DÜNYA - 10 Eylül 2025 Çarşamba 17:07 | Son Güncelleme : 10 Eylül 2025 Çarşamba 17:11

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul: "Rusya'ya güçlü bir yanıt vereceğiz"

A
A
A
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul: "Rusya'ya güçlü bir yanıt vereceğiz"

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Hollanda Dışişleri Bakanı David van Weel ile Berlin'de düzenlediği basın toplantısında, Rusya'ya ait insansız hava araçlarının (İHA) Polonya hava sahasını ihlal etmesine tepki göstererek, "Rusya İHA saldırısıyla gerginliğin tırmanmasını kabul etti, buna net bir yanıt vermemiz gerekiyor, vereceğiz" diye konuştu.

Rusya'nın insansız hava araçları (İHA) ile Polonya ve NATO hava sahasını ihlal etmesine hem Almanya'dan hem de Hollanda'dan tepki geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile Hollanda Dışişleri Bakanı David van Weel Berlin'deki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, görüşmede Rusya'ya ait insansız hava araçlarının (İHA), Polonya ve NATO hava sahasını ihlal etmesi, İsrail'in Katar'ın başkenti Doha'da Hamas müzakere heyetine yönelik saldırısı başta olmak üzere uluslararası konular ile sınır güvenliği ve iki ülke ilişkilerini ele aldıklarını belirtti.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, mevkidaşı van Weel ile Avrupa'nın güvenliği açısından zorlu bir dönemde bir araya geldiklerini belirterek, Rusya'ya ait insansız hava araçlarının Polonya hava sahasını ihlal etmesine değindi. Wadephul, "Rusya bu hareketiyle tehlikeli bir gerginliğin tırmanmasını kabul etti, yaşanan olayları ayrıntılı olarak analiz ediyoruz. Polonya'nın haklı olarak talep ettiği NATO Antlaşması'nın 4. maddesi uyarınca güvenlik istişareleri kapsamında bu konuyu derinlemesine ele alıyoruz. Bu konuyu bugün Brüksel'de ve ayrıca tüm NATO başkentlerinde görüşmeye devam edeceğiz ki dün gece yaşananlar da bunun gerekliliğini göstermiştir. Rusya'nın tehdidi öngörülebilir bir şekilde devam edecek. Bu tehdit açıktır. Moskova, 3 yıl sonra bile barış için ciddi müzakerelere hazır değil. Aksine, Kremlin Ukrayna'ya tüm gücüyle boyun eğdirmek istiyor. Buna karşı net bir yanıt vermemiz gerekiyor ve vereceğiz de" dedi.

Bu karşılığın Ukrayna'ya kararlı bir şekilde destek vermeyi de içerdiğini belirten Wadephul, "Aynı zamanda, yaptırım baskısını önemli ölçüde artırmayı da içeriyor. Bu konuda tamamen hemfikiriz. Bu, 19. yaptırımlar için hedefimizdir" ifadelerini kullandı.

"Rusya, NATO'nun topraklarını savunmak için tepki vereceğini bilmelidir"

Polonya'nın NATO antlaşmasının 4. Maddesi kapsamında istişare talebinde bulunmasını doğru bir karar olarak niteleyen Wadephul, "Elbette, bir NATO üye ülkesinin üzerinde Rus İHA'larını görmek yeni bir durum. Rusya, NATO'nun harekete geçme kabiliyetine sahip olduğunu ve topraklarını savunmak için tepki vereceğini bilmelidir. Ancak şu aşamada, nerede olduğumuzu, ne olduğunu, bunun hangi niyetle yapıldığını ayrıntılı bir şekilde analiz etmemiz ve benzer durumların tekrarlanmaması için dikkatli bir şekilde hazırlık yapmamız doğru olacaktır. Olayların gidişatı, NATO'nun harekete geçme kabiliyetine sahip olduğunu göstermiştir. NATO bir arada durmaktadır ve bu harekete geçme kabiliyeti ve ittifakın bu birlikteliği, NATO topraklarının asla ciddi bir saldırıya uğramamasını sağlayacak en iyi caydırıcı unsurdur" diye konuştu.

Wadephul, gazetecilerin Polonya'nın hava sahasının Rus İHA'ları tarafından ihlaline benzer bir durumun Almanya'nın başına gelmesi halinde nasıl bir cevap verileceğine ilişkin sorusuna, "Elbette Almanya hava sahasını savunmak için yasal imkanlarını kullanacaktır. Hava sahamızın bu şekilde kötüye kullanılmasına izin veremeyiz. Polonya'daki olay, buna yanıt verebilmemiz için yasal temelleri oluşturmak ve teknik imkanları hazır hale getirmek için acele etmemiz gerektiğini bir kez daha gösteriyor" dedi.

