DÜNYA - 10 Ocak 2026 Cumartesi 14:02 | Son Güncelleme : 11 Ocak 2026 Pazar 10:00

Almanya'da 2021 yılında yaşanan sel felaketinin yaraları hala sarılamadı

A
A
A

Almanya'da 2021 yılında yaşanan sel felaketinin en yıkıcı etkisinin hissedildiği Rheinland-Pfalz eyaletindeki Ahrweiler bölgesinde felaketin üzerinden yaklaşık 4,5 yıl geçmesine rağmen bölgenin birçok noktasında onarım ve inşa çalışmaları hâlâ devam ediyor. Selden etkilenenlerin yaklaşık yüzde 36'sı hala evlerine dönemezken, özel konutların üçte birine yakını henüz tam olarak bitirilemedi.

Almanya'da 2021 yılında yaşanan sel felaketinin yaraları hâlâ tam olarak sarılamadı. Özellikle Rheinland-Pfalz ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletlerinde etkili olan felaket, büyük can ve mal kaybına yol açtı. Ahr Nehri'nin taşması ve yoğun yağışlar nedeniyle sel suları kısa sürede yükselirken, yalnızca Ahr Nehri güzergâhında 135 kişi hayatını kaybetti. Ülke genelinde ise yaklaşık 200 can kaybı yaşanırken, 65 bin kişinin hayatı olumsuz etkilendi. Almanya genelinde 9 bin bina yıkıldı ya da ağır hasar gördü; bunların 8 bin 800'ü Ahr Vadisi'nde bulunuyordu.

Almanya'da 2021 yılında yaşanan sel felaketinin yaraları hala sarılamadı

Ahrweiler ve çevresindeki kasabalar adeta yok oldu

Sel felaketinin en yıkıcı etkisi Rheinland-Pfalz eyaletindeki Ahrweiler bölgesinde hissedildi. Ahr Nehri'nin taşması sonucu kasaba ve köyler tamamen sular altında kaldı. Bölge adeta harabeye döndü. Ahrweiler'de çok sayıda bina çöktü, yollar yok oldu, köprüler yıkıldı ve yerleşim alanları kullanılamaz hâle geldi. Bölge halkı evlerini kaybederken, çok sayıda insan yaşamını yitirdi.

Felaketin üzerinden yaklaşık 4,5 yıl geçmesine rağmen, bölgenin birçok noktasında onarım ve inşa çalışmaları sürüyor.

Aşırı bürokrasi ve yavaş ilerleyen yeniden inşa süreci

Federal yardım fonlarının tamamının hâlâ mağdurlara ulaşmamış olması, yardım başvuru süreçlerinin karmaşıklığı nedeniyle birçok kişi ve işletmenin ödemelerini geç almasına ya da teknik engellere takılmasına yol açtı. Başvuru sürelerinin yetersiz kalması nedeniyle son başvuru tarihi 30 Haziran 2026'ya kadar uzatıldı. Ahr Vadisi Demiryolu'nun (Ahrtalbahn) hâlâ tam kapasiteyle hizmete girememesi ve yıkılan birçok köprünün yeniden inşa edilememesi, bölgede yaşayanların günlük yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Ağır hasarlı binalar için alınan yıkım kararları ile yeni imar planlarındaki belirsizlikler, bazı vatandaşların hâlâ geçici çözümlerle yaşamak zorunda kalmasına neden oluyor. Bu durum, Almanya'da yalnızca fiziksel bir yeniden inşanın değil, aynı zamanda afet yönetimi mevzuatının da modernize edilmesi gerektiği yönünde güçlü bir kamuoyu oluşmasına yol açtı.
Uzmanlar, nehir yataklarının daraltılması ve aşırı betonlaşmanın, suyun doğal yayılımını engellediğini vurguluyor. Yeniden inşa sürecinde, beton yerine suyun emilmesini sağlayacak "doğa odaklı çözümlerin" hâlâ yeterince uygulanmadığına dikkat çekiliyor.

Almanya'da 2021 yılında yaşanan sel felaketinin yaraları hala sarılamadı

Özel konutların üçte birine yakını henüz tam olarak bitirilemedi

2026 yılı başındaki yerel raporlar, selden etkilenenlerin yaklaşık yüzde 36'sının felaketin üzerinde yıllar geçmesine rağmen bile evlerine dönemediklerini gösteriyor. Altyapı ve kamu binalarının çoğu büyük oranda tamamlanmış olsa da, özel konutların ve tamamen yıkılan binaların yeniden inşasının hala devam etmekte olup, bazı tahminlere göre özel konutların üçte birine yakını henüz tam olarak bitirilemedi.

