GÜNDEM
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:09 Bakan Tekin: "Milli şuurumuz, milli bilincimiz her daim zinde olmalı" Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Emperyal güçlerin gözü kulağı bizim üstümüzde. Dolayısıyla bizim milli şuurumuz, milli bilincimiz her daim zinde olmalı" dedi. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Büyük Çamlıca Camii’nde bulunan 1071 Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında "Ramazanı Kutluyorum Okulumu Süslüyorum" ödül törenine katıldı. Program kapsamında Ramazan Ayı boyunca süslenen okulların öğrencilerine Bakan Tekin tarafından ödülleri takdim edildi. Programın açılışında 9’uncu sınıf öğrencisi Emre Can Ermiş Kuran-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Etkinliğin gerçekleştirildiği salonda Bakan Tekin’e öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. "Bizim inancımızda samimiyetle yapılan işler, halisane niyetlerle yapılan işler bereketlendirilir" Törende konuşan Bakan Tekin, "Herkes bana teşekkür etti, ben de size teşekkür ediyorum. İyi ki kağıt üzerinde kalmayan bir genelgeyi bize yaşattınız. İyi ki Ramazan etkinliklerimize canı gönülden katıldınız. Ramazan’ın değerlerine sahip çıkan 500 binden fazla etkinliği okullarımızda iyi ki yaptınız. Allah hepinizden razı olsun arkadaşlar. Bizim inancımızda samimiyetle yapılan işler, halisane niyetlerle yapılan işler bereketlendirilir. Cenab-ı Allah yaptığımız işleri bereketlendirsin diye dua ederiz. Bunun başlangıç paradigması samimiyetle yapmış olmak. Biz de halisane bir biçimde bir yola çıktık. Dedik ki Milli Eğitim Bakanlığı’nın asli işi çocuklara millet olma bilincini kazandıracak, dünyada zulmün olmadığı, dünyada insan haklarının egemen olduğu, dünyada barışın egemen olduğu bir düzeni hep beraber inşa edecek bir değer silsilesiyle çocuklarımızı yetiştirebilir miyiz? Milli Eğitim’in ana işleri budur diye yola çıktık" dedi. "Müfredatta Haçlı Seferleri kavramını kaldırdık. Haçlı Saldırıları, doğrusu bu" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programları ve müfredatı değiştirdiklerini söyleyen Bakan Tekin, "Müfredatımızın içerisinde hiç farkında olmadığımız bize dayatılan bazı kavramlar var. Mesela çok masum bir şey gibi geliyor size, tarih kitaplarımızda Haçlı Seferleri diye öğretiliyor bize. Sefer dediğimizde bizim literatürümüzde makul bir şey, çok zararlı bir şey değil diye düşünüyoruz. Ama o bir saldırı. Dolayısıyla biz m müfredatımızın içerisinde hiç farkında olmadığımız bize dayatılan bazı kavramlar var. Mesela çok masum bir şey gibi geliyor size, tarih kitaplarımızda Haçlı Seferleri diye öğretiliyor bize. Sefer dediğimizde bizim literatürümüzde makul bir şey, yani böyle çok zararlı bir şey değil diye düşünüyoruz. Ama o bir saldırı. Dolayısıyla biz mesela müfredatta Haçlı Seferleri kavramını kaldırdık; Haçlı Saldırıları, doğrusu bu. Mesela daha masum bir ifade gibi var, coğrafi keşifler diyor. Coğrafi keşiflerin başlaması; coğrafi keşif değil, sömürgeciliğin başlangıcı aslında. Bunun gibi binlerce örnek var. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra iki kutuplu dünyanın bize dayattığı bir kavramsallaştırma var, Orta Asya kavramı. O da yanlış, doğrusu bilimsel literatürde de karşılığı Türkistan. Bunların hepsi bizim zihin dünyamızda. Lozan imzalandığında Ege Denizi yok. Nerede bu Ege Denizi? Niye Lozan’da Ege Denizi demiyorlar? Çünkü denizin adı Adalar Denizi. Ege Denizi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Yunanistan’ın da biraz isteğiyle literatüre giren bir kavram. Tüm bunlar çok masum şeyler gibi gözüküyor ama bizim millet olma bilincimizi; devletimize, milletimize sıkı sıkıya bağlı olma şuurumuzu