GÜNDEM - 18 Ağustos 2021 Çarşamba 22:23

Afganistan'da mahsur kalan Bursalı hemşire Türk askerlerinin himayesi altında

A
A
A
Afganistan'da mahsur kalan Bursalı hemşire Türk askerlerinin himayesi altında

Afganistan’da Taliban'ın ülkenin büyük bölümünü kontrol altına almasının ardından mahsur kaldığı bölgeden çıkarılmak için yardım bekleyen 20 yaşındaki hemşire İrem Kahraman, Türkiye'ye dönmek üzere havaalanına Türk askerleri koruması altında getirildi. İrem Kahraman'ın ilerleyen saatlerde bineceği uçakla Türkiye'ye gelmesi bekleniyor.

3 ay önce çalışmak için arkadaşıyla birlikte Afganistan’a giden 20 yaşındaki İrem Kahraman, Taliban’ın ülkenin büyük bölümünü kontrol altına almasının ardından yaşadığı bölgede mahsur kaldı. Ailesinden Türkiye’ye dönebilmek için yardım isteyen Kahraman, bölgedeki kaos ve korkuyu İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı.

Genç hemşirenin babası Mahmut Kahraman, Bursa Valiliğinden bakanlıklara kadar bütün yetkililere ulaşmaya çalışıp kızını evine getirmek istiyor. Gün içerisinde Türkiye-Afganistan Konsolosluğu ile irtibat halinde olan baba Kahraman, “Taliban yönetimi ele geçirdiğinden beri konsolosluk yetkilileri ile irtibat halindeyiz.

Havaalanında çok fazla yoğunluk olduğu söylendi. Türk vatandaşlarının tahliyesinin başladığı, fakat meydana gelen izdihamın önüne geçebilmek için tedbirler alındığı ve bu şekilde ulaşımın sağlandığı belirtildi. Biz devlet büyüklerimizden bir an önce kızımı ve diğer vatandaşlarımızın sağ salim ülkemize getirilmesini istiyoruz” dedi.

“Günlerdir ne uyuyoruz ne yiyip içebiliyoruz”

Kızıyla sadece internet bağlantısı sağlanabildiğinde belirli zamanlarda görüşebildiğini anlatan anne Fatma Kahraman, “Kızımın ve bizim günlerdir ne yaşadığımız bir tek Allah biliyor. İrem orada sürekli korku içerisinde, psikolojisi bozulmuş bir halde. Her aradığında ‘Anne beni kurtar‘ diye sesleniyor. Sürekli birilerine ulaşıp kızımı oradan kurtarmamızı istiyoruz. Yetkililerden Allah razı olsun, ulaşıyoruz. Fakat herkes bir şeyler yapmaya çalışsa da, oradaki yoğunluktan henüz sonuca ulaşamıyoruz. Şu anda sadece bilgilerini alıyorlar. Kızma ulaşıp onunla irtibata geçiyorlar. Kızımın bulunduğu bölgede güvende olmasını istiyoruz. Türkiye’ye bir an önce getirilmesini istiyoruz. Burada başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yetkilere sesleniyorum. Kızımın, arkadaşlarının ve oradaki Türk vatandaşlarının sesini duyun” diye konuştu.

“20 yaşındaki bir genç için burada gördüklerimiz çok zor ve çok ağır“

İnternet üzerinden bağlantı sağlanan İrem Kahraman ise, yaşanan olayların aniden geliştiğini anlatarak, “15 Ağustos günü olaylar gelişince biz de kendimizi havaalanına attık. Orada bulunan, Türk Hava Yollarına ait tarifeli Türkiye seferi gerçekleştiren uçağa binmek istedik. Fakat o sırada Taliban ve Amerikan askerleri karşılıklı ateş açtı. Açılan ateş sonucu 5 sivil vatandaş öldü. O sırada biz de uçağa binmek istedik. Bindiğimiz uçak 200 kişilik olmasına rağmen, içerisinde binden fazla kişi vardı. Afgan askerleri bizi kolumuzdan tutarak aşağı indirdi. Sonra uçak hareket etti. Biz de kargaşa ve kaosun ortasında kaldık. Tanımadığımız bir Afgan vatandaşı, arabasıyla bizi güvenli bir bölgeye götürdü. Fakat çok korktuk, çünkü burada kimseye güvenemiyoruz. Bize yemek getirenler bile tanımadığımız Afgan vatandaşları’’ şeklinde konuştu.

