GÜNDEM
06 Mart 2026 Cuma - 10:25 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iftar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iftar programı düzenleyecek. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda güçlenmesinin önemine dikkat çekmek amacıyla her yıl çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bakanlık, bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katılımlarıyla iftar programı düzenleyecek. İstanbul’da 7 Mart Cumartesi günü 500 davetlinin katılımıyla gerçekleştirilecek programın ana teması ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ olarak belirlendi. Programda 8 Mart 2024’te kamuoyuna duyurulan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile 8 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren 2025/4 sayılı ’Kadının Güçlenmesi’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında kurulan koordinasyon kurullarının çalışmaları sonucu olarak ortaya çıkan ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri’ni içeren niyet beyanı duyurulacak. Ayrıca programda küresel rekabetin yeniden şekillendiği günümüzde kadının potansiyelinin stratejik bir güce dönüştürülmesinin önemine vurgu yapılacak. Kadınların ekonomik ve toplumsal hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynadığına dikkat çekilecek. ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ vizyonuyla kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinde kadın odaklı, yenilikçi ve kapsayıcı bir iş ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor.
Uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına, uygulamada durdurulan genç kadın usta koştu
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:20 Uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına, uygulamada durdurulan genç kadın usta koştu Burdur’da uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına şans eseri uygulama noktasında polis ekipleri tarafından rutin denetimde durdurulan 21 yaşındaki kadın usta koştu. Genç kadın usta tarafından yapılan kontrolde aracın v kayışının koptuğu anlaşılırken araç çekici marifetiyle sanayiye çekildi. Burdur’un Bucak ilçesinde yaşayan ve çocukluğundan beri arabalara ilgi duyan 21 yaşındaki Edanur Gönen, 16 yaşında Bucak Oto Sanayi’de çırak olarak başladı. Yaklaşık 4 yıldır Burdur sanayisinin tek kadın ustası olarak çalışan Gönen, ailesinin ve ustasının desteğiyle bu ön yargıları kırarak müşterilerin ve diğer sanayi esnafının takdirini kazandı. Gece saatlerinde polis ekipleri tarafından rutin denetimler çerçevesinde uygulama noktasında durdurulan Gönen, yapılan sorgunun ardından yoluna devam edeceği sırada uygulama noktasında arızalanan bir aracın olduğunu fark etti. Kendi aracından inerek arızalanan aracın başına gelen Gönen, yaptığı kontrolde aracın v kayışının koptuğunu bu sebeple de çekici ile sanayiye gitmesi gerektiğini belirtti. "Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" Bucak Oto Sanayi’de 4 yıldır çalıştığını belirten Edanur Gönen, "Arkadaşımla Bucağa döndüğümüz sırada polis ekipleri tarafından uygulama noktasında durdurulduk. Yapılan kontrollün ardından yoluma devam edeceğim sırada başka bir aracın bozulduğunu gördüm. Aracım inerek yardım etmek istedim. Aracın v kayışı kopmuş. Burada aracı çekici ile sanayiye götürmek zorundalar. Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" dedi.