doğrudan etkileyen şeyler. Biz Milli Eğitim Bakanlığı’nda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programlarımızı değiştirirken bunlara çok hassas davrandık" ifadelerini kullandı. "Milli şuurumuz, milli bilincimiz her daim zinde olmalı" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile adaleti, barışı, insan haklarını ve millet olma bilinci ile ilgili etkinlikler yapıldığını aktaran Tekin şunları söyledi: "İsrail’in Gazze işgali başladığında okullarımızda daha Türkiye’de hiç hassasiyet oluşmamışken bir dakikalık saygı duruşuyla başladık. Ardından ertesi gün okullarımızı Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması temasıyla başlattık. Burada yaptığımız şey de dünyada barışı ve adaleti, dünyada insan haklarını arzu ediyoruz, bunun mücadelesini biz çocuklarımıza öğretiyoruz demek içindi. Sonra bahar yarıyılını başlatırken bayrak sevgisiyle başlattık. Sizler bayrağa olan sevginizi güncelleyin, bu konuda farkındalık oluşturalım diye. Bizim yapmamız gereken şeylerden bir tanesi. Hep şunu söylüyoruz: Emperyal güçlerin gözü kulağı bizim üstümüzde. Dolayısıyla bizim milli şuurumuz, milli bilincimiz her daim zinde olmalı. Bunu sağlamak için bizim bu anlamdaki önemli zamanları kullanmamız gerekiyor. Bunlardan bir tanesi de Ramazan ayıydı ve biz Ramazan ayında dedik ki çocuklarımıza merhamet, adalet, paylaşma, iyilik, doğruluk, dürüstlük gibi kavramları ki bunların hepsi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ana kavramları. Bu kavramları çocuklarımıza kazandıracak etkinlikler yapalım Ramazan ayında. Ama bunu yaparken, İsteğe bağlı yapacağız, mahremiyete saygı göstereceğiz. Bunu yaptık, sonra birileri ayaklandı. Bizim bu yaptıklarımızı Talibanizm olarak tanımladı. Bizim yaptıklarımızı Trump’ın ipine sarılmak olarak tanımladılar. Bizim genelgemizi gerici, sapkın bir azınlığın azgın görüşleri olarak tanımladılar. Şimdi böyle bir tablodan sonra sizin Ramazan ayı boyunca öğretmenlerinizle, ailelerinizle, sivil toplum örgütleriyle beraber yaptığınız etkinlikler benim açımdan çok daha büyük anlam taşıyor. O yüzden bu sürece destek olan öğretmenlerimize ve ailelerimize özellikle teşekkür ediyorum, Allah onlardan da razı olsun."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:06 Bodrum’da Engelliler Haftası farkındalık programı düzenlendi Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında farkındalık programı gerçekleştirildi. Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen programa Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkan Vekili Tanju Aksu, ilçe protokolü üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Düzenlenen kortej yürüyüşü eski otogardan başlayarak İskele (Barış) Meydanı’nda sona erdi. Vatandaşların da ilgi gösterdiği yürüyüşün ardından farkındalık etkinlikleri İskele (Barış) Meydanı’nda devam etti. Yahşi Özel Eğitim Uygulama Okulu ile Şehit Serkan Göker İlkokulu tarafından hazırlanan programda özel eğitim öğrencileri tarafından dans ve gösteriler sahnelendi. Etkinlikte öğrencilerin performansları izleyicilerden büyük alkış aldı. Program kapsamında Kerem Aydınlar Ortaokulu, Halk Eğitim Merkezi, Mumcular Fuat Erten Ortaokulu, Mahinur Cemal Uslu Ortaokulu ve Hüseyin Boyacı İlkokulu özel eğitim öğrencileri çeşitli gösteriler gerçekleştirdi. Ayrıca okul aile birlikleri tarafından meydanda çeşitli ürünlerin satışının yapıldığı stantlar açıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği stantlarda öğrencilerin hazırladığı ürünler sergilendi. Programda engelli bireylerin toplumsal yaşamda daha görünür olması ve farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekilirken düzenlenen etkinlikler sahne gösterileriyle sona erdi.
