DÜNYA - 17 Ağustos 2021 Salı 22:32

AB, insan haklarına saygı gösterildiği takdirde Taliban ile işbirliği yapacak

A
A
A
AB, insan haklarına saygı gösterildiği takdirde Taliban ile işbirliği yapacak

AB Dışişleri Bakanlarının Afganistan'daki son gelişmeleri değerlendirmek için bir araya geldiği toplantının ardından ülkedeki AB vatandaşlarının çıkarılması için Taliban ile görüşüleceğini ifade edilerek, Taliban ile insan haklarına saygı gösterdiği takdirde işbirliği yapılacağı belirtildi.

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları, Taliban'ın Afganistan'daki saldırılarını görüşmek üzere bir kriz toplantısı yaptı. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell, Afganistan'daki son gelişmeleri takiben ve uluslararası ortaklarla olan yoğun temaslarının ardından bir değerlendirme toplantısı için AB Dışişleri Bakanlarını olağanüstü durumu görüşmeye davet ettiğini belirtti.
Borrell, "Afganistan'daki kötüleşen insani durumu ele almak için” AB'nin Afgan halkına yardım sağlamaya devam edeceğini aktararak, "Gelecekteki herhangi bir Afgan hükümetiyle işbirliği ancak barışçıl ve kapsayıcı bir çözüm ile kadınların hakları da dahil olmak üzere, temel insani haklara saygı duyulduğu müddetçe mümkün olacaktır" dedi.

Tüm devletleri ihtiyaç sahibi insanlara yardıma etmesi gerektiğini belirten Borrell, AB'nin Taliban'ı her koşulda uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklere uymaya çağırdığını aktardı.

Tahliyede öncelik AB vatandaşları ve AB için çalışan Afgan personellerde

Borrell ayrıca, "AB, artan mülteci ve göçmen akışından kaynaklanacak yığılma ve olumsuzluklarla baş etmek için Afganistan'ın komşularını da destekleyecektir" ifadelerini kullanarak, önceliğin AB vatandaşlarını ve AB için çalışan Afgan personellerin Kabil'den tahliye edilmesi olduğunu sözlerine ekledi.

“Taliban ile en kısa sürede iletişime geçilecek”

Borell, "Kabildeki yetkililerle temasa geçilmesi gerektiğini" belirterek, yaklaşık 400 AB vatandaşı, personeli ve ailelerinin Taliban ile konuşmadan havaalanına götürmenin zor olacağını açıkladı. Borrell, Brüksel'in tahliyeler konusunda Taliban ile en kısa sürede iletişime geçeceğini belirtti.

“Taliban'ı tanıdığımızı henüz söylemedim”

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Borrell, bir muhabirin AB ve ABD'nin neden yıllarca aynı hatayı yapmaya devam ettiklerini sorması üzerine, "Taliban'ı tanıdığımızı henüz söylemedim" diyerek, "Taliban'ı tanıdığımızı ve yapmaya çalıştıklarını kabul ettiğimizi söyledim. Afganistan'dan çekilen AB değildi, ABD güçleriydi. Avrupa Birliği olarak insan haklarının korunması için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

“Siyasi çözüm sağlanmalı”

Toplantının ardından yayınlanan Dışişleri Bakanlarının ortak bildirisinde ise, Afganistan'ın yol ayrımında olduğu, vatandaşlarının güvenliği, refahı, siyasi ve insani haklarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası güvenliğin tehlikede olduğu belirtildi. Bildiride, "Afgan hükümeti ile Taliban arasındaki müzakere süreci, bölgede güvenliği ve barış içinde bir arada yaşamayı garanti edecek bir çözüme ulaşmak için en iyi şansı sundu. AB, Afganistan'daki tüm tarafları verilen tüm taahhütlere saygı duymaya ve kalıcı bir siyasi çözümü daha da ileriye götürmeye çağırıyor" ifadeleri yer aldı.

“Güvenliği sağlamak için her türlü çaba gösterilecek”

Bildire, "Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere, tüm insanların haklarının korunması ve kadınların desteklenmesi gerektiği" belirtilerek, dışişleri bakanlarının, Afganistan'daki tüm AB vatandaşlarının yanı sıra AB ve üye devletler için çalışan yerel personelinin de emniyet ve güvenliğinin son derece önemli olduğunu vurguladıkları aktarıldı. Üye devletler arasındaki güçlü koordinasyon sayesinde, personelin ve muhtaç durumdaki ailelerinin Afganistan'dan devam eden tahliyesi de dahil olmak üzere, güvenliklerini sağlamak için mümkün olan her türlü çabanın gösterildiği ifade edilen bildiride, güvenlikleri tehlikede olanlara özel ilgi gösterileceği aktarıldı.

“Şiddet son bulmalı”

Bildiride AB Dışişleri Bakanları, Afganistan genelinde tüm şiddetin derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak güvenliğin, sivil düzenin, haysiyet ve mülkün korunmasına da saygı gösterilmesine yönelik çağrıda bulundu.

“Siyasi çözüm hukukun üstünlüğüdür”

Bildiride, AB'nin Afganistan genelinde ciddi insan hakları ihlalleri ve suistimalleri ile ilgili raporlar hakkında derin endişelerin duyulması üzerine, "Kapsamlı ve kapsayıcı bir siyasi çözümün zorla değil, demokrasi ve hukukun üstünlüğü yoluyla oluşturulması gerektiği" belirtildi. Bildiride ayrıca, AB'nin Afgan halkına, ülkedeki demokrasiye, iyi yönetime, insan haklarına, sosyal ve ekonomik kalkınmaya desteğini sürdürmeyi amaçladığı belirtilerek, AB’nin Afgan topraklarının uluslararası terörist gruplar tarafından kullanılmasının önlenmesini benimsediği ifade edildi.

Aylin Karadeniz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.