GÜNDEM
RTÜK Başkanı Daniş: "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" 17 Mayıs 2026 Pazar - 23:34:39 Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 26 ilde 15-21 yaş arasındaki 7 bin 511 gençle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmaya göre ekranda geçirilen sürede sosyal medyanın yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada olduğunu, gençlerin yüzde 35,6’sının düşük dijital okuryazarlığa sahip, 37’sinin de ekran bağımlılığının yüksek olduğunu belirterek, "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" dedi. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği ve ÇOMÜ işbirliğiyle üniversitenin Terzioğlu Yerleşkesi Troya Kültür Merkezi’nde düzenlenen İhtisas Akademi’nin "İletişim Çağında Medya Okur Yazarlığı ve Dezenformasyonla Mücadele" konulu programına katıldı. RTÜK’ün Türkiye’de radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini denetleyen ve düzenleyen kamu kurumu olduğunu ifade eden Daniş, kamu yararını, çocukların ve ailelerin korunmasını ve yayın ilkelerini gözetme gibi temel görevlerinin bulunduğunu anlattı. Daniş, RTÜK olarak yayıncılık alanına yalnızca yaptırım penceresinden bakmadıklarını belirterek, "Ekranın toplumsal etkisini, çocuğa, aileye, gençliğe ve ortak ahlaki zemine temas eden yönleriyle okumaya çalışıyoruz. Ekran sadece eğlendirmez, öğretir. Sadece göstermez, normalleştirir. Sadece haber vermez, duygu üretir. Sadece hikaye anlatmaz, değer taşır. O yüzden gençlerin medya okuryazarı olması çok önemlidir. Medya okuryazarlığı sadece ’haberin kaynağına bak’ demek değildir. Elbette kaynağa bakacağız ama yetmez" diye konuştu. Bu konuda çok hassas davranıldığına işaret eden Daniş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir içeriğe bakarken kendimize şunu sormalıyız; bu bana hangi insan modelini teklif ediyor? Aileyi, ahlakı, başarıyı, özgürlüğü nasıl gösteriyor? Bende hangi duyguyu büyütüyor? Merhameti mi, öfkeyi mi, kibri mi? En önemlisi, bu bana hakikati mi gösteriyor, yoksa Trend Topic’de Truva atı mı sunuyor. İletişim Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin çalışmaları da bu açıdan önemlidir. Çünkü devletin hakikat zeminini koruması gerekir. Yalanın hızlı, hakikatin yavaş kaldığı bir dünyada kurumların doğru bilgiyi zamanında, açık ve güvenilir şekilde paylaşması hayati hale gelmiştir ama şunu da unutmayalım, dezenformasyonla mücadeleyi sadece kurumlar yapamaz. Her vatandaş, her genç, her aile, her öğretmen bu mücadelenin bir parçasıdır." Daniş, ulusal, bölgesel ve yerel televizyon, radyo kanalları ve dijital platformların 24 saat esaslı izlendiğini vurgulayarak, "Bu kapsamda dünyada ilk ve tek yapay zeka tabanlı izleme sistemi VİA projemizi yakında hizmete alacağız. Bu sistemle algoritmik içeriklerin takip, analiz, raporlamasını yine bir algoritmayla yaparak daha da güçlü hale geleceğiz. Çocuk ve aileyi korumaya yönelik projeleri hayata geçiriyor ve takip ediyoruz. Akıllı İşaretler Sistemi, Medya Okuryazarlığı Projesi, Güvenli İnternet ve Dijital Yayın Denetimi, Kamu Spotları ve Bilinçlendirme kampanyaları ve ikame yayınlar yapıyoruz. Bütün bu çalışmaları yaparken sahayı da yakından izliyoruz. Üst Kurulumuz, 15-21 yaş arasındaki gençlerimizin medya kullanımı ve dijital okuryazarlığı üzerine kapsamlı bir araştırma yaptı. 26 ilde 7 bin 511 gencimizle yüz yüze görüşüldü. Çıkan tablo, bugün burada konuştuğumuz meselenin büyüklüğünü çıplak gözle gösteriyor" dedi. "Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır" Ekran başında geçirilen ortalama sürelere de değinen Daniş, şunları kaydetti: "Sosyal medya, yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada. İsteğe bağlı yayın hizmetlerinde her 10 gençten 6’sının dijital platformlara üyeliği var. Günlük ortalama ekran süresi 1 saat. Televizyon 40 dakika. Radyo dinleme süresi ise 38 dakika. Gençlerin yüzde 90’ının sosyal medya hesabı bulunuyor ve yaklaşık yüzde 25’inin bütün bilgileri kamuya açık. Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır. Aynı araştırmada gençlerin habere ulaşmak için en çok başvurduğu kaynak ise gazete değil, televizyon değil, sosyal medyadır. Oran yüzde 71 ancak bu tabloyu daha da çarpıcı kılan başka bir veri var. Araştırmaya göre gençlerimizin yüzde 35,6’sı düşük dijital okuryazarlık seviyesinde. Yani 100 gencimizin 35’i, önüne düşen bilginin kaynağını sorgulama, doğruluğunu sınama, bağlamını çözümleme melekesini henüz yeterince kazanamamış durumda. Aynı zamanda her 100 gencimizden 37’sinin ekran bağımlılığı yüksek seviyede. Bu iki rakamı yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan şudur; hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız. Bu, sizin değil, bizim, yetişkinlerin, ailelerin, kurumların, devletin bir ödevidir. Çünkü bu sayılar bir kuşağın değil, bir geleceğin sayılarıdır." Dezenformasyonun bilerek, kasıtla, bir strateji dahilinde planlanarak üretilen yalan olduğunu ifade eden Daniş, "Birisi bilir ki bu söylediği doğru değildir ama bir amaca, bir hedefe, bir çıkara hizmet etmek için onu üretir, yayar, çoğaltır. Dezenformasyon bir niyet meselesidir. Burada karşımızda bir mimar vardır, yalanın mimarı. Mezenformasyon, kasıtsızca, niyetten bağımsız, bilmeden yayılan yanlıştır. Bir haberi gerçek sanan iyi niyetli bir vatandaş onu paylaşır; paylaştığında o yalanın daha geniş bir alana yayılmasına aracılık eder. Mezenformasyon bir gaflet, bir dikkatsizlik halidir. Burada da bir mimar vardır belki, ama mimarın bilmediği ücretsiz işçiler vardır. O işçiler de biziz aslında; paylaş düğmesine düşünmeden basan bizleriz. Malenformasyon ise belki en kurnazıdır. Bu kavramı son yıllarda daha sık duyuyoruz. Malenformasyonda söylenen şey kağıt üstünde doğrudur, veri doğrudur ama bağlamından koparılmıştır, eksik gösterilmiştir, başka bir hikayenin içine yerleştirilmiştir, zararlı bir amaca alet edilmiştir. Yani size yalan söylenmez, size doğrunun sadece bir parçası, en zehirli parçası gösterilir. Geri kalanı saklanır. Sonuçta sizde oluşan kanaat, size verilen doğruların toplamından farklı bir yere düşer." Programa ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Yardımcısı Zülküf Memiş, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, TÜGVA Çanakkale İl Başkanı Yunus Emre Kılıç, TÜGVA ÇOMÜ Koordinatörü Hayrullah Ördek ile öğrenciler katıldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:10 Baharın en renkli geleneği: Hıdırellez şenliklerinde yüzlerce kişi buluştu Kırklareli’nde düzenlenen şenliklerde vatandaşlar müzik eşliğinde eğlenip halay çekti. Yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı. Kırklareli merkez ilçeye bağlı Paşayeri Köyü Muhtarlığı tarafından 17 Mayıs Pazar günü Meşe Korusu’nda organize edilen Hıdırellez kutlamalarına yüzlerce kişi katıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikler renkli görüntülere sahne oldu. Vatandaşlar piknik yaparken, çalan müzikler eşliğinde de eğlendi. Şenliğe çevre köylerin yanı sıra Kırklareli İl Genel Meclisi üyeleri de katıldı. Yöresel kıyafetlerle halay çektiler Kutlamalarda kadınların aynı renk şalvar giymesi dikkat çekti. Köylüler, ormanlık alanda yöresel kıyafetleriyle halay çekerek Hıdırellez coşkusunu yaşadı. Tek tip elbise giyen 9 davul zurna ekibi büyük ilgi gördü. Yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Paşayeri Köyü Muhtarı Okan Arık, kutlamaların geleneksel hale getirileceğini söyledi. Arık, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Paşayeri Köyü Hıdırellez Şenliklerimize köyümüz dışında çevre köylerden de katılım oldu. Bu vesileyle köyümüzdeki komşuluk ilişkileri arttığı gibi komşu köylerle olan ilişkilerimiz de pekişiyor" dedi. Gelecek yıl düzenlenecek şenlikler için de davette bulunan Arık, "Seneye dördüncüsünü düzenleyeceğimiz kutlamalarımıza şimdiden herkes davetlidir. Bu güzel günde bizimle olan herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.
