GÜNDEM
BEUN Bilim Kafe’de Ahmet Yenilmez’den "Sanat, Toplum ve Sahne" söyleşisi 07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:58:53 Toplumsal duyarlılığı artırmaya yönelik etkinliklerine aralıksız devam eden Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), "Bilim Kafe" buluşmaları kapsamında sanat ve toplum ilişkisini ele alan anlamlı bir programa daha imza attı. BEUN Bilim İletişimi Ofisi tarafından hazırlanan, tiyatro sanatçısı Ahmet Yenilmez’in konuk olduğu "Sanat, Toplum ve Sahne" başlıklı söyleşi, vatandaşlarla buluştu. Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) karar ve teşvikleri doğrultusunda, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in girişimleriyle kurulan Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen etkinlikte, usta tiyatro sanatçısı Ahmet Yenilmez sanatseverlerle bir araya geldi. Zonguldak Demirpark Alışveriş Merkezinde gerçekleştirilen programın moderatörlüğünü BEUN Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin üstlenirken, Ahmet Yenilmez "Sanat, Toplum ve Sahne" başlıklı söyleşide sanat yolculuğunu ve birikimlerini katılımcılarla paylaştı. Programda kendi tiyatro ve oyunculuk serüvenine değinen Yenilmez, Deli Yürek ve Ekmek Teknesi gibi Türk televizyon tarihine damga vurmuş yapımlarda yer almasının kariyerinde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Bu süreçte birlikte çalışma fırsatı bulduğu yönetmen Osman Sınav’ın disiplinli çalışma anlayışından etkilendiğini belirten Yenilmez, sanat hayatında edindiği tecrübeleri samimi bir dille aktardı. Sanatın yalnızca sahneyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yenilmez, Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasından ve edebi mirasından ilham aldığını dile getirerek, sanatın milli ve manevi değerlerle güçlü bir bağ kurduğuna dikkat çekti. Tiyatroyu toplumun her kesimine ulaştırmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade eden Yenilmez, bu anlayış doğrultusunda oyunlarını çoğu zaman ücretsiz sahneleyerek herkesin sanata erişebilmesine katkı sunmaya gayret ettiğini söyledi. Sanatın birey ve toplum üzerindeki rolüne de değinen Yenilmez, tiyatronun yalnızca bir sahne sanatı olmadığını; aynı zamanda toplumsal hafızayı canlı tutan, değerleri aktaran ve farkındalık oluşturan güçlü bir iletişim aracı olduğunu vurguladı. Sanatın insan hayatındaki yerini örneklerle anlatan Yenilmez, sahne deneyimlerinden kesitler sunarak katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Programın sonunda Ahmet Yenilmez, nazik davetleri ve bilim ile sanatı buluşturan bu anlamlı organizasyon için BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarını sundu. Ayrıca programın gerçekleştirilmesine katkı sağlayan Demirpark Alışveriş Merkezi yönetimine teşekkür etti. Yoğun katılımın olduğu söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:53 Suriyeli Abdülkerim Ömer’e cami cemaatinden anlamlı uğurlama Türkiye’de son dönemde Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşleri hızlanırken, Bursa’da yaşanan bir veda töreni yüreklere dokundu. "Sarı Cami" cemaati, yıllardır aralarında olan 68 yaşındaki Suriyeli komşuları Abdülkerim Ömer’i dualarla, helallik alarak ülkesine uğurladı. Resmi verilere göre 2024’ten bu yana gönüllü geri dönüşler artarken, birçok Suriyeli komşusuna bile haber vermeden gidiyor. Bursa’da bir mahalle sakini durumu "Farkına varmasak da Suriyeli misafirler bir bir dönüyorlar. Toplum olarak nerdeyse teneke çalacağız" sözleriyle özetledi. Bu sessiz vedaların arasında Sarı Cami cemaati farklı bir tablo çizdi. Mahallede "Abdülkerim Abi" olarak tanınan Suriyeli komşu, ülkesine dönme kararı alınca cami cemaati tarafından adeta törenle uğurlandı. Namaz sonrası avluda toplanan cemaat, Abdülkerim Ömer ile tek tek kucaklaşıp helalleşti. Gözyaşlarının tutulamadığı veda, "Çok derin ve güzel izler bıraktı" diyen mahalleli, Abdülkerim’in yıllardır cami temizliğinden, cenaze işlerine kadar her işe koştuğunu anlattı. Cami cemaatinden bir kişi o anları şöyle aktardı: "Bütün cemaat helalleşmek için sıraya girdik. Sanıyorum törenle uğurlanan başka Suriyeli yoktur. Komşuluğu, dürüstlüğü, güler yüzüyle hepimize örnek oldu. Gitmesi bizi üzdü ama vatanına kavuşmasına da sevindik." Sarı Cami İmamı, "Abdülkerim Ömer kardeşimiz 8 yıldır cemaatimizdendi. Bir gün bile kimseyi kırmadı. Bu veda, ensar-muhacir kardeşliğinin, misafirlik hukukunun nasıl yaşanması gerektiğini gösterdi" dedi. Abdülkerim Ömer’in Halep’teki köyüne döneceği, geride bıraktığı dostlarına da selam gönderdiği öğrenildi. Uzmanlar, gönüllü geri dönüşlerin artmasında Suriye’de güvenli bölgelerin oluşmasının etkili olduğunu belirtirken çoğu dönüşün sessiz sedasız gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Sarı Cami’deki bu vefa örneği ise ayrılırken helalleşmenin önemini gözler önüne serdi.
Kula protokolü bayramlaştı
20 Mart 2026 Cuma - 13:50 Kula protokolü bayramlaştı Kula’da Ramazan Bayramı dolayısıyla protokol üyeleri düzenlenen bayramlaşma programında bir araya gelerek bayramlaştı. Kaymakam Talha Altuntaş önderliğinde Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bir araya gelip bayramlaşan protokol üyeleri, uzun süre sohbet etti. Programda konuşan Kaymakam Talha Altuntaş, bayramın birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğine dikkat çekti. Altuntaş, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel günler olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayının manevi iklimini geride bırakarak bir bayrama daha ulaşmanın huzur ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendiren, yardımlaşma ve dayanışma duygularımızı en üst seviyede hissettiğimiz müstesna zamanlardır. Bu özel günlerde dargınlıkların ve kırgınlıkların geride bırakılması, sevgi, saygı ve hoşgörünün hâkim olması en büyük temennimizdir. Özellikle ihtiyaç sahiplerini gözettiğimiz, büyüklerimizi ziyaret ettiğimiz, çocuklarımızın bayram sevincine ortak olduğumuz bu günler, toplumsal bağlarımızı daha da güçlendirmektedir. Kula’mızda da bu güzel birlik ve beraberlik tablosunu görmek bizleri son derece memnun etmektedir. İnşallah bu dayanışma ruhunu sadece bayramlarda değil, yılın her gününde yaşatmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde nice bayramlara ulaşmayı diliyorum."
Çalı süpürgesi teknolojiye direniyor
20 Mart 2026 Cuma - 13:25 Çalı süpürgesi teknolojiye direniyor Eskiden her evin vazgeçilmezi olan çalı süpürgeleri, teknolojik temizlik araçlarının yükselişine rağmen kırsal kesimde hala kullanılırken, ustaların emeğiyle hazırlanan süpürgeler, adeta zamanla yarışıyor. Bir dönem her evin en temel ihtiyaçlarından olan ve günümüzde kullanımı azalan çalı süpürgesi, semt pazarlarında satılmaya devam ediyor. Zamanla kullanımı azalan bir dönemin ana temizlik aracı çalı süpürgesi, özellikle kırsal kesimde tercih edilebiliyor. Türkiye’nin bazı bölgelerinde sayılı ustalar tarafından üretilen çalı süpürgeleri, şimdilerde ise adeta teknolojiye direniyor. Süpürge otunun hasadı, temizlenmesi, kükürtle kurutulması, belirli bir boy haline getirilmesi, tek tek ayrılması, tutma yerinin yapılması ve dikiş atılması gibi birçok aşamadan geçen süpürgeler, ustaların dokunuşlarından sonra tam bir süpürge halini alarak ev ve iş yerlerinde hala kullanılıyor. Eskiden her bölgede süpürge üretildiğini ancak son teknoloji temizlik araçları çıkınca süpürge üreticilerinin de yavaş yavaş bu işi bıraktığını haliyle bir zamanlar semt pazarlarında sıkça görülen çalı süpürgelerinin artık satışının da azaldığına dikkat çeken esnaflardan Çetin Büyüktarakçı; "Bu çalı süpürgeleri bir zamanlar evlerin olmazsa olmazıydı ama şimdilerde teknoloji ile birlikte bu süpürgelere rağbet azaldı. Tabi eskisi kadar rağbet yok. Hayvancılık günden güne azaldığı için, birde artık eskisi gibi bu süpürgeleri yapan da yok. Biz eski esnaflar yine bulunduruyoruz elimizde. Bizlerde de bitti mi bu işler bitti demektir. Çok şükür yine soran, alan oluyor. Şuan çalı süpürgelerin fiyatı boylarına göre 100 ila 150 TL arasında değişiyor. Kırsal kesimlerde hala daha tabi tercih ediliyor bu süpürgeler. Bunların yapımı da tabi zahmetli. Baya zor iş. Akşamdan yıkıyorlar, bağlıyorlar. Bayağı zahmetli bir iş tabi. Emek var. Zanaat bunlar da tabi. Yapan az kişi var. Onlar da bitti mi bitecek bu. Yeni nesil bunu bilmeyecek. 5-10 seneye kadar bunlar da pek kalmaz. Şimdi elektrik süpürgeleri var. Süpürme işi bitmez sonuçta. Teknoloji gelişiyor, elektrikli süpürge biter başka bir şey çıkar. Sonuçta evler temizlenmeye devam edecek" dedi.
Bayramların geleneksel ikramı: Türk kahvesi
20 Mart 2026 Cuma - 13:04 Bayramların geleneksel ikramı: Türk kahvesi Gastronomi şehri Gaziantep’te bayram ziyaretlerinde ikram edilen Türk kahvesi geçmişten gelen kültürel bir gelenek olarak öne çıkıyor. Bayramlarda Türk kahvesine olan ilgi geleneksel ikram kültürü nedeniyle artarken, bayram ziyaretine gelen misafirlere baklavadan sonra ikram edilen, sohbetleri tatlandıran ve "kırk yıl hatırı" olan Türk kahvesi, bayram ziyaretlerinin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Baklava ve kurabiye gibi yapılan ikramlarla bayramı renklendiren Türk kahvesi, hem kültürel hem de sosyal açıdan önemli bir yere sahip olmanın yanı sıra kahve, sohbetlerin eşlikçisi olarak da öne çıkıyor. Geleneksel Türk kahvesiyle başlayan bayram ziyaretlerinde gün boyu misafirliklerde kahve ikramları devam ediyor. Ramazan Bayramı’nda kahve tüketimi bayram ziyaretleri sırasında farklılık gösteriyor. Ailelerin bir araya geldiği bayram sabahında Türk kahvesi hem koyu sohbetin eşlikçisi oluyor hem de bayramın değişmez lezzetleri olan