GÜNDEM
RTÜK Başkanı Daniş: "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" 17 Mayıs 2026 Pazar - 23:34:39 Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 26 ilde 15-21 yaş arasındaki 7 bin 511 gençle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmaya göre ekranda geçirilen sürede sosyal medyanın yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada olduğunu, gençlerin yüzde 35,6’sının düşük dijital okuryazarlığa sahip, 37’sinin de ekran bağımlılığının yüksek olduğunu belirterek, "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" dedi. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği ve ÇOMÜ işbirliğiyle üniversitenin Terzioğlu Yerleşkesi Troya Kültür Merkezi’nde düzenlenen İhtisas Akademi’nin "İletişim Çağında Medya Okur Yazarlığı ve Dezenformasyonla Mücadele" konulu programına katıldı. RTÜK’ün Türkiye’de radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini denetleyen ve düzenleyen kamu kurumu olduğunu ifade eden Daniş, kamu yararını, çocukların ve ailelerin korunmasını ve yayın ilkelerini gözetme gibi temel görevlerinin bulunduğunu anlattı. Daniş, RTÜK olarak yayıncılık alanına yalnızca yaptırım penceresinden bakmadıklarını belirterek, "Ekranın toplumsal etkisini, çocuğa, aileye, gençliğe ve ortak ahlaki zemine temas eden yönleriyle okumaya çalışıyoruz. Ekran sadece eğlendirmez, öğretir. Sadece göstermez, normalleştirir. Sadece haber vermez, duygu üretir. Sadece hikaye anlatmaz, değer taşır. O yüzden gençlerin medya okuryazarı olması çok önemlidir. Medya okuryazarlığı sadece ’haberin kaynağına bak’ demek değildir. Elbette kaynağa bakacağız ama yetmez" diye konuştu. Bu konuda çok hassas davranıldığına işaret eden Daniş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir içeriğe bakarken kendimize şunu sormalıyız; bu bana hangi insan modelini teklif ediyor? Aileyi, ahlakı, başarıyı, özgürlüğü nasıl gösteriyor? Bende hangi duyguyu büyütüyor? Merhameti mi, öfkeyi mi, kibri mi? En önemlisi, bu bana hakikati mi gösteriyor, yoksa Trend Topic’de Truva atı mı sunuyor. İletişim Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin çalışmaları da bu açıdan önemlidir. Çünkü devletin hakikat zeminini koruması gerekir. Yalanın hızlı, hakikatin yavaş kaldığı bir dünyada kurumların doğru bilgiyi zamanında, açık ve güvenilir şekilde paylaşması hayati hale gelmiştir ama şunu da unutmayalım, dezenformasyonla mücadeleyi sadece kurumlar yapamaz. Her vatandaş, her genç, her aile, her öğretmen bu mücadelenin bir parçasıdır." Daniş, ulusal, bölgesel ve yerel televizyon, radyo kanalları ve dijital platformların 24 saat esaslı izlendiğini vurgulayarak, "Bu kapsamda dünyada ilk ve tek yapay zeka tabanlı izleme sistemi VİA projemizi yakında hizmete alacağız. Bu sistemle algoritmik içeriklerin takip, analiz, raporlamasını yine bir algoritmayla yaparak daha da güçlü hale geleceğiz. Çocuk ve aileyi korumaya yönelik projeleri hayata geçiriyor ve takip ediyoruz. Akıllı İşaretler Sistemi, Medya Okuryazarlığı Projesi, Güvenli İnternet ve Dijital Yayın Denetimi, Kamu Spotları ve Bilinçlendirme kampanyaları ve ikame yayınlar yapıyoruz. Bütün bu çalışmaları yaparken sahayı da yakından izliyoruz. Üst Kurulumuz, 15-21 yaş arasındaki gençlerimizin medya kullanımı ve dijital okuryazarlığı üzerine kapsamlı bir araştırma yaptı. 26 ilde 7 bin 511 gencimizle yüz yüze görüşüldü. Çıkan tablo, bugün burada konuştuğumuz meselenin büyüklüğünü çıplak gözle gösteriyor" dedi. "Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır" Ekran başında geçirilen ortalama sürelere de değinen Daniş, şunları kaydetti: "Sosyal medya, yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada. İsteğe bağlı yayın hizmetlerinde her 10 gençten 6’sının dijital platformlara üyeliği var. Günlük ortalama ekran süresi 1 saat. Televizyon 40 dakika. Radyo dinleme süresi ise 38 dakika. Gençlerin yüzde 90’ının sosyal medya hesabı bulunuyor ve yaklaşık yüzde 25’inin bütün bilgileri kamuya açık. Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır. Aynı araştırmada gençlerin habere ulaşmak için en çok başvurduğu kaynak ise gazete değil, televizyon değil, sosyal medyadır. Oran yüzde 71 ancak bu tabloyu daha da çarpıcı kılan başka bir veri var. Araştırmaya göre gençlerimizin yüzde 35,6’sı düşük dijital okuryazarlık seviyesinde. Yani 100 gencimizin 35’i, önüne düşen bilginin kaynağını sorgulama, doğruluğunu sınama, bağlamını çözümleme melekesini henüz yeterince kazanamamış durumda. Aynı zamanda her 100 gencimizden 37’sinin ekran bağımlılığı yüksek seviyede. Bu iki rakamı yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan şudur; hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız. Bu, sizin değil, bizim, yetişkinlerin, ailelerin, kurumların, devletin bir ödevidir. Çünkü bu sayılar bir kuşağın değil, bir geleceğin sayılarıdır." Dezenformasyonun bilerek, kasıtla, bir strateji dahilinde planlanarak üretilen yalan olduğunu ifade eden Daniş, "Birisi bilir ki bu söylediği doğru değildir ama bir amaca, bir hedefe, bir çıkara hizmet etmek için onu üretir, yayar, çoğaltır. Dezenformasyon bir niyet meselesidir. Burada karşımızda bir mimar vardır, yalanın mimarı. Mezenformasyon, kasıtsızca, niyetten bağımsız, bilmeden yayılan yanlıştır. Bir haberi gerçek sanan iyi niyetli bir vatandaş onu paylaşır; paylaştığında o yalanın daha geniş bir alana yayılmasına aracılık eder. Mezenformasyon bir gaflet, bir dikkatsizlik halidir. Burada da bir mimar vardır belki, ama mimarın bilmediği ücretsiz işçiler vardır. O işçiler de biziz aslında; paylaş düğmesine düşünmeden basan bizleriz. Malenformasyon ise belki en kurnazıdır. Bu kavramı son yıllarda daha sık duyuyoruz. Malenformasyonda söylenen şey kağıt üstünde doğrudur, veri doğrudur ama bağlamından koparılmıştır, eksik gösterilmiştir, başka bir hikayenin içine yerleştirilmiştir, zararlı bir amaca alet edilmiştir. Yani size yalan söylenmez, size doğrunun sadece bir parçası, en zehirli parçası gösterilir. Geri kalanı saklanır. Sonuçta sizde oluşan kanaat, size verilen doğruların toplamından farklı bir yere düşer." Programa ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Yardımcısı Zülküf Memiş, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, TÜGVA Çanakkale İl Başkanı Yunus Emre Kılıç, TÜGVA ÇOMÜ Koordinatörü Hayrullah Ördek ile öğrenciler katıldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:10 Baharın en renkli geleneği: Hıdırellez şenliklerinde yüzlerce kişi buluştu Kırklareli’nde düzenlenen şenliklerde vatandaşlar müzik eşliğinde eğlenip halay çekti. Yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı. Kırklareli merkez ilçeye bağlı Paşayeri Köyü Muhtarlığı tarafından 17 Mayıs Pazar günü Meşe Korusu’nda organize edilen Hıdırellez kutlamalarına yüzlerce kişi katıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikler renkli görüntülere sahne oldu. Vatandaşlar piknik yaparken, çalan müzikler eşliğinde de eğlendi. Şenliğe çevre köylerin yanı sıra Kırklareli İl Genel Meclisi üyeleri de katıldı. Yöresel kıyafetlerle halay çektiler Kutlamalarda kadınların aynı renk şalvar giymesi dikkat çekti. Köylüler, ormanlık alanda yöresel kıyafetleriyle halay çekerek Hıdırellez coşkusunu yaşadı. Tek tip elbise giyen 9 davul zurna ekibi büyük ilgi gördü. Yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Paşayeri Köyü Muhtarı Okan Arık, kutlamaların geleneksel hale getirileceğini söyledi. Arık, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Paşayeri Köyü Hıdırellez Şenliklerimize köyümüz dışında çevre köylerden de katılım oldu. Bu vesileyle köyümüzdeki komşuluk ilişkileri arttığı gibi komşu köylerle olan ilişkilerimiz de pekişiyor" dedi. Gelecek yıl düzenlenecek şenlikler için de davette bulunan Arık, "Seneye dördüncüsünü düzenleyeceğimiz kutlamalarımıza şimdiden herkes davetlidir. Bu güzel günde bizimle olan herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.