İsrail'in Doha'daki Hamas müzakere heyetine saldırısı

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, komisyonun İsrail'e ikili desteği durduracağını, ortaklık anlaşmasının ticari kısımları ve aşırılık yanlısı bakanlarla ilgili de yaptırım önereceğini duyurmasını da değerlendirdi. Johann Wadephul, "AB Komisyonu ile ortak anlayışımız, İsrail'in Gazze'deki savaşının kabul edilemez olduğu ve ilhak tehditlerinin de bir çözüm olamayacağı yönündedir. Komisyon başkanı önerilerinin ayrıntılarını üye ülkelerle görüşeceklerini açıkça belirtti. AB Dışişleri Bakanları çerçevesinde ilgili önlemler hakkında sürekli diyalog yürütüyoruz" şeklinde konuştu.
Wadephul, "İsrail'in Doha'daki saldırısı kabul edilemez. Saldırı, Katar'ın toprak egemenliğini ihlal etmiş ve tehlikeye atmıştır. Hepimizin rehinelerin serbest bırakılması için gösterdiği çabaları da tehlikeye atmıştır" ifadelerini kullandı.

"Rusya'nın Polonya hava sahasını ihlali kabul edilemez"

Hollanda Dışişleri Bakanı David van Weel de bu göreve geldikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini Almanya'ya gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, Alman mevkidaşı Wadephul ile görüşmesinde Rusya-Ukrayna savaşı, Rus İHA'larının Polonya hava sahasını ihlali, NATO'nun Rusya'ya vereceği yanıtı ve İsrail'in Katar'ın başkenti Doha'daki Hamas heyetine yönelik saldırısını ele aldıklarını belirtti. Hollanda Dışişleri Bakanı van Weel, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşının sadece Ukrayna'nın egemenliği için değil, aynı zamanda Avrupa'nın istikrarı ve güvenliği için de bir tehdit olmaya devam ettiğini söyledi. David van Weel, "Bu sabah, NATO hava sahasına birkaç insansız hava aracı girdi. Bu hava sahası ihlali kabul edilemez. Neyse ki Polonya ve ortakları bu hava sahasını korudu. Bu, Rusya'nın tehdidinin nasıl giderek arttığını açıkça gösteriyor. Rusya'nın eylemlerini kabul edemeyiz ve bu nedenle Ukrayna'yı desteklemek için daha ne yapabileceğimizi sürekli olarak kendimize sormalıyız" diye konuştu.

"Bu, Rusya'nın NATO topraklarının egemenliğini ihlal etmesi anlamına geliyor"

