GÜNDEM - 19 Nisan 2018 Perşembe 11:05

AB’de her 20 kadından 1'i tecavüze uğruyor

A
A
A
AB’de her 20 kadından 1'i tecavüze uğruyor

Kadına yönelik şiddet ve taciz vakalarında zirve Avrupa’nın. Sanılanın ve oluşturulmak istenen imajın aksine bir çok ‘modern’ Batı ülkesinde kadına yönelik şiddet ve taciz, Türkiye’den çok daha yüksek oranlarda. Her 20 kadından 1'inin tecavüze uğradığı Avrupa Birliği ülkelerinde her üç kadından biri de, 15 yaşından itibaren fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor.

Kadına yönelik şiddet, tüm dünyada en yaygın toplumsal sorun ve insan hakları ihlallerinden biri. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya çapında kadınların yüzde 35’i, eşi veya birlikte yaşadığı kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine ya da partneri olmayan bir kişinin cinsel şiddetine maruz kalıyor. Ancak bazı ülke araştırmaları, kadınların yüzde 70’inin yaşamları boyunca erkeklerden fiziksel ve/veya cinsel şiddet gördüklerini ortaya koyuyor. 

AB’de her 20 kadından 1'i tecavüze uğradı 

Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı tarafından 2014 yılında 28 Avrupa Birliği üyesi ülkede, 42 bin kadınla yüzyüze gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, her üç kadından biri, 15 yaşından itibaren fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldı. Her 20 kadından 1'i ise tecavüze uğradı. Araştırmada, kadınların yaygın biçimde istismara uğradığı ancak bunların çok azının kayıtlara geçtiği, aile içi şiddet vakalarının sadece yüzde 14’ünün ve diğer şiddet vakalarının ise sadece yüzde 13’ünün rapor edildiği belirtildi.

Türkiye, Avrupa ülkelerinin gerisinde 

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu raporuna göreyse, AB’de 15 yaşından büyük her 3 kadından 1’i, bir erkeğin fiziksel ya da cinsel şiddetine maruz kalıyor. Rapora göre, AB’de kadının en çok şiddet gördüğü ülkeler yüzde 52 ile Danimarka ve yüzde 47 ile Finlandiya. Almanya’da bu oran yüzde 35, İngiltere ve Fransa’da yüzde 44, Hollanda’da ise yüzde 45. Bu rapora göre, Türkiye genelinde yaşamlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalmış olanların oranı ise yüzde 36.

Türkiye’de kadına şiddet geriledi 

Türkiye’de 2008 yılında yapılan araştırma sonucuna göre kadına yönelik şiddetin oranı yüzde 39 iken, 2013-2014 yıllarında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) tarafından yürütülen ve Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen araştırmada bu rakamın yüzde 3 düşerek yüzde 36’ya gerilediği görüldü.

Çocuk istismarında da zirve Avrupa’nın 

Çocuklara yönelik şiddet ve cinsel içerikli yayınlarının 2016 yılı rakamları incelendiğinde, çocuk istismarına dair içeriklerin yer aldığı 57 bin 335 internet sitesi tespit edilirken, internet kurbanlarının yüzde 89’unun kız çocukları olduğu ve bu içeriklerin de yüzde 60’ının Avrupa merkezli sunuculardan elde edildiği bilgisine ulaşıldı. Yapılan araştırmalardan elde edilen bir başka sonuç ise her yıl 15 yaş altı yaklaşık bin çocuğun cinayete kurban gittiği bilgisi oldu. Buna ek olarak, her 7 dakikada bir gencin şiddet sonucu öldürüldüğü belirlendi.

Fransa’da şok olay ! 

Geçen ay Fransa'da tecavüze uğrayan kadınla karakoldaki kadın polis arasında geçen konuşmaysa şok ediciydi. Zira kadın polis memuru, mağdureye, “Nasıl giyinmiştiniz?” diye soruyor ve ekliyordu:
“Pek tahrik edici bir görünüşünüz yok, niye bunu size yaptı acaba?”

