DÜNYA - 29 Ocak 2026 Perşembe 19:06 | Son Güncelleme : 29 Ocak 2026 Perşembe 20:19

Almanya Başbakanı Merz: "Ukrayna’daki savaşı sona erdirmenin anahtarı Moskova’da"

A
A
A

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna savaşının sona ermesinin Rusya’ya bağlı olduğunu belirterek, "Diplomatik, insani ve askeri olarak savaşı sona erdirmenin anahtarı Moskova'da ve bu anahtar tabiri caizse kapıya getirilmeli. Moskova savaşı sona erdirmeye hazır olmalı, buna hazır değilse savaşın bedelini her gün artacak şekilde ekonomik olarak ödemeli" dedi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Litvanya Başbakanı Inga Ruginiene başkent Berlin’de yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Almanya Başbakanı Merz, konuşmasına ülkesi ile Litvanya’nın sadece yakın ortaklar değil aynı zamanda Avrupa Birliği’nde vazgeçilmez müttefikler olduğunu belirterek başladı. Merz, "Bugünkü görüşmemiz güvenlik politikasına odaklandı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, değişmeyen hatta artan bir vahşetle devam etmektedir. Bu nedenle Ukrayna'ya desteğimizi sürdüreceğiz. Ukrayna’da barış, egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuka dayalı olmalıdır" dedi.

Merz, Avrupa ülkelerinin Ukrayna'ya desteklerinin devam ettiğini belirterek, "Ancak, Ukrayna'nın tüm sivil altyapısının, özellikle de enerji altyapısının acımasızca bombalandığını da görüyoruz. Bunlar, Rus tarafının Ukrayna ve halkına karşı her gün işlediği savaş suçlarıdır. Bu nedenle, bu savaşı sona erdirmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Rusya'nın önce ateşkes ardından da barış anlaşması için gerçekten hazır olup olmadığı konusunda en az benim kadar konuğun Başbakan Ruginiene de şüpheci. Bu nedenle, baskımızı sürdürmemiz ve mümkün olan her yerde yaptırımları sürdürmemiz, hatta güçlendirmemiz gerekecek" dedi.

"Ukrayna’daki savaşın sona ermesinin anahtarı Moskova’da"

Ukrayna’daki savaşın sona ermesi için yapılan görüşmeleri hatırlatan Merz, "Şu anda Ukrayna ile Rusya arasında ama aynı zamanda ABD ve Avrupa ile de koordineli görüşmeler sürüyor. Tek söyleyebileceğimiz bu savaşı sona erdirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Diplomatik, insani ve askeri olarak ancak savaşı sona erdirmenin anahtarı dört yıldır Moskova'da ve bu anahtar, tabiri caizse kapıya getirilmeli ve Moskova savaşı sona erdirmeye hazır olmalıdır. Moskova buna hazır değilse, Moskova'nın bu savaşın bedelini ekonomik olarak da ödemesi gerekecek ve bu bedel her hafta, her ay daha da artacak, ancak ne yazık ki bugün içinde bulunduğumuz durum budur. Bunu değiştiremem, ancak bunu yapmayı çok isterdim" ifadelerini kullandı.

"Putin ile ayrı görüşmelere gerek yok"

Merz, ABD-Rusya-Ukrayna arasında yapılan görüşmeler hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olduklarını belirterek, "Şu anda Moskova ile ek görüşme kanalları açmaya gerek görmüyorum. Prensip olarak her türlü görüşme formatına hazırız, ancak geçen hafta Moskova'dan yanıtımızı aldık. Tek söyleyebileceğimiz, bu savaşı sona erdirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" dedi.

Avrupa’nın kendi savunmasını geliştirmesi ve Ukrayna’ya vereceği askeri desteğe yönelik tartışmalara ilişkin bir soruya Merz, "Avrupa'da askeri olarak güçlenmek istiyoruz. Kendi savunma kabiliyetimizi oluşturmak istiyoruz ancak aynı zamanda Avrupa'nın şu anda hala ABD’ye bağımlı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, Ukrayna'ya güvenlik garantileri konusunda ABD’lilerin da bizimle birlikte olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Merz, Avrupa'nın savunma ve silahlanma çabalarında ülkesi ile Fransa arasında ortak projelerde henüz uzlaşmaya varılamamasına yönelik bir soruya, "Fransa'nın nükleer silah ve uçak gemisi kapasitesi ile ilgili olarak, uçak yapımı ve uçak mühendisliği hakkında teknik özellikler konusunda bizimle farklı görüşleri var. Bunu çözmeye çalışıyoruz ve Fransa ile yoğun bir diyalog içindeyiz ve önümüzdeki haftalarda nükleer kalkan konusunda da ortak bir karara varacağımızı düşünüyorum" dedi.
Almanya’nın uluslararası hukukta bağlayıcı olan uluslararası anlaşmalarla kendisinin nükleer silahlara sahip olmamayı taahhüt ettiğini hatırlatan Merz, "İkinci olarak taraf olduğumuz Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşmasıdır. Bu bakımdan, Almanya'da nükleer silaha sahip olmak bizim takdirimize ve yetkimize bağlı değildir. Ancak bu diğer Avrupa ülkeleriyle ortak nükleer caydırıcılık konusunda görüşemeyeceğimiz anlamına gelmez. Bu görüşmeler devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
Litvanya Başbakanı Inga Ruginiene ile NATO'nun kuzey doğu kanadındaki güvenlik konusunu da görüştükleri belirten Merz ,"Vilnius'a yaptığım son ziyaretimde Litvanya'nın güvenliği bizim güvenliğimizdir, Vilnius'u korumak Berlin'i korumaktır dedim ve bu durum böyle ve böyle de kalacaktır" dedi.

Litvanya'da Alman ordusunun tugay düzeyindeki birliğinin konuşlu olduğunu hatırlatan Merz, "Avrupa'nın güvenliğine birlikte katkı yapıyoruz. Almanya Silahlı Kuvvetlerinin (Bundeswehr) Federal Almanya Cumhuriyeti'nin toprakları dışında bir NATO ülkesinde konuşlandırıldığı tek büyük tugay Litvanya’dadır. Bu tugay siyasi bir sembol değil, caydırıcılık ve savunmaya yönelik askeri bir katkıdır" dedi.

