RAMAZAN - 07 Mayıs 2019 Salı 21:39

50 yıldır siren sesiyle oruç açıyorlar

A
A
A
50 yıldır siren sesiyle oruç açıyorlar

Balıkesir’in Bigadiç ilçesinde vatandaşlar 50 yılı aşkın süredir siren sesiyle oruçlarını açıyor. İlçedeki Birinci Dünya Savaşı öncesinden kalma olduğu tahmin edilen siren Ramazan aylarında iftar ve sahur vakitlerini bildirmenin yanında 10 Kasım’da da Atatürk’ü anmak için kullanılıyor.

Bigadiç Belediyesi, her Ramazan ayında iftar ve sahur vakitlerini vatandaşlara belediyenin anons sisteminden siren çalarak haber veriyor. Yaklaşık 10 yıldır siren sistemini çalıştıran Belediye Çalışanı Eşref Sarıkurt iftar ve sahur vakitlerini siren sesiyle duyurarak Bigadiç’in farklılığını ortaya koyduklarını belirtti.

"İftar ve sahur vaktini siren sesiyle duyuruyoruz" 

Bigadiç Belediye Başkanı İsmail Avcu, ilçede uygulanan siren sesi uygulamasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “İnşallah bugün bir iftara daha hazırlanıyoruz hep beraber Bigadiç’imizde. Bu günleri gösteren Rabbime binlerce kez şükürler olsun. Bilindiği gibi Bigadiç’in akşam iftar vaktini haber veren siren hadisemiz var. Bunu hem iftarda hem sahurda çalıyoruz. Bizim edindiğimiz bilgilere göre 50 yılı geçmiş bir süredir bu böyle. Bu sireni şehir içindeki haberleşmede kullandığımız belediye ses sisteminden veriyoruz. Ve bu siren sesi şehrin her tarafından duyuluyor. Bunu çok özel günlerde kullanıyoruz. 10 Kasım’da Atamızın vefat ettiği günde biz bu sireni çalıyoruz. Bir de böyle Ramazan’a akşam iftar açma ve sahurda sirenimizi çalıyoruz. Bu Bigadiç’imizin bir örf ve adeti. Ben bu Ramazan’ın bütün İslam alemine, ülkemize, ilimize, ilçemize hayırlar getirmesini diliyorum. Allah inşallah hep beraber huzur içinde bayrama kavuşmayı nasip etsin” diye konuştu.

“Bizde de Ramazan sireni var” 

20 yıldır Bigadiç Belediyesinde çalışan ve çocukken geçirdiği bir rahatsızlık sonucu boyu kısa kalan Eşref Sarıkurt, kendi boyundaki sireni çalma görevini üstlenmiş. Sarıkurt Ramazan’da siren çalınmasıyla ilgili olarak, “20 yıldır Bigadiç Belediyesi’nde çalışıyorum. Mübarek Ramazan ayı geldi. İlçemizdeki vatandaşlarımızın sahur vakti başlangıcı ve bitişini bu sirenle duyuruyoruz. İftar vaktini de yine vatandaşlarımıza siren sesiyle duyuruyoruz. Diğer ilçelerde Ramazan topu varken bizde de Ramazan sireni var. Bigadiç’in özelliği budur” diye konuştu.  

Hasan Otağ Fırıncıoğulları - Ömer Kantarlıoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
Çanakkale Diyetisyen Sarıbudak: Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemli Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramında kırmızı et tüketiminin yoğun olduğuna değinerek, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi. Aile fertlerinin toplandığı, birlik ve beraberlik içerisinde geniş sofraların kurulduğu Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığı artıyor. Bu nedenle Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Diyetisyen Selin Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi. Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki eminimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirme daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı. Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.