KENT HABERLERİ - 29 Nisan 2016 Cuma 14:05

2 bin çocukla dev Türkiye haritası

A
A
A
2 bin çocukla dev Türkiye haritası

23 Nisan Ulusan Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Kağıthane Belediyesi ile ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından düzenlenen programda 1299 öğrenci tarafından dokunan Türkiye’nin en büyük el dokuması Türk bayrağı, 2 bin öğrenci tarafından açıldı.

Çocuklardan oluşan dev Türkiye haritası havadan görüntülenirken, haritanın ortasına yerleştirilen Türkiye'nin en büyük el dokuması Türk Bayrağı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç tarafından takdim edilecek.

23 Nisan Ulusan Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Kağıthane Belediyesi, Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kağıthane İlçe Halk Eğitim müdürlüğü ve Dilhan Derneği tarafından düzenlenen, “Bin Minik El Bir Bayrak” projesi kapsamında 81 ilden katılımıyla bin 299 çocuk tarafından dokunan Türkiye’nin en büyük el dokuma bayrağı, 2 bin çocukla oluşturulan Türkiye haritası kareografisinin ortasında sergilendi. Kağıthane’de bulunan Hasbahçe Stadı’nda gerçekleştirilen törene Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Kağıthane İlçe Milliği Eğitim Müdürlüğü Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürü İlhan Kurt, Halk Eğitim Müdürü Hüseyin Çömlek ile davetliler ve öğrenciler katıldı.

Program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından 2 bin çocuğun katılımıyla Türkiye haritası kareografisi oluşturulurken, en büyük el dokuma Türk Bayrağı haritanın ortasında sergilenerek izleyicilere takdim edildi.

‘ÇOK ANMALI BİR ÇALIŞMA’
Dev Türk Bayrağı’nın hazırlanması ve düzenlenen etkinlikle ilgili konuşan Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, “Bugün çok anlamlı bir çalışmayı takip ediyoruz. Kağıthane Halk Eğitim Merkezimizin başlatmış olduğu bin 299 çocuğumuzun emek verdiği ter akıttığı el dokuma Türk bayrağının hep birlikte tanıtımını yapıyoruz. Bu çalışmanın içinde tarihe vefa duygusunun pekiştirilmesi var. Bu çalışmanın içinde vatan sevgisi millet sevgisi, bayrak sevgisinin çocuklarımıza pekiştirilmesi var. En çok bu duygulara bu sevgiye ihtiyacımız olan dönemde 81 ili temsilen çocuklarımızın bulunduğu bu çalışmayı yapmak çok anlamlı çok güzel. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Hayırlı ve güzel bir çalışma oldu. İnşallah bu güzel çalışma cumhurbaşkanlığı makamınca da kabul görerek layık olduğu itibarı da görmüş olacaktır. Bununla ilgili de görüşmeler devam ediyor” dedi.

‘BAYRAĞIMI ÇOK SEVİYORUM’
Bayrak dokuma çalışmasına katılan 4. sınıf öğrencisi Ömer Faruk Dündar, "Ben bu bayrağı dokurken çok gururlandım. Çünkü sonuçta bizim ülkemizin bayrağı ve bugün burada bu bayrağı yaşatmak için bulunuyoruz. Çok sevinçliyim, böyle olaylara bu aralar fazla tanık olamıyoruz. Bayrağımızı çok seviyorum ve ülkemizin bayrağını her zaman korumak istiyorum" diyerek duygularını ifade etti. Çocuklar etkinliğin bitiminde bayrağın çevresinde Belediye Başkanı Kılıç ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

CUMHURBAŞKANLIĞI’NA TAKDİM EDİLECEK
Osmanlı Devleti'nin kuruluş yılına atıfta bulunularak, Kağıthane'de yer alan ilkokul 4. sınıf öğrencileri, otistik çocuklar ve Sevgi Evleri çocuklarından oluşan bin 299 öğrencinin katkısıyla şu ana kadar yapılan el dokuma en büyük Türk bayrağı oluşturuldu. Bayrak için bin 299 18x24 santimetrelik el tezgahları, 17 bin 500 metre beyaz çözgü ipi, 83 bin 776 metre kırmızı yün ip kullanıldı. Dokunulan bayrağın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sergilenmek üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Mayıs ayında takdim edileceği öğrenildi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez" Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü asla kabul etmeyeceğini, siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından vazgeçmeyeceğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Hakkımız oradadır ve hakkımızı yedirmeyiz" dedi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) ikinci gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumda konuşan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından geri adım atmayacağını, çözüm iradesinin ise Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde sürdürüldüğünü söyledi. Erhürman, Kıbrıs Türk halkının tarihi mücadelesinin doğru okunması gerektiğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkının kimlik oluşum sürecinin yani 1878’den bugüne kadar olan sürecinin doğru değerlendirilmesi herkese şunu gösterir. Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Bütün mücadelesi de bunun üstünden yürümüştür. Dolayısıyla bugün itibarıyla da böyle bir ihtimal Kıbrıs Türk halkı için yok hükmündedir. Kıbrıs Türk halkı siyasi anlamda eşit ve egemenlik haklarının peşinde olan bir hattır ve çözüm iradesinde olan bir hattır" ifadelerini kullandı. "İzolasyonlar haksızdır, kabul edilmesi mümkün değildir" Kıbrıs Türk halkının geçmişte de çözüm yönünde irade ortaya koyduğunu dile getiren Erhürman, 2004 ve 2017 yıllarındaki süreçleri hatırlatarak bu iradenin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ortaya konduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forumdaki konuşmasına da atıfta bulunan Erhürman, adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümden yana olduklarını ifade etti. Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Erhürman, "Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonlar haksızdır. Asla kabul edilmesi mümkün değildir" dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 2004 referandumunun ardından yayımladığı raporda, bu izolasyonların hiçbir meşru gerekçesinin bulunmadığının açıkça ifade edildiğini belirten Erhürman, Avrupa Birliği raporlarında da benzer değerlendirmelerin yer aldığını söyledi. Erhürman, buna rağmen Kıbrıs Türk halkının hem temel hakları ihlal edilen hem izolasyonlara maruz bırakılan hem de adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olma statüsü zedelenen bir halk konumunda tutulduğunu kaydetti. "Türkiye ile tam koordinasyon içinde ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da biliyoruz" Konuşmasında Türkiye-KKTC eşgüdümüne özel vurgu yapan Erhürman, Kıbrıs meselesinde ortaya konulan siyasal hattın son derece net olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde hareket ettiklerini belirten Erhürman, "Dolayısıyla biz ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da Türkiye Cumhuriyeti’yle tam bir koordinasyon içerisinde çok iyi biliyoruz. Bunun da dünya tarafından anlaşılması gerektiğini biliyoruz" diye konuştu. Erhürman, dünyanın yeni bir evreden geçtiğine ilişkin değerlendirmelere de değinerek, uluslararası ilişkilerde kuralların ve ilkelerin geri plana itilmesinin insanlık açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını söyledi. Erhürman, insanlığın geçmişte medeniyetin rafa kaldırılmaya çalışıldığı dönemlerden geçtiğini ancak sonrasında yeniden kurallı yaşama ve diyalog zeminine döndüğünü ifade etti. Erhürman, kısa süre içinde haklı konumdaki Kıbrıs Türk halkının haklarını almasını sağlayacak bir sürecin yeniden görünür hale geleceğini kaydetti. "Sorunun kaynağı paylaşım iradesinin olmaması" Kıbrıs sorununun neden çözülemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erhürman, temel meselenin Kıbrıs Rum liderliklerinin adadaki doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve yönetim erkini Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istememesi olduğunu savundu. Erhürman, "Sorunun kaynağı şu; Kıbrıs Rum liderlikleri Kıbrıs’ta doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve tabii ki iktidarı Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor" dedi. Montana sürecini örnek gösteren Erhürman, dönemin Rum lideri Nikos Anastasiadis’in dönüşümlü başkanlığı kategorik olarak reddettiğini hatırlatarak, bunun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Erhürman, "Herhangi bir yapı olacak ortada ve biz bileceğiz ki tarih boyunca bir Kıbrıslı Türk o yapıyı asla başkan olarak yönetemeyecek. Ben bunun bir hukukçu olarak, siyasi eşitlik olarak kabul edilmesini kat’a mümkün görmem" dedi. "Birinci aşama güven artırıcı önlemler" Erhürman, çözüm için ortaya koydukları yaklaşımın aşamalı bir yöntem içerdiğini belirterek, yıllardır anlamlı bir müzakere sürecinin bulunmadığını söyledi. Bu süreçte Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafını yok sayarak çeşitli ülkelerle güvenlik, enerji ve deniz yetki alanları başta olmak üzere birçok konuda anlaşmalar imzaladığını ifade eden Erhürman, bunun güvensizliği daha da artırdığını kaydetti. Bu nedenle ilk aşamada Lefkoşa’da iki liderin karşı karşıya gelerek hem Kıbrıs Türk halkının hem de Kıbrıs Rum halkının hayatını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemler üzerinde karar alması gerektiğini söyleyen Erhürman, "Lefkoşa’da bir tane yeni kapı, bir tane yeni geçiş noktası açabildiğini ispatlayamayan iki liderin, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü gibi 60 senedir devam eden bir sorunun çözmesini hiç kimse bekleyemez" ifadelerini kullandı. Erhürman, 5+1 formatına ilişkin değerlendirmesinde ise Kıbrıs Rum liderliklerinin muhatap olarak Kıbrıs Türk tarafını değil, doğrudan Türkiye’yi alma eğiliminde olduğunu savundu. "İzolasyonlar kalkacaktı ama hâlâ sporcularımız yarışamıyor" Kıbrıs Türk halkının geçmiş deneyimlerinin kendilerine önemli dersler verdiğini belirten Erhürman, Annan Planı sonrası verilen sözlerin tutulmadığını da dile getirdi. Kıbrıslı Türklerin çözüm yönündeki iradesine rağmen izolasyonların kaldırılmadığını ifade eden Erhürman, sporculardan iş insanlarına, akademisyenlerden arkeologlara kadar birçok kesimin hâlâ uluslararası alanda ciddi engellerle karşılaştığını söyledi. Erhürman, "Benim sporcularım hâlâ uluslararası müsabakalarda yarışamıyor. Benim iş insanlarımla benim üniversite insanlarımla bugün yurt dışına çıkışta, bir yerlerde temsiliyette sorun yaşanıyor. Benim arkeologlarımın yazdığı makalelerin yayınlanması engelleniyor uluslararası dergilerde. Kimseyle kavgamız patırtımız yok. Ama hakkımız oradadır. Ve hakkımızı yedirmeyiz" diye konuştu. "Silahlanma ve büyük devletlere yaslanma çabası nafiledir" Konuşmasının son bölümünde adadaki güvenlik dengelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Kıbrıs Rum tarafının silahlanma ve büyük devletleri arkasına alma siyasetiyle Türkiye’ye karşı bir askerî denge kurmaya çalıştığını düşündüğünü söyledi. Böyle bir yaklaşımın gerçekçi olmadığını belirten Erhürman, bunun hem Rum halkı hem de Türk halkı açısından ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti. Erhürman, "Zannediyorsun ki silahlanma ve bazı büyük devletleri arkana almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir askeri denge oluşturacaksın. Bu nafile bir çabadır, realist değildir, gerçekleşmesi zaten mümkün değildir. Bil ki hiçbir coğrafyada o büyük abiler arkada durmazlar, senin önüne geçenler. Ve senin de iraden ciddi şekilde zedelenir" ifadelerini kullandı. Adada alınan tek taraflı kararların yalnızca bir tarafı değil, tüm halkları riske attığını söyleyen Erhürman, "Benim halkım kendi iradesi olmadan alınan kararlar üzerinden risk altına sokulmayı kabul etmez" dedi.
Bursa Bursa’da yüksek hızlı tren hattının 2026 sonunda hizmete alınacağı açıklandı Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, ulaşım alanında şehrin geleceğine yön verecek yatırımları değerlendirmek üzere düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Toplantıda, yüksek hızlı tren hattının 2026 yılı sonunda hizmete alınacağı açıklandı. Yüksek hızlı tren hattı şantiye alanında gerçekleştirilen toplantıya, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve ilgili yöneticiler katıldı. Müteahhit firma ve ilgili kurum temsilcilerinin kapsamlı sunum yaptığı toplantıda, Bursa’nın uzun yıllardır beklediği hızlı tren projesinin mevcut süreci, gelinen aşamalar ve bundan sonraki yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Şehrin ulaşım ağına güç katacak önemli projenin her aşamasının konuşulduğu buluşmada, Bursa’yı daha güçlü bir ulaşım altyapısına kavuşturmanın, vatandaşları daha hızlı ve konforlu ulaşım imkânlarıyla buluşturmanın önemi vurgulandı. "Hemşehrilerimizin beklediği projeleri başlatacağız" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, kentin Kestel ile üniversite arasında ve Kent Meydanı ile Terminal arasında raylı sistem hatlarına sahip olduğunu hatırlattı. Mevcut hatların vatandaşların raylı sistemlerdeki ihtiyacını tam olarak karşılamadığını belirten Başkanvekili Biba, "Bu konuda uzun süredir çalışmalarımız var. Toplantıda bu çalışmalarla ilgili istişarelerimizi de yaptık. En kısa zamanda hemşehrilerimizin beklediği ve sevineceği projeleri başlatacağız" dedi. Yüksek hızlı trende test sürüşleri başlıyor AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Bursa’nın ve Marmara Bölgesi’nin en önemli projelerinden birisi olduğunu hatırlattı. 106 kilometrelik hızlı tren hattının faaliyete geçirilmesiyle alakalı çalışmaları incelediklerini anlatan Davut Gürkan, "Önümüzdeki aylarda elektrik sistemleriyle alakalı işlemler devreye konmuş olacak. Temmuz ayından itibaren de trenin test sürüşlerine başlanacak. Yıl sonuna doğru da hayırlısıyla hızlı tren hattımız faaliyete girmiş olacak" diye konuştu. Yüksek hızlı tren, 2026 yılı sonunda hizmet vermeye başlayacak Kent içi raylı ulaşım çalışmalarına da değinen Davut Gürkan, hızlı trenin faaliyete geçmesiyle Emek-Şehir Hastanesi hattının da çalışmaya başlayacağını açıkladı. Paralel olarak karayollarının Şehir Hastanesi’ne de ulaşacağını söyleyen Gürkan, "Nihayetinde 2026 sonuna kadar hayırlısıyla hızlı trenimiz ve Şehir Hastanesi raylı sistemimiz Bursalıların hizmetinde olacak. Çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bursa’ya ve Marmara Bölgesi’ne hayırlı olsun" AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, toplantıda yüksek hızlı tren hattını, Emek-Şehir Hastanesi hattını ve karayolu bağlantılarını değerlendirdiklerini belirterek, "İnşallah 2026 yılında yüksek hızlı treni, Bursa’mıza kazandırmış olacağız. Bizim için önemli bir proje. Hem Bursa hem de Marmara Bölgesi için hayırlı olsun" diye konuştu.