Fransız sanatçının soruna skandal yorumu 

Öte yandan, ünlü Fransız oyuncu Catherine Deneuve ise, Ocak ayında cinsel taciz skandallarıyla başlayan “Metoo” hareketinin "aşırılığa" varmaya başladığını savunmuş, "Erkeklerin kadınlara asılmakta serbest olması gerektiğini" söylemişti. Bu açıklama, Avrupa'nın kadına yönelik tacize bakış açısını da ortaya koyar nitelikteydi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Trabzon Ortahisar Ziraat Odası’nı ziyaret ederek ildeki ziraat odalarının da katılımıyla gerçekleştirilen toplantı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bayraktar, 2025 yılının tarım açısından afetlerle geçen zorlu bir yıl olduğunu söyledi. Türkiye’nin çok ağır bir tarımsal süreçten geçtiğini belirten Bayraktar, "2025 yılı bir afet yılı. Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerini yaşadık. Don felaketi 65 vilayette etkili oldu. Karadeniz Bölgesi de bu felaketten olumsuz etkilendi. Bu vilayetlerin tamamını dolaştım, Trabzon’a da geldim. Dondan etkilenen fındık bahçelerini yerinde inceledim. Ardından havaların ısınmasıyla birlikte bu kez kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız kuraklık başta fındık olmak üzere üretimde birçok aksamaya neden oldu" dedi. Fındık üretiminde ciddi kayıplar yaşandığını vurgulayan Bayraktar, "Yaklaşık 717 bin ton olan rekoltemiz yüzde 40 kayıpla 441 bin tona düştü. Bunun sonuçlarını sahada çok net gördük" ifadelerini kullandı. "Rekolte düşmesine rağmen fiyatların gerilemesi normal değil" Fındık fiyatlarına da değinen Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatların ardından piyasadaki hareketliliği değerlendirdi. Bayraktar, "TMO, Giresun kalite fındık için 200 lira, levant kalite için 195 lira, 190 lira da sivri kalite için fiyat açıkladı. Bu açıklamanın ardından fındık fiyatlarının Eylül ayında 330 lira seviyesine kadar çıktığını gördük. Ancak Eylül’den sonra fiyatlar düşüşe geçti. Bugün geldiğimiz noktada Giresun kalite 210 lira, levant kalite ve diğer fındıklar 180-190 lira seviyesine geriledi. Trabzon’da ise fiyatların 160 liraya kadar düştüğünü görüyoruz. Bu rekolteye rağmen fiyatların bu kadar düşmesi normal değil" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı’nın kapanması girdi maliyetlerini artırdı" Artan maliyetlere de dikkat çeken Bayraktar, "Bölgedeki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması girdi maliyetlerini artırdı. Mazot ve gübre fiyatları yükseldi. Üreticilerimiz ciddi bir maliyet baskısı altında. Bu nedenle hükümetimizden girdi desteklerinin artırılmasını talep ettik. Bütün ürünlerde maliyet sorunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Kokarca ile mücadelede daha fazla kaynak şart" Zararlılarla mücadele konusuna da değinen Bayraktar, özellikle kahverengi kokarca tehdidine dikkat çekerek, "Kokarca ile çok ciddi mücadele vermek zorundayız. Bu noktada tüm kurum ve kuruluşlar üzerine düşeni yapmalı. Hızlı şekilde ürüyorlar ve havaların ısınmasıyla birlikte kışlaklardan bahçelere doğru yayılıyorlar. Halen bu zararlıyı tamamen ortadan kaldıramadık, tehdit olmaya devam ediyor. Sadece fındıkta değil birçok ürüne ciddi zarar veriyor. Mücadelenin dozunu artırmamız gerekiyor. Bunun için de daha fazla kaynak ayrılmalı" ifadelerini kullandı.
