GÜNDEM
Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:42:50 Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:39 İstanbul Valisi Davut Gül: "Sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplanmıştır; kalanların tamamı da toplanacaktır" İstanbul Valisi Davut Gül, kentte sahipsiz köpeklerin yüzde 46’sının toplandığını kalanların tamamı da toplanacağını belirterek, "Kanunun emri nettir. Sahipsiz hayvanlar derhal toplanacak, kısırlaştırılacak ve uygun şartlarda barınaklarda tutulacaktır" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, sokaklardaki sahipsiz köpeklere yönelik yapılan çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İstanbul Valisi Gül, sahipsiz hayvanların kontrol altına alınmasının bir tercih değil, açık bir zorunluluk olduğunu belirterek, "Aşırı yaklaşımlar çözüm değildir; ne toplu itlaf ne de başıboşluk veya kontrolsüzlük kabul edilebilir. Kanunun emri nettir. Sahipsiz hayvanlar derhal toplanacak, kısırlaştırılacak ve uygun şartlarda barınaklarda tutulacaktır. İstanbul’da sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplanmıştır; kalanların tamamı da toplanacaktır. Sokaklarda sahipsiz tek bir köpek bulunmayacaktır. Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız, bu hayvanları yalnızca kendi evinde veya bahçesinde bakmak üzere sahiplenebilecektir. Yasaklı ırkların üretimi, satışı ve sahiplendirilmesi kanunen yasaktır. Bu kurallara aykırı hareket edenler hakkında idari ve adli işlem yapılmaktadır. Bu görev belediyelerindir. Tüm belediyeler bu yükümlülüğü derhal ve eksiksiz yerine getirecektir. İhmal ve gecikmeye kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir. Vatandaşlarımızın can güvenliği tartışmasız önceliğimizdir; kamu düzeni ve şehir güvenliği konusunda en küçük bir zafiyete dahi izin verilmeyecektir" dedi.
Evde sanat atölyesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:18 Evde sanat atölyesi Kayseri’de yaşayan seramik sanatçısı kadın, evine kurduğu atölyesi ile günün her saatinde sanatını bir oda yakından icra edebiliyor. Kayseri’de yaşayan Nurcihan Cihan, çocukluğundan beri kile ve seramik sanatına olan sevgisini akademik hayatıyla birleştirerek seramik sanatçısı oldu. Daha sonra çalıştığı yerlerde üretmeye devam eden Cihan, 26 yıl sonra kendi evine atölye kurmaya karar verdi. Evinin bir odasını tam teşekküllü bir atölyeye çeviren Nurcihan Cihan, yapacağı eserlerini önce çiziyor, sonra işlemlerini tamamlayıp yine odasında bulunan profesyonel seramik fırınından çıkararak sanata çeviriyor. Sanatını evine taşıdığını ve bunu yapabilmek için gereken seramik fırınını alabilmek için 26 yıl beklediğini söyleyen Nurcihan Cihan, "Ben seramikçiyim. KAYMEK’te de öğretmen olarak görev yapmaktayım. Seramik deyince çocukluğum derim. O bölümü okudum üniversitede. Daha sonra yüksek yaptım. Bu bitmeyen bir aşk hikayesi diyebilirim. Ben Kapadokya Kadınları teması ile çalışıyorum. Çünkü Erciyes milyonlarca yıl önce bir patlama yaşadı ve o tüfler de kadınlar gibi zamana direnen varlıklar. O yüzden ikisini birleştirerek bir çalışma yaptım ve kadının bugünkü direnişini anlatan çalışmalar yapmaya devam ediyorum. Ben uzun zamandır seramik yapıyorum ama bu konuyu bir yıldır ele aldım ve çok keyif alarak da devam ediyorum. Seramikle uğraşmaya doğdum doğalı desem, 3 yaşından beri desem abartı olmaz. Doğduğum yer olan Yeşilhisar’daki bir çayda başladı aslında çamurla oynama merakı. Eğitim hayatım da seramikle devam etti. Güzel Sanatlar