GÜNDEM
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:39 Büyükşehir, Karaağaç-Artur yolunu yaza hazırlıyor Türkiye’nin en gözde tatil destinasyonlarından olan Gömeç ilçesinde, Karaağaç-Artur arasındaki 4,6 kilometrelik yolda, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından asfalt serim çalışmaları gerçekleştiriliyor. Hızlı bir şekilde devam eden çalışmalarla yol, kısa sürede vatandaşların hizmetine açılacak. Mayıs ayının gelmesiyle asfalt sezonunu açan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kentin dört bir yanında yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına hız verdi. Türkiye’nin en gözde turizm destinasyonlarına sahip olan Balıkesir’de; hem hemşehrilerinin hem de turistlerin daha güvenli, konforlu ve modern yollarda seyahat etmesini sağlamak amacıyla çalışmalarına yön veren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın talimatıyla, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından Gömeç ilçesi Karaağaç-Artur arasındaki 4,6 kilometrelik yolda, asfalt serim çalışmaları gerçekleştiriliyor. Kısa sürede tamamlanacak çalışmalarla Karaağaç-Artur arasındaki yol, yaz sezonu öncesinde vatandaşların hizmetine açılacak. Kış koşulları ve yoğun yağışlar sonrasında yolun oldukça kötü hale geldiğini ifade eden Ergin Savcı "Ahmet Başkanımıza teşekkür ederim, Karaağaç bölgesindeki herkes çok mutlu olmuştur. Güzel bir ekip ve ekipmanlarla güzel bir çalışma yapılıyor." diye konuştu. Karaağaç-Artur yolunda yıllardır mağduriyet yaşadıklarını söyleyen Muhammet Ali Arat "Mükemmel bir yol yapıldı şu anda bütün sorunlarımız giderildi. Ahmet Başkanımıza yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz çok sağ olsun. Onun sayesinde oldu bu yollar. Bundan sonra artık burada rahat bir yolculuk yapacağız." şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:56 Ölümcül DMD hastalığıyla mücadele eden Ahmet Sami kendisine uzanacak yardım elini bekliyor Erzurum’da ölümcül Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele eden 10 yaşındaki Ahmet Sami Yıldırım, sağlığına kavuşup yeniden koşacağı ve çocukluğunu doyasıya yaşayacağı günü umutla bekliyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım açılan kampanyaya destek isterken, küçük kardeş Eymen, "Abim koşmadıkça bende koşmayacağım" dedi. Ahmet Sami Yıldırım için Erzurum Valiliği onayıyla 26 Eylül 2025 tarihinde başlatılan yardım kampanyasında hedeflenen tutarın yüzde 53’ü toplandı. Ancak baba Halil İbrahim Yıldırım, çocuğunun hastalığının ilerlemeden tedavi sürecine başlanabilmesi için kampanyanın kısa sürede tamamlanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, Ahmet Sami’nin en büyük hayali ise iyileşip yeniden koşabilmek, bisiklete binmek ve çocukluğunu doyasıya yaşayabilmek. "Vakit kaybetmeden tedavi başlamalı" Ahmet Sami Yıldırım 10 yaşında ve teşhisi konulan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Kas Hastalığı ile mücadele ediyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım bu hastalıkta en önemli hususun teşhis zamanı ve ilerleyen süreçte hastanın yaşına bağlı olarak görülen kaslardaki güç kaybı ve hatta kas yıkımı sebebiyle hareket kısıtlamasına yol açması olduğunu ifade ederken, Ahmet Sami’nin halihazırda güç kaybının oluştuğunu, yürümekte zorlandığı ve uzmanların bu komplikasyonların günden güne artarak devam edeceğini dile getirdiğini söylediler. Halil İbrahim ve Leyla Yıldırım çiftinin evladı olan Ahmet Sami Yıldırım’a, 2,5 yaşındayken kas erimesi olarak bilinen DMD teşhisi konuldu. Yıllardır hastalıkla pençeleşen ve son dönemde hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Ahmet Sami’nin tek kurtuluşu, yurt dışında