baklava, fıstık ezmesi ve kurabiye gibi tatlılarla birlikte sunuluyor. Türk kahvesi bayramdaki bu özel anları daha keyifli hale getirirken, sindirim sistemine yardımcı olması nedeniyle özellikle ağır yemeklerin ardından tercih ediliyor. Bayramda kahve, sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir araya gelerek geçirilen değerli zamanların da bir simgesi haline geliyor. Ramazan Bayramı’na saatler kala UNESCO tarafından gastronomi dalında fark oluşturan şehirler ağına dahil edilen Gaziantep’te bayram hazırlıkları hız kazandı. Vatandaşlar çarşı ve pazarlarda alışverişlerini sürdürürken en fazla talep ise Türk kahvesine oldu. Tarih ve kültür şehri Gaziantep’te Ramazan Bayramı öncesinde geleneksel Türk kahvesine artan ilgiyle karşılaşan esnaf, özellikle bayram öncesi günlerde kahve satışlarında ciddi bir artış yaşandığını ifade ediyor. Türk kahvesinin yanı sıra Gaziantep mutfağına ait özel lezzetlerden birisi olan ve Türkiye’de coğrafi işaret tescilinin alınmasının ardından Avrupa Birliği’nde de tescillenen Menengiç kahvesine de büyük bir ilginin olduğunu belirten esnaf, Bayram sabahı hem Türk hem de menengiç kahvesinin ziyarete gelen misafirlere ikram edilen geleneksel bir içecek olduğunu vurguluyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda kahve çekimi ve satışı yapan Berat Aydın, Türk ve menengiç kahvesinin kentte köklü bir kültüre sahip olduğunu belirtti. Kahve kültürünün bayramların yanı sıra normal günlerde de halk arasında oldukça yaygın bir kültür olduğunu belirten Aydın, "Vatandaşlarımız bayramda evlerine gelen misafirlerine ikram etsinler diye hem Türk hem de Avrupa Birliği tarafından tescillenen menengiç kahvesi çekiyoruz. Bayram nedeniyle yoğunluk var. Hem Türk hem de menengiç kahvesine büyük ilgi var. Menengiç kahvesi Antep fıstığının olmamış halidir. Türk kahvesi de zaten Türklere ait olduğu için ilgi görüyor. her iki kahve de bayramda eve gelen misafirlere ikram ediliyor. Hemen hemen her iki kahveye ilgi var. Menengiç kahvesine daha fazla ilgi oluyor. Çünkü geçmişten de günümüze geldiği ve Avrupa Birliği tarafından da tescillenmiş bir ürün olduğu için menengiç kahvesine fazla ilgi var. Fakat Türk kahvesi de menengiç kahvesi kadar ilgi görüyor" dedi. Bayram öncesinde özellikle tek çekimlik Türk kahvesi satışlarının yoğunluk kazandığını belirten Aydın, vatandaşların misafirlerine taze kahve ikram etmek için alışverişlerini genellikle bayrama birkaç gün kala yaptığını söyleyerek, "Kahve çekirdeğimiz Brezilya’dan geliyor. Burada seçtikten sonra kavurarak çekiyoruz. Menegiçte bizim yakın köylerden geliyor. Adıyaman ve Besni gibi yerlerden geliyor. Şu an bayram arifesi olduğu için bayağı bir yoğunluğumuz var" ifadelerini kullandı. Kahve fiyatlarıyla ilgili de bilgi veren Aydın, "Fiyatlarımızı enflasyona inat uygun şekilde tutmaya çalışıyoruz. Meningiç kahvesinde 1 kilogram taze çekimi 250 TL ve Türk kahvesinin 1 kilogram taze çekimi ise 500 TL’dir. Kahvelerimizi vatandaşımızın gözünüzün önünde çekip taze taze kendilerine ikram ediyoruz" şeklinde konuştu. Türk kahvesinin bayramların olmazsa olmaz ikramı olduğunu belirten vatandaşlardan Mehmet Davut Öztün ise, "Kahve Türk milletinin bir kültürüdür. Allah eksikliğini vermesin ve Gaziantepliler hem Türk hem de menengiç kahvesini tercih ediyoruz. İkisi de güzeldir" diye konuştu.