DÜNYA - 10 Mart 2026 Salı 07:59 | Son Güncelleme : 10 Mart 2026 Salı 08:03

ABD Başkanı Trump, İran’daki savaşın "oldukça hızlı biteceğini" söyledi

A
A
A

ABD Başkanı Trump, İran’daki savaşa ilişkin olarak, "Bu bittiğinde, dünya çok daha güvenli olacak. Ve oldukça hızlı bitecek" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Florida’nın Doral şehrinde Cumhuriyetçi partili Kongre üyelerine yönelik olarak düzenlenen Cumhuriyeti Üyeler Sorunlar Konferansı’nda konuştu. Başkanlığı döneminde Amerikan ordusunu yeniden inşa ettiğini ve Cumhuriyetçiler sayesinde ABD’nin yeryüzünde açık arayla en güçlü orduya sahip olduğunu savunan Trump, "İsrailli ortaklarımızla birlikte, düşmanı ezici bir teknik beceri ve askeri güç gösterisiyle ezip geçiyoruz. İran’ın İHA ve füze kapasitesi, tam anlamıyla yerle bir ediliyor. Donanmaları bitti. Hepsi, denizin dibinde yatıyor" dedi.

İran'a ait üst düzey kalitede 46 gemiyi batırdıklarını söyleyen Trump, "Düşman, tamamen ve kesin bir şekilde yenilgiye uğratılana kadar durmayacağız" dedi. İran’ın misilleme saldırılarında hayatını kaybeden Amerikan askerlerin ailelerinin kendisinden kazanmalarını istediklerini söyleyen Trump, "İran karşısında zaten birçok açıdan kazandık. Ama yeterince kazanmış değiliz. Uzun süredir devam eden bu tehlikeyi tamamen sona erdirecek nihai zafere ulaşmak için, şimdi her zamankinden daha kararlı bir şekilde ilerliyoruz" ifadelerini kullandı.

"İran’ın elinde hiçbir şey kalmadı"

İran’a ilişkin açıklamalarında Trump, "İran için sözde büyük ve güçlü bir ülke deniliyordu. Ama biz onları fena hale vurduk. Ne zaman teslim olduklarını ilan edecekler bilmiyorum. Fakat bunu iki gün önce söylemeleri gerekirdi. Artık İran’ın elinde hiçbir şey kalmadı" dedi.

"İran, Orta Doğu’yu ele geçirmeyi planlıyordu"

ABD’nin geçtiğimiz yıl haziran ayında İran’ın nükleer tesislerini hedef aldığı Geceyarısı Çekici operasyonuna gönderme yapan Trump, "İran, İsrail’in üzerine çökmüş bir kara bulut gibiydi. Eğer o B-2 saldırısını yapmasaydık, İsrail yok edilmiş olacaktı. İki hafta içinde nükleer silah elde edeceklerdi. Ve hatta, yakın zamana kadar Orta Doğu’yu ele geçirmeyi planlıyorlardı. Elimizde güçlü deliller var" şeklinde konuştu.

Trump, "Bir hafta içinde bize saldıracaklardı. Yüzde yüz. Hazırlardı. Herkesin düşündüğünden çok daha fazla füzeleri vardı. Sadece bize değil, tüm Orta Doğu’ya ve İsrail’e saldıracaklardı. Eğer nükleer silahları olsaydı, İsrail’e karşı kullanacaklardı. Büyük bir saldırı olacaktı. Bütün o füze üsleri ve rampaları vardı. Biz bunların yüzde 80 kadarını imha ettik. Çoğunu ortadan kaldırdık. Artık bu saldırılar neredeyse tamamen durma noktasına geldi. Çok az fırlatma yapabiliyorlar" şeklinde konuştu.

"Oldukça hızlı bitecek"

Trump, "Füzelerin çoğu yok edildi. Kalanlar da hızla yok ediliyor. İHA’lar düşürüldü. Şimdi, İHA’ların üretildiği yerlere saldırıyoruz. Hepsini biliyor ve onları da yok ediyoruz. Çok büyük bir çalışma, çok büyük bir operasyon söz konusu. Bu bittiğinde, dünya çok daha güvenli olacak. Ve oldukça hızlı bitecek" dedi.

