GÜNDEM
ADASO’da sanayicilere yönelik çalışmalar masaya yatırıldı
03 Mart 2026 Salı - 10:44 ADASO’da sanayicilere yönelik çalışmalar masaya yatırıldı ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Adana Valisi Mustafa Yavuz’a yürütülen projeler ve sanayicilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana Sanayi Odası’nı (ADASO) ziyaret etti. Görüşmede Adana sanayisinin üretim kapasitesi, istihdam imkanları, ihracat potansiyeli ve sürdürülebilir büyüme hedefleri ele alındı. Vali Yavuz, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki güçlü iş birliğinin kentin ekonomik kalkınmasında belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, "Adana’mız; üretimin, emeğin ve alın terinin şehridir. Sanayideki gücünü, girişimci ruhu ve çalışkan insan kaynağıyla birleştirerek ülke ekonomisine değer katmaya devam ediyor. Adana Sanayi Odamızın bu süreçte üstlendiği öncü rol ve yürüttüğü başarılı çalışmalardan dolayı Başkan Zeki Kıvanç ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç konuşmasında, Adana Valisi Mustafa Yavuz’un nazik ziyaretinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek şunları söyledi: "Sayın Valimizin Odamıza gerçekleştirdiği bu anlamlı ziyaret, sanayicilerimiz adına bizleri son derece memnun etmiştir. Adana’mızın üretim gücünün daha da ileriye taşınması noktasında kamu-özel sektör iş birliğine verdiği güçlü destek için kendilerine teşekkür ediyorum. Sanayimizin gelişimi, istihdamın artırılması ve ihracat kapasitemizin güçlendirilmesi konusunda Valiliğimizin destekleri bizlere güç vermektedir." ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç daha sonra Oda tarafından yürütülen projeler ve sanayicilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişinin ardından günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi
03 Mart 2026 Salı - 10:44 Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi Diyarbakır’da aile işletmesinde 31 yıldır şeker pancarı kullanılarak üretilen glikozsuz tatlılar, Ramazan ayında vatandaşların ilk tercihi oluyor. Diyarbakır’da 3’ü kadın 8 kişilik aile, çeyrek asırdan fazla bir süredir tatlı şeker pancarından glikoz içermeyen tatlı yapıp satıyor. Şeker pancarı kullanılarak üretilen glikozsuz tatlılar, iftar sofralarını süslemek üzere vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Sağlıklı ve lezzetli olarak tercih edilen bu tatlılar, yalnızca yerel halktan değil, çevre ilçelerden gelen vatandaşlardan da büyük ilgi görüyor. Merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik semti Ben u Sen Mahallesi’ndeki dükkanın önünde iftar saatine doğru oluşan uzun kuyruklar, tatlıların popülerliğini gözler önüne seriyor. Bölgedeki diğer esnafın da bu tatlıcıdan toptan ürün alarak kendi dükkanlarında satışa sunması, işletmenin ününü daha da artırıyor. "Ramazan ayı yoğun geçiyor" İşletmeci Mehmet Şirin Sukut, 31 yıldır bu işi yaptığını söyledi. Sukut, "İşimi severek, isteyerek yapıyorum. Şeker pancarı kullanıyorum, glikoz kullanmıyorum. Hakiki sıvı yağ kullanıyorum. Eşim ve çocuklarımla beraber çalışıyoruz, geçimimizi buradan sağlıyoruz. Başka elemanlar da var gelip benden toptan ucuza tatlı alıp kendi paylarını üstüne koyup satıyorlar. Onlar da ekmek yiyorlar. Herkes memnun halinden. Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden buraya gelip tatlı alıyorlar" dedi. 12 ay boyunca tatlı ürettiğini fakat en yoğun ayın Ramazan ayı olduğunu aktaran Sukut, "Ramazan ayında yoğunluk daha çok, diğer aylar normaldir. Kışın sakin geçiyor genelde ama Ramazan ayı tam tersine çok yoğun geçiyor. Vatandaşlarımız tatlıyı seviyorlar. İçi yumuşaktır, dışı çıtırdır. Glikoz yok temizdir" diye konuştu. Sukut’un 4 oğlundan Mehmet Sukut ise, "Burada 31 yıldır tatlı yapıyoruz. Çok eskiden beri orijinal şeker pancarından elde edilen şerbetleri kullanıyoruz. İnsanlarımız bu kaliteyi duyduğunda gelip tatlılarını buradan almayı tercih ediyor. Çevrede birçok tatlıcı olmasına rağmen vatandaşlar farklı yerlerden sadece buradan tatlı almaya geliyor. Ben, abilerim ve kardeşlerimle birlikte ailecek çalışıyoruz. Özellikle Ramazan ayında yoğunluk çok fazla oluyor. Hep birlikte el ele vererek bu kalabalığa yetişmeye çalışıyoruz. İşletmemizde 4 erkek kardeş, 1 kız kardeş, anne ve babamız da dahil olmak üzere ailecek emek veriyoruz. Bir ağabeyimiz de ayrı bir dükkanla ilgileniyor. Hanımlarımızla birlikte toplam 7-8 kişi bu sektörü ayakta tutmaya çalışıyoruz. Küçük bir işletmeyiz ama çok şükür bereketi güzel. Dışarıdan gelen esnaf ve personel buradan 200-400 adet tatlı alarak çevre bölgelere ve başka ilçelere götürüp satış yapıyor. Bu sayede ismimiz geniş bir çevreye yayılmış durumda. Şu anda tatlılarımızın fiyatı 75 lira. Müşterilerimiz nasıl isterse az kızarmış, az şerbetli, tam kızarmış, küçük ya da büyük şekilde taleplerine göre elimizden geldiğince hazırlayıp sunmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Müşterilerden Abdullah Seçkin, başka bir semtten bu tatlı için her gün gelip gittiğini söyledi. Seçkin, "Tatlıyı çok beğeniyoruz. Ablamızın eli değdiği zaman daha da lezzetli oluyor. Her gün oruç boyunca Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden, farklı semtlerinden buraya gelenler oluyor bu tatlıyı almak için" dedi.
Genç iç mimarlardan ulusal yarışmada büyük başarı
03 Mart 2026 Salı - 10:42 Genç iç mimarlardan ulusal yarışmada büyük başarı Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri, TMMOB İçmimarlar Odası tarafından düzenlenen İM 2025 İç Mimarlık Öğrencileri Proje Yarışması’nda önemli dereceler elde ederek üniversitelerini başarıyla temsil etti. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üniversitelerden öğrencilerin katıldığı yarışmada Yaşar Üniversitesi, 34 proje ile yer aldı; projelerden biri üçüncülük, ikisi mansiyon ödülü kazanırken, altı proje de kendi kategorilerinde ilk 12’ye girme başarısı gösterdi. Bu yıl sekizincisi düzenlenen ve Atılım Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü ev sahipliğinde gerçekleştirilen yarışmaya, lisans eğitimi kapsamında üretilen tasarım stüdyosu projeleriyle beş kategoride toplam 507 proje başvurusu yapıldı. Yaşar Üniversitesi öğrencileri, farklı ölçek ve temalarda geliştirdikleri özgün tasarımlarla jüri tarafından ödüle layık görüldü. Mobilya tasarımına üçüncülük ödülü İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri Aycan Dede ve İrem Türker, "Mobilya ve Aydınlatma Tasarımı" kategorisinde geliştirdikleri "Folda" adlı projeleriyle 60 proje arasından üçüncülük ödülü kazandı. Zihinsel iyi oluşu ve kişisel ifadeyi destekleyen