uygulanan ve yaklaşık 2,9 milyon dolar maliyeti olan gen tedavisi. "Oğlum gözlerimin önünde eriyor" Evladının sağlığına kavuşması için öğretmenlik mesleğine ara vererek kendini oğluna adayan anne Leyla Yıldırım, zamanın daraldığını vurguladı. Hastalığın her geçen gün kasları daha fazla etkilediğini belirten anne Leyla Yıldırım, "Ahmet Sami artık akranları gibi koşamıyor, merdiven çıkarken zorlanıyor. Bu tedavi bizim tek umudumuz. Bir annenin evladının gözleri önünde günden güne güçten düşmesini izlemesi çok ağır. Lütfen sesimizi duyun" diyerek hayırseverlere çağrıda bulundu. Küçük Ahmet Sami’nin hayali pilot olmak Hastalığına rağmen umudunu yitirmeyen ve derslerinde oldukça başarılı olan 10 yaşındaki Ahmet Sami ise en büyük hayalinin sağlığına kavuşup pilot olmak olduğunu söyledi. Arkadaşlarıyla yeniden futbol oynamak istediğini belirten küçük Ahmet Sami, "İyileşince yeniden koşmak, bisiklete binmek istiyorum. Bilgisayarları çok seviyorum, mühendis olup ülkeme faydalı işler yapmak istiyorum. Bana yardım eden herkese çok teşekkür ederim" dedi. Küçük Eymen abisinin en büyük destekçisi Henüz ana okuluna giden ve hastalıkla mücadele eden abisine en büyük desteği veren minik Eymen ise, "Abim koşuncaya kadar bende koşmayacağım. O bazen yere düşüyor, yerden kaldırıyorum. İyileştiği zaman onunla bisiklete bineceğiz, futbol oynayacağız. Zengin amcalar abime yardım etsin" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:38 Ölümcül DMD hastalığıyla mücadele eden Ahmet Sami kendisine uzanacak yardım elini bekliyor Erzurum’da ölümcül Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele eden 10 yaşındaki Ahmet Sami Yıldırım, sağlığına kavuşup yeniden koşacağı ve çocukluğunu doyasıya yaşayacağı günü umutla bekliyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım açılan kampanyaya destek isterken, küçük kardeş Eymen, "Abim koşmadıkça bende koşmayacağım" dedi. Ahmet Sami Yıldırım için Erzurum Valiliği onayıyla 26 Eylül 2025 tarihinde başlatılan yardım kampanyasında hedeflenen tutarın yüzde 53’ü toplandı. Ancak baba Halil İbrahim Yıldırım, çocuğunun hastalığının ilerlemeden tedavi sürecine başlanabilmesi için kampanyanın kısa sürede tamamlanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, Ahmet Sami’nin en büyük hayali ise iyileşip yeniden koşabilmek, bisiklete binmek ve çocukluğunu doyasıya yaşayabilmek. "Vakit kaybetmeden tedavi başlamalı" Ahmet Sami Yıldırım 10 yaşında ve teşhisi konulan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Kas Hastalığı ile mücadele ediyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım bu hastalıkta en önemli hususun teşhis zamanı ve ilerleyen süreçte hastanın yaşına bağlı olarak görülen kaslardaki güç kaybı ve hatta kas yıkımı sebebiyle hareket kısıtlamasına yol açması olduğunu ifade ederken, Ahmet Sami’nin halihazırda güç kaybının oluştuğunu, yürümekte zorlandığı ve uzmanların bu komplikasyonların günden güne artarak devam edeceğini dile getirdiğini söylediler. Halil İbrahim ve Leyla Yıldırım çiftinin evladı olan Ahmet Sami Yıldırım’a, 2,5 yaşındayken kas erimesi olarak bilinen DMD teşhisi konuldu. Yıllardır hastalıkla pençeleşen ve son dönemde hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Ahmet Sami’nin tek kurtuluşu, yurt dışında uygulanan ve yaklaşık 2,9 milyon dolar maliyeti olan gen tedavisi. "Oğlum gözlerimin önünde eriyor" Evladının sağlığına kavuşması için öğretmenlik mesleğine ara vererek kendini oğluna adayan anne Leyla Yıldırım, zamanın daraldığını vurguladı. Hastalığın her geçen gün kasları daha fazla etkilediğini belirten anne Leyla Yıldırım, "Ahmet Sami artık akranları gibi koşamıyor, merdiven