okuma fırsatım oldu. Çamurla orada buluştum, harika hocalarla çalıştım ve bugünlere kadar bir yolculuk devam etti. Evime taşıdım bu işi. 26 sene bekledim bir seramik fırınım olsun diye. Sonra ev alımıyla beraber fırınımı yerleştirdim. Odaları birleştirdim, evimde bir atölyem var ve burada kadına sanatsal bir dokunuş ile devam ediyorum. Kapadokya ve Kadın temasını birleştirdim ve güzel işler yapıyor ve sergiliyorum" dedi. Cihan, sanatına bir oda ötede olduğunu ve bunun çok büyük bir özgürlük olduğunu söyleyerek, "Bence bu çok büyük özgürlük. Yani eğer benim bir atölyem başka bir mekanda olsaydı ya da bir yerleşkede olsaydı ya da evimin dışında bir yerde olsaydı ben gecenin bir vakti kalktım, işte fırınım ne alemde, işlerim kurudu mu ya da şu an şunu yapmam gerekiyor hadi hemen yapayım deme şansına sahip olamayacaktım. Bir oda kadar yakınım atölyeme, bir yürüme mesafesi kadar ve ilhamın geldiği her an ben bu işi çok rahatlıkla yapabiliyorum ve takip edebiliyorum. Tabi ki önce ilham gelmesi gerekiyor. Sonra bir defterim var, o deftere çizimler yapıyorum. Zaten bir tema var, bir hikaye var. Bütün çalışmalarımın bir hikayesi var. Yaptığım çizimleri Kapadokya toprağıyla, Avanos toprağıyla birleştirerek önce tabii ki yoğurma aşaması, şekillendirme aşaması, rötuşu, bisküvi pişirimi, sırlaması ve fırından çıkış ki zaten en kıymetli kısmı. Sonra izleyiciyle buluşma kısmı oluyor. Benim insanlara tavsiyem de üretsinler. Sadece sanatsal anlamda değil, el sanatları anlamında da mutlaka üretsinler derim" ifadelerini kullandı.
Sandık ustası: "Maraş sandığında silah saklanmaz"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:14 Sandık ustası: "Maraş sandığında silah saklanmaz" Kahramanmaraş’taki okul saldırganının Maraş sandığından silahları almasına ilişkin sandık ustası Ramazan Nedirli, "Bu sandıklar güvenlik kasası değildir, tornavidayla dahi açılabilir. Bu sandıkta saklanması doğru değildir" dedi. Ayser Çalık Ortaokulu’da biri öğretmen 8 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli, ifadesinde silahları Maraş sandığında sakladığını belirtmişti. Kahramanmaraşlı sandık ustasından açıklama geldi 40 yıldır Kahramanmaraş’ta sandık ustalığı yapan Ramazan Nedirli ise konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Nedirli, sandıkların halk arasında ’mücevher sandığı’ ya da ’çeyiz sandığı’ olarak adlandırıldığını belirterek, "Bu, bizim ’mücevher sandığı’ dediğimiz sandıktır. Şifreli yapılır; amaç çocukların takılara ve ziynet eşyalarına dokunmamasıdır. Ancak bu sandıklar güvenlik kasası değildir. Tornavidayla dahi açılabilir. Kapağından az bir zorlamayla açılabilecek yapıdadır. Bu nedenle silahın bu sandıkta saklanması doğru değildir" ifadelerini kullandı. "Silah, çelik kasada olur" Silah muhafazasının çelik kasalarda ve yüksek güvenlikli sistemlerle yapılması gerektiğini vurgulayan Nedirli, "Silah, çelik kasada olur ve şifresi kimseyle paylaşılmaz. Sadece saklayan kişi bilir. Maraş çeyiz sandıkları ise tarih boyunca çeyiz, bohça, takı ve ziynet eşyası koymak için kullanılmıştır. Bu sandıklara silah konmaz" ifadelerini kullandı. "Sorumluluk, silahları bu şekilde muhafaza eden kişide" Yaşanan elim olaydan dolayı büyük üzüntü duyduklarını dile getiren Nedirli, "Söz konusu Maraş sandığında silah saklanmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Hayatını kaybedenlerin ailelerine sabırlar diliyoruz. Bu olayda sorumluluk, silahları bu şekilde muhafaza eden kişidedir" diye konuştu.
