GENEL - 29 Aralık 2009 Salı 11:00

Altın ararken yeraltı şehri buldular

A
A
A
Altın ararken yeraltı şehri buldular

Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde, Kepez Tepesi diye bilinen Sit alanında kaçak kazı yapan defineciler altın ararken, eski bir yerleşim biriminin ortaya çıkmasını sağladı.

UĞUR KUŞ/ŞANLIURFA

Ceylanpınar ilçesinde, Sit alanı olduğu için kazı yapması yasaklanan Kepez Tepesi diye bilinen bölgede kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçak kazı yapıldı. Kazı yapılan bölgede eski bir uygarlığa ait olduğu tahmin edilen yerleşim alanı bulundu.

Eski bir uygarlığa ait olduğu tahmin edilen yerleşim alanını tesadüfen bulduğunu dile getiren, İbrahim Atay, tarihi eserler üzerinde yaklaşık 20 yıldır araştırma yaptığını belirterek, "Kepez Tepesi mevkisi diye adlandırılan yerde arkadaşlar ile birlikte tesadüfen kaçak kazı yapılmış bir alan gördük kazı yapılan alanda yapmış olduğumuz incelemede kazılan alanın eski bir uygarlığa ait olan bir yerleşim alanı olduğunun farkına vardık.

Yerleşim alanındaki merdiven basamakları ve duvarlar açık bir şekilde göze çarpıyordu. Kazı sonucu ortaya çıkan yerleşim birimin üst taraflarında kuyu ve mağaralar bulunmaktadır. Kaçak kazı sonucu ortaya çıkarılan yerleşim biriminin M.Ö. 5 bin yıllarına ait olduğu tahmin edilirken, bu yerleşim birimi Mitaniler, Parslar ve Hititlilere başkentlik yapmış bir bölgedir. Bu yerleşim birimin tarihteki ismi Vaşşugar ve Vaşugani'dir. Yıllardır, bu tarihi alan definecilerin uğrak haline gelmiş ve yıllardır bu alan kaçak kazı yapan defineciler tarafından tahrip edilmiştir. Eski yerleşim alanındaki kalıntıların defineciler tarafından daha fazla tahrip edilmemesi için yetkilileri göreve davet ediyoruz. Arkeologları ve araştırmacılar bölgeye gelerek eski yerleşim yerinde çalışmalar yaparak eski uygarlığa ev sahipliği yapmış yerleşim alanında çalışmalar yapması tek arzumuzdur" dedi.

Bu arada, Ceylanpınar Kaymakamı İlker Özerk Özcan ise, konu ile ilgili açıklama yapmayacağını söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.