çıkarken zorlanıyor. Bu tedavi bizim tek umudumuz. Bir annenin evladının gözleri önünde günden güne güçten düşmesini izlemesi çok ağır. Lütfen sesimizi duyun" diyerek hayırseverlere çağrıda bulundu. Küçük Ahmet Sami’nin pilot olmak Hastalığına rağmen umudunu yitirmeyen ve derslerinde oldukça başarılı olan 10 yaşındaki Ahmet Sami ise en büyük hayalinin sağlığına kavuşup pilot olmak olduğunu söyledi. Arkadaşlarıyla yeniden futbol oynamak istediğini belirten küçük Ahmet Sami, "İyileşince yeniden koşmak, bisiklete binmek istiyorum. Bilgisayarları çok seviyorum, mühendis olup ülkeme faydalı işler yapmak istiyorum. Bana yardım eden herkese çok teşekkür ederim" dedi. Küçük Eymen abisinin en büyük destekçisi Henüz ana okuluna giden ve hastalıkla mücadele eden abisine en büyük desteği veren minik Eymen ise, "Abim koşuncaya kadar bende koşmayacağım. O bazen yere düşüyor, yerden kaldırıyorum. İyileştiği zaman onunla bisiklete bineceğiz, futbol oynayacağız. Zengin amcalar abime yardım etsin" dedi.
Prof. Dr. Murat Şeker, Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçildi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:28 Prof. Dr. Murat Şeker, Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçildi THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Hizmet İhracatçıları Birliğinde yapılan seçimle Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Bu görevi üstlendiğinden dolayı onur duyduğunu belirten Şeker, hizmet ihracatının Türk ekonomisinin büyüme hedefi doğrultusunda stratejik alanlardan birini oluşturduğunu kaydetti. Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Hizmet İhracatçıları Birliğinde yapılan seçimle Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Konuyla ilgili LinkedIn hesabından detaylı açıklamalarda bulunan Murat Şeker, şu ifadelere yer verdi: "Bugün yapılan seçim sonucunda Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmekten büyük bir onur duyuyorum. Türkiye’nin hizmet ihracatı, ekonomimizin büyüme hedefleri doğrultusundaki stratejik alanlardan birini oluşturuyor. Türk Hava Yolları olarak, ülkemizin hizmet ihracatı şampiyonu olma sorumluluğuyla, ülkemizin bu alandaki potansiyelini küresel ölçekte göstermeyi temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Günümüzde hizmet ihracatı; turizmden ulaştırmaya, sağlıktan eğitime, yazılımdan danışmanlığa kadar geniş bir yelpazede ülkemize döviz kazandıran, istihdam oluşturan ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen en önemli güçlerden biridir. Yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda Türkiye’nin bilgi birikimini, kalite anlayışını ve rekabet gücünü dünyaya taşıması bakımından da büyük değer taşımaktadır." "Türkiye Yüzyılı"na dikkat çekti Sözlerine hizmet sektöründe elde edilen her başarının Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirdiğinin altını çizerek devam eden Şeker, şöyle devam etti: "Hizmet sektöründe elde edilen her başarı, ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirmekte; girişimcilerimize, çalışanlarımıza ve genç nesillerimize yeni fırsat alanları açmaktadır. Bu nedenle hizmet ihracatını artırmak; yalnızca sektörlerimizin değil, Türkiye’nin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım niteliğindedir. Bu görevi devraldığım Sayın Şekib Avdagiç’e, görev süresi boyunca sektörümüze sunduğu kıymetli katkılar için teşekkür ediyorum. Aynı şekilde geçmiş dönem yönetim kurulu üyelerimize de emekleri ve destekleri için şükranlarımı sunuyorum. Hizmet ihracatçıları olarak, Türkiye Yüzyılı vizyonuna güçlü bir katkı sunmak amacıyla çalışmayı, üretmeyi ve ülkemizi küresel ölçekte daha da bilinir kılmayı sürdüreceğiz."
Evde sanat atölyesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:18 Evde sanat atölyesi Kayseri’de yaşayan seramik sanatçısı kadın, evine kurduğu atölyesi ile günün her saatinde sanatını bir oda yakından icra edebiliyor. Kayseri’de yaşayan Nurcihan Cihan, çocukluğundan beri kile ve seramik sanatına olan sevgisini akademik hayatıyla birleştirerek seramik sanatçısı oldu. Daha sonra çalıştığı yerlerde üretmeye devam eden Cihan, 26 yıl sonra kendi evine atölye kurmaya karar verdi. Evinin bir odasını tam teşekküllü bir atölyeye çeviren Nurcihan Cihan, yapacağı eserlerini önce çiziyor, sonra işlemlerini tamamlayıp yine odasında bulunan profesyonel seramik fırınından çıkararak sanata çeviriyor. Sanatını evine taşıdığını ve bunu yapabilmek için gereken seramik fırınını alabilmek için 26 yıl beklediğini söyleyen Nurcihan Cihan, "Ben seramikçiyim. KAYMEK’te de öğretmen olarak görev yapmaktayım. Seramik deyince çocukluğum derim. O bölümü okudum üniversitede. Daha sonra yüksek yaptım. Bu bitmeyen bir aşk hikayesi diyebilirim. Ben Kapadokya Kadınları teması ile çalışıyorum. Çünkü Erciyes milyonlarca yıl önce bir patlama yaşadı ve o tüfler de kadınlar gibi zamana direnen varlıklar. O yüzden ikisini birleştirerek bir çalışma yaptım ve kadının bugünkü direnişini anlatan çalışmalar yapmaya devam ediyorum. Ben uzun zamandır seramik yapıyorum ama bu konuyu bir yıldır ele aldım ve çok keyif alarak da devam ediyorum. Seramikle uğraşmaya doğdum doğalı desem, 3 yaşından beri desem abartı olmaz. Doğduğum yer olan Yeşilhisar’daki bir çayda başladı aslında çamurla oynama merakı. Eğitim hayatım da seramikle devam etti. Güzel Sanatlar okuma fırsatım oldu. Çamurla orada buluştum, harika hocalarla çalıştım ve bugünlere kadar bir yolculuk devam etti. Evime taşıdım bu işi. 26 sene bekledim bir seramik fırınım olsun diye. Sonra ev alımıyla beraber fırınımı yerleştirdim. Odaları birleştirdim, evimde bir atölyem var ve burada kadına sanatsal bir dokunuş ile devam ediyorum. Kapadokya ve Kadın temasını birleştirdim ve güzel işler yapıyor ve sergiliyorum" dedi. Cihan, sanatına bir oda ötede olduğunu ve bunun çok büyük bir özgürlük olduğunu söyleyerek, "Bence bu çok büyük özgürlük. Yani eğer benim bir atölyem başka bir mekanda olsaydı ya da bir yerleşkede olsaydı ya da evimin dışında bir yerde olsaydı ben gecenin bir vakti kalktım, işte fırınım ne alemde, işlerim kurudu mu ya da şu an şunu yapmam gerekiyor hadi hemen yapayım deme şansına sahip olamayacaktım. Bir oda kadar yakınım atölyeme, bir yürüme mesafesi kadar ve ilhamın geldiği her an ben bu işi çok rahatlıkla yapabiliyorum ve takip edebiliyorum. Tabi ki önce ilham gelmesi gerekiyor. Sonra bir defterim var, o deftere çizimler yapıyorum. Zaten bir tema var, bir hikaye var. Bütün çalışmalarımın bir hikayesi var. Yaptığım çizimleri Kapadokya toprağıyla, Avanos toprağıyla birleştirerek önce tabii ki yoğurma aşaması, şekillendirme aşaması, rötuşu, bisküvi pişirimi, sırlaması ve fırından çıkış ki zaten en kıymetli kısmı. Sonra izleyiciyle buluşma kısmı oluyor. Benim insanlara tavsiyem de üretsinler. Sadece sanatsal anlamda değil, el sanatları anlamında da mutlaka üretsinler derim" ifadelerini kullandı.