Dev viyadükler yükseliyor: Trabzon’da ulaşım dönüşüyor
22 Mart 2026 Pazar - 10:05 Dev viyadükler yükseliyor: Trabzon’da ulaşım dönüşüyor Trabzon’da şehir içi ve transit trafiği rahatlatmak amacıyla hayata geçirilen Güney Çevre Yolu Projesi’nde çalışmalar sürüyor. Temeli 1 Mayıs 2023 tarihinde Akçaabat ilçesine bağlı Mersin Mahallesi’nde temeli atılan proje, toplam 43,8 kilometrelik uzunluğuyla kentin en önemli ulaşım yatırımları arasında yer alıyor. Üç etap halinde inşa edilen yol, viyadük ve tünel imalatlarıyla şekillenmeye başladı. Projenin ilk kesiminde kazı ve tünel çalışmalarının sürdüğü, özellikle başlangıç bölümünde yoğun bir imalat süreci yürütüldüğü belirtildi. Güzergahın büyük bölümünün tünellerle aşılması planlanırken, çok sayıda viyadükle de geçişlerin sağlanacağı ifade ediliyor. 32 metre genişliğinde, 3 gidiş 3 geliş olmak üzere 6 şeritli bölünmüş yol standardında inşa edilen Güney Çevre Yolu, Akçaabat’tan başlayarak Ortahisar ve Yomra ilçelerinin güneyinden ilerleyip Arsin ilçesi kesiminde yeniden Karadeniz Sahil Yolu’na bağlanacak. Şehir içi trafik ile uluslararası transit taşımacılığın ayrılması hedefleniyor Yaklaşık 16,5 kilometrelik ilk etapta çalışmaların sürdüğü projede, bu kesimin mevcut sahil yolunun güneyinden ilerleyerek Sera Gölü Kavşağı’na kadar uzanması planlanıyor. Özellikle başlangıç noktasında yükselen viyadükler, projenin sahadaki en dikkat çekici unsurları arasında yer alıyor. Güney Çevre Yolu’nun tamamlanmasıyla birlikte, Karadeniz Sahil Yolu’nun Akçaabat ile Arsin arasındaki bölümünde şehir içi trafik ile uluslararası transit taşımacılığın ayrılması hedefleniyor. Projenin, hem kent içi ulaşımı rahatlatması hem de Sarp Sınır Kapısı güzergâhındaki ağır tonajlı araç yoğunluğunu azaltması bekleniyor. Bakan Uraloğlu: "Bu proje şehrimiz için kıymetli" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Güney Çevre Yolu’nda çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Trabzon sahil geçişinde 80-90 binlere varan günlük ortalama trafikler var. Bu yaz aylarında 100 binin üzerinde demektir. Dolayısıyla bu yollar artık kaldırmıyor. 2 ve 3 şeritli yolların kaldırabileceği kapasite çoktan dolmuş durumda. Onun için bir çevre yolu projesi başlattık. Bu proje şehrimiz için kıymetli. Şehrin batısından başlattık inşallah ikinci etabında merkez ve doğu bölümünün inşallah ihalesini yapacağız" ifadelerini kullandı.
