GÜNDEM - 05 Aralık 2019 Perşembe 10:07

57 yaşındaki Zümrüt teyze, rahat nefes alabilmek istiyor

A
A
A
57 yaşındaki Zümrüt teyze, rahat nefes alabilmek istiyor

Mersin'de yaşayan ve ilerlemiş kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunan 57 yaşındaki Zümrüt Sarıbaş, bağlı bulunduğu oksijen makinesinde rahat nefes almak istiyor. Zümrüt teyzenin eşi Zeki Sarıbaş, artık 5 litrelik oksijen makinesinin yetmediğini belirterek, “3 tane makine var ama yetmiyor. 10 litrelik makineyi alacak paramız yok. Yetkililerden isteğim bu makineyi bize sağlamaları” dedi.

Mersin’in merkez ilçe Toroslar ilçesinde eşi ve 2 çocuğu ile yaşayan Zümrüt Sarıbaş, ilerlemiş KOAH’tan dolayı oksijen makinelerine bağlı hayatını sürdürme çalışıyor. Bir yıl öncede bel kemiği kırılan ve o günden sonra bir de yatalak kalan Sarıbaş, 5 litrelik oksijen makinesinden nefes almakta zorluk çekiyor. Artık hastalığının son evresine girdiği söylenen Sarıbaş, yetkililerden yardım istiyor.

"Makineler artık yetmiyor"

Eşinin durumuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Zeki Sarıbaş, 28 yıldır evli olduklarını ve 2 çocukları bulunduğu söyledi. Eşinin 5 yıldır bu hastalıkla mücadele ettiğini vurgulayan Sarıbaş, “Astım deniyordu bu hastalığa, sonra astım ilerlemiş ve KOAH’a çevirmiş hastalığı. Üniversite Hastanesi’ne gittiğimizde ‘çok ilerlemiş yapacağımız hiçbir şey yok’ dediler. Kanser tedavisi uyguladılar. İyi huylu dendi ama bir çare de yok. Böyle bir hastalık yani. Ondan sonra biyopsi yapıldı. 3-4 ay sonra oksijene bağımlı hale gelmeye başladı. Kanserle alakalı raporlu ilaçlar olduğu halde devamlı ilerledi. 1 yıldır da yatalak halde. Şu anda hastaneden yeni çıktık, daha bir hafta oluyor. Orada göğüs bölümü bizim yapacak bir şeyimiz yok diyor. Bel kırığı olduğu için, beli de kırıldı. Beline sonda taktılar. Artık son evresinde gelindiği söyleniyor. Makineler artık yetmiyor” diye konuştu.

57 yaşındaki Zümrüt teyze, rahat nefes alabilmek istiyor

"Gerekli oksijeni alamıyor"

Şu anda 3 tane makinenin eşine oksijen verdiğinin altını çizen Sarıbaş, “Bu devamlı çalışıyor. Devlete çağrım, şu anda biz 5 litrelik oksijen makinesi kullanıyoruz. 10 litrelikleri varmış bunlar yurt dışından geliyormuş, bunu da devlet karşılamıyormuş. Alan arkadaşlar var kendi imkanlarıyla fakat bizim durumumuz yok. Yaklaşık olarak 13 bin lira civarında bir fiyat söyleniyor. Bu konuda yardımcı olmalarını bekliyoruz. Alması gereken oksijeni alamıyoruz. Kızım var üniversite 2. sınıfta okuyor, oğlum uzman çavuş, biz de devletten bakım ücreti alıyoruz. Onunla geçinmeye çalışıyoruz. Evimiz kirada 750 lira kira, 40 lira aidat ödüyoruz. Evde olmasak bile 300-400 lira elektrik faturası ödüyoruz. Evde olursak da bin liraya yakın ödüyoruz. Devletten beklentimiz 10’luk oksijen makinesi vermesi” şeklinde konuştu.

Koray Ünlü

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Egeli akademisyenin "Zeolit" projesi yerli sanayiye güç katacak Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canan Uraz’ın yürütücülüğünü yaptığı "Modifiye Edilmiş Zeolit ile Çinko Kaplama Prosesinin Antikorozif Özelliğinin Arttırılması" başlıklı proje ile yerli sanayiye katkı sunulacak. Proje ile yerli ve doğal bir kaynak olan zeolitin modifiye edilerek kaplama prosesine dahil edilmesiyle, sanayide korozyon direncini artırmayı, maliyetleri düşürmeyi ve çevre dostu bir teknolojik dönüşüm sağlamayı amaçlıyor. Doç. Dr. Uraz’ın İleten Mühendislik Kaplama San.Tic.A.Ş. ile yürüttüğü bu proje, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Ödül Töreni"nde Teşekkür Plaketi aldı. Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Canan Uraz, "Bu çalışma ile, ülkemizde birçok bölgede bulunan doğal zeolitin farklı kimyasallarla modifikasyonun ardından alkali çinko kaplama prosesine eklenmesiyle prosesin korozyon direncinin yükseltilmesini, maliyetinin azaltılmasını ve daha çevre dostu hale getirilmesini hedefledik. Korozyon; ekipman arızası, malzeme arızası ve değerli kaynakların israfı gibi ciddi sorunlara neden olmakta. Alkali çinko kaplama prosesinde kaplanan malzemeler için kırmızı pas beklenme süresi ortalama 96 saat. Projemiz kapsamında, modifiye edilmiş doğal zeolitin kaplama banyosuna eklenmesiyle birlikte bu sürenin artırılmasını amaçladık. Böylece hem korozyon direncini artırmayı hem de prosesi daha ekonomik ve çevreci bir yapıya kavuşturmayı hedefledik" dedi. Geleneksel yöntemlere "yerli ve çevreci" alternatif Geliştirdikleri teknolojinin sektöre sunduğu yenilikleri aktaran Doç. Dr. Canan Uraz, "Projemiz, alkali çinko kaplama proseslerinde kullanılan geleneksel katkı maddelerine alternatif olarak; modifiye zeolit temelli, çevre dostu ve fonksiyonel bir teknoloji geliştirmesi açısından özgün bir yaklaşım sunuyor. Literatürde zeolitlerin farklı kullanım alanları olsa da alkali çinko kaplama banyolarında sistematik, proses odaklı ve endüstriyel uygulamayı hedefleyen çalışmalar son derece sınırlı; projemiz bu alandaki boşluğu dolduruyor. Geleneksel katkıların aksine, doğal ve yerli kaynaklı zeolitleri düşük toksisiteye sahip yöntemlerle fonksiyonelleştiriyoruz. Bu sayede tehlikeli kimyasal kullanımını azaltan, yeşil kimya ilkeleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yenilik sunuyoruz" diye konuştu. "Gördes zeoliti ile Ege sanayisinde rekabet gücü artacak" Projenin bölgesel kalkınma ve ekonomik katma değer boyutuna dikkat çeken Doç. Dr. Canan Uraz, "Projemizde kullandığımız doğal zeolit, Ege Bölgesi’nin bir yerleşkesi olan Manisa’nın Gördes ilçesine aittir. Bu doğal maddenin bölgemize ait olması, sürdürülebilirliğe sağladığı katkının yanı sıra kimyasalın temini ve nakliyesinde de büyük bir ekonomik avantaj sunuyor. Ülkemizin ikinci büyük sanayi kolu olan metal sektörü açısından bu çalışma, Ege Bölgesi’ni diğer sanayi bölgelerinin önüne geçirecek bir potansiyele sahip. Özellikle İzmir ve çevresi; metal kaplama, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, savunma ve makine imalatı gibi alanlarda Türkiye’nin en yoğun merkezlerinden biri. Geliştirdiğimiz bu teknoloji sayesinde, mevcut alkali çinko kaplama prosesleri büyük ekipman yatırımı gerektirmeden iyileştirilebilecek; böylece KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın ürün kalitesi ve ihracat potansiyeli yükselecek. Dünyadaki doğal kaynakları kullanarak korozyona karşı daha dayanıklı malzemelerin üretilmesine basamak olacak bu çalışma, gelecekteki yeni bilimsel fikirlerin şekillenmesine de ışık tutacak" dedi.
Denizli Oryantiringte Türkiye’nin en iyileri Denizli’de buluşacak Yeşilay Oryantiring Kulüpler Türkiye Şampiyonası, 03-05 Nisan 2026 tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek. Üç gün sürecek şampiyonada 52 ilden 1350 sporcu yarışacak. Türkiye’nin dört bir yanından sporcuların katılacağı dev organizasyon Oryantiring Türkiye Sampiyonası için geri sayım başladı. Üç gün boyunca doğa ve spor tutkunlarını bir araya getirecek Kulüpler Türkiye Şampiyonası, 03-05 Nisan 2026 tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Oryantiring Federasyonunun işbirliğinde düzenlenecek organizasyonda 52 farklı ilden 1350 sporcu mücadele edecek. Toplamda 101 kulübün katılım sağlayacağı şampiyonada, 16 yaşından 60 yaşına kadar uzanan 28 farklı kategoride yarışlar düzenlenecek. Yaklaşık 550 kadın ve 800 erkek sporcunun yanı sıra 200’e yakın idareci ve antrenör oryantiring heyecanını Denizli’de yaşayacak. Start Honaz’da, final Bayramyerinde Organizasyonun başlangıcında ilk gün yarışmaları Honaz Dağı Milli Parkı’nda start alacak. İkinci gün Karataş Köyü parkurunda devam edecek. Final heyecanı ise üçüncü gün kent merkezinde Bayramyeri’nde yaşanacak. Katılımcılar hem fiziksel dayanıklılıklarını hem de yön bulma becerilerini arazi koşullarında sergileyecek. Denizli’ye gelen sporcular, yarışmalardan artan zamanlarında şehrin doğal, tarihi ve turistik güzelliklerini gezme şansı bulacak. "Doğa turizmine değer katacak" Oryantiring Kulüpler Türkiye Şampiyonası gibi geniş katılımlı bir organizasyonu Denizli’de düzenleyecek olmaktan memnuniyet duyduklarını söyleyen Gençlik Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, yarışmalara katılacak sporculara başarılar diledi. Denizli’nin sahip olduğu doğal parkurlarıyla oryantiring sporu için elverişli bir şehir olduğunu belirten Erdoğan, organizasyonunun ilimizin doğal ve kültürel güzelliklerinin tanıtılmasına ve doğa turizmine değer katacağına inandığını sözlerine ekledi.