Sandık ustası: "Maraş sandığında silah saklanmaz"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:14 Sandık ustası: "Maraş sandığında silah saklanmaz" Kahramanmaraş’taki okul saldırganının Maraş sandığından silahları almasına ilişkin sandık ustası Ramazan Nedirli, "Bu sandıklar güvenlik kasası değildir, tornavidayla dahi açılabilir. Bu sandıkta saklanması doğru değildir" dedi. Ayser Çalık Ortaokulu’da biri öğretmen 8 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli, ifadesinde silahları Maraş sandığında sakladığını belirtmişti. Kahramanmaraşlı sandık ustasından açıklama geldi 40 yıldır Kahramanmaraş’ta sandık ustalığı yapan Ramazan Nedirli ise konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Nedirli, sandıkların halk arasında ’mücevher sandığı’ ya da ’çeyiz sandığı’ olarak adlandırıldığını belirterek, "Bu, bizim ’mücevher sandığı’ dediğimiz sandıktır. Şifreli yapılır; amaç çocukların takılara ve ziynet eşyalarına dokunmamasıdır. Ancak bu sandıklar güvenlik kasası değildir. Tornavidayla dahi açılabilir. Kapağından az bir zorlamayla açılabilecek yapıdadır. Bu nedenle silahın bu sandıkta saklanması doğru değildir" ifadelerini kullandı. "Silah, çelik kasada olur" Silah muhafazasının çelik kasalarda ve yüksek güvenlikli sistemlerle yapılması gerektiğini vurgulayan Nedirli, "Silah, çelik kasada olur ve şifresi kimseyle paylaşılmaz. Sadece saklayan kişi bilir. Maraş çeyiz sandıkları ise tarih boyunca çeyiz, bohça, takı ve ziynet eşyası koymak için kullanılmıştır. Bu sandıklara silah konmaz" ifadelerini kullandı. "Sorumluluk, silahları bu şekilde muhafaza eden kişide" Yaşanan elim olaydan dolayı büyük üzüntü duyduklarını dile getiren Nedirli, "Söz konusu Maraş sandığında silah saklanmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Hayatını kaybedenlerin ailelerine sabırlar diliyoruz. Bu olayda sorumluluk, silahları bu şekilde muhafaza eden kişidedir" diye konuştu.
Mersin Büyükşehir, uluslararası standartlarda yönetim modeliyle öncü oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:09 Mersin Büyükşehir, uluslararası standartlarda yönetim modeliyle öncü oldu Yurttaş odaklı yönetim anlayışını uluslararası standartlarla uyumlu hale getiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, uyguladığı entegre yönetim sistemleriyle hizmet kalitesini artırarak kurumsal yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Kalite Yönetimi ve Kent Araştırmaları Şube Müdürlüğü koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 6 farklı entegre yönetim sistemiyle süreçlerini daha sürdürülebilir ve ölçülebilir hale getiriyor. ’ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO 39001 Yol Trafik Güvenliği Yönetim Sistemi ve ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi’ni bünyesinde barındıran belediye, hizmetlerini uluslararası standartlarda yürütüyor. Uygulanan sistemler sayesinde risklerin önceden tespit edilerek önlem alındığı, kaynakların daha verimli kullanıldığı ve hizmet kalitesinin ölçülebilir hale getirildiği belirtildi. Aynı zamanda vatandaşlardan gelen talep, öneri ve şikayetlerin etkin şekilde yönetilmesi, çevresel etkilerin azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve çalışan güvenliğinin sağlanması gibi birçok alanda önemli kazanımlar elde ediliyor. Türk Standartları Enstitüsü tarafından yapılan denetimlerle tescillenen sistemlerin etkinliği, düzenli iç tetkiklerle de sürekli olarak değerlendiriliyor. Süreçlerin tarafsız bir bakış açısıyla analiz edilerek geliştirildiği ifade edildi. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği 2019 yılından bu yana kalite ve güvenilirlik odaklı bir yönetim anlayışı benimsediği, hedefin belge sayısını artırmaktan ziyade sistem kültürünü tüm birimlerde güçlendirmek olduğu vurgulandı. Kalite Yönetimi ve Kent Araştırmaları Şube Müdürü Jülide Şahin ise yaptığı açıklamada, sürdürülebilir ve veriye dayalı bir yönetim anlayışını kurumsallaştırdıklarını belirterek, "Kalite anlayışımız; ölçmek, izlemek ve sürekli iyileştirmek üzerine kurulu. 6 entegre sistem ile kurumsal hafızamızı güçlendiriyoruz. Düzenli iç tetkiklerle süreçlerimizi değerlendiriyor, elde edilen bulgular doğrultusunda gerekli iyileştirmeleri kararlılıkla uyguluyoruz" dedi. Yakın zamanda Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi belgesini de aldıklarını kaydeden Şahin, bu sayede vatandaş geri bildirimlerinin daha sistematik ve ölçülebilir hale getirildiğini ifade etti. Yeni hedeflerle çalışmaların sürdüğünü belirten Şahin, Mersin Büyükşehir Belediyesinin yol trafik güvenliği başta olmak üzere birçok alanda Türkiye’ye örnek bir model oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Eskişehir’de kurbanlıklar tükenmeye başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:04 Eskişehir’de kurbanlıklar tükenmeye başladı Eskişehir’de kurbanlıkların şimdiden tükenmeye başladığını söyleyen hayvan satıcıları, uygun fiyata alışveriş yapmak isteyenlerin son güne kalmamasını tavsiye ediyor. 2026 yılı Kurban Bayramı, 26 Mayıs Salı günü arife olmak üzere 27-30 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak. Yaklaşık 1 aylık bir zamanın kaldığı bayram için hazırlıklar yapılırken, hayvancıların müşterilerle pazarlığı başladı. Eskişehir’de hayvancılıkla uğraşan Baran Türkmen, kurbanlıkların şimdiden tükenmeye başladığını söyledi. Türkmen, uygun fiyata alışveriş yapmak isteyenlerin son güne kalmamaları gerektiğini ifade etti. "Kurbanlıklarımız bitti sayılır" Satışların tüm hızıyla devam ettiğini belirten Baran Türkmen, "Geçen seneye göre fiyatlarımız da pek değişmedi; her bütçeye göre hayvanımız mevcut. Her sene müşterilerimiz artarak çoğalıyor. Biz toptan da hayvan verdiğimiz için şu anda sayı hemen hemen bin taneye yaklaşmak üzere. Yaklaşık bin civarında kurbanlık vasfı taşıyan hayvan bitmek üzere. Son günleri bekleyen vatandaşlarımıza şöyle bir çağrımız var. Tabii bu bütçeyle alakalı bir durum ama ’son gün hesaplı hayvan alırız’ diye bekliyorlarsa bence o yanılgıya girmesinler. Çünkü bu sene genel olarak çiftliklerde kurbanlıklar erken bitti. Dişi ve erkek kurbanlıkların hepsi şu anda tükenmek üzere. Fiyatların düşeceğini sanmıyorum, aksine yükseleceğini düşünüyorum. O yüzden erken zamanda bildikleri yerde kurbanlıklarını almalarını tavsiye ediyorum" dedi.