Midilli Adası’ndaki kriz çözüldü
22 Mart 2026 Pazar - 10:05 Midilli Adası’ndaki kriz çözüldü Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan’ın Midilli Adası’nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midillili çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle Midilli Adası Limanı’nda mahsur kaldı. Yüzlerce tatilcinin; eylemci çiftçilerin limanın giriş çıkışını kapatmasıyla yaklaşık dört saat süresince limana alınmaması nedeniyle korkulu anlar ve belirsizlik yaşadıkları öğrenilirken, kriz Yunanistan Başbakanlığının girişimleri ile Yunanistan Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakanı Kostas Tsiaras’ın, eylemci çiftçilere zararlarının karşılanacağını yazılı olarak söz vermesiyle aşıldı. Edinilen bilgiye göre; Midilli Limanı’nı ablukaya alan Yunanlı çiftçiler, limanın girişini kapattı. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, Ayvalık ve Aliağa’ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel olmaya çalıştı. Yunanistan’ın Midilli Adası’nda faaliyet gösteren Kuzey Ege Bölge Valisi Kostas Moutzouris ile Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas, limana gelerek eylemci çiftçilerle görüştü. Midilli’deki şap hastalığı salgını nedeniyle Yunanistan hükümetinin, adadaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanları telef ettiklerini ancak kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını ve tek sermayeleri olan hayvanlarının ellerinden alınıp, itlaf edilmesi nedeniyle mağdur olduklarını belirten çiftçiler, mağduriyetlerinin giderilmesine ait kendilerine güvence verilmeden eylemlerini sona erdirmeyeceklerini söyledi. Bunun üzerine Vali Moutzouris, Yunan Başbakan Yardımcısı Kostis Hatzidakis’i arayarak bilgilendirdi. Hatsidakis de, Yunanistan Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakanı Kostas Tsiaras’a çiftçilerin ödemelerinin yapılabilmesi için yazılı bir talimat vermesini istedi. Bakanlıktan yazılı talimat gelince de, krizin çözüldüğü öğrenildi. Yunanlı yolcular da mağdur oldu Çiftçilerin, Midilli Adası havaalanı ile Midilli Limanı’ndaki eylemlerine son vermesinin ardından, Türk tatilciler de yaklaşık dört saatlik rötarla Ayvalık ve Aliağa limanlarına ulaştı. Eylem sırasında Midilli’den Pire’ye gidecek olan 2 bin 500 kişilik bir feribottaki Yunanlı yolcuların da mahsur kalanlar arasında olduğu bildirildi. Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’na ulaşan yolcular yaşanılan eylem nedeniyle gergin ve korku dolu anlar yaşadıklarını belirtti. Yolculardan Ayvalıklı Avukat Kemal Tutkopar, Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan’ın Midilli Adası’nda geçirdiğini belirterek, "Dönüşte, oranın saatiyle 16.30’da feribotumuzun kalkması gerekiyordu. Limana ulaştığımızda, limanın önünde 200 kişilik bir grup gösteri yapıyorlardı. Gümrük binasının da önünü kapatmışlardı. Girişi engelliyorlardı. Gümrük binasının hemen yanındaki bir başka girişten ilk gelen tatilci grubu olan bizi içeri aldılar. Biz pasaport kontrolünün ardından feribotumuza geçtik ve beklemeye başladık. Tabi bu arada şap hastalığı nedeniyle Yunan hükümeti tarafından hayvanları itlaf edilen çiftçi grubunun gösterileri de devam ediyordu. Sanırım hükümet de bu çiftçilere para ödemeye yanaşmıyormuş. Tabi ki itlaf edilen hayvanlar adamların sermayesi, ekmek parası. Tabi biz Türk tatilcilerin yanı sıra limandaki büyük bir feribot daha içinde Yunanlı yolcularıyla birlikte hareket etmesi engellendi. Midilli Liman Başkanlığı da, eylemcilerin tehditleri nedeniyle limandan ayrılmamıza izin vermedi. Sonrasında Midilli Valisi gelince konuşuldu ve bizim hareket etmemize izin verildi" dedi. Kamuran Öder isimli tatilci de, çiftçilerin eylemi nedeniyle Midilli Limanı’nın demir kapılarının kapatıldığını liman dışında uzun insan kuyruğu içerisinde aralarında çocukların da olduğu kadınların soğukta zor anlar yaşadığını anlattı. Midilli ile Ayvalık arasında seferler yapan bir katamaranın kaptanı Hasan Balcı ise, çiftçilerin adada gerçekleştirdikleri eylemin öğle saatlerinden itibaren sürdüğünü kaydederek, "Gösterileri sırasında etlerini ve sütlerini imha ettiler. Eylemleri limana ulaşınca da yolcularımızla birlikte mağdur olduk. Saat 17.00 itibarıyla limandan hareket onayı aldığımız halde yaklaşık dört saatlik rötarla hareket edebildik" ifadelerini kullandı. Ecem Arkun isimli genç bir tatilci de, gümrük kapısından içeri giremeyen yüzlerce tatilcinin soğukta oldukça zor anlar yaşadığını, ancak krizin sonlanmasıyla Türkiye’ye