Mersin Büyükşehir, uluslararası standartlarda yönetim modeliyle öncü oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:09 Mersin Büyükşehir, uluslararası standartlarda yönetim modeliyle öncü oldu Yurttaş odaklı yönetim anlayışını uluslararası standartlarla uyumlu hale getiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, uyguladığı entegre yönetim sistemleriyle hizmet kalitesini artırarak kurumsal yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Kalite Yönetimi ve Kent Araştırmaları Şube Müdürlüğü koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 6 farklı entegre yönetim sistemiyle süreçlerini daha sürdürülebilir ve ölçülebilir hale getiriyor. ’ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO 39001 Yol Trafik Güvenliği Yönetim Sistemi ve ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi’ni bünyesinde barındıran belediye, hizmetlerini uluslararası standartlarda yürütüyor. Uygulanan sistemler sayesinde risklerin önceden tespit edilerek önlem alındığı, kaynakların daha verimli kullanıldığı ve hizmet kalitesinin ölçülebilir hale getirildiği belirtildi. Aynı zamanda vatandaşlardan gelen talep, öneri ve şikayetlerin etkin şekilde yönetilmesi, çevresel etkilerin azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve çalışan güvenliğinin sağlanması gibi birçok alanda önemli kazanımlar elde ediliyor. Türk Standartları Enstitüsü tarafından yapılan denetimlerle tescillenen sistemlerin etkinliği, düzenli iç tetkiklerle de sürekli olarak değerlendiriliyor. Süreçlerin tarafsız bir bakış açısıyla analiz edilerek geliştirildiği ifade edildi. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği 2019 yılından bu yana kalite ve güvenilirlik odaklı bir yönetim anlayışı benimsediği, hedefin belge sayısını artırmaktan ziyade sistem kültürünü tüm birimlerde güçlendirmek olduğu vurgulandı. Kalite Yönetimi ve Kent Araştırmaları Şube Müdürü Jülide Şahin ise yaptığı açıklamada, sürdürülebilir ve veriye dayalı bir yönetim anlayışını kurumsallaştırdıklarını belirterek, "Kalite anlayışımız; ölçmek, izlemek ve sürekli iyileştirmek üzerine kurulu. 6 entegre sistem ile kurumsal hafızamızı güçlendiriyoruz. Düzenli iç tetkiklerle süreçlerimizi değerlendiriyor, elde edilen bulgular doğrultusunda gerekli iyileştirmeleri kararlılıkla uyguluyoruz" dedi. Yakın zamanda Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi belgesini de aldıklarını kaydeden Şahin, bu sayede vatandaş geri bildirimlerinin daha sistematik ve ölçülebilir hale getirildiğini ifade etti. Yeni hedeflerle çalışmaların sürdüğünü belirten Şahin, Mersin Büyükşehir Belediyesinin yol trafik güvenliği başta olmak üzere birçok alanda Türkiye’ye örnek bir model oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Eskişehir’de kurbanlıklar tükenmeye başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:04 Eskişehir’de kurbanlıklar tükenmeye başladı Eskişehir’de kurbanlıkların şimdiden tükenmeye başladığını söyleyen hayvan satıcıları, uygun fiyata alışveriş yapmak isteyenlerin son güne kalmamasını tavsiye ediyor. 2026 yılı Kurban Bayramı, 26 Mayıs Salı günü arife olmak üzere 27-30 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak. Yaklaşık 1 aylık bir zamanın kaldığı bayram için hazırlıklar yapılırken, hayvancıların müşterilerle pazarlığı başladı. Eskişehir’de hayvancılıkla uğraşan Baran Türkmen, kurbanlıkların şimdiden tükenmeye başladığını söyledi. Türkmen, uygun fiyata alışveriş yapmak isteyenlerin son güne kalmamaları gerektiğini ifade etti. "Kurbanlıklarımız bitti sayılır" Satışların tüm hızıyla devam ettiğini belirten Baran Türkmen, "Geçen seneye göre fiyatlarımız da pek değişmedi; her bütçeye göre hayvanımız mevcut. Her sene müşterilerimiz artarak çoğalıyor. Biz toptan da hayvan verdiğimiz için şu anda sayı hemen hemen bin taneye yaklaşmak üzere. Yaklaşık bin civarında kurbanlık vasfı taşıyan hayvan bitmek üzere. Son günleri bekleyen vatandaşlarımıza şöyle bir çağrımız var. Tabii bu bütçeyle alakalı bir durum ama ’son gün hesaplı hayvan alırız’ diye bekliyorlarsa bence o yanılgıya girmesinler. Çünkü bu sene genel olarak çiftliklerde kurbanlıklar erken bitti. Dişi ve erkek kurbanlıkların hepsi şu anda tükenmek üzere. Fiyatların düşeceğini sanmıyorum, aksine yükseleceğini düşünüyorum. O yüzden erken zamanda bildikleri yerde kurbanlıklarını almalarını tavsiye ediyorum" dedi.