Litvanya Başbakanı Inga Ruginiene de Almanya ile ülkesinin stratejik ortaklığının sadece Rusya'nın Doğu Avrupa’daki ülkelere yönelik tehditlerini önlemek için değil aynı zamanda tüm Avrupa'nın güvenliği için önemli olduğunu belirtti.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gece Müzeciliği uygulaması hakkında, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" dedi. Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı bir atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulamanın, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde ziyaret deneyimi sunacağı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy uygulamasının yeni dönemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ersoy, Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirterek kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdüreceklerini dile getirdi. "Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" Kültür rotalarında ziyaretçilere yine unutulmaz bir deneyim sunacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerimiz ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut’tan Efes’e, Side’den Zeugma’ya, Galata Kulesi’nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye’nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı. İlk uygulama üç yerde başladı Gece Müzeciliği uygulaması ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye’nin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınmasının ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024 yılında 395 bin 212 ziyaretçinin ağırlandığı duyuruldu. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul’daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi’nde ise Gece Müzeciliği uygulamasının yıl boyunca devam ettirildiği dile getirildi. Bunun yanı sıra Gece Müzeciliği kapsamında 2025 yılında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığı ifade edildi. 20 müze ve ören yerinde uygulanacak Gece Müzeciliği uygulamasının, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacağı belirtildi. Bu kapsamda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında; Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi’ni saat 19.00’dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.
Mardin Tarihi kent Mardin, bayramda turistlerin gözdesi oldu Tarihi taş evleri, kadim sokakları ve kültürel mirasıyla ziyaretçilerini ağırlayan Mardin, Kurban Bayramı’nda turistlerin gözde rotalarından biri oldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinden kente gelen ziyaretçiler, başta Dara Antik Kenti olmak üzere tarihi ve turistik alanları gezdi. Bayram süresince yaşanan yoğunluğun bayram sonrasında da devam ettiği kentte, yaz aylarında ziyaretçi sayısının daha da artması bekleniyor. Kenti gezmek için Şırnak’ın Cizre ilçesinden geldiğini belirten Berivan Baraj, Mardin ve Midyat’taki tarihi mekanları ziyaret ettiklerini söyledi. Kentte gezilecek çok sayıda yer bulunduğunu ifade eden Baraj, tarihi eserleri yakından görmenin ve geçmişleri hakkında bilgi edinmenin kendileri için güzel bir deneyim olduğunu dile getirdi. İzmir’den gelen Atilla Ersen, Dara Antik Kenti’nin muhteşem bir yer olduğunu kaydederek, bölgeyi "turizm cenneti" olarak nitelendirdi. Kentte yoğun bir ilgi ve kalabalık bulunduğunu söyleyen Ersen, burayı yeni yeni duymaya başladığını ve tanıtımının artması gerektiğini ifade etti. Ersen, halk arasında "zindan" olarak bilinen su sarnıcının oldukça büyük olduğunu, İstanbul’daki Yerebatan Sarnıcı’ndan daha etkileyici bir yapı gördüklerini, bölgenin Bizans dönemine ait izler taşıdığını ve İpek Yolu üzerindeki konumunun geziyi daha anlamlı hale getirdiğini söyledi. Taşların içine oyularak oluşturulan yaşam alanlarının dikkat çekici olduğunu belirten Ersen, Mardin’in Türkiye’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olduğunu ifade ederek herkesi kenti ziyaret etmeye davet etti.
Yozgat Madımak toplaması zahmetli yemesi lezzetli Yozgat’ta kırsal alanlarda kendiliğinden yetişen madımak otu toplama mesaisi devam ediyor. Anadolu mutfağının önemli lezzetlerinden biri olarak bilinen ve özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde sıkça tüketilen madımak, zahmetli toplanma sürecine rağmen vatandaşların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Yozgat’ın merkezinde ve köylerinde mevsimin yağışlı geçmesiyle birlikte tazelenen madımak, vatandaşlar tarafından sabahın erken saatlerinde arazilere çıkılarak toplanıyor. Kimi günlük tüketim için madımak toplarken, kimi de kış aylarında tüketmek üzere konserve hazırlıyor. Ankara’dan Büyükincirli köyüne gelen Yalçın Kaygusuz, madımak toplamanın kendileri için adeta bir gelenek olduğunu belirterek, "Buraya madımak toplamaya geldik. Hem de mezar ziyaretine geldik. Biz normalde Ankara’da ikamet ediyoruz. Şu anda yarım saat falan oldu. Bir saat daha toplarsak herhalde üç eviz, birer pişirim yaparız, ailece oturur yeriz böyle. Özlemimizi gideririz. Bazıları konservesini yapar, kurutur kışın yemek için ama biz o kadar toplayamıyoruz. Bir de buradan yufka ekmek alacağız tabii. Yufka ekmeksiz yenmez bu" dedi. Yozgat’ın Sarıhacılı Mahallesi’nde madımak toplayan Tülay Durak ise madımağın zahmetli ancak oldukça lezzetli bir yemek olduğunu belirterek, "Mart ayının sonlarında çıkar. Tüm köy halkı gelir buradan toplar. Kimisi yazıya gider, kimisi buradan toplar. Bunu temizleriz, ayıklarız, yuvarlak tahtanın üzerinde satırla ince ince kıyarız. Sarımsağını, tereyağını, pastırmasını ekleriz, pişirir yeriz. Salça konmaz buna. Ispanak gibi bir şey ama çok lezzetlidir. Yufka ekmeğiyle çok güzel olur. Kış için konserve de yaparız. Yozgat halkı bunu çok sever" diye konuştu. Madımağın toplanmasının oldukça zahmetli olduğunu ifade eden Durak, "Bir gün akşama kadar iki üç kilo ancak toplanır. Hem toplaması hem temizlemesi çok uğraştırıcı. Akşam da kıyıp yıkıyorsun. Zahmeti çok ama lezzeti de çok güzel. Herkese tavsiye ederim" şeklinde konuştu. Dağlardan toplandıktan sonra dövülerek ezilip kıyılan madımak tereyağlı, bol soğanlı ve sarımsaklı servis edilen madımak, özellikle yufka ekmeğiyle birlikte servis edilirken, bazı vatandaşlar tarafından kurutularak ya da konserve yapılarak kış aylarında da sofralarda yerini alıyor.