117 yıllık gelenek, bu senede devam etti
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:38 117 yıllık gelenek, bu senede devam etti Sakarya’nın Hendek ilçesi Dikmen Mahallesi’nde 117 yıldır sürdürülen toplu bayramlaşma ve keşkek ikramı geleneği, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde yakılan ateşlerde pişirilen 32 kazan keşkek, bayram namazının ardından yaklaşık 10 bin kişiye dağıtıldı. Hendek’in yüksek kesimlerinde bulunan Dikmen Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan asırlık gelenek bu yıl da sürdürüldü. Hava sıcaklıklarının düşmesine ve yağışlı havaya rağmen mahalle meydanında toplanan vatandaşlar, bayramlaşmanın ardından keşkek ikramına katıldı. Mahalle sakinlerinin imece usulüyle hazırladığı organizasyonda yaşlılar ve alana gelemeyenler için de evlere servis yapıldı. "Bayrağı babamdan devraldım" Yaklaşık 28 yıldır kazan başında olduğunu belirten keşkek ustası Cevat Akdağ, "Yaklaşık 30 ila 32 kazan keşkek yapıyoruz, 10 bin kişiye yetecek şekilde hazırlıyoruz. 28 senedir babamın yanında öğrenerek bu işi sürdürüyorum. Bayrağı bana teslim etti, ben de ileride çocuklarıma bırakacağım. Bu kadar insanı bir araya getirmek kolay değil, bu yüzden çok değerli bir gelenek" dedi. "Bir kazanla başladı, bugün onlarca kazana ulaştı" Organizasyonun geçmişine değinen Sıttık Polcucu ise "Dedelerimizden kalan bir gelenek. Biz şu an dördüncü kuşağı temsil ediyoruz. Herkesin katkısıyla imece usulüyle yapılıyor. İlk zamanlarda bir kazanla başlayan keşkek ikramı bugün 30’dan fazla kazana ulaştı. Hava şartlarına rağmen katılım oldukça yoğun. Ayrıca yaşlılar ve gelemeyenler için keşkekleri evlerine ulaştırıyoruz" diye konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Türkiye, tüm bu karmaşanın içerisinde bir güven adası olarak konumunu güçlü bir şekilde yürütüyor"
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:37 Bakan Uraloğlu: "Türkiye, tüm bu karmaşanın içerisinde bir güven adası olarak konumunu güçlü bir şekilde yürütüyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Ne yazık ki bir savaş süreci içerisindeyiz. Türkiye, tüm bu karmaşanın içerisinde bir güven adası olarak konumunu güçlü bir şekilde yürütüyor" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in ev sahipliğinde Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde bayramlaşma töreni düzenlendi. Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahattin Murat Yakın, ilçe belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, mahalle muhtarları, belediye personeli ile çok sayıda vatandaş katıldı. Bakan Uraloğlu, Başkan Genç ve beraberindekiler, vatandaşlarla tek tek bayramlaşarak bayramlarını tebrik etti. Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada, "Bütün hemşehrilerimin bayramını tebrik ediyorum. Bir Ramazan ayını daha tamamladık ve çok şükür bayrama ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Memleketimizde sizlerle birlikte olmanın sevincini paylaşıyoruz. Bu vesileyle, sizlerin aracılığıyla tüm hemşehrilerimin bayramını bir kez daha kutluyorum. Allah-u Teala bizleri nice bayramlara eriştirsin inşallah. Elbette isterdik ki bayramı tüm coğrafyamızda daha huzurlu bir ortamda kutlayalım. Ancak ne yazık ki bir savaş süreci içerisindeyiz. Özellikle ifade etmek isterim ki gerek Kuzey’imizde olan gerek Ortadoğu’da olan savaş noktalarında Cumhurbaşkanımızın çok yoğun gayretinin olduğunu, savaşların başlamaması ve mevcut çatışmaların sona ermesi adına çok yoğun bir gayreti bulunmaktadır. Türkiye, tüm bu karmaşanın içerisinde bir güven adası olarak konumunu güçlü bir şekilde yürütüyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye gerçekten bir güven adası. Bayram vesilesiyle Cumhurbaşkanımız da memleketi Rize’de hemşehrileriyle bayramlaştı. Bizler de burada belediyemizin düzenlediği bayramlaşma programını tamamladık. Artık çalışma sezonuna da girmiş bulunuyoruz. Gerek belediyelerimiz gerekse diğer kurumlarımızla birlikte şehrimizde biraz daha yoğun bir çalışma dönemini görmüş olacağız. İnşallah yılı bu şekilde verimli bir şekilde geçireceğiz" dedi. Bakan Uraloğlu, daha sonra beraberindekilerle birlikte AK Parti Trabzon İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı.