kompakt bir mobilya olarak tasarlanan Folda, kullanıcıların not, fotoğraf ve kişisel objelerini sergileyebileceği pano yüzeyleriyle işlevselliği ve bireysel deneyimi bir araya getiriyor. Farklı boyut seçenekleri sayesinde çeşitli yaşam ve çalışma alanlarına uyum sağlayan tasarım, kullanıcıya kendine ait kişisel bir mekan oluşturma imkânı sunuyor. Müze tasarımı projesine mansiyon Birinci sınıf kategorisinde Emir Furkan Gönenç, "Tribute to Derin Su Ölmez" başlıklı müze iç mekân tasarımı projesiyle mansiyon ödülüne değer görüldü. Ermeni kökenli bir kuyumcu ailesinin kızı olan Derin Su Ölmez’in yaşam öyküsünden ve Beyoğlu ile Galata’nın tarihî dokusundan ilham alan proje, dik yokuşlar ve katmanlı kent yapısını mekânsal kurguya taşıyor.Proje, Beyoğlu ve Galata’nın tarihsel ve mekansal katmanlarından esinlenerek ziyaretçi dolaşımını farklı kotlarda süreklilik sağlayan rampa sistemi üzerinden kurguluyor. Tasarım, bireysel hafıza ile kentsel belleği mekansal bir deneyim aracılığıyla bir araya getirmeyi amaçlıyor. Sinema estetiğini mekana taşıyan proje Doğa Ilgın Opak ise ikinci sınıf kategorisinde geliştirdiği "Artist in Residence" projesiyle mansiyon ödülü kazandı. Yönetmen Wes Anderson’ın özgün sinematografik estetiğinden esinlenen proje, mimariyi bir anlatı ve deneyim alanı olarak ele alıyor. Simetri, perspektif ve görsel kompozisyonun öne çıktığı mekansal kurgu, kullanıcıyı yalnızca izleyici değil, aynı zamanda deneyimin aktif bir parçası hâline getiriyor.
Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi
03 Mart 2026 Salı - 10:37 Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi Diyarbakır’da bir aile, 31 yıldır şeker pancarından glikozsuz tatlı yapıp satıyor. İş yerlerinin önü hemen her an dolu olan ailenin yaptığı tatlılar, özellikle Ramazan ayında vatandaşların ilk tercihi oluyor. Diyarbakır’da 3’ü kadın 8 kişilik bir aile, çeyrek asırdan fazla bir süredir tatlı şeker pancarından glikoz içermeyen tatlı yapıp satıyor. Şeker pancarı kullanılarak üretilen glikozsuz tatlılar, iftar sofralarını süslemek üzere vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Sağlıklı ve lezzetli olarak tercih edilen bu tatlılar, yalnızca yerel halktan değil, çevre ilçelerden gelen vatandaşlardan da büyük ilgi görüyor. Merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik semti Ben u Sen Mahallesi’nde bulunan dükkanın önünde iftar saatine doğru oluşan uzun kuyruklar, tatlıların popülerliğini gözler önüne seriyor. Bölgedeki diğer esnafın da bu tatlıcıdan toptan ürün alarak kendi dükkanlarında satışa sunması, işletmenin ününü daha da artırıyor. ’’Ramazan ayı yoğun geçiyor’’ İşletmeci Mehmet Şirin Sukut, 31 yıldır bu işi yaptığını söyledi. Sukut, "İşimi severek, isteyerek yapıyorum. Şeker pancarı kullanıyorum, glikoz kullanmıyorum. Hakiki sıvı yağ kullanıyorum. Eşim ve çocuklarımla beraber çalışıyoruz, geçimimizi buradan sağlıyoruz. Başka elemanlarda var gelip benden toptan ucuza tatlı alıp kendi paylarını üstüne koyup satıyorlar. Onlarda ekmek yiyorlar. Herkes memnun halinden. Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden buraya gelip tatlı alıyorlar" dedi. 12 ay boyunca tatlı ürettiğini fakat en yoğun ayın Ramazan ayı olduğunu aktaran Sukut, "Ramazan ayında yoğunluk daha çok, diğer aylar normaldir. Kışın sakin geçiyor genelde ama Ramazan ayı tam tersine çok yoğun geçiyor. Vatandaşlarımız tatlıyı seviyorlar. İçi yumuşaktır, dışı çıtırdır. Glikoz yok temizdir’’ diye konuştu. İşletmeci Mehmet Şirin Sukut ayrıca her 4 oğlunu da tatlı ustası yapmış. Oğullarından Mehmet Sukut, "Burada 31 yıldır tatlı yapıyoruz. Çok eskiden beri orijinal şeker pancarından elde edilen şerbetleri kullanıyoruz. İnsanlarımız bu kaliteyi duyduğunda gelip tatlılarını buradan almayı tercih ediyor. Çevrede birçok tatlıcı olmasına rağmen vatandaşlar farklı yerlerden sadece buradan tatlı almaya geliyor. Ben, abilerim ve kardeşlerimle birlikte ailecek çalışıyoruz. Özellikle Ramazan ayında yoğunluk çok fazla oluyor. Hep birlikte el ele vererek bu kalabalığa yetişmeye çalışıyoruz. İşletmemizde 4 erkek kardeş, 1 kız kardeş, anne ve babamız da dahil olmak üzere ailecek emek veriyoruz. Bir ağabeyimiz de ayrı bir dükkanla ilgileniyor. Hanımlarımızla birlikte toplam 7-8 kişi bu sektörü ayakta tutmaya çalışıyoruz. Küçük bir işletmeyiz ama çok şükür bereketi güzel. Dışarıdan gelen esnaf ve personel buradan 200-400 adet tatlı alarak çevre bölgelere ve başka ilçelere götürüp satış yapıyor. Bu sayede ismimiz geniş bir çevreye yayılmış durumda. Şu anda tatlılarımızın fiyatı 75 lira. Müşterilerimiz nasıl isterse az kızarmış, az şerbetli, tam kızarmış, küçük ya da büyük şekilde taleplerine göre elimizden geldiğince hazırlayıp sunmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Müşterilerden Abdullah Seçkin, başka bir semtten bu tatlı için her gün gelip gittiğini söyledi. Seçkin, "Tatlıyı çok beğeniyoruz. Ablamızın eli değdiği zaman daha da lezzetli oluyor. Her gün oruç boyunca Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden, farklı semtlerinden buraya gelenler oluyor bu tatlıyı almak için" dedi.
Ari işletmede tüberküloz ve brusella testi yapıldı
03 Mart 2026 Salı - 10:36 Ari işletmede tüberküloz ve brusella testi yapıldı Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesine bağlı Dereağzı Mahallesi’nde bulunan hastalıktan ari statüsündeki bir işletmede, büyükbaş hayvanlara yönelik tüberküloz ve brusella testleri gerçekleştirildi. Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmada, hastalıktan ari işletme statüsünün korunması ve halk sağlığının güvence altına alınması amacıyla kapsamlı tarama yapıldı. Teknik ekipler tarafından işletmede bulunan büyükbaş hayvanlara tüberkülin uygulaması gerçekleştirilirken, brusella hastalığına karşı da kan numuneleri alındı. Yetkililer, hastalıktan ari işletmelerin hem hayvan sağlığı hem de gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Ari statüsünün sürdürülebilmesi için düzenli testlerin zorunlu olduğu, bu kapsamda il genelinde denetim ve tarama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğü belirtildi. Gerçekleştirilen testlerle birlikte olası bulaşıcı hastalıkların erken teşhisi hedeflenirken, üreticilerin de sürece hassasiyetle yaklaşmasının önemine dikkat çekildi. Tüberküloz ve brusella gibi zoonotik hastalıkların hem hayvanlar hem de insanlar için risk oluşturduğu ifade edilirken, düzenli kontroller sayesinde Tekirdağ’da hayvancılıkta kalite standartlarının korunmasının amaçlandığı kaydedildi. Çalışmaların belirli periyotlarla devam edeceği öğrenildi.