Hollandalı Bakan David van Weel, "Bizim için bu, Rusya'nın NATO topraklarının egemenliğini ihlal etmesi anlamına geliyor ve eğer durum böyleyse, net bir cevap vermemiz gerekiyor. Polonya'nın bu son gelişmeler ışığında 4. maddeyi harekete geçirmesini tam olarak destekliyorum. Ardından bu durumu ayrıntılı olarak analiz edip NATO'nun atabileceği ve atacağı sonraki adımları değerlendireceğiz" dedi.
İsrail'in Gazze'yi işgal planı ve Doha'daki Hamas heyetine yönelik saldırısına ilişkin ise van Weel, "Derhal bir ateşkesin sağlanması gerektiği konusunda hemfikiriz. Kalan tüm rehinelerin koşulsuz olarak serbest bırakılması ve insani yardımın önemli ölçüde artırılması gerekir. Ancak o zaman kalıcı bir ateşkes sağlanabilir" dedi.
David van Weel, geçen ay İsrail'e yaptırımları artırma talebi koalisyon ortaklarınca engellenen Caspar Veldkamp'ın istifasının ardından Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenmişti.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
Konya Davulcular bahşişi süslenen eşek arabasıyla topluyor Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Yeşildağ Mahallesi’nde, Ramazan ayı boyunca vatandaşları sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, süslenen eşek arabasıyla davul çalarak mahalleyi dolaşıp bahşiş topladı. Yeşildağ’da geçmişten günümüze uzanan renkli bir gelenek yeniden hayat buldu. Mahallede Ramazan ayı boyunca sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, ayın sona ermesiyle birlikte bahşişlerini toplamak için farklı bir yöntem izliyor. Arife günü başlayan ve bayramın ilk günlerinde de devam eden gelenekte davulcular, balon ve çeşitli süslerle donatılan eşek arabasıyla mahalleyi yine davul çalarak dolaşıyor. Mahalle meydanından başlayan bahşiş toplama geleneğinde davulcular, kapı kapı gezerek hem vatandaşlarla bayramlaşıyor hem de bahşişlerini topluyor. Parası olmayan vatandaşlar ise davulculara yem veya saman vererek katkıda bulunuyor. Ortaya çıkan renkli görüntüler mahalle sakinlerinin ilgisini çekerken, geleneğin yeniden canlandırılması büyük memnuniyet oluşturdu. Organizasyonu üstlenen mahalle sakinlerinden Osman İltar, geleneğin geçmişten geldiğini belirterek, "Eskiden beri süregelen, atalarımızdan kalan bir gelenek. Arife günü başlıyor, bayramın birinci ya da ikinci gününe kadar devam ediyor. Bu şekilde süsleniyor, bahşiş toplanıyor. Parası olan para veriyor, olmayan yem ya da saman veriyor. Uzun süre unutulmuştu, son birkaç yıldır yeniden canlandırdık. İnşallah bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Tedavi edilen yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazır Van’da çeşitli nedenlerle yaralanan ve bitkin düşen yaban kuşları, tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşmak için gün sayıyor. Van Gölü Havzası’nda yaralı veya bitkin halde bulunarak koruma altına alınan yaban kuşları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavilerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına dönmek için gün sayıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve duyarlı vatandaşlar tarafından merkeze ulaştırılan; aralarında Kızıl Akbaba, Şahin, Puhu ve Kaya Kartalı gibi türlerin bulunduğu çok sayıda yırtıcı kuş, Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve ekibi tarafından titiz çalışmalarıyla sağlığına kavuşturuluyor. Kış şartları, açlık ve avcı baskısı gibi nedenlerle zarar gören farklı türlerdeki yaban kuşları, yapılan bakım ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlıklarına kavuştu. Tedavi sürecinde beslenmeleri düzenli olarak sağlanan ve uçma kabiliyetleri yeniden kazandırılan kuşların, kısa süre içerisinde doğaya salınacak. "Rehabilitasyon süreçleri tamamlandı" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Merkezimiz, Van Gölü Havzası’ndaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilenmekte. Doğal hayat ve yaban hayvanları ile ilgili çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak bu habitatın bozulmaması için çalışmalar yürütmekte. Van Gölü Havzası’nda Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğüne bağlı Siirt, Hakkari, Bitlis, Muş ve Van ilinde yaralanan yaban hayvanları merkezimize gelmekte ve tedavileri yapılıp tekrar doğaya kazandırmaktayız. Amacımız doğada bir tane canlının eksilmemesi. Hayvanat bahçesi gibi esarette olan hayvanlar yerine tedavilerini ve rehabilitasyonlarını yapıp doğaya bırakmaktayız" dedi. "Van’da şifa bulan yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazırlanıyor" Yılın her gününde, her haftasında, her ayında, her mevsiminde merkezlerine yaban hayvanları bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Kış sezonuna girdiğimizde göçemeyen veya nakil durumunda olan hayvanlar merkezimize geritiriliyor. Tabii kış sezonunda tekrar doğaya bırakıldıklarında yaşayamayacak hayvanları kış boyunca onların habitatına uygun misafir ediyoruz. Bunlardan birisi Hakkari’den gelen Kızıl Akbaba. Kızıl Akbaba kendi toparladı. Yakında doğal alanına bırakacak" diye konuştu. Aslan, "Doğaya dönmeye hazır. Baharın ve Nevruz’un gelmesiyle yeniden hayatın canlanmasına bağlı olarak bunu da tekrar doğaya bırakacağız ve doğada yaşaması için gerekli bütün çabaları kazanımları yaptık. Şimdi de doğaya bırakmak istiyoruz. Merkezimizde şu an itibariyle Oklu Kirpi, 2 Kaya Kartalı, 1 Şahin’in tedavileri devam etmekte. Bunlardan da Oklu Kirpi’nin, 2 Kaya Karta’lının ve 2 Puhu’nun tedavisi tamamlandı. Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğüne teslim edip onların uygun gördüğü bir tarihte ve geldikleri yerde uygun yerine tekrar habitatına salacak. Ekolojik dengede yerlerini alacaklar. Yaban hayvanları hiç insanla temasa geçmemiş hayvanlardır. Ama bazen göçemeyenler olduğu zaman bize getirip tedavisini yapıp tekrar doğaya bırakmaktayız" şeklinde konuştu.