BEUN’da Arapça Bilgi Yarışması  düzenlendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:02 BEUN’da Arapça Bilgi Yarışması düzenlendi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfı öğrencileri arasında düzenlenen Arapça Bilgi Yarışması, Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda yoğun katılım ve büyük bir heyecan içerisinde gerçekleştirildi. Programa, BEUN Rektörü ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melih Geniş, akademik personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrencilerin Arapça dil becerileri ile genel kültür alanındaki bilgi birikimlerini sergileme imkânı bulduğu yarışma, eğitim-öğretim faaliyetlerini sosyal ve kültürel etkinliklerle destekleme amacıyla düzenlendi. Program, öğrencilerin derslere olan ilgisini artırmasının yanı sıra takım ruhu, özgüven ve iletişim becerilerinin gelişimine de katkı sundu. Etkinlik, öğrenciler ve izleyicilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Yarışma süresince katılımcılar, Arapça dil bilgisi ve genel kültür alanlarında yöneltilen soruları yanıtlayarak bilgi düzeylerini ortaya koydu. Program kapsamında seyircilere de çeşitli sorular yöneltilirken, yarışmanın sonunda Hazırlık A Sınıfı birincilik elde etti. Yarışma sonrası BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından yarışmacılara ödülleri takdim edildi. Program hakkında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanında sosyal, kültürel ve kişisel yönlerden de desteklenmesini önemsediklerini belirterek, İlahiyat Fakültesinde gerçekleştirilen bu anlamlı organizasyonun öğrencilerin yabancı dil öğrenme motivasyonuna önemli katkı sunduğunu ifade etti. Özölçer, öğrencilerin bilgi ve yeteneklerini sergileyebilecekleri bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini kaydetti. Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
BEUN’dan nitelikli işgücü hamlesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:02 BEUN’dan nitelikli işgücü hamlesi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Zonguldak Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) ile BİM Birleşik Mağazalar iş birliğinde "Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı Kapsamında Mesleki Eğitim Kursları Protokolü" imzalandı. Rektörlük Senato Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Okan Şentürk ile BİM Birleşik Mağazaları Mali ve İdari İşler Müdürü Ayhan Sarı katıldı. Protokol kapsamında düzenlenecek mesleki eğitim kursları ile katılımcıların sektörel ihtiyaçlara uygun şekilde yetiştirilmesi, eğitim sürecinin ardından ise istihdama doğrudan kazandırılması hedefleniyor. Programın, kursiyerlerin yalnızca mesleki yeterliliklerini artırmakla kalmayıp aynı zamanda iş gücü piyasasına daha donanımlı ve hazır bireyler olarak katılmalarına imkân sağlayacağı ifade edildi. Kamu üniversite ve özel sektör işbirliği güçleniyor İmzalanan protokolün, kamu kurumları, üniversite ve özel sektör arasında kurulan güçlü iş birliğinin somut bir örneği olduğu vurgulandı. Bu modelin, yerel ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmede önemli bir rol üstleneceği belirtildi. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, protokolün imzalanmasının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz, Zonguldak İŞKUR İl Müdürlüğümüz, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası ile BİM Birleşik Mağazalarının kıymetli katkılarıyla önemli bir iş birliğini daha hayata geçirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kamu, özel sektör ve üniversiteler arasındaki iş birliği, günümüz dünyasında nitelikli iş gücü yetiştirmenin en önemli yollarından biridir. Bu protokol de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır. Eğitim süreci sonunda kursiyerlerimizin iş gücü piyasasına daha donanımlı şekilde katılmaları ve istihdam edilmeleri en temel hedefimizdir. Protokolün üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."