BEUN’da Arapça Bilgi Yarışması  düzenlendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:02 BEUN’da Arapça Bilgi Yarışması düzenlendi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfı öğrencileri arasında düzenlenen Arapça Bilgi Yarışması, Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda yoğun katılım ve büyük bir heyecan içerisinde gerçekleştirildi. Programa, BEUN Rektörü ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melih Geniş, akademik personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrencilerin Arapça dil becerileri ile genel kültür alanındaki bilgi birikimlerini sergileme imkânı bulduğu yarışma, eğitim-öğretim faaliyetlerini sosyal ve kültürel etkinliklerle destekleme amacıyla düzenlendi. Program, öğrencilerin derslere olan ilgisini artırmasının yanı sıra takım ruhu, özgüven ve iletişim becerilerinin gelişimine de katkı sundu. Etkinlik, öğrenciler ve izleyicilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Yarışma süresince katılımcılar, Arapça dil bilgisi ve genel kültür alanlarında yöneltilen soruları yanıtlayarak bilgi düzeylerini ortaya koydu. Program kapsamında seyircilere de çeşitli sorular yöneltilirken, yarışmanın sonunda Hazırlık A Sınıfı birincilik elde etti. Yarışma sonrası BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından yarışmacılara ödülleri takdim edildi. Program hakkında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanında sosyal, kültürel ve kişisel yönlerden de desteklenmesini önemsediklerini belirterek, İlahiyat Fakültesinde gerçekleştirilen bu anlamlı organizasyonun öğrencilerin yabancı dil öğrenme motivasyonuna önemli katkı sunduğunu ifade etti. Özölçer, öğrencilerin bilgi ve yeteneklerini sergileyebilecekleri bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini kaydetti. Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
BEUN’dan nitelikli işgücü hamlesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:02 BEUN’dan nitelikli işgücü hamlesi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Zonguldak Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) ile BİM Birleşik Mağazalar iş birliğinde "Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı Kapsamında Mesleki Eğitim Kursları Protokolü" imzalandı. Rektörlük Senato Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Okan Şentürk ile BİM Birleşik Mağazaları Mali ve İdari İşler Müdürü Ayhan Sarı katıldı. Protokol kapsamında düzenlenecek mesleki eğitim kursları ile katılımcıların sektörel ihtiyaçlara uygun şekilde yetiştirilmesi, eğitim sürecinin ardından ise istihdama doğrudan kazandırılması hedefleniyor. Programın, kursiyerlerin yalnızca mesleki yeterliliklerini artırmakla kalmayıp aynı zamanda iş gücü piyasasına daha donanımlı ve hazır bireyler olarak katılmalarına imkân sağlayacağı ifade edildi. Kamu üniversite ve özel sektör işbirliği güçleniyor İmzalanan protokolün, kamu kurumları, üniversite ve özel sektör arasında kurulan güçlü iş birliğinin somut bir örneği olduğu vurgulandı. Bu modelin, yerel ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmede önemli bir rol üstleneceği belirtildi. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, protokolün imzalanmasının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz, Zonguldak İŞKUR İl Müdürlüğümüz, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası ile BİM Birleşik Mağazalarının kıymetli katkılarıyla önemli bir iş birliğini daha hayata geçirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kamu, özel sektör ve üniversiteler arasındaki iş birliği, günümüz dünyasında nitelikli iş gücü yetiştirmenin en önemli yollarından biridir. Bu protokol de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır. Eğitim süreci sonunda kursiyerlerimizin iş gücü piyasasına daha donanımlı şekilde katılmaları ve istihdam edilmeleri en temel hedefimizdir. Protokolün üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."