Bozdağ Film Platoları’nda Bayram yoğunluğu: Türkiye’nin pek çok yerinden binlerce ziyaretçi akın etti
22 Mart 2026 Pazar - 12:00 Bozdağ Film Platoları’nda Bayram yoğunluğu: Türkiye’nin pek çok yerinden binlerce ziyaretçi akın etti Beykoz’da bulunan Bozdağ Film Platoları, Ramazan Bayramı’nda Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinden gelen ziyaretçilerle yoğun kalabalığa sahne oldu. "Diriliş Ertuğrul", "Kuruluş Osman", "Destan" ve "Kuruluş Orhan" gibi birçok tarihi yapımın çekildiği platoda bayram süresince çeşitli etkinlikler düzenlenirken, ziyaretçiler tarihi atmosferi yakından deneyimleme imkanı buldu. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük film platosu olan alanda oyuncu söyleşileri de gerçekleştirildi. Bu kapsamda Mustafa Üstündağ, Dinç Daymen ve Sena Mercan hayranlarıyla buluştu. Ziyaretçiler at binme, ok atma gibi etkinliklere katılırken, "Atların Destanı" adlı atlı sahne gösterisi de yoğun ilgi gördü. Gösteride Osman Bey ile Bala Hatun’un destansı hikayesi sahneye taşındı. Platoda yer alan Kayı Obası, İnegöl Kalesi, Söğüt, Bursa Sarayı ve Karacahisar Kalesi gibi alanlar ziyaretçilerin ilgisini çekerken; konsept mağazalar, atölyeler ve tematik alanlar da yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Söğüt 1299 Restoranı’nda ise misafirler damak tadına hitap eden özel sofralarla ağırlandı. "Tarihi dokuyu net şekilde hissettik, buradaki atmosferden çok etkinlendik" Ziyaretçilerden Pelin Avcı, doğum günü haftası dolayısıyla geldiğini belirterek, uzun yıllardır dizileri takip ettiğini ve platoyu gezmenin kendisi için keyifli bir deneyim olduğunu söyledi. Selim Can, Bursa İnegöl’den geldiklerini ifade ederek, tarihi atmosferin güçlü şekilde hissedildiğini ve platonun gezilmesi gereken bir yer olduğunu kaydetti. Sefa Aydoğan, Beylikdüzü’nden geldiğini belirterek, ok atma ve atlı sporları deneyimlediklerini, dizilere ait kostüm ve alanların özellikle dikkat çekici olduğunu söyledi. "Tarihe yolculuk yapmış gibi hissettik" Platoyu görmek için Sakarya’dan geldiklerini ifade eden Fahrettin Özden, gösterilerin etkileyici olduğunu, tarihi dokunun hissedildiğini ve yoğun ilgiye rağmen güzel bir atmosfer oluştuğunu dile getirdi. Bir diğer ziyaretçi ise Bursa İnegöl’den geldiklerini belirterek, platonun atmosferinin etkileyici olduğunu ve tarihi dokunun yakından hissedilebildiğini söyledi. Bozdağ Film Platoları, bayram boyunca ziyaretçilerine hem kültürel hem de eğlenceli bir deneyim sunmaya devam edecek.
Esenyurt Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nin 7 yıllık elektrik sorunu çözüldü
22 Mart 2026 Pazar - 11:46 Esenyurt Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nin 7 yıllık elektrik sorunu çözüldü Esenyurt’ta uzun yıllardır devam eden elektrik sorununu çözüme kavuşturdu. Mahallede 10 sokağı etkileyen ve yaklaşık 7 yıldır süren düşük voltaj problemi, yapılan çalışmalar sonucunda kalıcı olarak giderildi. Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden elektrik sorununu çözüme kavuşturdu. Mahallede 10 sokağı etkileyen ve yaklaşık 7 yıldır süren düşük voltaj problemi, yapılan çalışmalar sonucunda kalıcı olarak giderildi. Düşük voltaj nedeniyle sık sık yaşanan elektrik kesintileri, mahalle sakinlerini mağdur ediyordu. Elektronik cihazların arızalanmasına yol açan sorun, vatandaşların maddi zarar yaşamasına neden olurken, özellikle hasta ve yaşlı bireylerin yaşamını da olumsuz etkiliyordu. Esenyurt Belediyesi’nin ilgili kurumlarla yürüttüğü koordineli çalışmalar neticesinde, trafo yapımı için gerekli alan tahsisi sağlandı. BEDAŞ tarafından altyapının güçlendirilmesiyle birlikte mahalledeki elektrik sorunu kalıcı şekilde çözüldü. "Can Başkanımız sorunlarımızı çözüyor" Yapılan çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Muhtarı Ali Göleli, "Mahallemizde 10 sokağın voltaj düşüklüğü vardı. Evlerde yanmayan cihaz kalmadı, asansörler çalışmıyordu. 7 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Can Başkan’a ulaştık, görüştük ve trafo yerini birlikte belirledik. Şu an çalışmalar yapılıyor, sorunlarımız çözüldü. Can Başkanımız bizim için candır ve hakikaten sorunlarımızı çözüyor. Kendisine çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Başkanımıza teşekkür ediyorum" Mahalle sakini Abdullah Temur ise yaşadığı zorlukları anlatarak, "Yatağa bağımlı bir hastam var ve dört cihaz elektrikle çalışıyor. Uzun süre ciddi sıkıntı yaşadık. Şimdi çok rahatım, çok mutluyum. Başkanımıza ve muhtarımıza teşekkür ediyorum. Hizmetlerin devamını bekliyoruz" dedi.
Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu
22 Mart 2026 Pazar - 11:35 Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Kültür, tarih ve müzeler şehri Gaziantep’te Çingene Kızı başta olmak üzere birçok önemli esere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi’nde Ramazan Bayramı tatili nedeniyle ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi’nde Çingene Kızı mozaiğinin yanı sıra Mars heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eseri görmek isteyen ziyaretçiler, müzeye akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırladı Ramazan Bayramı tatili nedeniyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Konya’nın yanı sıra başta Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden Gaziantep’e gelen ve kentin tarihi dokusunun yer aldığı çarşıları, bedesteni ve müze gibi birçok alanı gezen ziyaretçilerin ilk durağı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan ve Türkiye’nin dört bir yanından bayram tatili nedeniyle kente gelen ziyaretçiler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarih yolculuğuna çıkıyor. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik" Bingöl’den kalabalık bir tur ekibiyle Gaziantep’e geldiklerini ve kentin tarihi çarşılarının yanı sıra Zeugma Mozaik Müzesi’ni de ziyaret ettiklerini belirten ziyaretçiler, "Öncelikle şehir zaten yemek ve kültürel açıdan çok zengin bir şehir. Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik. Tatilimizi Gaziantep’te değerlendirdik. Müze zengin ve dünyada ünlü bir müze olduğu için çok beğendik. Mozaikleri güzel ve Çingene Kızı mozaiğini de aynı şekilde dikkat çekici buldum. Bayram tatilimizin son günü ve son günümüzü değerlendirmek istedik. Şehir çok güzel ve herkesin Gaziantep’e gelmesini tavsiye ederim" dediler. "Müzede çok dikkat çekici ve etkileyici eserler var" Gaziantep’i ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirten Cansu Müminoğlu da, "Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Gaziantep’e geldik ve Gaziantep’i gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni de gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekten çok dikkat çekici ve etkileyici olan eserler var. Bundan dolayı müzedeki eserlerin daha derinlemesine anlatılması ve tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok eserin çalınmış olması ve parçalarının kaybolması çok üzücü ama Çingene Kızı mozaiğinin parçalarının tekrar müzeye getirilmesini ise sevindirici bir durum olarak görüyorum" şeklinde konuştu. "En çok Çingene Kızı etkiliyor" GAP turuna çıktıklarını ve tur kapsamında Gaziantep’e de geldiklerini belirten tur sorumlusu Büşra Kelbat ise, "Bingöl’den geldim. 26 kişilik turumu Gaziantep’e getirdim. Bölgeyi gezmeyi ve keşfetmeye Halfeti’nden başladık. Halfeti gerçekten her anlamda saklı bir cennetti. akabinde Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesini gezdik. Ardından Gaziantep’in meşhur yemeklerini yedik. Yemekler gerçekten çok güzeldi. Yemekleriyle Gaziantep’in bizi dünya arenasında temsil etmesi mükemmel ve çok gurur verici. Daha sonra ise dünyanın en büyük ikinci müzesine geldik. Zeugma Mozaik Müzesi’ne her getirdiğim turda ziyaretçileri en çok Çingene Kızı etkiliyor" diye konuştu.
Diller sustu, sevgi konuştu: Bu bayram herkesi duygulandırdı
22 Mart 2026 Pazar - 11:01 Diller sustu, sevgi konuştu: Bu bayram herkesi duygulandırdı Sakarya’da yaşayan işitme engelli anne ve baba, bayramda çocukları ve torunlarının ziyaretiyle en büyük mutluluğu yaşıyor. İşaret diliyle kurulan sevgi dolu iletişim, görenlerin adeta içini ısıtıyor. Hendek ilçesinde yaşayan işitme engelli Şaban ve Keziban Balcı isimli çift, bayram günlerinde çocukları ve torunlarının ziyaretleriyle unutulmaz anlar yaşıyor. Günlük hayatlarını işaret diliyle sürdüren çift, bayramda kalabalıklaşan aile sofralarında sevgi ve iletişimin engel tanımadığını bir kez daha gösteriyor. Bayram dolayısıyla aile büyüklerini ziyaret eden çocuklar, anne ve babalarıyla işaret diliyle iletişim kurarak hasret gideriyor. Küçük yaştaki torunların da işaret diliyle "Bayramınız kutlu olsun" demesi duygusal anlara sahne oluyor. İşitme engelli çift, çocukları ve torunlarıyla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, bayramların kendileri için en özel günler olduğunu dile getirdi. Aile içinde işaret diliyle kurulan iletişim, sevginin tüm engelleri aştığını gözler önüne seriyor. "Sevgi olunca her şeyin üstesinden geliniyor" Kızı Hatice Kaya’nın çevirmenliğinde konuşan işitme engelli Şaban Balcı, "Çocuklarım, torunlarım bayramda evime geldiği için çok mutluyum. Ramazan sonrası hep beraber bir aradayız. Bayram zamanındayız, insanlar arasında kırgınlık ve dargınlık olmasın" derken ailenin gelini Havva Hilal Balcı, "Öncesinde benim işitme engelli kuzenlerim vardı. Çocukluktan bu yana işaret diliyle ilgili bilgim var. Ancak bu bilgi yeterli olmadı, evlendikten sonra daha fazla bir arada durduğumuz için işaret dilini öğrettiler hatta yeri geldi kendi aralarında bile bana tercümanlık yaptılar. Sevgi olunca her şeyin üstesinden geliniyor" dedi. "İşaret dili farklı bir dil aslında öğrenmek isteyene farklılıklar katabilir" İşitme engelli Keziban Balcı, "Çocuklarımı ve torunlarımı görünce mutlu oluyorum. Kahvaltı hazırladık, bayramlaştık, torunlarımı öptüm ve harçlıklarını verdim" derken işitme engelli karı ve kocanın kızları Ünzile Ortak, "Eşim bu durumu normal karşılıyor çünkü onlarda bir birey. Gayet iyi bir şekilde anlaşabiliyoruz neticede işaret dilini biliyoruz. İşaret dili farklı bir dil aslında öğrenmek isteyene farklılıklar katabilir. Çünkü işitme engelliler de hayatımızda var. Bizim için normal bir durum tabi çocukluktan beri bu hayatın içindeyiz. Bayram vesilesiyle ailemizleyiz. Herkes çalıştığı için bayramlarda bizlere mola oluyor" diye konuştu.
Ramazan Bayramı tatilinde Gaziantep’e ziyaretçi akını
22 Mart 2026 Pazar - 10:57 Ramazan Bayramı tatilinde Gaziantep’e ziyaretçi akını Gastronomi, kültür ve turizm şehri Gaziantep, Ramazan Bayramı dolayısıyla çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırladı. Dünyanın en eski 10 şehrinden biri olan, tarihi Zincirli Bedesten, Almacı Pazarı, Bakırcılar Çarşısı ve Gaziantep Kalesi gibi çok sayıda tarihi ve kültürel mekana sahip Gaziantep, yerli ve yabancı turistleri çekmeye devam ediyor. Tarihi dokusunun yanı sıra büyüleyici yapılarıyla, kültürel yönüyle, müzeleriyle ve birbirinden lezzetli yemekleriyle ünlü Gaziantep, bayram tatilinde de ziyaretçi akınına uğradı. Ramazan Bayramı tatilini geçirmek için Gaziantep’e gelen ziyaretçiler, özellikle tarihi Gaziantep Kalesi ile Zincirli Bedesten ve Bakırcılar Çarşısı’nda yoğunluk yaşanmasına neden oldu. Kentte keyif dolu vakit geçirdiler Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri olan Gaziantep, her bayramda olduğu gibi Ramazan Bayramı tatilinde de turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşırken, tatilde Gaziantep’i tercih eden özellikle yerli turistler, kentte keyif dolu vakit geçirdi. Kentteki tarihi, turistik ve kültürel mekanları da ziyaret eden ziyaretçiler, Osmanlı döneminden kalma tarihi cami, han, hamam, bedesten ve çarşıların keyfini çıkararak, Gaziantep’e hayran kaldı. Bakırcılar Çarşısı ve Almacı Pazarı’nı gezen turistler, Antep fıstığı ve baklava, kurutmalık sebzeler, salça, baharat çeşitleri ile doğal ve organik ürünleri tercih etti. Kentteki birçok lokanta ve restoranın önünde uzun kuyruklar oluşurken, esnaf turist yoğunluğundan memnun oldu. Ziyaretçi yoğunluğu esnafa çifte bayram yaşattı Tarihi mekanları ziyaret etme fırsatı bulan ziyaretçiler, baklava gibi kentin tescilli lezzetlerini de tattı. Bayram tatili süresince kentte yaşanan yoğunluk dolayısıyla esnaf ise çifte bayram yaşadı. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda bakır ve hediyelik eşya dükkanı işleten Mehmet Kanlı, hem üretip hem de satışını yaptıkları ürünlerle müşterilerine hizmet verdiklerini söyledi. "Çifte bayram yaşıyoruz" Bakır eşya çeşitleri arasında en çok kahve fincanları, cezve ve çaydanlıkların tercih edildiğini ifade eden Kanlı, bayram öncesinde yoğunluk yaşanacağını bildiklerinden hazırlıklarını yaptıklarını belirterek, "Bayram yoğun geçiyor. Çarşımız kalabalık. Şehir dışından gelen turistler var. Sabah erken saatte iş yerimizi açtık. Gelen turistlerin ilgisi bayağı fazla. Ramazan’da sakin geçen çarşımız çok şükür kalabalığına kavuştu, mutluyuz. Genelde gelen turistler bakır eşya, Gaziantep’in yöresel yemek tarzı gıda ürünlerini tercih ediyorlar. Gaziantep’in yöresel el sanatına ilgi odakları fazla. Bakır, sedef, pirinç objelere ilgileri bayağı bir fazla. Gelen yoğunlukla beraber çifte bayram yaşıyoruz" dedi. "Gaziantep’i ve lezzetlerini çok beğeniyorlar Tarihi Almacı Pazarı’nda doğal ve yöresel ürünler satışı yapan Emin Yörükoğlu ise Türkiye’nin her bölgesinden kente gelen ziyaretçilerle bayramı yoğun şekilde yaşadıklarını belirterek, "Bayramın birinci günü annemizin ve babamızın elini öpmeden koştura koştura dükkana geldik. Beklentilerimizin üstünde bayağı bir yoğunluk var. Müşterilerimizin geneli doğu illerinden geldi. Çünkü oralar şu anda biraz soğuk olduğu için, burada da hava daha güzel olduğu için Gaziantep’i tercih ettiler. Satışlarımız bayağı var. Yoğunluklu olarak genelde salça, biber ve kurutmalık ürünlerimizi satıyoruz" şeklinde konuştu. "Gaziantep çok güzel" İstanbul’dan Gaziantep’e gelen yerli turistlerden Alper Ergül ise sürekli sosyal medyada gördüğü kenti ilk kez gezdiğini belirterek, "Bayram dolayısıyla arkadaşlarımızla Gaziantep’in güzelliklerini görmeye geldik. Gaziantep çok güzel, görülmesi gereken yerlerin tamamını görüyoruz. Bayram dolayısıyla bayağı kalabalık var, güzel. Gaziantep’i çok beğendim. İlk defa gelmeme rağmen gezilecek çok güzel yerleri var. Ziyaretimizi bir güne sığdırmaya ve her yeri gezmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’i bayağı beğendik" Adana’dan gelen Savaş Yeşil de ailesiyle ve kuzenleriyle bayram tatilini geçirmek için geldiği kentte tarihi çarşıları gezdiğini ifade ederek, "Öncelikle herkese hayırlı bayramlar diliyorum. Adana’dan geliyoruz. Gaziantep’in güzel yerlerini gezmeye geldik. Eşim, kuzenlerim ve kardeşimle beraber Bakırcılar Çarşısı’nı gezmeye geldik. Burayı güzel bulduk. Antep baklavasını çok merak ettik ve Adana’dan da o yüzden geldik. Gaziantep’in kültürü güzel, hoşumuza gitti. Tekrardan geliriz. Çünkü Gaziantep’i bayağı beğendik" diye konuştu.
İzmir’de bakiyeniz hiç bitmeyecek
22 Mart 2026 Pazar - 10:55 İzmir’de bakiyeniz hiç bitmeyecek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dijital ulaşım çözümlerinden biri olan Dijital İzmirim Kart’a yeni bir özellik eklendi. Artık kartlara otomatik ödeme talimatı verilebiliyor. Tamamen ücretsiz oluşturulabilen dijital kart sayesinde toplu ulaşımda ’bakiyeniz yetersiz’ uyarısı tarihe karışıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin teknoloji şirketi İzmir Teknoloji AŞ, mobil uygulama üzerinden sunduğu Dijital İzmirim Kart ile vatandaşların ulaşımda hayatını kolaylaştırmayı sürdürüyor. Tamamen ücretsiz oluşturulabilen ve fiziksel kartla aynı hak ve avantajlara sahip olan Dijital İzmirim Kart’a yeni bir özellik daha eklendi. Artık cep telefonlarına indirilen mobil uygulama üzerinden dijital karta otomatik ödeme talimatı verilebiliyor. Bu özelliği kullanan vatandaşlar, toplu ulaşım araçlarını kullanırken validatörlerden "bakiyeniz yetersiz" uyarısını duymadan kesintisiz ulaşım sağlayabilecek. Dijital İzmirim Kart kullanımı 12 kat arttı İzmir Teknoloji AŞ tarafından geliştirilen İzmirim Kart mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar saniyeler içinde Dijital İzmirim Kart oluşturabiliyor; bakiye yükleyip QR kod ile temassız ödeme yaparak toplu ulaşım araçlarını kullanabiliyor. Dijital İzmirim Kart’a olan ilgi her geçen yıl artıyor. 2024 yılı Ocak ayında 178 bin 334 kullanım gerçekleşirken, 2025 yılı Ocak ayında bu sayı 805 bin 657’ye yükseldi. Artış trendi 2026 yılında da devam etti ve 2026 yılı Ocak ayında kullanım sayısı 2 milyon 168 bin 82’ye ulaştı. Son iki yılın ocak ayı verileri karşılaştırıldığında dijital kart kullanımının yaklaşık 12 kat arttığı görülüyor. Bu güçlü yükseliş; kartın ücretsiz oluşturulabilmesi, dolum sırasında ek ücret alınmaması, otomatik ödeme talimatı kolaylığı ve çevre dostu yapısının İzmirliler tarafından benimsendiğini ortaya koyuyor. Dijital İzmirim Kart, İzmir’de ulaşım alışkanlıklarını dönüştürmeye ve her yıl daha fazla kullanıcıya ulaşmaya devam ediyor. Dijital İzmirim Kart ile 90 dakika uygulamasından (İZBAN hariç) yararlanılabiliyor, Gittiğin Kadar Öde sistemi kullanılabiliyor. Ayrıca İZBAN ve Gittiğin Kadar Öde kullanımlarında iade hakkı bulunuyor. Ayrıca aktarma, indirimli biniş ve Halk Taşıt uygulamaları da Dijital İzmirim Kart’ta geçerli. Ücretsiz, komisyonsuz ve şeffaf Dijital İzmirim Kart tamamen ücretsiz olarak oluşturulabiliyor. Kart dolumu sırasında herhangi bir ek ücret veya komisyon alınmıyor; kullanıcılar yalnızca yükledikleri bakiye kadar ödeme yapıyor. Birçok şehirde kredi kartı ile yapılan dolum işlemlerinde komisyon uygulanırken, İzmir’de toplu ulaşımda kart dolumları ücretsiz ve komisyonsuz olarak gerçekleştiriliyor. Bu uygulama, şeffaf ve kullanıcı dostu bir ulaşım hizmeti sunulmasına katkı sağlıyor. Turistler