UDER’den hastanede tedavi gören çocuklara bayram ziyareti
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:31 UDER’den hastanede tedavi gören çocuklara bayram ziyareti Ulusal Çocuk Hakları Derneği (UDER), Ramazan Bayramı dolayısıyla Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören çocukları ziyaret ederek bayramlarını kutladı. Ulusal Çocuk Hakları Derneği (UDER) tarafından Ramazan Bayramı kapsamında Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk servisinde tedavi gören çocuklara yönelik ziyaret gerçekleştirildi. UDER Başkanı Yusuf Yıldırım’ın katılımıyla yapılan ziyarette, hastanede tedavileri süren çocukların bayramları kutlanarak çeşitli hediyeler verildi. Ziyaretin, çocukların moral ve motivasyonunu artırmak, bayram sevincini yaşamalarına katkı sağlamak amacıyla düzenlendiği belirtildi. Ziyarete ilişkin açıklamalarda bulunan UDER Başkanı Yusuf Yıldırım, çocukların yalnızca fiziksel sağlıklarının değil, psikososyal iyi oluşlarının da gözetilmesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, "Çocukların sağlık hizmetlerine erişimi kadar, kendilerini iyi hissetmeleri ve sosyal açıdan desteklenmeleri de büyük önem taşıyor. Özellikle bayram gibi özel günlerde bu çocukların yalnız olmadıklarını hissettirmek istiyoruz" dedi. Yıldırım, çocuk hakları yaklaşımının bütüncül bir anlayış gerektirdiğini ifade ederek, "Çocukların üstün yararını gözeten, ayrımcılığa izin vermeyen ve onların her yönüyle iyi olmasını hedefleyen çalışmalar yürütmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Bulanık’ta bayram geleneği yaşatılıyor
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:30 Bulanık’ta bayram geleneği yaşatılıyor Muş’un Bulanık ilçesinde yıllardır süregelen anlamlı bir bayram geleneği, bu yıl da aynı coşku ve özveriyle yaşatıldı. Yılmaz ailesi tarafından hazırlanan halise yemeğiyle binlerce kişiye ikram edildi. Bulanık ilçesine bağlı Örenkent köyünde merhum Hacı İdris Yılmaz tarafından başlatılan ve yıllardır sürdürülen halise (helise) ikramı, onun vefatının ardından çocukları Yasin, Yavuz ve Ferdi Yılmaz tarafından Bulanık merkezde devam ettiriliyor. Ramazan Bayramı namazının ardından kurulan kazanlarda hazırlanan halise yemeği, bayramlaşmaya gelen vatandaşlara ikram edildi. Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, İlçe Emniyet Müdürü Engin Arli ve çok sayıda vatandaş da programa katılarak bu anlamlı geleneğe ortak oldu. Yaklaşık bin kişilik hazırlanan halise yemeği, sadece programa katılanlara değil, evlerinden çıkamayan yaşlı vatandaşlara da paketlenerek ulaştırıldı. "24 saatlik emekle hazırlanıyor" Buğday kırması, kemiksiz et ve tereyağının birleşiminden oluşan halise yemeği, büyük bir emek ve sabır gerektiriyor. Çömleklerde uzun saatler boyunca pişirilen yemek, ardından tabaklara alınarak üzerine kızdırılmış tereyağı dökülüp servis ediliyor. Halise geleneğini sürdüren Yavuz Yılmaz, yemeğin hazırlanma sürecine dikkat çekerek, "Halise yemeği babalarımızdan kalan bir gelenektir. Bu yemek için yaklaşık 24 saat emek veriyoruz. İçine et koyarak uzun süre pişiriyoruz. Bayramdan sonra gelen misafirlerimize de ikram ediyoruz. Bu geleneğin devam etmesini istiyoruz" dedi. "Birlik ve beraberliğin simgesi" Büyük bir özveriyle hazırlanan halise, sadece bir yemek olmanın ötesinde, Bulanık’ta birlik, beraberlik ve paylaşma kültürünün önemli bir simgesi olarak öne çıkıyor. Bayram sabahı yapılan bu ikram, hem geçmişten gelen mirası yaşatıyor hem de toplumda dayanışma duygularını güçlendiriyor. "Bu gelenek yaşatılmaya devam edecek" Yılmaz ailesi, yıllardır sürdürdükleri bu geleneği gelecek nesillere aktarmakta kararlı olduklarını belirterek, "Allah birliğimizi daim eylesin. Nice bayramlarda tekrar bir araya gelmeyi nasip etsin. Bu geleneği yıllarca sürdüren babamız Hacı İdris Yılmaz’ın emanetini yaşatmaya devam edeceğiz. Katılan herkese teşekkür ediyoruz, inşallah gelecek bayramlarda yine buluşacağız" dedi.
117 yıllık gelenek, bu senede devam etti
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:24 117 yıllık gelenek, bu senede devam etti Sakarya’nın Hendek ilçesi Dikmen Mahallesi’nde 117 yıldır sürdürülen toplu bayramlaşma ve keşkek ikramı geleneği, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde yakılan ateşlerde pişirilen 32 kazan keşkek, bayram namazının ardından yaklaşık 10 bin kişiye dağıtıldı. Hendek’in yüksek kesimlerinde bulunan Dikmen Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan asırlık gelenek bu yıl da sürdürüldü. Hava sıcaklıklarının düşmesine ve yağışlı havaya rağmen mahalle meydanında toplanan vatandaşlar, bayramlaşmanın ardından keşkek ikramına katıldı. Mahalle sakinlerinin imece usulüyle hazırladığı organizasyonda yaşlılar ve alana gelemeyenler için de evlere servis yapıldı. "Bayrağı babamdan devraldım" Yaklaşık 28 yıldır kazan başında olduğunu belirten keşkek ustası Cevat Akdağ, "Yaklaşık 30 ila 32 kazan keşkek yapıyoruz, 10 bin kişiye yetecek şekilde hazırlıyoruz. 28 senedir babamın yanında öğrenerek bu işi sürdürüyorum. Bayrağı bana teslim etti, ben de ileride çocuklarıma bırakacağım. Bu kadar insanı bir araya getirmek kolay değil, bu yüzden çok değerli bir gelenek" dedi. "Bir kazanla başladı, bugün onlarca kazana ulaştı" Organizasyonun geçmişine değinen Sıttık Polcucu ise, "Dedelerimizden kalan bir gelenek. Biz şu an dördüncü kuşağı temsil ediyoruz. Herkesin katkısıyla imece usulüyle yapılıyor. İlk zamanlarda bir kazanla başlayan keşkek ikramı bugün 30’dan fazla kazana ulaştı. Hava şartlarına rağmen katılım oldukça yoğun. Ayrıca yaşlılar ve gelemeyenler için keşkekleri evlerine ulaştırıyoruz" diye konuştu.
Down sendromlu çocuklar Mersin Spor Kulübü ile aynı sahada buluştu
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:14 Down sendromlu çocuklar Mersin Spor Kulübü ile aynı sahada buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte down sendromlu bireyleri Mersin Spor Kulübü (MSK) basketbolcularıyla bir araya getirerek sporun birleştirici gücüyle farkındalık oluşturdu. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Down sendromlu bireylerin haklarına dikkat çekmek, toplumsal farkındalığı artırmak ve ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla ‘21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’ dolayısıyla, anlamlı ve renkli bir etkinliğe imza attı. Down sendromlu bireyler ile Mersin Spor Kulübü (MSK) oyuncularının bir araya geldiği etkinlikte, sporun birleştirici gücüyle sevgi ve dayanışmanın sınır tanımadığı gösterildi. Toplumsal farkındalığı artırmak ve özel bireylerin sosyal yaşamda daha güçlü ve görünür şekilde yer almasını desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir etkinlik düzenledi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte özel bireyler, MSK basketbolcuları ile aynı sahada buluştu. Kahkahaların, alkışların ve dostluk dolu anların sahaya yansıdığı etkinlikte özel bireylerle birlikte basketbol oynayan MSK sporcuları hem sporun coşkusunu paylaştı hem de farkındalık mesajı verdi. "Down sendromlu öğrencilerimizin varlığını her yerde fark ettirmeye çalışıyoruz" Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Engelsiz Yaşam Merkezi Mola Evi özel eğitim öğretmeni Fatma Esra Gökdal, her yıl 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında farklı etkinlikler düzenlediklerini belirterek, öğrencilerin toplumsal yaşamda daha görünür olmasını amaçladıklarını söyledi. Bu kapsamda MSK Spor Kulübünün antrenmanına katıldıklarını ifade eden Gökdal, "Öğrencilerimizin her yerde varlığını fark ettirmeye çalışıyoruz. Bugün de MSK Spor Kulübünün antrenman maçına geldik. Çocuklarımız sporun içinde, gezilerde ve farklı etkinliklerde yer alabiliyorlar. Basketbol oynadılar, sporcularla tanıştılar, MSK maskotu Caretta ile fotoğraf çekildiler. Çok güzel bir ambiyans yakaladılar ve sıcak bir sevgi bağı oluştu" dedi. Down sendromlu bireylerin spor yapmasının hem zihinsel hem de bedensel gelişimlerine katkı sağladığını vurgulayan Gökdal, öğrencileri arasında yüzme ve judo gibi branşlarda önemli başarılar elde edenlerin bulunduğunu belirterek, "Yüzmeyle uğraşan öğrencilerimiz var, judo alanında Türkiye birincisi olan öğrencilerimiz bile var. Spor onların gelişimi açısından çok önemli. Bugün de basketbolu tatmış oldular" ifadelerini kullandı.