DÜNYA - 18 Temmuz 2025 Cuma 16:01 | Son Güncelleme : 18 Temmuz 2025 Cuma 16:03

Almanya Başbakanı Merz: "Gazze Şeridi'nde yaşananlar artık kabul edilemez"

A
A
A
Almanya Başbakanı Merz: "Gazze Şeridi'nde yaşananlar artık kabul edilemez"

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "Gazze Şeridi'nde yaşananlar artık kabul edilemez. Gazze Şeridi'nde daha fazlasını yapmaya da hazırız. Ancak bunun için İsrail hükümetinin bunu mümkün kılması gerekiyor" dedi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, yaz tatili öncesi Berlin'deki Federal Basın Merkezi'nde iç ve dış gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Başbakan Merz, 6 Mayıs'tan bu yana 10 haftadır yeni hükümet olarak görevde olduklarını hatırlatarak, Almanya'nın hem ulusal hem uluslararası konularda zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Merz, "Zorluklar büyük. Ama ülkemizin bu zorluklarla başa çıkabilecek kadar güçlü olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

Hükümetinin öncelikleri arasında ekonomiyi durgunluktan çıkarmak olduğunu ve ekonomik toparlanmayı başlattıklarını belirten Merz, Almanya'nın daha rekabetçi olmasını istediklerini söyledi. Sınır kontrolleri ve yasa dışı göçün önlenmesine değinen Merz, aile birleşimi ve hızlandırılmış vatandaşlığa geçiş konusunda atılan adımlara vurgu yaptı. Merz, ülke savunmasının güçlendirilmesine de değinerek, "Alman ordusu Avrupa'nın en güçlü ordusu olacak" sözlerini tekrarladı.

Merz, açılış konuşmasının ardından gazetecilerin iç ve dış gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

"Gazze Şeridi'nde yaşananlar artık kabul edilemez"
Merz, Gazze'deki son duruma ilişkin bir soruya, "Gazze Şeridi'nde yaşananların artık bizim için kabul edilemez olduğunu ve öncelikle orada bir ateşkesin sağlanması, ikinci olarak da bölgedeki insanlara kapsamlı insani yardım ulaştırılması çağrısında bulunduğumuzu, baskı yaptığımızı açıkça ifade ettim. Ayrıca İsrail Başbakanı (Binyamin Netanyahu) ile düzenli olarak temas halindeyim" yanıtını verdi.

Merz, Almanya'nın İsrail'i koşulsuz desteklediğine ilişkin soru üzerine de, "Koşulsuz destek ifadesini hiçbir zaman kendime ait bir ifade olarak benimsemedim. Ülkeyi destekliyoruz, ancak ülkedeki bazı gelişmeler hakkında ne düşündüğümüzü de açıkça ifade ediyoruz. İsrail hükümeti ve tüm bölgeyle yoğun bir diyaloğumuz var. Bu çatışmanın çözümüne yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ancak bunu tek başımıza yapamayacağımızı da biliyoruz. Bölgede ortaklara ihtiyacımız var. Avrupa Birliği'nde ortaklara ihtiyacımız var. ABD'ye ve bu konuda koordinasyona ihtiyacımız var. Bu koordinasyon birkaç haftadır tüm hızıyla devam ediyor" ifadelerini kullandı.

"Gazze'ye daha fazlasını yapmaya hazırız, İsrail bunu mümkün kılmalı"
Merz, "Şu anda görüşmeler yapmak ve yardımların ulaşmasını sağlamaktan fazla bir şey yapamıyoruz. Gazze Şeridi'nde daha fazlasını yapmaya da hazırız. Ancak bunun için İsrail hükümetinin bunu mümkün kılması gerekiyor ve biz de bunu konuşuyoruz" dedi.

Merz, Orta Doğu'daki gelişmeler kadar Alman hükümetinin dış politikasını meşgul eden başka kriz bölgesi olmadığını belirterek, "Dışişleri Bakanı neredeyse günün her saati bu konularla ilgileniyor. Şu anda dış politikada bizi bu kadar yoğun bir şekilde meşgul eden başka bir kriz bölgesi yok. Nerede durduğumuz belli ama aynı zamanda Filistin halkının çektiği acıların da farkındayız ve insani yardım sağlamak için mümkün olan her şeyi yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Merz, Almanya'nın İsrail ve Rusya'ya karşı farkı tutum takınmasına yönelik eleştirilere değinerek, "Avrupa Birliği'nde İsrail ile ortaklığın askıya alınmasını ya da iptal edilmesini reddeden tek ülke Almanya değil. Alman hükümeti iki olayı birbiriyle karşılaştırmaya ya da aynı şekilde ele almaya hazır değil, ben de şahsen hazır değilim" dedi.

Bir gazetecinin Almanya'nın İsrail'e yaptırım uygulamaktan neden kaçındığını, Rusya'ya yaptırımları neden desteklediğini sorması üzerine Merz, İsrail ile Rusya'nın aynı kefeye konulmasına karşı çıktı. Merz, "İsrail yıllardır saldırganlara karşı kendini savunuyor. Rusya ise uluslararası hukuku ihlal ederek bir savaş başlattı" şeklinde konuştu.

AB'nin karar alma mekanizmalarını eleştirdi
Almanya Başbakanı Merz, Ukrayna'ya karşı savaşta Rusya'ya yönelik yeni yaptırım paketi hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Slovakya'nın vetosunu kaldırmasının ardından Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik 18. yaptırım paketini hayata geçireceğini hatırlatan Merz, Avrupa Birliği'nin karar alma mekanizmasını eleştirdi. Merz, "Süreçler çok yavaş. Bu nedenle özeleştiri yapmamız gerekiyor. Avrupa Birliği'ni daha iyi hale getirip, büyük görevlere odaklanmalıyız. Avrupa Birliği'nin bir yenilikçilik ve rekabetçilik alanı haline geleceğini gösterebilirsek, hem içeride hem de dışarıda barışı sağlayabilirsek, halkımızın refahını daha da geliştirebilirsek, Avrupa Birliği'nin güvenlik politikasının da harekete geçebileceğini gösterirsek o zaman soldan ve aşırı sağdan gelen bu meydan okumalara cevap verebilecek bir konumda oluruz" dedi.

Merkel'in "Bunu başarabiliriz" sözüne "Başaramadık" karşılığı
Başbakan Friedrich Merz'e eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'in 2015 yılındaki mülteci akını sırasında söylediği "Bunu başarabiliriz" sözü hatırlatılarak, "Almanya yasa dışı göçü ve sığınmacı akınını kontrol edebildi mi?" sorusu yöneltildi. Merz, soruya "Başaramadık. Bu nedenle bunu düzeltmeye çalışıyoruz. Koalisyonda bu konuda hemfikir olduğumuz ve koalisyon ilk tedbirleri alıp, ilk adımları attığı için minnettarım. Rakamlardan da açıkça görüldüğü üzere doğru yolda olduğumuzu görebilirsiniz. Ancak bu yol henüz bitmiş değil" cevabını verdi.

Almanya'nın bir göç ülkesi olduğunu ve işgücü piyasasına göç yoluyla yapılan katkıyı desteklediğini defalarca dile getirdiğini belirten Merz, "Ancak Almanya'ya olan göçü daha iyi yönetmemiz ve bize gelenlerin iyi entegre olmalarını sağlamamız gerekiyor. Bunun bugüne kadar yeterli olmadığı açıktır" değerlendirmesinde bulundu.

Almanya'nın sıkı sınır kontrolleri
Almanya'nın komşu ülkelerden gelenlere yönelik başlattığı sıkı sınır kontrollerine ilişkin soruya ise Merz, "Sınır kontrolleri konusunda komşularımızla yakın koordinasyon içerisindeyiz. Bu durum özellikle Polonya için geçerli. Polonya hükümetinin şu anda kendi sınır kontrollerini gerçekleştiriyor olmasını memnuniyetle karşılıyorum. Hepimiz hem Schengen bölgesini hem de Avrupa'daki hareket özgürlüğünü koruma konusunda hemfikiriz ve bu nedenle şu anda yaptığımız her şey geçicidir. Uzun vadede ortak Avrupa çözümleri istiyoruz" cevabını verdi.

Başbakan Merz, bir gazetecinin içinde 81 kişinin bulunduğu uçağın Afganistan'a gönderildiğine ilişkin sorusuna da, "Hiçbirinin oturma izni yoktu ve sığınma başvuruları yasal olarak reddedilmişti. Bu nedenle böyle bir sınır dışı etme mümkün oldu" yanıtını verdi.

"ABD ile müzakerelerin son aşamasında olabiliriz"
ABD ile AB arasındaki gümrük tarifelerindeki anlaşmazlığa ilişkin soruya Merz, "Müzakerelerin son aşamalarında olabiliriz. Umarım herkes için mümkün olduğunca az gümrük vergisiyle bir sonuca ulaşabiliriz" cevabını verdi.

Merz'in başbakan olduktan sonraki ilk yaz tatili öncesi iç ve dış politikaya dönük açıklamalarda bulunduğu basın toplantısı 1.5 saat sürdü.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.