RAMAZAN - 06 Mayıs 2019 Pazartesi 22:49

Afet bölgesinde ilk iftar

A
A
A
Afet bölgesinde ilk iftar

Denizli'nin Acıpayam ilçesinde yaşanan 5.5 büyüklüğündeki depremde evleri yıkılan depremzedeler, Ramazan ayının ilk gününü çadır ve konteynırlarda geçirdi. Deprem bölgesinde yaşamanın hala zor olduğunu söyleyen depremzedelerin bazıları karanlıkta tek başına orucunu açarken bazıları ise kendilerine konteynır verilmemesine tepki gösterdi.

Denizli’nin Acıpayam ilçesinde 20 Mart tarihinde 5.5 büyüklüğündeki depremin yaşandı. Evleri yıkılan ya da hasar gördüğü için evine giremeyen vatandaşlar Ramazan ayını çadırlarda ya da konteynırlarda geçiriyor. İlk orucunu çadırlarda açan bazı vatandaşlar kendilerine konteynır verilmesini isterken, konteynırı olanlar ise konteynır içerisindeki eksiklerinin giderilmesini istiyor. Çadırlarda yaşadıkları için temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiklerini öne süren depremzede vatandaşlar, yemeklerini yaptıkları ateşlerde pişirip çadırlarda oruçlarını açtı. Kendilerine çeşitli gerekçelerle konteynır verilmemesine tepki göstererek yetkililerden yandım istedi. 

“Tek başına karanlıkta iftar yaptı” 

Apa Mahallesi'nde 10 yıldır yalnız yaşayan 79 yaşındaki Baki Kaya, 20 Mart tarihinde yaşanan depremde evsiz kaldı. AFAD ekiplerinin verdiği çadırda 3 gün öncesine kadar hayatını devam ettiren Kaya, Ramazan ayına ise kendisine verilen konteynırda girdi. Ramazan ayının ilk orucunu yalnız yaşadığı konteynırda kendi yaptığı menemenle açan Kaya, konteynırda elektrik bağlanmaması nedeniyle zorluk çektiğini söyledi. Deprem anında yıkılan evinden zor kurtulduğunu aktaran Kaya, “Depremde bulaşık yıkıyordum evim yıkıldı. Canımı son anda kurtardım. Şimdiye kadar verilen çadırda yaşadım artık konteynırda yaşıyorum ama buranın da elektrik sorunu var. Karanlıkta yaşamak zorunda kalıyorum.” dedi.

“Yaşam bizim için çok zor” 

Yaşanan depremde evi yıkılan ve eşiyle yaşadığı çadırda ilk iftarını açan Ramazan Güngör (65), kendilerine konteynır verilmediğini ifade ederek, “İlk orucumuzu çadırda açtık. Kent merkezinde oğullarımın yaşadığı ev benim üzerime olduğu için bize konteynır vermediler. Biz bundan ayrılamayız, her şeyimiz burada. Ben burada büyüdüm her şeyim burada. Bu köyde hayallerim var, atalarımdan kalan bu yerlerden gidemem. Konteynır istiyoruz, yaşam burada bizim için çok zor.” diye konuştu.

“Çocuğum çadırda kalmakta zorlanıyor” 

Kent merkezinde sigortalı olarak çalışan ve 3 parmağı sakat olan Mehmet Yılmaz (52), kendisine verilen çadıra ek olarak yaptığı yaptığı çadırda hayatını devam ettirmeye çalıştığını ve 10 yaşındaki çocuğunun zorluk çektiğini belirterek, “Sigortalı bir işte çalıştığım için bana konteynır verilmedi. Asgari ücretle çalışıyorum aldığım para yetmiyor. Borçlarım var, paranın yarısı yol parasına gidiyor. Konteynır verilmedi, yardım istiyorum” şeklinde konuştu.

