EKONOMİ - 28 Mayıs 2021 Cuma 14:03

Akkim Kimya ve Akcoat’tan İSO 500 başarısı

A
A
A
Akkim Kimya ve Akcoat’tan İSO 500 başarısı

İstanbul Sanayi Odası, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunu açıkladı. Akkim Kimya ve iştiraki Akcoat, 2020’deki net satış rakamları temel alınarak hazırlanan listede bu yıl da yer alma başarısı gösterdi.

İstanbul Sanayi Odası’nın 1968 yılında ‘100 Büyük Firma’ adıyla başlattığı ve 40 yıldır Türkiye’nin en büyük 500 şirketini ortaya koyan ‘Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500)’ araştırması sonuçlandı. Türkiye’nin öncü kimyasal madde üreticisi Akkim Kimya ve global markalara kimyasal kaplama malzeme çözümleri sunan Akcoat, bu yıl da İSO 500 listesinde yer aldılar.

Akkim bu yıl da listeye girdi
Geçtiğimiz yıl 1 milyar 103 milyon 541 bin 953 TL’lik net satış rakamına ulaşan şirket, genel listede 256’ncı sıranın sahibi oldu. 1977’de Yalova’da temelleri atılan şirket, iştirakleriyle birlikte bini aşan çalışanı ve 5 farklı lokasyonda toplam 800 bin ton üretim kapasitesiyle ihracat ve istihdama stratejik katkıda bulunuyor. 6 kıtada 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan Akkim, 2021’e 63 milyon dolar değerindeki yeni bir satın alma yatırımıyla başlamıştı.

Akcoat 67 sıra birden atladı
2015 yılında Akkim bünyesine katılan Akcoat ise bir önceki yıla kıyasla tam 67 basamak yükselerek listenin 411’inci sırasına yerleşti. Beyaz eşya, seramik, ev ve mutfak eşyaları gibi ürünlerin global markalarına kimyasal kaplama malzeme çözümleri sunan şirketin 2020’deki net satış rakamı 696 milyon 704 bin 474 TL olarak kayıtlara geçti. Yaklaşık yarım yüzyıllık geçmişe sahip şirket; seramik, emaye, yapışmaz-dekoratif kaplamalar, cam ve pigment olmak üzere 5 ana ürün grubunda faaliyetlerine devam ediyor. Yıllık 65 milyon dolarlık ihracatıyla sektörünün son 12 yıldır ihracat şampiyonluğunu elinde tutan şirket, faaliyet gösterdiği ülke sayısını 195’e çıkarmayı hedefliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.