KENT HABERLERİ - 13 Mart 2013 Çarşamba 10:49

"Akıllı şehirlerde katılımcı demokrasi yaşanır"

A
A
A
"Akıllı şehirlerde katılımcı demokrasi yaşanır"

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, IBM Çözümler Zirvesi Akıllı Şehirler Paneli'ne konuşmacı olarak katıldı.

Demokrasinin vazgeçilmez unsurunun çift yönlü iletişim olduğunu belirten Şadi Yazıcı, “Modern toplumlarda, akıllı şehirlerde katılımcı demokrasi yaşanır. Bütün iletişim sistemlerini hem mobilize ettik hem de web üzerinden ulaşılmasını sağlayarak katılımcı demokrasiye hizmet ediyoruz” dedi.

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, IBM Çözümler Zirvesi Akıllı Şehirler Paneli'ne konuşmacı olarak katıldı. Ulaşım AŞ Genel Müdürü Ömer Yıldız, Bilişm Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Arsan, IBM Endüstri ve Teknik Çözümleri Müdürü Server Tanfer ve Hexagon Studio Genel Müdürü Tolga Doğancıoğlu ile ‘Akıllı Şehirlere Dönüşüm’ oturumunda konuşan Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, yerel yönetimlerde teknolojinin önemine değindi.

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, teknolojiyi kullanan kentlerin diğerlerine göre daha hızlı hareket ettiğini vurguladı. Teknoloji kullanımı için “hızlı balık-yavaş balık” benzetmesini yapan Yazıcı, “Gelişen teknolojiyle beraber akıllı dünya, akıllı ülkeler, akıllı iller, akıllı ilçeler ve akıllı evlere varıncaya kadar, yeni kavramlar artık hayatımızı şekillendiriyor ve buna ayak uydurmak zorunda olduğumuzun da farkındayız. Artık hızlı balık meselesi var. Hızlı balık, yavaş balığı geçer. Dolayısıyla buna uyak uyduran bir toplumda, bizler yerel yöneticiler olarak bu gelişen teknolojiye, akıllı kentlere neden ihtiyaç duyuyoruz? Çünkü vatandaş her şeyin en iyisine layık. Artık bilgiye bu kadar kolay ulaşılabildiği bir dönemde, bizim akıllı bir kente, akıllı bir yönetime ve dolayısıyla akıllı bir sisteme ihtiyacımız var ki bunu yerinde kullanabilelim. Elde edilen tüm verileri vatandaşa hizmet olarak dönüştürebilme çabasındayız" dedi.

“TEKNOLOJİK İMKANLARI KULLANMAK DURUMUNDAYIZ”

Yerel yönetimlerde başarının ölçütünün vatandaşın memnuniyeti olduğuna değinen Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, teknolojinin de bu hedefe ulaşmada değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Başkan Yazıcı, “Biz vatandaşı memnun edemiyorsak eğer dolayısıyla işimizi yapmamış oluyoruz. Hizmet üretmek var ama sonuçta memnuniyetin geliştirdiği bir hizmet üretebilmenin yoluysa bütün bilgi teknolojilerini ve imkanlarını, verileri iyi değerlendirip vatandaşın kendisini iyi hissetmesini sağlayan modeli ortaya koyabilmektir. Artık totaliter, otoriter yönetimler yerine bireyi ortaya koyan yönetimlere ihtiyacın yükseldiği bir çağda yaşıyoruz. Bu çağda bireyi ön plana çıkaracak olan her teknolojik ürün ve imkanın, kent içerisinde olmazsa olmaz olduğunu, bireyin mutluluğu için, rahatı için, ferahı için gerekliliğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“KATILIMCI DEMOKRASİYE HİZMET EDİYORUZ”

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, akıllı şehir yapılanmasında teknolojik imkanların verimli kullanılmasının karşılıklı iletişimi arttırdığını söyledi. Tuzla Belediyesi’nin teknolojiyi en iyi kullanan belediyelerden birisi olduğunu belirten Başkan Yazıcı, “2006 yılında bilgi toplumu strateji eylem planında kamudaki iş kamunun sunduğu hizmetlerin daha etkin, hızlı ve kolay kullanılabilir duruma getirilmesiyle beraber, vatandaşın bilgi toplumu imkanlarından azami ölçüde faydalanmasının sağlanması konusundaki bazı ilkesel kararlarla e-devlet kapısıyla, yerel yönetimler otomasyon programlarıyla beraber akıllı kentlere dönüşüm başladı. Akıllı kentlerin artık çağımızda vazgeçilmez bir unsur olduğunu, artık okur-yazarlığın değil, bilgisayar okur-yazarlığının değerlendirildiği bir dünyada yaşadığımızı düşündüğümüzde, bilgi toplumunda akıllı kentlere ihtiyacımız var. Bu bilginin nerede ve nasıl vatandaşa fayda sağlayacağını da standarda ulaştırmak gerektiği kanaatindeyim. Bilgi işlem sistemlerine son 3 yılda ciddi yatırım yaptık. Vatandaşımızla en iyi diyaloğu sağlayabilecek olan iletişim metotları ortaya koyduk. Coğrafi bilgi sistemiyle beraber, kent rehberi, imar ve şehircilik servisi, ruhsattaki işlemlerin (İSKİ, Tapu ve Kadastro gibi) bazı bilgilerin entegrasyonu ile beraber e-devlet kapısına bağlanabilecek olan bütün sistemlerimizi, vatandaşımıza TC Kimlik No ile tek noktada hizmet sunabilecek bir belediyecilik anlayışı ortaya koyduk. Vatandaşımızın kamu hizmetini alırken rahat etmesini sağlıyoruz. Modern toplumlarda, akıllı şehirlerde katılımcı demokrasi yaşanır. Bütün iletişim sistemlerini hem mobilize ettik hem de web üzerinden ulaşılmasını sağlayarak katılımcı demokrasiye hizmet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, tüm teknolojik gelişmelere rağmen verilerin kullanımı ve paylaşımında vatandaşın hak ve hukukun korunmasının öncelik taşıdığını söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Başkan Çenet: "Osmaniye, edebiyatçılarıyla da mümbit bir coğrafya" Osmaniye’de bu yıl 8’incisi düzenlenen Kitap Fuarı, ziyaretçilerine kapılarını açtı. Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, kentin yalnızca verimli topraklarıyla değil, yetiştirdiği önemli edebiyatçılarla da zengin bir kültüre sahip olduğunu belirterek, "Bu coğrafyada yetişen değerli edebiyatçılar, gençlerimize ilham vermektedir" dedi. Osmaniye Belediyesi tarafından "Okuyan Şehir Osmaniye" sloganıyla düzenlenen fuar, yoğun katılımla başladı. Devlet Bahçeli Meydanı’nda 2 bin metrekare kapalı alanda kurulan fuarda, 120 yayınevi ve 120 yazar yer alıyor. Yüzlerce yazar ve binlerce kitabın okurlarla buluştuğu etkinlikte, her yaştan kitapsever için farklı türlerde eserler sergileniyor. Fuarın açılışında konuşan Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, kentin yalnızca verimli topraklarıyla değil, yetiştirdiği önemli edebiyatçılarla da zengin bir kültüre sahip olduğunu vurguladı. Çenet, "Dadaloğlu’ndan Karacaoğlan’a, Orhan Kemal’den Yaşar Kemal’e baktığımızda ne kadar mümbit bir coğrafyada yaşadığımızı görüyoruz. Bu coğrafyada yetişen değerli edebiyatçılar, gençlerimize ilham vermektedir" dedi. "1 milyon liralık kitap çekiyle öğrencilerimize destek veriyoruz" Osmaniye’de 135 bin öğrencinin bulunduğunu ifade eden Çenet, fuarın en dikkat çeken desteklerinden birinin öğrencilere sağlanan kitap çeki olduğunu belirterek, "Bu kitap fuarımızla birlikte okullarımıza 1 milyon liralık kitap çeki veriyoruz. Öğrencilerimiz buradan diledikleri kitabı alabilecekler. Bu destekle gençlerimizin kitapla daha fazla buluşmasını hedefliyoruz. Herkesi fuarımıza bekliyoruz" diye konuştu.