Ali İbileme

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanlığı, Bursa’da zincir marketlerdeki sebze ve meyve fiyatlarındaki haksız fiyat listesini açıkladı Ticaret Bakanlığı, Bursa’deki marketlere yönelik gerçekleştirdiği denetimlerde temel gıda ürünlerindeki fahiş fiyat artışlarını açıkladı. Ticaret Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Ticaret Bakanlığımızca yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Bursa İl Müdürlüğümüzce 2-8 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde marketlerin meyve ve sebze reyonlarında satışa sunulan ürünlere ilişkin fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelenmiştir. Yapılan incelemelerde; Bursa ili Osmangazi ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markette satışa sunulan kuru sarımsak ürününün, ilgili firma tarafından 60 TL’den satın alındığı, söz konusu ürünün tüketiciye 220 TL’den sunulduğu tespit edilmiş olup, ürün bazında haksız fiyat artışı şüphesi oluşması nedeniyle firmadan savunma talep edilmiştir. Ayrıca denetimler kapsamında 5 gün boyunca toplam 21 marketin meyve ve sebze reyonlarında 46 farklı üründe haksız fiyat artışı denetimi gerçekleştirilmiş; künye bilgisi bulunmayan işletmeler uyarılarak takibe alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler doğrultusunda işletmelere ilişkin gerekli idari süreçler başlatılmış olup, dosyalar Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edilecektir" denildi.
Kastamonu Husumetli olduğu çifti öldüren sanığa müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezası Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde traktörle tarladan dönen karı-kocayı silahla vurarak öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 17 Mayıs 2025 tarihinde Taşköprü ilçesi Donalar köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, uzun süredir aralarında husumet olduğu öğrenilen Necati A. (64), traktör ile tarladan dönüş yapan Sinan Abak (33) ile eşi Kadriye Abak’ı (31) silahla ateş etti. Traktörün üzerinde silahlı saldırıya uğrayan Sinan Abak ve eşi Kadriye Abak, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan Necati A., tutuklandı. Necati A. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada karar verildi. Davanın karar Duruşmasına tutuklu sanık, Abak çiftinin yakınları, tanıklar ile tutuklu sanık avukatlar katıldı. Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanık Necati A.’nın "kadına yönelik kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Sinan Abak’a yönelik "kasten öldürme" suçundan da müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. "Ölseydim de böyle bir şey olmasaydı" Mütalaaya karşı savunma yapan Necati A., "Kurtarmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. 10 gün boyunca benim çektiğimi bir ben bilirim, bir de Allah bilir. Mütalaayı kabul etmiyorum, savcının talebine itiraz ediyorum. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım, ölseydim de böyle bir şey olmasaydı" dedi. Duruşmadan tanık olarak dinlenen Necati A.’nın torunu Canan A. ise, "Sinan beni, silah zoruyla alıkoydu. Polisler bizi bulmadan önce, ’kendi isteğimle kaçtım demezsen, iki arkadaşım daha var, seni ve aileni öldürürüz’ diye tehdit etti. Sinan beni zorla kaçırdı. Ben de korktuğumdan ’kendim kaçtım’ diye ifade verdim. Ben, yurtta onun arabasına bindiğimde beni kaçırdığını bilmiyordum. Kaçacak olsam pijamayla mı dışarı çıkardım? Üzerimde pijamalarım vardı. Beni bulduktan sonra bir gece sığınma evinde kaldım. Dedem ve ailem, bana destek oldu, ’kimseden korkma, doğruları söyle’ dediler. Ben de bunun üzerine üç gün sonra Cumhuriyet Savcılığına giderek tekrar ifade verdim" diye konuştu. . Maktul Sinan Abak’ın babası H. Abak da, "Oğlumu ve gelinimi vuran başkasıdır. Bu olayı üstüne alıyor. Vuranı koruduğunu düşünüyorum. Mütalaaya karşı bir diyeceğim yoktur" diye konuştu. Avukatların savunmasını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanık Necati A.’yı Kadriye Abak’ı ’kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Sinan Abak’ı ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığa ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçundan da 2 yıl 6 ay hapis ile 10 bin TL adli para cezası verdi. Kararın ardından sinir krizi geçiren Necati A., jandarma ekiplerince duruşmadan çıkartıldı.