin doğaya sağladığı en önemli katkılardan birinin ise tozlaşma olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özden, tozlaşmanın yanı sıra ayrıştırma açısından da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. "Bilimsel illüstrasyonlar, bilginin aktarımında önemli bir araç" "EntomolART’25 Entomolojik İllüstrasyon Sergisi", hakkında da konuşan Prof. Dr. Emine Demir Özden, bilimsel çizimlerin araştırmalar açısından önemli bir araç olduğunu belirtti. Günümüzde gelişmiş kamera teknolojileriyle çok ayrıntılı görüntüler elde edilebilmesine rağmen, bilimsel illüstrasyonların gözle görülmesi zor detayları ortaya koyabilme açısından benzersiz bir değere sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Emine Özden, bu çizimlerin bilimsel verinin aktarılmasında ve türlerin karakteristik özelliklerinin anlaşılmasında önemli bir rol oynadığını dile getirdi. Yoğun ilgi ve katılımla gerçekleştirilen Bilim Kafe buluşması, katılımcıların sergiyi gezmesi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Kariyer planlama eğitimi gerçekleştirildi
15 Mart 2026 Pazar - 13:00 Kariyer planlama eğitimi gerçekleştirildi Düzce İŞKUR ile Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen Kariyer Gelişim Eğitim Serisinin üçüncü etkinliği, öğrencilerin kariyer hedeflerini daha bilinçli şekilde belirlemelerine katkı sunmayı amaçlayan "Kariyer Planlama" eğitimi ile gerçekleştirildi. İş hayatına hazırlık sürecinde önemli bir yere sahip olan kariyer planlama konusu, Düzce Üniversitesi’nde düzenlenen eğitim programı kapsamında ele alındı. İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Hayrullah Uzun tarafından verilen eğitimde, kariyer planlamasının önemi ve bireylerin meslek seçim sürecinde dikkat etmeleri gereken temel noktalar hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. Programda meslek ve iş kavramları arasındaki fark ele alınırken, kariyer planlama sürecinin aşamaları ve doğru meslek seçiminin bireylerin yaşamları üzerindeki etkileri ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Eğitim kapsamında, meslek seçiminde bireysel yeteneklerin, değerlerin ve beklentilerin dikkate alınmasının önemi üzerinde duruldu. Bunun yanı sıra yanlış meslek seçiminin bireysel ve mesleki yaşam üzerindeki ihtimal sonuçları hakkında katılımcılara bilgi verilerek, öğrencilerin kariyer planlama süreçlerinde bilinçli kararlar almalarının gerekliliği vurgulandı. Programda ayrıca iş gücü piyasasının genel yapısı ve işsizlik nedenleri hakkında bilgilendirme yapılarak, bireylerin kariyer hedeflerini belirlerken bu faktörleri nasıl değerlendirebilecekleri üzerinde duruldu. Eğitimde öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı olacak yöntemler örnekler üzerinden anlatılarak kariyer planlama sürecinde farkındalık kazanmaları hedeflendi. Programın sonunda gerçekleştirilen soru–cevap bölümünde öğrenciler, kariyer planlama süreçlerine ilişkin merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı da buldu. Katılımcılar, eğitimde paylaşılan bilgiler sayesinde kariyer hedeflerini daha net şekilde değerlendirme imkânı elde etti. Düzce İŞKUR ile Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen eğitim serisi kapsamında öğrencilerin iş dünyasını daha yakından tanımaları, kariyer planlarını bilinçli şekilde oluşturmaları ve mezuniyet sonrası istihdam süreçlerine daha hazırlıklı olmaları hedefleniyor.
