DÜNYA - 18 Temmuz 2025 Cuma 08:00 | Son Güncelleme : 18 Temmuz 2025 Cuma 08:15

"ABD, İsrail’in Suriye'ye düzenlediği son saldırılarına destek vermiyor"

A
A
A
"ABD, İsrail’in Suriye'ye düzenlediği son saldırılarına destek vermiyor"

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, Suriye’de durumun sakinleştiğini fakat küçük çatışmaların devam ettiğini ifade ederek, "ABD, İsrail’in Suriye'ye düzenlediği son saldırılarına destek vermiyor" dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Basın toplantısında Suriye’ye ilişkin son gelişme ve açıklamalar konusunda bir brifing veren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bruce, "ABD, şiddeti açık ve net bir şekilde kınamaktadır. Tüm taraflar geri adım atmalı ve kalıcı bir ateşkese yol açacak anlamlı bir diyaloğa girmelidir. Aynı zamanda Suriye Özel Temsilcisi olan Büyükelçi Tom Barrack, bu sabah attığı tweet’te "Kaos ve belirsizlikten uzak durdukları için tüm taraflara minnettarız. Tüm tarafları kalıcı ve barışçıl bir çözüme yönlendirmeye çalışıyoruz" dedi. Son 48 saat içinde ABD, gerilimi azaltma ve barışı teşvik etme yönünde diplomatik çabalara öncülük etti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun dün belirttiği üzere, Suriye’deki çatışmalara taraf olan tüm aktörlerle temas kurduk ve bu endişe verici ve korkunç durumu sona erdirecek belirli adımlar üzerinde anlaşmaya vardı" dedi.
Bruce, "Bu doğrultuda, Suriye hükümetine çağrıda bulunuyoruz. Suriye hükümeti, yol haritasını belirlemede liderlik etmelidir" diye konuştu.

"Olayların nasıl başladığına dair daha fazla araştırma yapılması gerekli"

Basın toplantısında Suriye’deki son olaylarda IŞİD dahil olmak üzere yabancı savaşçıların dahlinin olup olmadığı yönünde bir soruya Bruce, "Elbette, yaşananların niteliğine dair kapsamlı bir soruşturma gerekecek. Başkan ve Dışişleri Bakanının bu süreçte yer aldıklarını, ayrıca özel temsilcimiz ve aynı zamanda Türkiye Büyükelçimiz olan Tom Barrack’ın bu sürece dahil olduğunu zaten duyduk. Şu aşamada bildiklerimiz sınırlı olsa da bu olayların nasıl başladığına dair daha fazla araştırma yapılması gerektiği açık" dedi.

"400 yıl öncesine dayanan tarihsel bir husumetin günümüze yansıması"

Bruce, "Bununla birlikte, yürütülen görüşmelerin bir dinamik oluşturduğunu, Suriyelilerin geri çekildiğini, İsrail’in ise çatışmaları sürdürmediğini yani durdurduğunu biliyoruz. Elbette halen bazı küçük çatışmalar devam ediyor. Bu durum, Dürziler ve Bedeviler arasında kökeni sanırım 400 yıl öncesine dayanan tarihsel bir husumetin günümüze yansımasıdır" diye konuştu.

"Suriye hükümetinin liderlik üstlenmesi gerekecek"

İsrail ile Suriye arasındaki "yanlış anlaşılma" olarak nitelendirilen durumun ne olduğu yönündeki bir soruya Bruce, "Bana aktarılan ve sanırım genel olarak anlaşılan şekliyle bu "yanlış anlaşılma", Dürziler ve Bedeviler arasındaki tarihi husumetin yeniden alevlenmesi ve şiddet olaylarının patlak vermesiyle ilgiliydi. Suriyeliler, bu şiddeti bastırmak ve durdurmak amacıyla bölgeye girdi. İsrailliler ise bunun Dürzi topluluğuna yönelik bir tehdit olduğunu gördü fakat durumun aslında olduğundan çok daha büyük bir mesele olduğunu düşündü. Ya da belki hiç olmadığı bir şey olarak algıladılar" dedi.

İyi haberin durumun sakinleşmesi olduğunu ifade eden Bruce, "Elbette halen bazı küçük çatışmalar ve başka sorunlar var ve belirttiğimiz gibi bu noktada Suriye hükümetinin liderlik üstlenmesi gerekecek. Elbette başka aktörlerin de katkısı olacak ama bu gerilimin azaltılması ve istikrar sağlanması sürecine öncülük etmesi gereken taraf onlar" dedi.

"Başkan memnuniyetsizliğini açık bir şekilde ifade etti"

Suriye’de istikrar için çaba harcayan ABD’nin İsrail’in saldırısına bakışına ilişkin bir soruya cevabında Bruce, ABD’nin İsrail’in son hava saldırılarına destek vermediğini söyledi.

Bruce, "Hem mevcut krizi ele almak, hem de iki egemen devlet arasında kalıcı bir anlaşma sağlamak amacıyla, İsrail ve Suriye ile en üst düzeyde diplomatik temas halindeyiz" dedi.

Bruce, ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu vizyonunun İsrail ile Suriye arasında komşuluk temelli bir barış öngördüğünü ifade etti. Bruce, "Başkan, memnuniyetsizliğimizi açık bir şekilde ifade etti ve biz de olayların durdurulması için hızlı bir şekilde harekete geçtik" diye konuştu.

Terör örgütü PKK’nın silah bırakmasından memnuniyet duyulduğunu açıkladı
Basın toplantısında ayrıca ABD’nin terör örgütü PKK’nın silah bırakmasına ilişkin yaklaşımına ilişkin bir soru alan Bruce, "PKK'nın mensuplarına ait silahlarını halka açık bir törende yaktığı görüntülerden haberdarız. Bu onların bu eylemi gerçekten gerçekleştirdiklerini halkın görmesini istediklerini ortaya koyuyor. Bu olay geçtiğimiz Cuma günü Kuzey Irak’ta gerçekleşti. Biz, PKK’yı yabancı bir terör örgütü olarak görüyoruz ve dolayısıyla silah bırakmaya ve bu tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik her adımı memnuniyetle karşılıyoruz. Elbette, Suriye Demokratik Güçleri (SDG), IŞİD’e karşı mücadelede önemli bir partner olmaya devam ediyor ve artık onların entegrasyon sürecine geçme zamanı da gelmiş bulunuyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.