GÜNDEM - 29 Temmuz 2016 Cuma 08:20

15 Temmuz darbe planının kod adı 'Pars'mış

A
A
A
15 Temmuz darbe planının kod adı 'Pars'mış

Polisin darbe girişiminde aktif rol alan Alay Komutanı Yardımcısı Ekrem Işık’ın resmi aracında yaptığı aramada, 2 ayrı harekât planına ulaşıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Necip İşçimen’in koordinasyonunda Savcı Ali Alper Saylan tarafından FETÖ’cü subayların darbe girişimi sırasında kritik rol üstlenen Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’na ilişkin yürütülen soruşturmada, önemli bilgilere ulaşıldı. Muhafız Alayı’nda haftalar önce darbe hazırlıklarının gizlilik içerisinde başlatıldığı öğrenildi. Alay Komutanı Kutsi Barış ile Cumhurbaşkanlığı Başyaveri Albay Ali Yazıcı’nın sık sık bir araya geldiği, güvenlik kameralarından ve ifadelerden tespit edildi. Bu toplantılara rütbeli subayların da zaman zaman katıldığı belirtildi.

15 İSİM FİRARİ
Savcı Saylan’ın talimatıyla Muhafız Alayı’nda Ankara KOM Şubesi ekiplerince ayrıntılı arama faaliyeti gerçekleştirildi. Bu aramalarda Genelkurmay baskınında görev alan 33 Özel Kuvvet personeline ilişkin bilgilere ulaşıldı. Bu isimlerin darbe girişimi öncesinde sivil araçları ve sivil kıyafetleri ile alaya gittikleri tespit edildi. Araçlarda bulunan kişisel eşyadan 33 ismin tamamının kimliği tespit edildi. Bunlardan 17’si yakalanırken, 15’i halen firari. 1 başçavuşun ise Genelkurmay Karargâhı’nda hayatını kaybettiği belirlendi.

KOMUTANIN ARACINDAN ÇIKTI
Polisin darbe girişiminde aktif rol alan Alay Komutanı Yardımcısı Ekrem Işık’ın resmi aracında yaptığı aramada, 2 ayrı harekât planına ulaşıldı. Bunlardan ilki “Köşk Muhafız Komando Birlik Komutanlığı Alarm Planı”, diğeri ise “Pars Planı”. Savcılık incelemesinde Alarm Planı’nın, girişim öncesi yaşanacak hareketliliğin ortaya çıkmaması için bir tatbikat planı gibi hazırlanıp birliğe dağıtıldığı belirlendi. Gerçek planınsa ‘Pars’ olduğu öğrenildi.

15 Temmuz darbe planının kod adı 'Pars'mış

KAN GRUPLARI DA VAR
Planda, Genelkurmay, Çankaya Köşkü ve lojmanları ile TRT’de görevlendirilecek personelin isimlerine tek tek yer veriliyor. Planda, kullanılacak askeri mühimmatın yanı sıra personelin kan grupları da yer alıyor. Planda, TRT baskını için 103+121 kişilik 2 ayrı ekip, Genelkurmay için 108, Başbakanlık ve üst düzey bürokratların lojmanlarının içinde yer aldığı Çankaya Köşkü içinse 105 kişilik ekibin oluşturulduğu görüldü. 100 kişilik de destek ekibi oluşturulduğu saptandı.

Fevzi Çakır - Gazete Habertürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.