için de kolay ve avantajlı İzmir’i kısa süreli ziyaret eden yerli ve yabancı turistler de Dijital İzmirim Kart’ı dakikalar içinde oluşturabiliyor. Herhangi bir kart merkezine gitmeden, mobil uygulama üzerinden Dijital Kart oluşturan kullanıcılar, toplu ulaşımdaki tüm indirim ve aktarma avantajlarından faydalanabiliyor. Ulaşımdan sosyal alanlara tek kart Dijital İzmirim Kart yalnızca otobüs, metro, vapur ve arabalı vapurda değil; İzmir Doğal Yaşam Parkı, Balçova Teleferik Tesisleri, akıllı tuvaletler, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı Buz Pisti gibi İzmirim Kart’ın geçerli olduğu tüm noktalarda QR kod ile ödeme imkânı sunuyor. Kart; tam, genç, öğretmen, basın, 60 yaş ve 65 yaş olmak üzere 6 farklı biniş tipinde oluşturulabiliyor. Yeşil dönüşümü destekliyor Dijital İzmirim Kart, fiziksel kart ihtiyacını azaltarak plastik kullanımını düşüren çevre dostu bir uygulama olarak öne çıkıyor. Bu özelliğiyle hem sürdürülebilir kent vizyonuna katkı sağlıyor hem de İzmir’in yeşil dönüşüm hedeflerini destekliyor.
Polis Özel Harekat 43. yılını kutluyor: Köklü geçmiş, güçlü gelecek
22 Mart 2026 Pazar - 10:34 Polis Özel Harekat 43. yılını kutluyor: Köklü geçmiş, güçlü gelecek Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Başkanlığı, kuruluşunun 43. yıl dönümünü özel bir tanıtım filmiyle kutladı. Teşkilatın geçmişten bugüne uzanan onurlu mücadelesinin anlatıldığı film, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Hazırlanan filmde, Polis Özel Harekat birimlerinin kuruluş sürecinden itibaren karşılaştığı zorluklar, üstlendiği kritik görevler ve sergilediği fedakarlıklar etkileyici bir anlatımla aktarıldı. Aynı zamanda günümüzde ulaşılan modern yapı, gelişmiş teknolojik imkanlar ve yüksek operasyonel kabiliyetler de ön plana çıkarıldı. "Geçmişin tecrübesiyle bugünün gücü" vurgusunun öne çıktığı tanıtım filmi, teşkilatın sürekli gelişen ve kendini yenileyen yapısını gözler önüne serdi. 22 Mart 1983’te kurulan Özel Harekat birimleri, geçen 43 yılda hem teknolojik donanım hem de operasyonel güç açısından önemli bir gelişim kaydetti. Terörle mücadelede üstlendiği kritik görevlerle öne çıkan teşkilat, Türkiye’nin iç güvenliğinde kilit rol oynamaya devam ediyor. Yurt içinde gerçekleştirdiği operasyonların yanı sıra yurt dışında da eğitim faaliyetleri yürüten Özel Harekat, dost ve müttefik ülkelerin güvenlik güçlerine katkı sağlayarak uluslararası alanda da saygın bir konuma ulaştı. Özellikle Afrin Harekatı başta olmak üzere birçok önemli operasyonda gösterdiği başarıyla dikkat çekti. Disiplinli yapısı, yüksek eğitim seviyesi ve kararlılığıyla öne çıkan Özel Harekat personeli, değişen şartlara hızla uyum sağlayarak görevini sürdürmeye devam ediyor. 43 yıllık köklü geçmişe sahip Özel Harekat Başkanlığı, Türkiye’nin güvenliği için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor.