KÜLTÜR SANAT - 21 Mayıs 2020 Perşembe 11:09

25 yaşında 73 ülkeyi gezdi, özel izinle Kuzey Kore’ye gitti

A
A
A
25 yaşında 73 ülkeyi gezdi, özel izinle Kuzey Kore’ye gitti

23 yaşından bu yana kendini dünyayı gezmeye adayan maceraperest Gökhan Yıldırım, iki yıl içerisinde 73 ülke gezdi. Tecrübelerini Youtube kanalından takipçileriyle paylaşan gezgin, son olarak özel izinle girilebilen Kuzey Kore anılarını aktardı.

Yeni yerler ve kültürler keşfetmeyi bir tutku haline getiren 25 yaşındaki Gökhan Yıldırım, 23 yaşında okulunu dondurarak kendini dünyayı gezmeye adadı. İki yıl boyunca Kuzey Kore’den Hindistan’a, Kenya’dan Tanzanya ve dünyanın sonu olarak adlandırılan Patagonya’ya giden gezgin, toplam 73 ülkeyi kendi imkanlarıyla ziyaret etti. Son olarak dünyanın en kapalı ülkesi olarak tanımlanan ve yalnızca özel izinle giriş yapılabilen Kuzey Kore’yi ziyaret eden Yıldırım, Kuzey Kore’ye giden ilk birkaç gezginden biri oldu. Koronavirüs salgını nedeniyle seyahatlerine bir süreliğine ara veren Yıldırım, salgının kontrol altına alınmasıyla birlikte başlayacak yeni normal dönemde 193 ülkeyi de gezmeyi hedefliyor.

"Kuzey Kore sanıldığı gibi tehlikeli bir ülke değil"

Gökhan Yıldırım, Instagram üzerinden tanıştığı bir takipçisinin daveti üzerine, yalnızca özel izinle girilebilen ve tehlikeli olduğu öne sürülen Kuzey Kore’ye yaptığı 5 günlük ziyarete dair çarpıcı izlenimleriyle dikkat çekti. Gezgin, pek çok önyargının dile getirildiği ülkedeki deneyimlerini şöyle aktardı: "Kuzey Kore, genellikle sıkı yaptırımları ve agresif tavırlarıyla gündeme gelen, nükleer testlerin yapıldığı tehlikeli bir ülke olarak medyaya yansıtılıyor. 6 aylık yoğun bir uğraş sonrası alabildiğim izinle Türkiye’den Kuzey Kore’ye giden ilk birkaç Türk seyahatseverden biri olarak benim yerinde gözlemlediklerim tüm bunların sadece birer söylenti olduğu ve Kuzey Kore’nin tehlikeli bir ülke olmadığı yönünde. Sanılanın aksine Kuzey Kore, kolluk kuvvetlerinin eşliği olmadan rahatça gezebildiğim, çocuklarla parklarda koşup oynayabildiğim ve kendimi güvende hissettiğim bir ülkeydi. Gözlemlediğim en ilginç şey ise Kuzey Kore halkının ülkelerine olan yoğun sevgileri ve gösterdikleri saygıydı."

"Kendi imkanlarınızla gezebilmek için milyarder olmanıza gerek yok"

Kendi imkanlarıyla nasıl gezdiği konusunda çok fazla soru alan Yıldırım, bu yolda ona destek verenin gezmeye olan tutkusu olduğunu ifade etti. Genç gezgin, "Mutluluğun yolu, içinizdeki sese kulak vermekten ve tutkularınızın peşinde koşmaktan geçiyor. Ben de gezmeye olan tutkumla, hangi uçağın hangi klasmanında yolculuk edeceğime veya hangi otellerde hangi şartlarda kalacağıma önem vermeden, yalnızca görmek istediğim bir ülkede bulunmayı lüks sayarak yola çıkıyorum. Bu süreçte sosyal medyada tanıştığım dünyanın çeşitli ülkelerindeki insanlardan da destek alıyor, kimi zaman önerilerini alıyor, kimi zaman evlerine konuk oluyorum. Yani kendi imkanlarınızla gezebilmek için milyarder olmanıza gerek yok; sadece tutkularınızın peşinden gidecek kadar cesaretiniz olsun, yeter." dedi.

Sırada Kongo, Ruanda ve Uganda var

Koronavirüs salgını kapsamında alınan sosyal izolasyon tedbirleri nedeniyle seyahatlerine ara vermek zorunda kalan gezgin, salgının kontrol altına alınmasının ardından başlayacak yeni normal dönemde Kongo, Ruanda ve Uganda’ya gitmeyi planlıyor. Bu süreçte ulaşım ve konaklama için ciddi önlemler alacağını belirten Yıldırım, "Salgın nedeniyle en büyük tutkuma bir süreliğine de olsa ara vermek durumunda kaldım. Ancak normalleşmeye doğru adım adım giderken Afrika gezisi için hazırlıklarımı yapmaya başladım. Çıkacağım yeni macerada önceliğim ise hijyen. Kullanacağım ulaşım araçlarından konaklayacağım yerlere, çizeceğim rotalardan gezi esnasında kullanacağım siperlik, maske ve dezenfektan gibi ürünlere, her şeyi titizlikle araştırıyor ve planlıyorum. Bu süreçte farklı ülkelerin salgın sonrası yeni normal yaşantılarını keşfedecek olmak da beni çok heyecanlandırıyor." dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.