Trabzon Trabzonspor’dan Abdülkerim Bardakcı açıklaması Trabzonspor Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından, bordo-mavili futbolcu Onuralp Çakıroğlu ile sarı-kırmızılı futbolcu Abdülkerim Bardakcı arasında yaşanan olaylara ilişkin açıklama yaptı. Bordo-mavili kulüpten yapılan açıklamada, karşılaşma sonrası galibiyet sevincine eşlik eden müzik sırasında Onuralp Çakıroğlu’nun takım arkadaşlarıyla birlikte kutlama yaptığı belirtilerek, bu esnada Abdülkerim Bardakcı’nın oyuncuya yönelik sözlü sataşmada bulunduğu ifade edildi. Abdülkerim Bardakcı’nın "Kaç yaşındasın lan sen" ifadeleriyle futbolcuya tepki gösterdiği aktarılırken, Onuralp Çakıroğlu’nun karşılık vermediği ve yalnızca rakip oyuncuya soyunma odasına gitmesi gerektiğini işaret ettiği kaydedildi. Trabzonspor açıklamasında, "Buna rağmen ilgili futbolcu sözlü sataşmasını sürdürmüş ve ardından oyuncumuza yönelik fiziki müdahale girişiminde bulunmuştur. Herhangi bir provokatif davranışta bulunmadığı açıkça görülen ve yalnızca galibiyet sevincini yaşayan futbolcumuza yönelik bu yaklaşımı şiddetle kınıyoruz" ifadelerine yer verildi. Öte yandan kulüp, olayın ardından sosyal medyada Onuralp Çakıroğlu hakkında yapılan paylaşımların da kabul edilemez olduğunu belirterek, sorumlular hakkında gerekli hukuki süreçlerin başlatılacağını vurguladı.
Mersin Tarsus’ta ırmakta kaybolan genç için seferber oldular: Vali Toros bölgede Mersin’in Tarsus ilçesinde Berdan Irmağı’na atladıktan sonra kaybolan 18 yaşındaki Batu Yetiş Kerem Kaplan için başlatılan arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Mersin Valisi Atilla Toros, arama ve tarama çalışmalarını yerinde inceledi. Olay, dün Tarsus Şelale bölgesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 18 yaşındaki Batu Yetiş Kerem Kaplan, henüz bilinmeyen bir nedenle Berdan Irmağı’na atladı. Kısa süre içerisinde akıntıya kapılan genç gözden kayboldu. Kaplan’ın suya atlama ve kaybolma anı çevrede bulunan vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arama kurtarma ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin hem su yüzeyinde hem de su altında yürüttüğü ilk günkü çalışmalardan sonuç alınamadı. Yaklaşık 5 kilometrelik alanda arama ve tarama çalışmaları başlatılırken, sabahın erken saatlerinde ekipler yeniden bölgeye gelerek çalışmalara devam etti. Suyun kesildiği ırmakta sürdürülen çalışmaları Mersin Valisi Atilla Toros da yerinde takip etti. Vali Toros’a Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz ve İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz eşlik etti. Vali Toros, baba Osman Kaplan ile görüşerek ilgili birimlerin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü ve netice alınana kadar aramaların devam edeceğini ifade etti. Tır şoförü olduğu öğrenilen baba Osman Kaplan ise sabah saatlerinden itibaren ekiplerin yoğun şekilde çalıştığını belirterek, "Devletimizden Allah razı olsun. Allah’ın takdiri, inşallah bulunur. Sabah 06.00’dan beri burada ekipler çalışıyor" dedi. Çalışmalara Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına bağlı dalgıçlar, İl Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliği ekipleri, AFAD ile Türkiye İzcilik Federasyonu Arama Kurtarma ve İnsani Yardım Derneği ekiplerinin katıldığı öğrenildi. Kayıp gencin bulunması için ekiplerin hem suda hem de kıyı hattında arama çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü bildirildi. Valilikten açıklama Öte yandan Mersin Valiliğinden yapılan açıklamada, "4 Nisan 2026 tarihinde saat 16.45’te 112 Acil Çağrı Merkezine gelen ihbarda, 2008 doğumlu Y.K.B.K. isimli vatandaşımızın Tarsus Şelalesinde suda kaybolduğu bilgisi alınmıştır. İhbarın ardından ekipler bölgeye ivedilikle sevk edilmiştir. Arama kurtarma çalışmalarının ikinci gününde bölgede; polis dalgıç ekipleri, AFAD dalgıç ve su üstü ekipleri, AFAD arama kurtarma personeli (dron destekli), itfaiye dalgıç ekipleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Ankara AFAD İl Müdürlüğü tarafından 1 araç, 4 personel ve 1 bot takviye amacıyla bölgeye sevk edilmiştir. 8 araç, 39 personel, 3 bot ve 1 dron ile arama kurtarma çalışmalarına devam edilmektedir. Tüm ekiplerimiz olay yerinde arama kurtarma faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir" denildi.