Sinan Karamurat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Maç öncesi ortalık karıştı: Futbolcular kramponlarla darbedildi Osmaniye’nin Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Bahçespor’un, Anamur Belediyespor maçı öncesi soyunma odası koridorunda kavga çıktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Bölgesel Amatör Lig (BAL) 6. Grup’ta 1 Mart tarihinde oynanması planlanan ancak başlama vuruşu öncesi çıkan olaylar nedeniyle tatil edilen Anamur Belediyespor-Bahçespor müsabakasına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Anamur İlçe Stadı’nda oynanması planlanan karşılaşma öncesinde rakip takım futbolcuları, soyunma odası koridorunda Bahçespor’un bulunduğu bölümün önüne geldi. İddiaya göre kapı önünde bekleyen Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu, rakip oyuncuya tokalaşmak için elini uzattı. Ancak rakip futbolcunun Kılıçoğlu’na yumruk attı ve bu olayın ardından tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştü. İki takım oyuncularının dahil olduğu kavgada krampon ve fırça saplarının da kullanıldığı görüldü. Ortalığın bir anda adeta savaş alanına döndüğü olay, araya giren polis ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle son buldu. Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu’nun adli muayene raporunda kaburgasında 2 kırık tespit edildiği, saldırıya uğrayan 2 Bahçesporlu futbolcunun raporlarında ise "krampon çivisi izi" bulunduğu belirtildi. Olayın ardından Bahçespor kafilesi, Anamur Kaymakamı’nın talimatı ve polis nezaretinde stadyumdan tahliye edildi. Soyunma odası koridorunda yaşanan saldırı anları güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından karşılaşma ileri bir tarihe ertelendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor Bitlis’in yüzyıllara meydan okuyan geleneksel el sanatlarını ve bu zanaatlara ömrünü adamış son ustalarını konu alan "Zamanın Ustaları" belgesel sinema projesinden, ilk görüntüler yayınlandı. Uluslararası film festivallerinde Türkiye’yi temsil etme hedefiyle yola çıkan proje, bölgenin kültürel mirasına ışık tutuyor. Yapımcılığını ve yönetmenliğini, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde medya ve sinema alanında dersler veren, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Türk sinema tarihinin unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın yeğeni akademisyen Doç. Dr. Gözde Sunal’ın üstlendiği "Zamanın Ustaları" (Timeless Masters), alışılagelmiş belgesel kalıplarının dışına çıkarak izleyiciye farklı bir anlatı tarzı sunuyor. Bitlis’in tarih kokan atmosferini de yansıtan belgesel, taşın ve toprağın hafızasını, uluslararası sinema standartlarında, şiirsel ve derinlikli bir görsel dille kayıt altına alıyor. Yaşayan hazineler ve son ustalar bir arada Filmde; UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Adilcevazlı geleneksel baston ustası Cumali Birol’un, Bitlis’in yöresel ayakkabısı "Harik"in bölgedeki son temsilcisi Haydar Yılmaz’ın, Ahlat ve Bitlis taşının sırrını çözen taş işçiliği geleneğinin temsilcileri Emre Nacaroğlu ile Metin Coşkun’un ve Ahlat bastonculuğunun önemli isimlerinden, Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine kayıtlı Refa Gökbulak’ın zanaat yolculukları yer alıyor. Geleneksel zanaatların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bağların ve yerel kimliğin taşıyıcısı olduğu gerçeğinden hareketle, modernleşme karşısında kaybolma riski taşıyan mirası belgeleyerek gelecek nesillere aktarmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen belgesel, toplumsal hafızayı güçlendirirken kültürel sürdürülebilirliğe de önemli katkılar sağlıyor. Ustanın elinden zamana düşen iz Sadece bir zanaat anlatısı olmanın ötesinde; sabır, zaman ve miras kavramlarını sorgulayan "Zamanın Ustaları", izleyiciyi sessiz bir tanıklığa davet ediyor. Film; taşın, ahşabın ve hariğin usta ellerde nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü anlatırken, bu kadim geleneğin ardındaki derin felsefeyi de gözler önüne seriyor. Projenin yapımcısı ve yönetmeni Doç. Dr. Gözde Sunal, filmle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Amacımız, sadece unutulmaya yüz tutmuş meslekleri belgelemek değil; bu topraklardaki sessiz emeği, evrensel bir sinema diliyle tüm dünyaya duyurmaktı. Bir ustanın çekici indirirken hissettiği o duyguyu, dünyanın diğer ucundaki bir izleyiciye de hissettirmek istedik. Bu film, Bitlis’ten dünyaya açılan bir kültür köprüsüdür." Uluslararası Festival Yolculuğu Özgün anlatımı ve güçlü görsel dünyasıyla dikkat çeken "Zamanın Ustaları", önümüzdeki aylarda dünya genelindeki prestijli film festivallerinde yarışarak Anadolu’nun kültürel mirasını uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor.
Kocaeli Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine dikkat çekerek, son 23 yılda sanayi katma değerinin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıktığını söyledi. Bakan Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’na geçen Kacır, burada İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve partililerle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. "Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz" Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ’aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek ülkemizin her bir köşesini ihya etmek için canla başla hep birlikte gayret ediyoruz. Hep birlikte adeta bir demokrasi ve kalkınma destanı yazıyoruz. Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz. Son 23 yılda sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. "Yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik" Yerli ve milli savunma sanayi altyapısı inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurgulayarak, "Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve rekabetçi şekilde ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik. Türkiye’yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa liderliğine taşıdık. Bugün dünyada acımasız bir bölüşüm savaşı yaşanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, kendi savunma sanayisini oluşturamayan milletlerin bu dönemde ayakta kalma şansı yok. Böylesi bir ortamda Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, kendi rotasını çizen, ilkelerinden asla taviz vermeyen ve masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülkedir" ifadelerini kullandı.