Başkan Güler: "Ordu’nun her noktasında ekiplerimizin yoğun çalışması devam ediyor"
15 Mart 2026 Pazar - 12:58 Başkan Güler: "Ordu’nun her noktasında ekiplerimizin yoğun çalışması devam ediyor" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, şehrin her noktasında ekiplerin çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Ordu Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yüksek rakımlı ilçelerde karla mücadele çalışmalarını sürdürürken sahil kesiminde ise sıcak asfalt çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda altyapı çalışmaları tamamlanan ve Altınordu ilçesinin en büyük mahallelerinden biri olan Şahincili Mahallesi 80. Yıl Caddesi’nde sıcak asfalt çalışması gerçekleştirildi. Başkan Güler, sürdürülen sıcak asfalt çalışmalarını yerinde inceleyerek, hızla büyüyen ve gelişen mahallenin alt ve üstyapı çalışmalarına özel önem verdiklerini belirtti. Başkan Güler, Ordu’nun her noktasında çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Bu noktalardan bir tanesi de Şahincili Mahallesi 80. Yıl Caddesi’ydi. Bugün burada yürütülen çalışmaları yerinde incelemek için geldik. Bu bölgenin altyapısını baştan sona yeniledik. Uzun yıllar ihmal edilmiş olan bu alanda göreve geldiğimiz günden bu yana önemli yenileme ve modernizasyon çalışmaları gerçekleştirdik. Bir yandan park çalışmalarımızı sürdürürken bir yandan da mahallemize yakışır sıcak asfalt uygulamalarıyla vatandaşlarımıza daha konforlu bir ulaşım imkânı sunuyoruz. Yapılan ve yapılacak çalışmaların ilimize ve ilçemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. İncelemelerin ardından mahallede esnaf ziyaretinde bulunarak vatandaşlarla bir araya gelen Güler, mahalle sakinleriyle sohbet etti ve bölgede yapılması planlanan çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulundu.
İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında Mehmet Akif paneli düzenlendi
15 Mart 2026 Pazar - 12:56 İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında Mehmet Akif paneli düzenlendi Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi tarafından İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen "105. Yılında İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif’i Anmak" başlıklı panel gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda düzenlenen panele; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı. Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Genç’in yönetiminde düzenlenen programda; Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yahya Aydın ve Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emel Aras konuşmacı olarak yer aldı. Program öncesinde, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan "Boşluktaki Ses: İstiklalin Geometrisi" başlıklı sergi, katılımcıların beğenisine sunuldu. "Bir eseri anlamak için yazıldığı dönemin şartlarını bilmek gerekir" Panelin açılışında konuşan Prof. Dr. İlhan Genç, İstiklal Marşı’nı doğru yorumlayabilmek için marşın yazıldığı tarihin iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı. Edebiyat biliminde bir metnin anlamlandırılmasında dönemin siyasi, sosyal ve kültürel şartlarının belirleyici olduğunu ifade eden Genç, İstiklal Marşı’nın da Türk milletinin varlık yokluk mücadelesinin en zorlu dönemlerinde kaleme alındığını hatırlattı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurularak milli mücadelenin kurumsal bir zemine taşındığını dönemden Sakarya Savaşı’na kadar uzanan bu zorlu tarihi süreçte milletin moral ve motivasyona ihtiyaç duyduğunu ifade eden İlhan Genç, İstiklal Marşı’nın da tam bu dönemde milletin direncini ve umut duygusunu güçlendiren bir eser olarak ortaya çıktığını belirtti. "Mehmet Akif’in şiiri hayatıyla bütünleşen bir sanat anlayışını yansıtır" Panelin ilk konuşmacısı Doç. Dr. Yahya Aydın, "Mehmet Akif: İstiklal Yolunda Şiirle Mücadele" başlıklı konuşmasında, Mehmet Akif Ersoy’un sanat anlayışını ve edebiyat dünyasındaki yerini değerlendirdi. Akif’in hayatı ile şiiri arasında güçlü bir uyum bulunduğunu belirten Aydın, pek çok düşünürün de Akif’in şiirinin yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdiğini aktardı. Akif’in eserlerinin özellikle Safahat üzerinden toplumsal hayatın farklı yüzlerini yansıttığını ifade eden Aydın, şairin realist bir sanat anlayışını benimsediğini ve şiirlerinde toplumun sorunlarını doğrudan ele aldığını belirtti. Akif’in şiirini bireysel estetik kaygıların ötesinde topluma fayda sağlama amacıyla kaleme aldığını vurgulayan Doç. Dr. Aydın, şairin millet ve toplum uğruna kişisel beklentilerinden vazgeçebilen güçlü bir karaktere sahip olduğunu dile getirdi. "İstiklal Marşı, retorik gücü yüksek bir ikna metnidir" Panelin ikinci konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Emel Aras ise "Şair Mehmet Akif Ersoy: İstiklal Marşı’nda Söylem ve Retorik" başlıklı sunumunda İstiklal Marşı’nı retorik açıdan değerlendirdi. İstiklal Marşı’nın yalnızca bir şiir değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin dilsel ve fikirsel bir ifadesi olduğunu belirten Emel Aras, Mehmet Akif’in bu eseri kaleme alırken yalnızca estetik bir metin oluşturmayı değil, aynı zamanda toplumun moral gücünü yükseltmeyi ve ortak bir ideal etrafında birlik duygusunu güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. İstiklal Marşı’nın retorik yapısının Aristoteles’in retorik kuramında yer alan etos, patos ve logos unsurlarıyla ilişkilendirilebileceğini belirterek, şairin özellikle güçlü karakteri ve toplumsal güvenilirliği sayesinde metnin ikna edici gücünü artırdığını dile getiren Aras, marşın ilk mısrasında yer alan "Korkma" hitabının ise işgal altındaki bir millete cesaret ve umut aşılayan güçlü bir retorik başlangıç olduğunu vurguladı. İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünde Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasının ve milli mücadele ruhunun bir kez daha hatırlandığı program; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi ve günün anısına fotoğraf çekimi ile sona erdi.
SOSYALFEST 2026 proje fikri yazma eğitimi başarıyla gerçekleştirildi
15 Mart 2026 Pazar - 12:47 SOSYALFEST 2026 proje fikri yazma eğitimi başarıyla gerçekleştirildi Düzce Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen "SOSYALFEST 2026 Proje Fikri Yazma Eğitimi", öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Katılım belgeli olarak gerçekleştirilen etkinlikte, toplumsal sorunlara yenilikçi çözümler üretecek proje fikirlerinin geliştirilmesi süreçleri detaylı bir şekilde ele alındı. "Proje yazma becerisini öne çıkarıyor" Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Senem Çolak Yazıcı, proje yazma becerisinin öğrencilerin eleştirel düşünme yetkinliklerini geliştirmedeki önemine dikkat çekti. Yazıcı, SOSYALFEST’in gençleri profesyonel dünyaya hazırlayan bir platform olduğunu vurgulayarak, etkinliğe katılan tüm öğrencileri projelerini özgün şekilde geliştirmeye teşvik etti. "SOSYALFEST, Sosyal Alandaki TEKNOFEST" Açılışın ardından kürsüye çıkan Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi ve SOSYALFEST Koordinatörü Doç. Dr. Hakan Vargün, festivalin kapsamı hakkında bilgi verdi. Vargün, SOSYALFEST’in teknoloji odaklı TEKNOFEST’in sosyal alanlardaki muadili olduğunu belirterek, toplumsal problemlere çözüm üreten proje fikirlerine odaklandığını ifade etti. İlki 2024 yılında düzenlenen festivalin 2025 yılında orman yangınları nedeniyle iptal edildiğini hatırlatan Vargün, 2026 festivalinin 10-11 Mayıs tarihlerinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde gerçekleştirileceğini duyurdu. "Projeler, farklı temalarda değerlendirilecek ve ödüllendirilecek" Festivalde dereceye giren projelerin toplam 6 milyon TL para ödülü ile destekleneceği bildirildi. Organizasyonun Türkiye Yüzyılı, Türk Dünyası, İlahiyat ve Sağlık olmak üzere dört ana tema ve toplam 30 alt kategoriden oluştuğunu belirten Vargün, katılımcıların birden fazla projeyle başvuru yapabileceğini, ekiplerin en fazla 10 kişiden oluşabileceğini ve lise, ön lisans, lisans, lisansüstü öğrenciler ile farklı profillerden serbest katılımcıların uygun kategoriler üzerinden yarışmaya katılabileceğini ifade etti. Başvuru kriterleri kapsamında, daha önce ödül almış projeler veya halihazırda işleyen sistemlerin kabul edilmediği, mevcut sistemlerin sorunlarına yönelik yenilikçi çözüm fikirlerinin desteklendiği vurgulandı. Değerlendirme süreci, İstanbul Üniversitesi, Karabük Üniversitesi ve kamu kuruluşlarından toplam 90 kişilik jüri heyeti tarafından, başvuru sahibinin ismi ve üniversitesi gizlenerek "kör hakemlik" yöntemiyle yürütülecek. Uygulamalı Sunumla Etkinlik Tamamlandı Eğitimin son bölümünde Doç. Dr. Hakan Vargün, kendi geliştirdiği bir proje üzerinden katılımcılara örnek bir sosyal model sunarak SOSYALFEST sistemine kayıt süreçlerini, başvuru platformunun kullanımını ve dikkat edilmesi gereken etik kuralları uygulamalı olarak gösterdi. Program, davetli konuşmacıya teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.
