KÜLTÜR SANAT - 09 Aralık 2009 Çarşamba 10:31

AIDS'li ailelerin dramı film oluyor

A
A
A
AIDS'li ailelerin dramı film oluyor

Sinema sanatçısı ve yönetmen Gani Rüzgar Şavata, son filmi için Şanlıurfa'ya gelecek. Şavata, AIDS'li Urfalı iki ailenin hayatını filme alacak.

FERHAT ÖZER - MUSTAFA DEMİRCİ/ŞANLIURFA

Sınır, Drejan ve Doz filmleri ile ün yapan oyuncu ve yönetmen Gani Rüzgar Şavata, son çalışması "Tutsak kelebekler" filmi için Şanlıurfa'ya gelecek. Türkiye'nin gündemini meşgul eden AIDIS'lı Çoban ile Işıkgöz ailesinin yaşadıkları dram, sinemaya taşınıyor. İki ailenin hayatının film alacağı konu, önümüzdeki günlerde başlayacak.

Yönetmen Şavata, AIDS'li Işıkgöz ile Çoban Ailesi'nin dramını beyaz perdeye aktaracağını söyledi.

Büyük bir bölümü Şanlıurfa'da çekilecek olan film ile ilgili olarak açıklamada bulunan Şavata, daha önceleri diğer filmleriyle Güneydoğu'nun kanayan yaralarına parmak bastığını ve bu filmde de Işıkgöz ile Çoban Ailesi'nin içinde bulunduğu içler acısı durumu tüm dünyaya ibret olsun diye çalışmalarına başlayacağını belirtti. Oyuncu ve yönetmen Şavata, film çekimlerinin Şanlıurfa'daki çekimlerine en yakın zamanda başlayacağını belirterek, kamera kadrosu olmak üzere filmin yaklaşık 100 kişilik ekibi ile Şanlıurfa'ya geleceğini kaydetti.

Film konusunda Çoban ve Işıkgöz alesiyle Şanlıurfa'da bir araya gelecek olan Şavata, yeni filmi konusu hakkında bilgi verdi. Gani Rüzgar Şavata, "Tutsak Kelebekler filminde baş rolünü oğlum Arafat Şavata oynayacak. Film kadrosunda şahsım, oğlum, Işıkgöz, Çoban ailesi, Hanımın Çiftliği dizisinden tanıdığımız Caner Cindoruk'un yanı sıra Yalçın Dümer, İsmet Özhan, Şenay Akay, Mehmet Cebiş, Haldun Boysan, Elif Özkul gibi çok ünlü film sanatçıları vardır" dedi.

Sinema yönetmeni ve oyuncusu Gani Rüzgar Şavata, çekimlerine başlanacak olan Tutsak Kelebekler filminde, AIDS'li Çoban ile Işıkgöz Ailesi'nin dramını ele alacaklarını söyledi. Şanlıurfa'ya önümüzdeki günlerde gelecek olan Şavata, yeni filminde 2008 yılında sıcak su ile yanan çocuğa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden verilen AIDS'li kanla birlikte AIDS hastalığının pençesine düşen küçük Yusuf'un ve doğum sırasında Şanlıurfa Kızılay Kan Merkezi'nden alınan kan ile AIDS'in pençesine yakalanan annenin dramı
ile Işıkgöz Ailesinin hukuk mücadelesi anlatılacak. Çekimleri Şanlıurfa ve ilçelerinde yapılacak olan "Tutsak Kelebekler" filminin galasını Şanlıurfa'da yapacaklarını ifade eden Şavata, her iki aile ile bir araya geleceğini aktardı.

Bu arada, AIDS'li 2,5 yaşındaki Y.Ç.'nin babası Mehmet Çoban ise, yapılacak teklife olumlu yaklaşacağını söyledi. Çoban, "Böyle bir teklif gelirse değerlendiririm" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."