"Seçmenler, oy kullanırken kimlik ve vatandaşlık belgesi gösterecek"

Konuşmasında ABD’deki seçimlerde oy kullanma işlemi sırasında kimlik belgesi ibraz edilmesini zorunlu kılan "Save America Act" isimli düzenlemeye de değinen Trump, Demokrat Partili siyasetçilerin bu yasaya karşı çıkmalarına tepki gösterdi. Trump, "Alışveriş yaparken, araba alırken, ehliyet alırken, her şey için kimlik gerekiyor. O halde, bütün seçmenler kimlik gösterecek. Ve vatandaşlık belgesi gösterecekler. Yani, hem kimlik hem vatandaşlık. Ayrıca, hastalık, engellilik, askeri hizmet ve seyahat dışında posta yoluyla oy kullanımı olmayacak. Çünkü posta yoluyla oy kullanımı tam bir felaket. Demokratlar, bunu durdurmak için her şeyi yapıyor. Çünkü, bu yasa geçerse, 50 yıl seçim kazanamayabileceklerini biliyorlar" şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, "Anketlere göre Cumhuriyetçiler yüzde 98, Demokrat seçmenler ise yüzde 86 oranında bunu destekliyor. Fakat Demokrat Parti yönetimi buna karşı. Çünkü, hile yaparak seçim kazanmak istiyorlar. Başka bir sebep yok" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bayram dönüş trafiği İnegöl’de yoğunlaştı Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde, tatilcilerin dönüş yolculuğuna başlamasıyla birlikte Marmara ile İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan Bursa-Ankara kara yolunda trafik yoğunluğu yaşandı. Özellikle Bursa’nın İnegöl ilçesi geçişinde araç trafiği zaman zaman durma noktasına geldi. Bayram tatilini memleketlerinde veya tatil bölgelerinde geçiren vatandaşların dönüşe geçmesi, pazartesi günü okulların yeniden açılacak olması ve öğrencilerin ders başı yapacak olması nedeniyle kara yolundaki araç sayısında önemli artış yaşandı. İnegöl mevkisinde uzun araç kuyrukları oluşurken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Yoğunluğun yaşandığı güzergâhlarda görev yapan İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, trafik akışının güvenli ve düzenli şekilde sürdürülmesi amacıyla denetimlerini artırdı. Ekipler, kavşak ve yoğunluk noktalarında sürücülere yardımcı olurken, kazaların önüne geçebilmek için çeşitli uyarılarda bulundu. Yetkililer, sürücülerden hız limitlerine uymalarını, takip mesafesini korumalarını ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemelerini istedi. Trafik ekipleri ayrıca emniyet kemeri kullanımının önemine dikkat çekerek, uzun yolculuk yapan vatandaşların belirli aralıklarla mola vermeleri gerektiğini hatırlattı. Bayramın sona ermesiyle birlikte Bursa-Ankara kara yolundaki yoğunluğun gece saatlerine kadar devam etmesinin beklendiği öğrenildi. Trafik ekipleri, sürücülerin güvenli bir şekilde seyahatlerini tamamlayabilmeleri için bölgede görevlerini sürdürüyor.
Ankara Bakan Kurum, koruma altına alınan anıt ağacın hikayesini paylaştı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakanlık tarafından tescillenerek koruma altına alınan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının görüntülerini paylaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde tescillenen 10 bin 509 anıt ağacı koruma altına alarak düzenli bakımını ve rehabilitasyonunu yapıyor. Bakan Murat Kurum bu ağaçlardan biri olan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının hikayesini sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum, mesajında "Bu sadece bir çınar değil; kökleri geçmişten bugüne uzanan, zamanın tanığı, doğanın mirası Anıt Ağaç. Tabiatımızın emanetlerine gözümüz gibi bakıyoruz" ifadelerine yer verdi. 854 yaşında bir çınar Yatağan’a bağlı Bozüyük Beldesi’nde bulunan çınar ağacı 854 yaşında. Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferi sırasında otağını altına kurduğu çınar 1996 yılında mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla tescil edildi. 30 metre yüksekliğe, 35 metre tepe çapı, 600 santimetre de gövde çapına sahip olan ağaç tarihe tanıklık ediyor. Kanuni otağını gölgesine kurdu Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt, çınar ağaçlarının Türk kültüründe yerleşimin simgesi olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Söğüt, Bozüyük’teki ağaçla ilgili de şu bilgileri verdi: "Kanuni Sultan Süleyman 15 Haziran 1522 yılında Rodos Seferi’ne çıktığında 23 Temmuz 1522’de ordusuyla anıt ağacın altında otağını kurmuş. Eğer atınızla buradan geçiyor olsaydınız, sizin de mola vereceğiniz yer burasıydı. Mesela Evliya Çelebi de buradan geçiyor. Şimdi bizim olduğumuz yerden, bu çınarın yanından, hatta buradan su içerek Milas’a doğru devam ediyor. Çünkü burası o dönemdeki önemli yol güzergahlarından biri." Prof. Dr. Söğüt, Bakanlık korumasına alınan anıt ağaçların özenli bakımla çok daha uzun yıllar ayakta kalması için profesyonel bir çalışma yürütüldüğünün de altını çizdi. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Doğal Sit Alanları ve Tabiat Varlıkları Başkanı Çağlar Alsancak ise tescilli ağaçların çevresiyle birlikte korumaya alındığını belirterek, "Afet etkileri, meteorolojik etkiler ve insan müdahaleleri nedeniyle ağaçlarımız bakıma ihtiyaç duyabiliyor. Biz ağaçların her türlü bakım, budama, ilaçlama, böcek ve zararlılara karşı müdahalelerini yapıyoruz. Ağaçlarımız ve koruma alanı etrafındaki her türlü müdahaleyi sınırlandırıyoruz. Bunlar için yapılacak her türlü müdahale öncesinde ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının iznini almayı mecbur tutuyoruz" dedi.
Karabük Milletvekili Şahin: "En büyük gücümüz kardeşliğimiz ve meseleleri suhuletle çözebilme irademizdir" AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, AK Parti’nin 25 yıllık siyasi başarısının temelinde birlik, beraberlik, tevazu ve vatandaşla kurulan güçlü bağın bulunduğunu söyledi. Parti teşkilatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunan Şahin, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana milletle iç içe bir siyaset anlayışı benimsediğini belirterek, vatandaşlarla kurulan samimi ilişkinin partinin en önemli gücü olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde teşkilatların her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayan Şahin, "Bu 25 yıllık süreç içerisinde halkımızın bize yönelik ortaya koymuş olduğu teveccüh açısından sarsılmaz sırrın şu olduğu kanaatindeyim; vatandaşımıza başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere teşkilatlarımızla birlikte kapımızı sürekli açık tuttuk" dedi. Hiç kimseye kibirle yaklaşmadıklarını ve tevazu anlayışıyla hareket etmeye gayret ettiklerini belirten Şahin, teşkilat yapısındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Muhalefet partilerinde yaşanan iç tartışmalara da değinen Şahin, "Aramızdaki uhuvveti koruduk. Muhalefetin bugün içerisine düştüğü tabloya baktığımızda, bizim en büyük gücümüzün muhabbetimiz, kardeşliğimiz ve meseleleri suhuletle çözebilme irademiz olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti teşkilatlarının en zorlu dönemlerde dahi çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü kaydeden Şahin, il ve ilçe danışma toplantılarının yanı sıra büyükşehirlerde mahalle danışma toplantılarının da düzenli olarak gerçekleştirildiğini söyledi. Şahin, teşkilatların başarısının temelinde manevi motivasyonun bulunduğunu belirterek, "Sarsılmaz sırrımızın bu manevi motivasyon olduğunu düşünüyorum. Hele hele Karabük’te şimdiye kadar ortaya koyduğumuz başarıların en büyük pay sahibinin de bu anlayış olduğu kanaatindeyim" diye konuştu.