RAMAZAN - 27 Mayıs 2017 Cumartesi 23:01

2017 İMSAKİYE: İstanbul-İzmir-Ankara sahur vakitleri kaçta?| Ezan kaçta okunuyor? (Sahur vakitleri tıkla öğren)

A
A
A
2017 İMSAKİYE: İstanbul-İzmir-Ankara sahur vakitleri kaçta?| Ezan kaçta okunuyor? (Sahur vakitleri tıkla öğren)

Mübarek Ramazan Ayı geldi çattı. İslam Alemi bu mübarek ayda farklı bir iklime girecek maneviyatını daha da gözden geçirip iyileştirmeye çalışacak. İftar ve sahur sofraları da bu Ramazan ayında daha da renkleniyor. Peki Ramazan ayında İstanbulda ezan kaçta okunacak, İstanbul'da sahur kaçta açılıyor? İstanbul'un yanında diğer büyük illerimizden olan Ankara'da sahur saat kaçta ve İzmir'de sahur saat kaçta? 2017 Ramazan ayında aklınıza takılan bu soruların cevabı haberimizde.. 2017 İmsakiyesi

İslam Alemi'nde müslümanlar tarafından her yıl büyük sevinç ve coşku ile karşılanan bir Ramazan ayına daha kavuşmanın sevincini yaşanıyor.

İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Edirne ve diğer illerde yaşayan vatandaşlar için iftar saatleri sayfamız ile okuyucularımız ile beraberiz. Akşam ezanı vaktinde açacağımız oruç öncesi en sık aratılan kelimelerden bir tanesi de iftar vakitleri oldu. Bu başlık altında bulunan haberimiz ile Ramazan ayı boyunca iftar saatlerine ve 2017 imsakiye erişebilirsiniz. İşte İstanbul Ankara İzmir ve diğer iller için iftar vakti...

2017 İMSAKİYE: İstanbul-İzmir-Ankara sahur vakitleri kaçta?| Ezan kaçta okunuyor? (Sahur vakitleri tıkla öğren)

Mübarek Ramazan-ı şerif bu gece yapılan sahur ile başladı ve insanlar iftar saatlerini merak ediyor. Dün akşam kılınan ilk teravih namazının ardından vatandaşlar gece saatlerinde ilk sahurunu yaptılar ve iftar saatlerini araştırmaya başladı. Bizde İstanbul 2017 Ramazan imsakiyesini haberimizde sizler için derledik. Peki İstanbul'da iftar saat kaçta? işte, vatandaşların merakla araştırdığı vakitler ve detayları...

2017 İMSAKİYE: İstanbul-İzmir-Ankara sahur vakitleri kaçta?| Ezan kaçta okunuyor? (Sahur vakitleri tıkla öğren)

İSTANBUL İLİ 2017 RAMAZAN İMSAKİYESİ

2017 İMSAKİYE: İstanbul-İzmir-Ankara sahur vakitleri kaçta?| Ezan kaçta okunuyor? (Sahur vakitleri tıkla öğren)

Anadolunun ilk camisinde teravih namazı kılındı

 

ANKARA İLİ 2017 RAMAZAN İMSAKİYESİ

2017 İMSAKİYE: İstanbul-İzmir-Ankara sahur vakitleri kaçta?| Ezan kaçta okunuyor? (Sahur vakitleri tıkla öğren)

İstanbul sahura davul sesleriyle uyandı

İZMİR İLİ 2017 RAMAZAN İMSAKİYESİ

2017 İMSAKİYE: İstanbul-İzmir-Ankara sahur vakitleri kaçta?| Ezan kaçta okunuyor? (Sahur vakitleri tıkla öğren)

Oruçlarınız sakata gelmesin

Münakaşaya girecek değiliz ama temkinli takvimlere uymakta yarar var. Zaten kıldığımız bir namaz, tuttuğumuz bir oruç, o da gelmesin sakata. On bir ayın sultanı ramazan hilalinin görülmesi ile başlar malum. Bu yüzden anlayan anlamayan herkes yükseklere çıkar güneşin battığı yeri tarar, hilal arar. Biz ne ulemayız, ne muvakkit ama bir sünnet-i seniyye yerine gelsin diye uyarız. Bakarsın zor günde çıkar karşımıza. Bir kişinin görmesi bile yeterlidir, kadı topla tüfekle meşaleyle ilan eder halka. Hava bulutlu olabilir mi? Olabilir, işte o şüpheli günlere “Yevmüşşek” denir ahali arasında.  

Orucun ve Ramazan ayının fazileti

Sual: Ramazan ayının önemi nedir?
CEVAP

Bu konuda imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir. 

Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. (Mektubat ,1.c. 45.m.)

Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır. 

Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. [Tirmizi] (Ama orucu kazaya bırakmayı mubah kılan dînî bir mazeret varsa, o zaman ramazan orucunu kazaya bırakmak günah olmaz.)

Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle: 
(Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]

(Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da Allahü teâlâdan bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

(Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]

(Ramazan bereket ayıdır. Allahü teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]

(Ramazan-ı şerif ayı geldiği zaman, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istigfar etmelerini emreder.) [Deylemi]

(Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; ramazan ayı, sonraki ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

(Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]

(Ramazan orucu farz, teravih sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

(Bu aya ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ. Mansur]

(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]

(Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonuysa Cehennemden kurtuluştur.) [İ. Ebiddünya]

(İslam, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]

(Cennetteki güzel köşkler, sözü hoş, selamı çok, yemek yediren, oruca devam eden ve gece namazı kılan kimselere verilir.) [İbni Nasr]

(Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin sevabı da çoktur.) [Deylemi]

(Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Biri size sataşırsa, ona “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]

(Gerçek oruç, sadece yiyip içmeyi değil, boş ve hayasızca sözleri de terk ederek tutulan oruçtur.) [Hakim]

(Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrasına, ancak oruçlular oturur.) [Taberani]

(Allah yolunda bir gün oruç tutanı, Allahü teâlâ yetmiş yıllık mesafe kadar cehennemden uzaklaştırır.) [Buhari]

(Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır.) [Müslim]

(Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.) [Deylemi]

(Oruçlu iken ölen Cennete girer.) [Bezzar]

(Oruç tutan, namaz kılan kimse, mükafatını kıyamette aklı kadar alır.) [Hatib]

(Oruç şehveti keser.) [İ. Ahmed]

Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur. (Mev'iza-i hasene)

Resulullah efendimizin rüyası
(Rüyamda acayip şeyler gördüm. Ümmetimden birini azap melekleri yakalamıştı. Aldığı abdestler gelip, onu içindeki zor durumdan kurtardı. Birini gördüm, kabri onu sıkıyordu. Kıldığı namazlar gelip, onu kabir azabından kurtardı. Birine şeytanlar musallat olmuştu. Ettiği zikirler gelip, şeytandan onu kurtardı. Birinin de susuzluktan dili çıkmıştı. Tuttuğu Ramazan orucu gelip, susuzluğunu giderdi. 

Birini zulmet sarmıştı. Yaptığı hac gelip karanlıktan çıkardı. Birine ölüm meleği gelmişti. Ana babasına yaptığı iyilikler gelip, ölümüne engel oldu, geciktirdi. Birini Müslümanlarla konuşturmuyorlardı. Sıla-i rahim gelip, ona şefaat etti, onlarla konuştu. Peygamberinin yanına gitmek isteyen birine engel oluyorlardı. Aldığı gusül, onu alıp yanıma getirdi. Ateşten korunmak isteyen birine, sadakası gelip ateşe perde oldu. Birini zebaniler alıp Cehenneme götürürken, yaptığı emr-i maruf ve nehy-i münker gelip kurtardı. Biri Cehennem ateşine atılmıştı. Allah korkusu ile döktüğü gözyaşları gelip oradan kurtardı. 

Birine amel defteri solundan verilirken, Allah korkusu gelip, defterini sağa aldı. Sevapları hafif gelen birine, kendinden önce ölen çocukları gelip, sevabını ağırlaştırdı. Cehennemin kenarında, korkudan titreyen birine, Allahü teâlâya olan hüsnü zannı gelince, titremesi durdu. Sırattan zorla geçen biri, Cennete geldi. Fakat kapılar kapalıydı. Kelime-i şehadeti gelip, onu Cennete koydu.) [Taberani, Hakîm-i Tirmizi]

Sual: Günah işlememize şeytanlar sebep olduğuna göre, Ramazanda bağlı olan şeytanlar nasıl günah işletiyor?
CEVAP

Günah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır. Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi zararınadır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı olduğu için vesvese veremezler. Ramazanda esnemeler de şeytandan değildir. Asabi esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir. (Mektubat-ı Rabbani)

Oruçluyken ölmek
Sual: Abdestliyken ölen şehit oluyor. Oruçluyken ölmek de iyi midir?
CEVAP

Evet, çok iyidir. Bir hadis-i şerifte, (Oruçluyken ölen Cennete girer) buyuruldu. (Bezzar)

Sevab zorluğa göredir
Sual: Ramazan ayı, yaza ve kışa gelebiliyor. Kışın kısa günlerde oruç tutulması daha kolay, yazın uzun günlerde sıcakta tutmaksa çok zordur. İkisinin sevabı aynı mıdır?
CEVAP

Hayır, zorluklar içinde yapılan ibadetin sevabı daha çoktur. (Ecir meşakkate göredir) buyuruluyor. İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Maniler karşısında, ibadeti yapmak güçlüğü, sıkıntısı, o ibadetlerin, şanını, şerefini göklere çıkarır. Mani olmayarak, kolay yapılan ibadetler, aşağıda kalır. (3/35)

Ramazan-ı şerif kışa da gelse, farz ibadet olduğu için sevabı çoktur. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kışın oruç tutmak, meşakkatsiz elde edilen bir ganimettir.) [Tirmizi]

(Kış müminin baharıdır. Gündüzleri kısa olur, oruç tutar. Geceleri de uzun olur, kalkıp ibadet eder.) [Beyheki]

Şehr-i Ramazan
Sual: Şehr-i Ramazan, Ramazan ayı mı demektir? Yâ şehre Ramazan deniyor. Niye şehr-i Ramazan denmiyor?
CEVAP

Şehr, ay demektir. Türkçede şehr-i Ramazan denince Ramazan ayı anlaşılır. Yâ diye başlayınca üstünlü olur, yani şehre olur. Mesela Abdullah kelimesi yâ ile başlayınca, (Yâ Abdellah denir. Yâ ile başlayanlar genelde hep böyledir. Resulullah kelimesi yâ ile başlayınca (Yâ Resulallah) olur. Ömer kelimesi yâ ile başlasa da değişmez, yine (Yâ Ömer) denir. Namazda sûre okurken böyle irap hataları namazı bozmaz.

Oruç tutarken
Sual: Oruçluya şeytanın vesvese veremeyeceği, ona yaklaşamayacağı doğru mudur?
CEVAP

Evet, doğrudur. İmam-ı Şa’rânî hazretleri buyuruyor ki: Orucun birçok faydasından biri, bedenimize şeytanın gireceği bütün yolları tıkamasıdır. (Uhud-ül-kübra) 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Vali Akbıyık’tan Polis teşkilatının kuruluşunun181’inci yıl mesajı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık polis teşkilatının kuruluşunun 181’inci yılı nedeniyle mesaj yayımladı. Vali Akbıyık mesajında, Türk polisinin, bir güvenlik gücü olmanın yanında vatandaşlar için her zaman güvenle başvurulacak bir kapı olduğunu açıkladı. Vali Akbıyık, "10 Nisan 1845 tarihinde Polis Nizamnamesi ile kurulan Emniyet Teşkilatımızın 181’inci kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Köklü geçmişiyle milletimizin hizmetinde olan Türk Polisi, bir güvenlik gücü olmanın yanında vatandaşlarımız için her zaman güvenle başvurulacak bir kapıdır. Emniyet Teşkilatımız; 181 yıllık tecrübesiyle hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve demokratik değerlere bağlı kalarak görevini büyük bir sorumluluk bilinciyle sürdürmektedir. Geçmişi sayısız kahramanlıklarla doludur. Bugün de aynı azim, kararlılık ve sarsılmaz bir cesaretle görev yapmaktadır. Bölücü terör örgütlerinden organize suç yapılarına, her türlü suç ve suçluya karşı kararlı mücadelesini kesintisiz devam ettiren kahraman polislerimiz, milletimizin huzur ve güvenliğini sağlamak için gerektiğinde canını ortaya koymaktan çekinmemektedir. Günümüz teknolojilerinin, değişen ve gelişen şartlarına uyum sağlayan Emniyet Teşkilatımız; teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, personelini sürekli eğitimlerle güçlendirmektedir. Vatandaşlarımızla kurduğu güçlü iletişim sayesinde, güvenlik hizmetlerinde etkinliğini her geçen gün artırmaktadır. Kamu düzeninin sağlanmasında ve toplumsal huzurun korunmasında üstlendiği rol ile birlikteliğimizin en önemli yapı taşlarından biri olmaya devam edecektir. Gücünü aziz milletimizden alan Polis Teşkilatımız, her geçen gün daha da kuvvetlenmektedir. Türkiye’nin ve Muğla’mızın huzuru için büyük bir özveriyle görev yapan Emniyet Teşkilatımızın her bir mensubuyla daima gurur duyuyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle görevi başında şehit düşen kahraman polislerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor; görevlerini fedakârca sürdüren tüm polislerimize sağlık, huzur ve başarılar diliyorum" dedi.
İstanbul Barış Alper Yılmaz’ın Galatasaray’da 200. maç heyecanı Galatasaraylı futbolcu Barış Alper Yılmaz, Kocaelispor karşılaşmasıyla birlikte sarı-kırmızılılarda 200. resmi maçına çıkacak. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Galatasaray pazar günü evinde Kocaelispor ile karşılaşacak. Sarı-kırmızılı futbolcu Barış Alper Yılmaz, bu müsabakada görev alması durumunda kulüpteki kariyerinde önemli bir anı yaşayacak. Barış Alper, Körfez ekibiyle oynanacak mücadeleyle birlikte Galatasaray’da 2. kez dalya diyecek. 199 maçta 36 gol attı 2021 yılında Ankara Keçiörengücü’nden transfer olan Barış Alper Yılmaz, sarı-kırmızılılarda bugüne kadar 199 resmi maçta görev aldı. Süper Lig’de 136, Türkiye Kupası’nda 17, UEFA Şampiyonlar Ligi ve elemelerinde 27, UEFA Avrupa Ligi ve elemelerinde 15 ve Turkcell Süper Kupa’da da 4 olmak üzere çıktığı 199 karşılaşmada 36 gol sevinci yaşadı. 5 kupa kazandı 25 yaşındaki futbolcu, Galatasaray formasıyla ligde şampiyonluklar yaşarken, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa’yı da kazandı. Barış Alper Yılmaz, bu süreçte Süper Lig’de 3, Türkiye Kupası ve Süper Kupa’da da 1 olmak üzere toplam 5 kupa sevinci yaşadı. Bu sezon takımda en çok forma giyen futbolcu Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un değişmez isimlerinden olan Barış Alper Yılmaz, santrfor, sağ kanat, sol kanat, orta saha, sol bek ve sağ bek bölgelerinde oynadı. Buruk’un jokeri olan Yılmaz, bu sezon sarı-kırmızılılarda en çok maça çıkan futbolcu konumunda da bulunuyor. 25 yaşındaki futbolcu, Süper Lig’de 25, Şampiyonlar Ligi’nde 12, Türkiye Kupası’nda 4 ve Süper Kupa’da da 2 olmak üzere toplam 43 maçta oynadı ve rakip fileleri 11 kez havalandırdı. Barış Alper Yılmaz ligde attığı 7 golle de Mauro Icardi ve Victor Osimhen’den sonra Aslan’da bu alanda en çok gol kaydeden 3. futbolcu olarak yer alıyor. Devler Ligi’nde ilk golü Juventus’a Başarılı performansını Şampiyonlar Ligi maçlarında da sergileyen Barış Alper Yılmaz, bu sezon son 16 play-off turu rövanşında İtalyan ekibi Juventus ile oynanan müsabakada kariyerinde bir ilki yaşadı. Barış Alper, uzatmalara giden müsabakanın son anlarında rakip fileleri havalandırdı ve Devler Ligi’nde ilk gol sevincini yaşadı. Göztepe maçına kaptan olarak çıktı Barış Alper Yılmaz, Süper Lig’in 27. hafta erteleme maçında deplasmandaki Göztepe karşılaşmasında da bir ilki yaşadı. Mauro Icardi ve Abdülkerim Bardakcı’nın yokluğunda kaptanlık pazubendini koluna geçiren Barış Alper, sarı-kırmızılılarda ilk kez kaptanlık heyecanı yaşadı. Barış Alper Yılmaz, 2 Nisan 2024 tarihinde Süper Lig’in 31. haftasında RAMS Park’taki Hatayspor müsabakasıyla da sarı-kırmızılılarda 100. resmi maçına çıkmıştı.
Kastamonu Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir sergide toplandı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayan Hattat Emrullah Demirkaya’nın, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya gelen 73 eseri Kastamall’da sergilenecek. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atan Hattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edilecek. Ankara’da 1992 de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri doğup büyüdüğü şehirde ilk defa gün yüzüne çıkıyor. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonu ile "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de 11 Nisan Cumartesi günü saat 11.00’de açılacak. Kastamonu Valisi Meftun Dallı’nın gayretleri ile ortaya çıkan sergiye en büyük katkı İstanbul’da yaşayan kuraatör İbrahim Ethem Gören’in kollekisyonundan geldi. Ankara’da 96 yaşında vefat eden Hattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden, günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri ilk defa güçlü bir sergi oldu. Sergi fikri, İstanbul’lu kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başladı. Kastamonu Valiliği ayrıca Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eserleri de sergi için emanet alarak, güçlü bir seviyeye yükseldi. Sergi, klasik hat sanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. "Bu aziz sanata büyük hizmetlerde bulunmuştur" Kastamonu Valisi Meftun Dallı, sergi vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, "Kastamonu’ya ve kadim şehrimizin güzel insanlarına; sanatın, estetiğin, yazının ve bezemenin gönül diliyle merhaba diyoruz. Bu serginin, sanatın ihya ve inşa edici diliyle, iyiliğe, güzelliğe, birliğe ve dirliğe kapılar aralamasını temenni ediyoruz. Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir zaman diliminde, hüsn-i hat sanatında köprü vazifesi görmüş, zor zamanlarda verdiği yazı mücadelesiyle bu aziz sanata büyük hizmetlerde bulunmuş bir şahsiyettir" dedi. "Hat sanatının sürekliliğine büyük katkı sunmuştur" Serginin küratörlüğünü üstlenen Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören ise, "Hüsn-i hat ecdadımızın ifadesiyle ‘cismani aletlerle icra edilen ruhani bir mühendisliktir. Kalem, kağıt ve mürekkep, zahirde basit görünen fakat hakikatte büyük bir medeniyet tasavvurunu taşıyan üç mühim unsurdur. Hattat Emrullah Demirkaya, klasik meşk zincirine dahil olmuş, fakat şöhreti değil, hizmeti öncelemiş çelebi bir sanatkardır. Kastamonu’da kurduğu mütevazı yazı mektebiyle, hat sanatının sürekliliğine kritik dönemde, büyük katkı sağladı" diye konuştu. Hattat Emrullah Demirkhaya kimdir 1894 yılında Kastamonu’da dünyaya gelden Hattat Emrullah Demirkaya, Sanayi Mektebi’nde aldığı teknik eğitimle birlikte, gelenekli sanatlarla erken yaşta tanıştı. 1914 yılında askere alınarak İstanbul’a giden Demirkaya, burada Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi ve Medresetü’l-Hattatin’de eğitim gördü. Sülüs ve nesih yazılarını Ahmed Kâmil Akdik, ta‘lik yazıyı Hulusi Efendi’den, rik‘ayı ise büyük üstad Necmeddin Okyay’dan meşk etti. Aynı dönemde Mustafa Halim Özyazıcı ve Hamid Aytaç ile kurduğu dostluk, onun sanat ufkunu genişletti. Milli Mücadele yıllarında aktif görev alan Demirkaya, Kastamonu’da Kuva-yı Milliye faaliyetlerine katkıda bulundu, matbaacılık gibi alanlarda hizmet verdi. Cumhuriyet döneminde çeşitli kamu görevlerinde bulunan Demirkaya, askeri bandoda görev yaptı. Emekliliğinin ardından hattatlık, hakkaklık ve reklamcılıkla geçimini sürdürdü. Çok yönlü bir sanatkar olarak Demirkaya, müzehhiplik, ressamlık, mürettiplik, fotoğrafçılık, ciltçilik sahalarında da eser verdi. Demirkaya, ömrünü sanat ve hizmete adadı. 4 Ekim 1992 tarihinde vefat eden Demirkaya, ardında zengin bir kültürel miras bıraktı.