Elazığ Aynı nokta, 7 yıl arayla: 2019’da kurudu, 2026’da sular altında kaldı Elazığ’da 2019 yılında kuraklık nedeniyle 4 kilometre geri çekilen Keban Baraj Gölü suları, 2026’da yaşanan aşırı yağışlarla dolarak 150 metre ileri geldi. Baraj sahasına ekilen ürünler sular altında kalırken, 7 yıl arayla aynı noktadan çekilen görüntüler, değişimi gözler önüne serdi. Elazığ’daki Keban Barajı’nda Murat Nehri havzasında su seviyesi, 2019 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle 4 kilometre geri çekilmişti. O döneme ait dron görüntülerinde nehir yatağının tamamen kuruduğu ve baraj tabanının gün yüzüne çıktığı kayıt altına alınmıştı. 2026 yılında bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından aynı noktadan havadan gerçekleştirilen dron çekimlerinde ise barajın dolum seviyesine ulaştığı ve su kütlesinin 150 metre ileri geldiği görüldü. Yükselen baraj suları çevre tarım arazilerini de olumsuz etkiledi. Hazine arazisi üzerinde tarım yapan çiftçilerin buğday, arpa, mısır ve pancar ekili tarlalarının bir bölümünün su altında kaldığı tespit edildi. Söz konusu arazilerin devlet tarafından istimlak edildiğini ve çiftçilerin su baskını riskini bilerek ekim yaptığını belirten bölge sakinlerinden Fahrettin Oluk, " Cenab-ı Allah, ‘Her şeyi sudan yarattık’ buyuruyor. Öyle zaman dilimleri oluyor ki insanlar bir damla su bulabilmek için yağmur duasına çıkıyor. Geçen sene, Rabbim bir daha göstermesin, kuraklık yaşandı, susuzluk yaşandı. Rabbime şükürler olsun, bu sene rahmetle yağdı. Birkaç sene öncesinde bu baraj alanında sular 4-5 kilometre geri gitmişti. Bu sene hiç gitmedi, tam tersine 100-150 metre ileri geldi. Tahminen su yine gelip bu kotayı bulacaktır. Vatandaşlar bu alanda bilinçli olarak, riski göze alarak ekin ektiler. Geçen sene şu gördüğünüz yerlere pancar ekmişlerdi. Hem kendi ekonomilerine hem devlete hem de topluma faydası olan bir şey bu. Bazı yerler şimdiden su altında kaldı, kalan yerlere de artık ekin ekmeyecekler gibi gözüküyor. Rabbim her şeyin hayırlısını versin. Bu sene sular çekilmedi, aksine daha çok yağmur yağdı. İnşallah, bu sene daha güzel olur. Burası devlet tarafından istimlak edilmiş. Her zaman söylediğimiz gibi devlet vatandaşın parasını ödemiş, vatandaş da bu riski bilerek burada tarım yapıyor. Su gelmediği zaman buğday, mısır ya da pancar ekiyor. Su geldiği zaman ise riski baştan göze aldığı için yapabileceği bir şey olmuyor zaten" dedi.
Bursa Kadın sığınağı sezon finalini yaptı İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun 22’nci gösterisi olarak bu sezon repertuarına dahil ettiği oyunu "Kadın Sığınağı" sezonun son gösteriminde izleyici ile buluştu. İnegöl Belediyesi bünyesinde 2011 yılında kurulan ve geride kalan sürede 22 farklı oyunla izleyici karşısına çıkan İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 2025 yılı Aralık ayında gala gösterimini yaparak repertuarına dahil ettiği oyunu Kadın Sığınağı, yeniden sanatseverlerle buluştu. Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Volkan Derman’ın yönettiği ve 11 kişilik güçlü bir kadroyla sahneye taşınan 2 perdelik dram türündeki oyun, bu yıl pek çok kez Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi sahnesinde hayat buldu. "Kadın Sığınağı" tiyatro oyunu, bu sezonun son gösterimi için sahnelendi. Önümüzdeki sezon devam edecek İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun birbirinden değerli oyunları arasında yerini alan gösteri, önümüzdeki kış sezonunda da yine İnegöl sahnesinde gösterimine devam edecek. Gala gösteriminden itibaren Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde her sahnelenişinde salonu dolduran gösteri, sezon finalinde de yine kapalı gişe oynandı. Salonu dolduran sanatseverler, oyunu dikkatle izleyip gösteri sonunda şehir tiyatrosu ekibini uzun süre alkışladı. 8 kadının öyküsünü anlatıyor Temel olarak kadına yönelik şiddet, istismar, toplumsal baskı, kadınların çaresizliği ve sığınma evleri kapsamında bir dramatik eser olan Kadın Sığınağı oyunu, farklı yaşamlardan gelinerek çaresizce bir sığınma evine yerleştirilen 8 kadının öyküsünü anlatıyor. Modern bir tragedya olan oyun, bu özellikleriyle sadece bir tiyatro değil aynı zamanda toplumun karanlıkta kalmış yüzünü görünür kılan bir ayna, kadınların yaşadığı şiddeti, çaresizliği, yalnızlığı ve en önemlisi umutlarını sahneye taşıyan bir farkındalık etkinliği rolü üstleniyor.