dönmüş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Koray Şimşek isimli tatilci ise, "Yaşanılan eylem nedeniyle herkes yaklaşık dört saat kadar aç-susuz olarak bekletildi. Bu adalardaki sorunu Yunanistan hükümetinin çözmesi gerekiyordu ama maalesef çözemediler. Biz ülkemize bazı şeylerin geç yürüdüğü için bahane buluyorduk ama onlar bizden daha kötüymüş. Bunu anladık" dedi. "Türkiye her zamanki gibi devlet refleksini gösterdi" Midilli Adası’ndaki çiftçilerin gerçekleştirdiği eylemin öğle saatlerinde valilik binası önünde başladığını aktaran Midilli ile Ayvalık arasında feribot seferleri düzenleyen Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale de, "Daha sonra bizim gemilerimizin kalkmasına yakın bizim saatimize göre 16.30 sıralarında çiftçiler gümrüğün etrafını sardılar. Gümrük önünde barikat kurdular. Tatilcilerimizin bir kısmı barikatı geçti, bir kısmı geçemedi. Bu akşam yaklaşık 750 kişiye yakın tatilci dönüş yapıyordu. Bu yolcuların arasında 320 civarındaki tatilci feribotlara ulaştı ama bu kez de feribotların kalkışına izin verilmedi. Ama yaklaşık 3 buçuk saatin ardından Midilli Kuzey Ege Valisi geldi. Eylemcilerle görüştü. Zararlarının karşılanması için söz verdi. Ancak eylemciler bu sözü kabul etmedi. Valilik bu sözü yazıya dökmüş. Yunanistan Başbakan Yardımcısına göndermişler. O da ilgili bakanlık aracılığıyla yazının onaylanmasını istemiş. Onay gelince çiftçiler kapıları açtılar. Tabi biz bu süreçte Ayvalık Kaymakamımız Hasan Yaman’a durumu telefonla bildirdik. Daha sonra Rodos Başkonsolosluğumuzla iletişime geçtik. Onlara ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gerekli bilgileri verdik. Bu sırada yolcuların büyük bir bölümü yaşanılanları videolara aldılar. Onlar da gerekli makamlara bu videolarla gerekli şikayetleri yaptılar. Ama bizim ülkemiz her zamanki gibi devlet refleksini gösterdi. Bugün bir kez daha gördük bunu. Bundan dolayı da devletimizin yetkililerine teşekkür ediyorum. Bugün yaşanılan aslında Yunanistan’ın bir iç meselesiydi ama seslerini duyurabilmek için bugün Türk tatilcilerin kalabalık dönüşünü kullanmış oldular. İnşallah bir daha böyle bir şey yaşamayız" diye konuştu.
Malatya’da bayram buluşmaları
22 Mart 2026 Pazar - 10:00 Malatya’da bayram buluşmaları AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, AK Parti İl Başkanlığı ve Malatya Valiliği koordinesinde düzenlenen kent bayramlaşma programlarında teşkilat mensupları ve vatandaşlarla bir araya geldi. Ölmeztoprak, bayramların birlik, dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini vurguladı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma programında teşkilat üyeleri ve vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Ölmeztoprak, Ramazan ayının ardından bayrama ulaşmanın sevincini aynı gönül ikliminde paylaşmanın önemine dikkat çekti. Bayramların toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade eden Ölmeztoprak, "Bu anlamlı buluşmalar, muhabbetin, dayanışmanın ve birlik ruhunun en güzel şekilde yaşandığı özel anlardır" dedi. "Güçlü liderlik, huzurun teminatıdır" Bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Ölmeztoprak, güçlü devlet yapısının önemine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sergilenen kararlı duruşun, Türkiye’nin istikrarına katkı sağladığını belirtti. Ölmeztoprak, "Coğrafyamızda yaşanan savaşlar ve artan gerilimler, dirayetli bir liderliğin ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan güçlü irade, milletimizin huzur içinde yaşamasın ve huzur içerisinde bayram geçirmesine vesile olmaktadır" ifadelerini kullandı. "Bayramın ruhu yılın her gününe taşınmalı" Ramazan ayının kazandırdığı değerlerin bayramla birlikte devam ettirilmesi gerektiğini belirten Ölmeztoprak, kardeşlik ve dayanışma duygularının sadece belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. "Kent bayramlaşmasında ortak sevinç ve aidiyet duygusu güçleniyor" Malatya Valiliği koordinasyonunda düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu ‘Kent Bayramlaşması’ programına da katılan Milletvekili Ölmeztoprak, kent bayramlaşmalarının şehir kültürü açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten, bu buluşmaların dayanışmayı pekiştirdiğini söyledi. Kent Bayramlaşması programının ortak bir sevinç ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ifade eden Ölmeztoprak, bayramların birleştirici yönüne dikkat çekti. "Bu mübarek bayramın Malatya’mıza bereket, aziz milletimize huzur ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum" dedi.