Kar tünellerinden geçerek zorlu yolları aştılar, kış şartlarında 2 bin 700 rakımlı köyde minik yürekleri ısıttılar
15 Mart 2026 Pazar - 12:42 Kar tünellerinden geçerek zorlu yolları aştılar, kış şartlarında 2 bin 700 rakımlı köyde minik yürekleri ısıttılar Erzurum’da, kış şartlarının en sert yaşandığı bölgelerden biri olan Tekman ilçesine bağlı Yemişli köyü Yuvaklı Okulu’nda bulunan ilkokulu öğrencileri, bayram öncesinde anlamlı bir sosyal sorumluluk projesiyle buluştu. Erzurum Valiliği öncülüğünde yürütülen "Minik Eller Üşümesin" projesi kapsamında, Erzurum Macera Off-road Doğa Sporları Kulübü ile Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencileri ve akademisyenleri, şehir merkezine yaklaşık 2 uzaklıkta ve yaklaşık 2 bin 700 metre rakımda bulunan köy okuluna ulaşarak öğrencilere bayram hediyeleri ulaştırdı. Kış şartlarının etkili olduğu bölgede gönüllüler, yer yer kar tünellerini andıran yolları ve zorlu arazi şartlarını aşarak köye ulaştı. İlçe merkezine dahi oldukça uzak konumda bulunan köyde yaşayan öğrenciler, kendilerini ziyaret eden misafirlerini büyük bir sevinç ve heyecanla karşıladı. Okul bahçesinde öğrencilerle birlikte kartopu oynayan ekip, daha sonra okul içinde çeşitli oyunlar ve etkinlikler düzenledi. Gün boyunca süren etkinliklerin ardından öğrencilere bayram hediyeleri takdim edildi. Çocukların yüzlerindeki mutluluk ve heyecan, projenin en anlamlı anlarını oluşturdu. Toplumsal dayanışma ve gönüllülük bilincini güçlendirmeyi amaçlayan proje kapsamında gerçekleştirilen ziyaret, köy okulundaki öğrenciler için unutulmaz bir bayram hatırasına dönüştü. Projenin hayata geçirilmesine katkı sunan Erzurum Macera Off-road Doğa Sporları Kulübü üyelerine, Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencilerine ve akademisyenlerine teşekkür edilirken, projeye katkı sağlayan akademisyenlerden Prof. Dr. Derya Öcal’ın destekleri de özellikle vurgulandı. Erzurum Off Road Doğa Sporları ve Macera ekip Başkanı Lokman Toptaş "Minik Eller Üşümesin" projesi ile kırsal bölgelerde eğitim gören çocukların sosyal hayata katılımını desteklemeyi ve dayanışma ruhunu güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, benzer etkinliklerle Erzurum’un farklı kırsal bölgelerindeki öğrencilere ulaşmaya devam edeceklerini söyledi.