Evde sanat atölyesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:55 Evde sanat atölyesi Kayseri’de yaşayan seramik sanatçısı Nurcihan Cihan, evine kurduğu atölyesi ile günün her saatinde sanatını bir oda yakından icra edebiliyor. Kayseri’de yaşayan Nurcihan Cihan, çocukluğundan beri kile ve seramik sanatına olan sevgisini akademik hayatıyla birleştirerek seramik sanatçısı oldu. Daha sonra çalıştığı yerlerde üretmeye devam eden Cihan, 26 yıl sonra kendi evine atölye kurmaya karar verdi. Evinin bir odasını tam teşekküllü bir atölyeye çeviren Nurcihan Cihan, yapacağı eserlerini önce çiziyor, sonra işlemlerini tamamlayıp yine odasında bulunan profesyonel seramik fırınından çıkararak sanata çeviriyor. Sanatını evine taşıdığını ve bunu yapabilmek için gereken seramik fırınını alabilmek için 26 yıl beklediğini söyleyen Nurcihan Cihan, "Ben seramikçiyim. KAYMEK’te de öğretmen olarak görev yapmaktayım. Seramik deyince çocukluğum derim. O bölümü okudum üniversitede. Daha sonra yüksek yaptım. Bu bitmeyen bir aşk hikayesi diyebilirim. Ben Kapadokya Kadınları teması ile çalışıyorum. Çünkü Erciyes milyonlarca yıl önce bir patlama yaşadı ve o tüfler de kadınlar gibi zamana direnen varlıklar. O yüzden ikisini birleştirerek bir çalışma yaptım ve kadının bugünkü direnişini anlatan çalışmalar yapmaya devam ediyorum. Ben uzun zamandır seramik yapıyorum ama bu konuyu bir yıldır ele aldım ve çok keyif alarak da devam ediyorum. Seramikle uğraşmaya doğdum doğalı desem, 3 yaşından beri desem abartı olmaz. Doğduğum yer olan Yeşilhisar’daki bir çayda başladı aslında çamurla oynama merakı. Eğitim hayatım da seramikle devam etti. Güzel Sanatlar okuma fırsatım oldu. Çamurla orada buluştum, harika hocalarla çalıştım ve bugünlere kadar bir yolculuk devam etti. Evime taşıdım bu işi. 26 sene bekledim bir seramik fırınım olsun diye. Sonra ev alımıyla beraber fırınımı yerleştirdim. Odaları birleştirdim, evimde bir atölyem var ve burada kadına sanatsal bir dokunuş ile devam ediyorum. Kapadokya ve Kadın temasını birleştirdim ve güzel işler yapıyor ve sergiliyorum" dedi. Cihan, sanatına bir oda ötede olduğunu ve bunun çok büyük bir özgürlük olduğunu söyleyerek, "Bence bu çok büyük özgürlük. Yani eğer benim bir atölyem başka bir mekanda olsaydı ya da bir yerleşkede olsaydı ya da evimin dışında bir yerde olsaydı ben gecenin bir vakti kalktım, işte fırınım ne alemde, işlerim kurudu mu ya da şu an şunu yapmam gerekiyor hadi hemen yapayım deme şansına sahip olamayacaktım. Bir oda kadar yakınım atölyeme, bir yürüme mesafesi kadar ve ilhamın geldiği her an ben bu işi çok rahatlıkla yapabiliyorum ve takip edebiliyorum. Tabi ki önce ilham gelmesi gerekiyor. Sonra bir defterim var, o deftere çizimler yapıyorum. Zaten bir tema var, bir hikaye var. Bütün çalışmalarımın bir hikayesi var. Yaptığım çizimleri Kapadokya toprağıyla, Avanos toprağıyla birleştirerek önce tabii ki yoğurma aşaması, şekillendirme aşaması, rötuşu, bisküvi pişirimi, sırlaması ve fırından çıkış ki zaten en kıymetli kısmı. Sonra izleyiciyle buluşma kısmı oluyor. Benim insanlara tavsiyem de üretsinler. Sadece sanatsal anlamda değil, el sanatları anlamında da mutlaka üretsinler derim" ifadelerini kullandı. (EK
Aydın’da Kurban Tanıtım Toplantısı düzenlendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:54 Aydın’da Kurban Tanıtım Toplantısı düzenlendi Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından yürütülen vekaletle kurban organizasyonuna ilişkin bilgilendirme toplantısı Aydın’da gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Halit Güldemir’in katılımıyla İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Toplantı, İl Müftüsü Hasan Güneş’in açılış konuşmasıyla devam etti. Güneş konuşmasında, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı’nın toplumsal sorumluluk alanındaki çalışmalarına değinerek, özellikle vekaletle kurban organizasyonunun yurt içi ve yurt dışındaki önemine dikkat çekti. Programda konuşan Strateji Geliştirme Başkanı Halit Güldemir ise din görevlilerinin sahadaki rolüne vurgu yaparak, "Kimsesizlerin kimsesi olma yolunda kapısını çalmadığınız kimse kalmasın" ifadelerini kullandı. Güldemir, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla yürütülen kurban faaliyetlerinin yurt içi ve yurt dışında gönül köprüleri kurduğunu belirterek, bu çalışmaların birçok insanın İslam ile tanışmasına vesile olduğunu ifade etti. Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı iş birliğinde; 81 il, 922 ilçe, 81 ülke ve 398 bölgede kurban payı dağıtımı gerçekleştirildiğini aktaran Güldemir, 2026 yılı için kurban hisse bedellerinin yurt içinde 18 bin TL, yurt dışında ise 7 bin TL olarak belirlendiğini açıkladı. Programda ayrıca sürecin güven, şeffaflık ve hassasiyet içerisinde yürütülmesinin önemine dikkat çekilirken, sahada görev alacak din görevlilerine başarı dileklerinde bulunuldu. Program sonunda 2025 yılı vekaletle kurban organizasyonunda özveriyle görev yapan din görevlilerine plaket takdim edilirken; toplantıya il müftü yardımcıları, ilçe müftüleri, şube müdürleri, vaizler, imam hatipler, müezzin kayyımlar ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı.