DÜNYA - 16 Mart 2021 Salı 21:06

ABD'de F22 savaş uçağı burun üstü acil iniş yaptı

A
A
A
ABD'de F22 savaş uçağı burun üstü acil iniş yaptı

ABD'nin Florida eyaletinde yer alan Eglin Hava Kuvvetleri Üssü'nde ABD üretimi 5. Jenerasyon F-22 Raptor tipi savaş uçağı burun üstü acil iniş yaptı.

ABD'nin Florida eyaletinde yer alan Eglin Hava Kuvvetleri Üssü'nde ABD üretimi 5. Jenerasyon F-22 Raptor tipi savaş uçağı, yaşanan bir acil durum nedeniyle burun üstü acil iniş gerçekleştirdi. Eglin Üssü tarafından yapılan basın açıklamada, “F-22, uçuş sırasında bir acil durum yaşadı. Uçak güvenli bir şekilde iniş yaptı. Uçakta 1 kişi vardı. İtfaiye ekipleri hemen müdahale etti ve pilot, değerlendirme için uçuş hekimliğine nakledildi" ifadeleri yer aldı.

Yaşanan olayın nedeni hakkındaki soruları cevapsız bırakan Eglin Üssü tarafından yapılan açıklamada, "Yaşanan kazaya neden olan koşullar hakkında soruşturma devam ediyor" denildi.

Öte yandan yerel medya tarafından "dünyanın en ölümcül savaş uçağı" olarak lanse edilen F-22'nin son birkaç yılda benzer kazalar yaşadığı iddia edildi.

Resmi olmayan bir sosyal medya sayfası tarafından ise, yaşanan kazanın F-22'nin burnunda bulunan iniş takımı arızası sonucu gerçekleştiği iddia edildi.

F22’nin ilk kazası değil

F-22 savaş uçağı, 2018 yılında ABD'nin Nevada eyaletinde yer alan Fallon Donanma Hava İstasyonu'nda ve ABD'nin Alaska eyaletinde bulunan Elmendorf Hava Kuvvetleri Üssü'nde iki ayrı kazaya karışmıştı. Her 2 kazada da savaş uçağı, tüm hava koşullarının uygun olmasına rağmen gövdesi üzerine acil iniş yapmıştı.

Florida'da yer alan Panama City'nin 12 mil doğusunda bulunan Tyndall Hava Kuvvetleri Üssü'nden kalkış yaptığı sırada bir F22 ise 2018 yılında ağır bir motor arızası yaşamıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.