“Arkadaşımla birlikte bir an önce buradan alınarak ülkemize dönmek istiyoruz”

Türk yetkililerle sadece internetin çektiği sırada irtibata geçebildiklerini belirten İrem Kahraman, “İkinci bir uçağın havaalanına iniş yaptığını duyduk, fakat havaalanında yaşanan izdiham sonucu bölgeye vatandaşların alınmadığını öğrendik. Şu anda bir evin içerisinde kısılıp kaldık. Sokağa çıkamıyoruz. Türk yetkilerle irtibat kurmakta zorluk çekiyoruz. Arkadaşımla birlikte bir an önce buradan alınarak ülkemize dönmek istiyoruz. Buradan bütün yetkililere sesleniyoruz. Arkadaşım Mert Yamaç ile ben 20 yaşında Türk vatandaşıyız. Bu yaşadıklarımız gerçekten çok zor. Çok korkuyoruz. Buradan güvenli bir şekilde kurtarılmayı bekliyoruz. Biz buraya gezmeye gelmedik. İşimiz için geldik” dedi.

Diğer yandan İrem Kahraman, 15 Ağustos günü yaşanan kaosu cep telefonu kamerasıyla çekerek ailesine attı. Görüntülerde, yaklaşık 5 bin kişinin bulunduğu havaalanının, kapıların açılmasıyla birlikte 5 dakika içerisinde boşaldığı görüldü. Bir başka fotoğrafa ise, genç kızın ve arkadaşlarının şehir içindeki tehlikeli yolculuğu yansıdı.

İrem Hemşire Türk askerlerinin muhafazası altında

15 Ağustos günü Taliban güçlerinin Afganistan'ı ele geçirmesinin ardından ülkede mahsur kalan 20 yaşındaki hemşire İrem Kahraman 4 gün sonra Dışişleri Bakanlığının devreye girmesiyle birlikte Türkiye'ye dönmek üzere havaalanına Türk askerleri koruması altında getirildi. İrem Kahraman'ın ilerleyen saatlerde bineceği uçakla Türkiye'ye gelmesi bekleniyor.

Hakan Gönül - Ali Kamur

TGRT Haber'in yardım çığlığını ekrana getirdiği İrem hemşireyi Mehmetçik kurtardı

Kabil Havalimanı'nda mahsur kalan hemşire İrem Kahraman, TGRT Haber'e konuştu.

Can güvenliğinin tehlikede olduğunu söyleyen İrem Kahraman, "Şu an Kabil Havalimanı güney kapısı önünde bekliyoruz. Çok kötü durumdayız. 1 kişi Taliban tarafından öldürüldü burada. Türk askeri yakınımızda ama buraya yetişemiyor, biz de Türk askerine yetişemiyoruz. Sadece gördüğümüz Taliban ve İngiliz askeri. İngiliz askerleri kendi vatandaşlarını 50-60 güvenlikle içeri sokuyor. Taliban'a derdimizi anlatmaya çalıştığımızda bize elektrikli kırbaçla karşılık veriyorlar, yanlarına yaklaştırmıyorlar. Geri dönüş yapamıyoruz, arkamız araçlarla dolu, önümüzde de Taliban var. Aracın içinde bekliyoruz ama az önce biber gazı attılar, çok zor nefes alıyoruz. Buradan çıkmak istiyoruz. Toyota marka cipin içindeyiz. Çıktığımız an can güvenliğimiz tehlikede. Yaklaşık 3-4 saattir buradayız. Eve gitmemizi söylediler ama gidemiyoruz. Aracın plakası KBL-42596" diye konuştu.

TGRT Haber'in yardım çığlığını ekrana getirdiği İrem Kahraman ve diğer 3 Türk'ün, bu kritik yayından kısa süre sonra barış gücündeki askerler tarafından güvenli bölgeye götürüldüğü öğrenildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih’te beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin şüpheli ölümüyle ilgili 4 tutuklama Fatih’te 3 gün beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin ölümü üzerine gözaltına alınan anne, baba, anneanne ve dede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay 30 Aralık’ta Fatih’te meydana gelmişti. İddiaya göre dini nikahlı Y.Y. ve B.Y.’nin 5 Kasım’da dünyaya gelen bebekleri 30 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybetmişti. Anne Y.Y.’nin bebeğinin hareketsiz durduğunu fark etmesi üzerine durumu polis ve sağlık ekiplerine haber vermişti. Yapılan ilk incelemelerde bebeğin 5 Kasım 2025’te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya geldiği belirlenmişti. 7 Kasım’da ise 3 kilo 200 gram ağırlığında taburcu edilen bebeğin, hayatını kaybettiği gün yaklaşık 2 kiloya düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu tespit edilmişti. Anne Y.Y.’nin evde dini nikahlı eşi B.Y., annesi A.Y. ve Y.E.Y ile beraber yaşadığı, bebeğin saat 08.00 sıralarında öldüğü ancak ambulansın 12 saat sonra arandığı öğrenilmişti. 19 yaşındaki Y.Y.’nin çelişkili ifade vermesi üzerine, annenin bebeği 3 gün beslemediğini söylediği öğrenildi. Soruşturma kapsamında Y.Y., B.Y. ile aynı evde yaşayan anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y. "kasten öldürme" suçundan gözaltına alınmıştı. Emniyette işlemleri biten 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından anne Y.Y., baba B.Y, anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili ’kasten öldürme’ suçundan başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Kırklareli Şehir trafiğini rahatlatacak karar: Zorunlu tır parkı uygulaması başladı Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde Altın Çağ Projesi muhtevasında ilçe genelinde trafik düzenini sağlamak, güvenliği artırmak ve şehir merkezini korumak amacıyla zorunlu tır parkı uygulamasını bugün itibarıyla hayata geçirdi. Kararın uygulanmaya başlamasıyla ağır tonajlı araçların şehir merkezinde gelişi güzel park etmesinin önüne geçilecek. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla haritada belirtilen güzergahlar ile alanlar dışında tır, kamyon ve benzeri ağır tonajlı araçların ilçe merkezine giriş-çıkışlarının ve şehir içinde park yapmasının 7 gün 24 saat esasına göre tamamen yasaklandığı bildirildi. Ağır tonajlı araçların park işlemlerinin yalnızca tır parkı alanında yapılacağı vurgulandı. Açıklamada, alınan kararın trafik güvenliğini artırmak, ilçe merkezindeki düzensiz park yapmayı ortadan kaldırmak, yol ve altyapı yatırımlarını korumak amacıyla uygulamaya konulduğu ifade edildi. Belediye yetkilileri, uygulamanın kimseyi mağdur etmeyi amaçlamadığını ancak Pınarhisar’ın düzeni ve güvenliği için kurallara kesinlikle uyulmasının zorunlu olduğunu özellikle belirtti. Haritada belirtilen alanlar dışında ilçeye giriş-çıkış yapan ya da ilçe içinde park eden ağır tonajlı araçlar hakkında, ilgili mevzuat çerçevesinde cezai işlem uygulanacağı da duyuruldu. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada açıklamada ayrıca, ilçenin yalnızca bugünüyle değil geleceğiyle de planlandığı vurgulanarak, daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir Pınarhisar için kararlılıkla çalışmaya devam edileceği mesajını verdi.