Çiftler saygılı bir evliliğe, aileler çocuklarını görmeye ve duymaya hazırlanıyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:15 Çiftler saygılı bir evliliğe, aileler çocuklarını görmeye ve duymaya hazırlanıyor Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca hayata geçirilen proje kapsamında evlilik hazırlığındaki çiftlere faizsiz kredi ve evlilik öncesi eğitim verilirken, ailelere yönelik 9 haftalık Modular Aile Eğitim Programı da uygulanıyor. Türkiye genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında aile yapısının güçlendirilmesine yönelik iki ayrı eğitim programı uygulanıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen, "Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi" ile evlilik hazırlığında olan çiftlere 150 bin TL faizsiz kredi desteği ve evlilik öncesi eğitim sunuluyor. Öte yandan Sosyal Hizmet Merkezleri bünyesinde uygulanan Modular Aile Eğitim Programı ile ailelerin ebeveynlik becerileri, iletişim süreçleri ve farkındalık düzeylerinin artırılması hedefleniyor. Programlar, aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve toplumsal yapının desteklenmesi amacıyla yürütülüyor. "Şiddetle mücadele eğitimlerimizi aktif bir şekilde yürütüyoruz" Eğitim ve Danışmanlık Merkezi’nde görevli Sevil Demir, "Amacımız, evlenecek olan çiftlerin problem çözme ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi, finansal okur yazarlığının sağlanması, aile içi hukuku bilmeleri ve bizim için en önemli konulardan biri olan aile içi şiddet konusunda farkındalıklarının oluşturulmasıdır. Çünkü şiddetin önlenmesi hem bakanlığımızın hem biz bakanlık çalışanlarının birinci önceliğidir. Sıfır tolerans bakış açısıyla çalışıyoruz. O yüzden bu eğitimlerin şiddetin önlenmesi noktasında önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Diğer illere oranla Tunceli’de şiddetin azlığı bilinmektedir. Biz şiddetin sıfıra inmesi için evlilik öncesi eğitim programımızı ve diğer şiddetle mücadele eğitimlerimizi aktif bir şekilde yürütüyoruz. Evlilik öncesi eğitim programı ve içerisindeki modüller, toplumda her bireye sunulması gereken eğitim modülleridir" dedi. "150 bin TL bize gayet güzel bir destek oldu" Evlilik Öncesi Eğitim Programından ve evlilik kredisi desteğinden faydalanan Ebubekir Karayıldırım, "Biz gençler olarak düğünden önce bir tedirginlik içerisindeyiz. Günümüzdeki ekonomi şartlarından dolayı belli şeyleri yapamıyoruz. Bu 150 bin TL ne kadar az görünse de evlilik sürecinde bir kuruşun bile hesabını yapıyoruz. 150 bin TL’nin bize gayet güzel bir desteği oldu. Onun dışında evlilikte nelerle karşılaşacağımızı gördük. Evlilik sürecinde başımıza gelebilecek herhangi bir sıkıntıyı, zor zamanlarda geçireceğimiz süreci daha kolay bir şekilde atlatmamıza yardımcı olacak bir eğitim verdiler. Bunun için gerçekten çok iyi oldu. Ayrıca maddi anlamda da güzel bir kredi verdiler, faizsiz bir şekilde. İhtiyaçlarımızı karşıladılar. Bir film izlediğimiz zaman ondan önce bize bir fragman gösterirler. Bu evlilik eğitimi de bize bir fragmanmış gibi geldi. İleride karşılaşacağımız sorunlar hakkında bize bilgi verdi" şeklinde konuştu. Programdan faydalanan Nazlı Abay ise, "Bu eğitim bizi maddi manevi şekilde destekledi. Sağ olsun, hocamız da çok iyiydi. Her şey yolundaydı. Eşimle birbirimize güvenmeyi, sadakati öğrenmiş olduk" diye konuştu. Psikolojik danışman, rehber öğretmen olarak görev yapan Sabri Demir, "Ailelerimize yönelik Modular Aile Eğitim Programı uygulamaktayız. Modular Aile Eğitim Programı 8 modülden oluşan, 9 hafta süren bir program. Bu programın temel amacı ailelerimizle uzun soluklu yürütülen çalışmalarda çocuklarla olan iletişimleri, kendileriyle olan iletişimleri ve ebeveynlik becerilerini olabildiğince en üst noktaya taşımak, farkındalıklarını yükseltmek" ifadelerini kullandı. İki çocuk annesi Sermin Mut, "Eğitim programına katılma sebebim doğru bildiğimiz yanlışlar. Şimdiki çocuklara yetişebilme durumumuz. ’Doğru mu yapıyorum, yanlış mı yapıyorum, onların ihtiyaçlarına cevap verebiliyor muyum’ psikolojisiydi. Bu eğitimin bana katkıları oldu. Hem kendim hem çocuklarım için. Onların her cümlesini duyabilmeyi öğrendim. İşimiz oluyor ’sonra hallederiz’ demiyor o an çocuğu duymaya odaklanıyoruz" dedi.
Emlak sektöründe dijital denetim artıyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:08 Emlak sektöründe dijital denetim artıyor Eskişehir’de emlakçı olan Kasım Karakaş, devreye alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’nin (EİDS) güzel bir uygulama olduğunu ve Vergi Dairesi’nin yapay zeka ile satış bedellerini mercek altına aldığını söyledi. Dijitalleşmeyle birlikte emlak sektöründe işlemlerin önemli bir bölümü internet ortamına taşındı. Emlakçılar ilanlarını çeşitli platformlar ve sosyal medya üzerinden yayımlarken, dolandırıcılık vakalarına karşı devlet tarafından denetim mekanizmaları devreye alındı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan emlakçı Kasım Karakaş, son düzenlemelere değindi. "Tapuda alıcı ve satıcının onayı ve imzası olmadan işlem yapılamaz" Emlak ilanlarında yetki ve kimlik doğrulamasını sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen EİDS hakkında konuşan Karakaş, "Bu güzel bir uygulama oldu. İnsanların kiralama veya satılık mülklerinde mutlaka güvenli bir emlakçıya yetki vermesi lazım. Yetki verildiğinde tapuda mal sahibi adına işlem yapılmaz. En fazla 5 kişiye yetki verilebilir ama kafa karışmaması için güvenilen tek bir emlakçıya verilmesi daha doğru olur. Böylece emlakçı mülke daha fazla emek verir ve satış süreci hızlanır. Tapuda zaten alıcı ve satıcının onayı ve imzası olmadan işlem yapılamaz. İnsanların bu konuda içi rahat olmalı. Sektör kendi içinde de paslaşarak satışları hızlandırmaya çalışır" dedi. "Vergi Dairesi, yapay zeka ile satış bedellerini mercek altına aldı" İnsanların tapuda gerçek fiyatları gösterebilmesi için makul bir vergi sistemi olması gerektiğini de belirten Karakaş, "Belediyelerin rayiç değerleri düşük, piyasa fiyatları ise farklı. Örneğin 1+1 bir daire 2,5 milyona satılmışken vergi dairesi 3,5 milyon tespit yapabiliyor ve o rakamın gösterilmesini istiyor. Piyasada o fiyat yoksa bu doğru değildir. Düşük gösterim de doğru değildir ama yüksek tespit de doğru değildir. Makul fiyat üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Son 45 gündür yüzlerce insan mağdur durumda ve ciddi cezalar yazılıyor. Buna bir düzenleme gelmesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Vali Canbolat: "Toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır"
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:00 Vali Canbolat: "Toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" Deprem anında panik yapılmaması gerektiğini belirten Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bilinçli ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, Deprem Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Vali Canbolat mesajında "Toplumumuzda deprem bilincinin güçlendirilmesi ve afetlere karşı hazırlıklı olma anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla ülkemizde her yıl 1-7 Mart tarihleri ’Deprem Haftası’ olarak belirlenmiş olup, bu kapsamda çeşitli bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri yürütülmektedir. Depremler önlenemeyen doğal olaylardır, ancak ülkemizin deprem kuşağında yer alması, afetlere karşı her an hazırlıklı olmamızı zorunlu kılmaktadır. Güvenli yapılaşma, eğitim ve tatbikatların yaygınlaştırılması ile bireysel tedbirlerin alınması sayesinde can ve mal kayıplarını en aza indirmek mümkündür. Deprem anında ise panik yerine bilinçle ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır. İlimizde de afet risklerinin azaltılması, müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın iş birliği içerisinde planlama ve hazırlık çalışmaları titizlikle sürdürülmektedir. Doğal afetler engellenemese de, şehir planlaması, yapı denetimi, afet eğitimi ve kişisel hazırlıkların etkin şekilde uygulanması, muhtemel zararları önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu süreçte hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmelidir. Unutmamalıyız ki deprem değil, standartlara, usul ve mühendislik kurallarına uygun inşa edilmemiş yapılar zarar vermektedir. Bu bilinçle hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Deprem Haftası’nın toplumumuzda kalıcı bir farkındalık oluşturmasını temenni ediyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir gelecek diliyorum" ifadeleri yer aldı.
Tatlı imalathanelerinde Ramazan yoğunluğunda da hijyen ve kaliteden ödün verilmiyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:50 Tatlı imalathanelerinde Ramazan yoğunluğunda da hijyen ve kaliteden ödün verilmiyor Diyarbakır’ın önde gelen tatlı imalathaneleri, Ramazan ayında da hijyen ve kaliteden ödün vermeden çalışmalarını sürdürüyor. Gıda mühendisleri, ürünleri vitrine çıkmadan önce titizlikle tat, görsellik ve koku açısından test ediyor. Hacıbaba Pastaneleri, Ramazan ayında artan yoğunluğa rağmen temizlik, hijyen ve disiplin konusundaki hassasiyetini sürdürüyor. Firmada görev yapan gıda mühendisleri, yoğunluk artışına rağmen işlerini aksatmayıp, denetimleri daha da sıklaştırıyor. Gıda mühendisleri, vitrine çıkacak ürünleri öncelikle tat, görsellik ve koku açısından test ederek kalite kontrolünden geçiriyor. Sadece tüm kriterleri karşılayan ürünler, müşterilerin beğenisine sunuluyor. Gıda mühendisi Merve Kılıç, tedarikçilerden gelen ürünlerin kontrolleri yapıldıktan sonra depoya alıp birinci kalitede olmasına özen gösterdiklerini söyleyerek, "Aynı şekilde üretim yapılırken personel kılık kıyafetlerinden, kişisel hijyenlerine dikkat ediyor ve düzenli kontrollerini yapıyoruz. Tatlarımızın hazırlandıktan sonra günlük olarak şubelerimizde hijyenik şartlarda sevkiyat araçlarıyla dağıtımı sağlanıyor. Bizim için öncelik temiz bir ortamda en iyi tatlıyı üretebilmek. Tadım olarak burada günlük tadımlarımızı yapıyoruz. Fiziksel analizlerimiz var. Görsel, duyu, tat bu gibi analizler yapılıyor. Her gün bütün katlarımızda, bütün birimlerde bu şekilde tadım yapıyoruz, duygusal fiziksel analizlerimizi sağlıyoruz" ifadelerinde bulundu. Ürettikleri her bir tatlıyı, bütün personel ve kendisi dahil olmak üzere, eve götürdüklerini ve aileleriyle birlikte tükettiklerini aktaran Kılıç, "Çocuklarımla, annem babamla tüketiyoruz. Evimizde annemizle, babamızla, çocuklarımızla yediremediğimiz, yedirmediğimiz hiçbir ürünü de raflarımızda bulundurmuyoruz" diye konuştu.
OMÜ’de ’Birlik Sofrası’
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:49 OMÜ’de ’Birlik Sofrası’ Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde(OMÜ) Ramazan ayı dolayısıyla kurulan ‘Birlik Sofrası’, binlerce öğrenciyi aynı masa etrafında buluşturuyor. OMÜ İftar Buluşmaları kapsamında öğrenciler, Ramazan boyunca her akşam birlikte iftar yapma imkanı buluyor. OMÜ yönetiminin aldığı karar doğrultusunda Yaşam Merkezi Yemekhanesi’nde 19 Şubat-19 Mart 2026 tarihleri arasında iftar programı düzenleniyor. Üniversite çatısı altında gerçekleştirilen organizasyon sayesinde her akşam yaklaşık bin 500 öğrenci ücretsiz iftar yapıyor. Karar, öğrenciler arasında memnuniyetle karşılandı. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma kültürünü güçlendiren özel bir dönem olduğuna dikkat çekti. Üniversite olarak öğrencilerin yalnızca akademik gelişimlerini değil, sosyal ve kültürel hayatlarını da önemsediklerini belirten Pancar, aynı sofrayı paylaşmanın üniversite içindeki dayanışma ruhunu pekiştirdiğini ifade etti. Pancar, "OMÜ olarak öğrencilerimizin sadece akademik gelişimlerine değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamlarına da katkı sağlamayı önemsiyoruz. Ramazan ayının manevi ikliminde öğrencilerimizin bir araya gelerek aynı sofrayı paylaşmaları, üniversitemizdeki birlik ve dayanışma kültürünü daha da güçlendirmektedir. OMÜ’de Birlik Sofrası etkinliği ile öğrencilerimizin kendilerini üniversite ailesinin güçlü bir parçası olarak hissetmelerini amaçlıyoruz. Ramazan ayının paylaşma ruhunu kampüsümüzde hep birlikte yaşamak bizim için büyük bir mutluluk" dedi. OMÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen organizasyonun Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi. Programın, öğrencilerin manevi atmosferi birlikte yaşamalarına ve kampüs içinde dayanışma kültürünün güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Ramazan ayının vazgeçilmezi küncülü helvanın kuyruğu bitmiyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:48 Ramazan ayının vazgeçilmezi küncülü helvanın kuyruğu bitmiyor Hatay’da Ramazan ayına özel üretilen ve bölgenin sevilen lezzetlerinden olan ’küncülü helva’ vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Kilogram fiyatı 300 TL’den alıcı bulan küncülü helvayı üreten iş yerinde kuyruk hiç bitmiyor. Gastronomi şehri olan Hatay, eşsiz lezzetleriyle vatandaşların damaklarında unutulmaz tatlar bırakıyor. Bölgeye özgü olan ve Ramazan ayında üretilen küncülü helvaya vatandaşlar yoğun talep gösteriyor. Tarihi uzun çarşıda vatandaşlar için asırlarca eşsiz lezzeti üreten Fansa ailesi, şimdiyse kent merkezine kurulan prefabrik iş yerinde lezzeti yaşatıyor. Kilogram fiyatı 300 TL olan ve vatandaşlardan yoğun talep gören küncülü helvada kuyruk ise hiç bitmiyor. Yöresel lezzetin üretimine yetişmekte zorlandıklarını, insanların eşsiz lezzet için kuyruklar oluşturduğunu dile getiren Şahap Fansa, "Hataylılar olarak geleneğimizi bozmuyoruz, ustalarımıza ve dedelerimize verdiğimiz sözü yaşatıyoruz. Söz verdiğimiz gibi Ramazan’dan Ramazan’a çıkıyoruz. Sabahtan akşama kadar şekerimiz düşüyor, tansiyonumuz çıkıyor. Yemekten sonra az bir şey tüketildiğinde otomatikmen bir süre sonra zaten insanlar hissediyor. Daha rahat ediyor ve kan şekeri ortalanıyor. Özellikle herhalde o yüzden Ramazan’dan Ramazan’a yapılıyor. Burada helvanın kuruması lazım, helva sıcak çıkıyor. Bunu kurumadan kıramıyoruz. Kurumasını beklemeyip sabırsızlaşan insanlar var. Oruçtan dolayı, oruç başına vurdu derler ya, ondan dolayı sırada kuyruk yapıyoruz. Beklemeyip kavga çıkaran var. İftara doğru gelirseniz bayağı zorlanırsınız, kuyruk merdivenlere kadar geçiyor. Öncelikle biz bunu elimizden geldiği kadar herkese yedirmek istiyoruz. Burada tezgah üçte başlıyor. Üçten beri ayaktayız. Helvaya devam ediyoruz, yine de yetişmiyor insanlara" sözleriyle Ramazan geleneğinin ve eşsiz lezzetin insanların ilgisini çektiğini söyledi.
Eğil Belediye Başkanı Seydaoğlu her gün bir mahallede vatandaşlarla iftar yapıp hediyeler dağıtıyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:46 Eğil Belediye Başkanı Seydaoğlu her gün bir mahallede vatandaşlarla iftar yapıp hediyeler dağıtıyor Diyarbakır’ın Eğil İlçe Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, Ramazan ayı boyunca her gün bir mahalle ve köyde vatandaşlarla iftar yapıp, hediyeler dağıtıyor. Başkan Seydaoğlu iftara katıldığı mahallede vatandaşların da sorunlarını dinliyor. Ramazan ayının ilk gününden itibaren Eğil ilçesinin mahalle ve köylerinde iftarını vatandaşlarla birlikte yapan AK Partili Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, gittiği mahalle ve köylerdeki vatandaşların gönlünde taht kurdu. İlk defa bir belediye başkanını soflarında ağırlayan vatandaşlar, çok mutlu olduklarını belirterek, Belediye Başkanı Seydaoğlu’na teşekkür etti. Başkanı sofralarında gören vatandaşlar hizmetleri de değerlendirip, eksik gördükleri konularda başkan Seydaoğlu’ndan destek istedi. İftarını ev yerine vatandaşlarla yapıyor Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, akşamları evine gitmek yerine mahalle ve köylerde vatandaşlarla birlikte olmanın güzel bir manevi atmosfer oluşturduğunu söyledi. Başkan Seydağolu, Ramazan ayının maneviyatına uygun hareket edip, vatandaşlarımızla birlikte iftarımızı açıyoruz. Habersiz bir şekilde kapı çalıp, büyüklerimizin ellerinden öpüyoruz. Gittiğimiz hanelerde vatandaşlarla birlikte iftarımızı açıyoruz, getirdiğimiz hediyelerimizi takdim ediyoruz, belediyemizin hizmetlerini yerinde vatandaşlarımızla istişare ediyoruz. Eğil ilçesine bağlı Kazanlı, Tepecik, Gürünlü, Selman, Kırkkuyu mahallelerinde vatandaşımızla birlikte iftar yaptık. İftar sonrası ihtiyaç sahibi ailelere gıda kolisi desteğinde bulunduk" dedi. Başkan Seydaoğlu yöresel kıyafetlerle vatandaşların sofralarına konuk oldu Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, gittiği köylerin bir kısmında vatandaşların giydiği yöresel kıyafetleri giyerek soflara oturdu. Şalvar ve yelek giyerek vatandaşlara konuk olan Başkan Seydaoğlu, gittiğimiz mahalle ve köylerde vatandaşlarımızla belediyenin hizmetlerini de değerlendiriyoruz. Ramazan ayının maneviyatına uygun güzel sohbetler yapıyoruz. Bu çalışmalarımız Ramazan ayı bitene kadar her gün aksatılmadan devam edecektir" diye konuştu.