Palandöken bayramda cıvıl cıvıl
22 Mart 2026 Pazar - 09:38 Palandöken bayramda cıvıl cıvıl Palandöken Kayak Merkezi, Ramazan Bayramı’nda yoğunluk yaşadı. Kayak sezonunun uzamasını ve tatili fırsat bilen kayakseverler adeta dağa akın etti. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen kış turizm merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi, Ramazan Bayramı tatiliyle birlikte en hareketli günlerini yaşıyor. Mart ayının sonuna gelinmesine rağmen yaklaşık 279 santimetre bulan kar kalınlığı ve "kristal kar" kalitesiyle dikkat çeken Palandöken, bayramı kar üstünde geçirmek isteyen yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Bayram tatilinin başlaması ve okulların ara tatilde olmasıyla birlikte Palandöken’deki otellerde doluluk oranları en üst noktalara çıktı. Şehir dışından ve yurt dışından gelen binlerce turist, güneşli hava eşliğinde kayak yapmanın tadını çıkarıyor. Kayak ile birlikte özellikle çocuklar kızaklarıyla keyifli anlar yaşıyor. Otel işletmecileri, mart ayında bu denli yoğun bir ilginin bölge ekonomisi için büyük bir kazanç olduğunu belirttiler. Palandöken sadece gündüz değil, Türkiye’nin en uzun ışıklandırılmış pistleri sayesinde gece de kayak tutkunlarını ağırlıyor. Bayram özel etkinlikleri kapsamında düzenlenen müzik yayınları, çocuklar için hazırlanan animasyonlar, tatilin coşkusunu ikiye katlıyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve ilgili turizm birimlerinin aldığı yoğun güvenlik önlemleri sayesinde tatilciler, güvenli ve huzurlu bir ortamda bayramın tadını çıkarıyor. 87 kilometre uzunluğunda 55 piste sahip olan Palandöken, saatte 24 bin kişi taşıma kapasiteli 19 lift sistemine sahip. Kayak merkezinde 943 metre uzunluk ve 7 metre genişlikte dünya standartlarının üzerinde geleneksel kızak pisti bulunuyor.
EMŞAV’dan kurumsallaşma hamlesi
22 Mart 2026 Pazar - 09:23 EMŞAV’dan kurumsallaşma hamlesi Emniyet Teşkilatı Vazife Malulleri ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV), Doğu Anadolu Bölgesi’nde ve Erzurum merkezinde kurumsallaşma hamlesi başlattı. EMŞAV Doğu Anadolu Bölge Başkanı Muktedir Güngör’ün stratejik liderliği ve Erzurum İl Başkanı Mikail Akpınar’ın dinamik yönetim anlayışı ile vakıf, bölgenin en etkili ve saygın kurumu olma yolunda dev bir adım attı. Yeni dönemin en güçlü dayanağı ise emniyet teşkilatı ile kurulan tam koordinasyon ve sarsılmaz bağlar gösteriliyor. Erzurum İl Başkanı Mikail Akpınar, vakıf çalışmalarına sağladığı vizyoner destek ve şehit emanetlerine gösterdiği derin hassasiyet nedeniyle Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun’a özel bir teşekkür mesajı yayımladı. Başkan Akpınar, "Sayın Emniyet Müdürümüz Onur Karaburun’un vakfımıza ve camiamıza olan yakın ilgisi, çalışmalarımızdaki azmimizi artırmaktadır. Teşkilatımızın her kademesiyle uyum içerisinde, şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için en iyisini yapmaya kararlıyız," ifadelerini kullandı. Bölgesel Otorite Erzurum’dan Şekilleniyor Vakfın Doğu Anadolu genelindeki faaliyetlerini profesyonel bir vizyonla yöneten Bölge Başkanı Muktedir Güngör, teşkilat yapısını modernize ederek Erzurum’u bölgenin stratejik merkezi haline getirdi. Güngör, yaptığı açıklamada; "Devletimizin gücü ve teşkilatımızın vakarıyla, Doğu Anadolu’nun her noktasında şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatacak, gazilerimize sarsılmaz bir dayanak olacağız," diyerek yeni dönemin kararlılığını vurguladı. Kurumsal Temsiliyetin Zirvesi Güngör ve Sayın Akpınar ikilisinin el birliğiyle başlattığı bu hamle, EMŞAV’ı bölgede sadece bir yardım kuruluşu değil, aynı zamanda çözüm odaklı, profesyonel ve yüksek protokol ağırlığına sahip bir yapıya dönüştürdü. Erzurum’dan yükselen bu güçlü ses, tüm bölgeye örnek olan bir disiplin ve vefa örneği sergiliyor.