KENT HABERLERİ - 13 Nisan 2014 Pazar 10:20

Anadolu Ateşi, Başakşehir'de unutulmaz bir gece yaşattı

A
A
A
Anadolu Ateşi, Başakşehir'de unutulmaz bir gece yaşattı

Mustafa Erdoğan'ın genel sanat yönetmenliğini yaptığı Anadolu Ateşi dans topluluğu, Başakşehir’de sahne aldı.

Muhteşem gösterileri ile vatandaşları coşturan dans topluluğu dakikalarca ayakta alkışlandı.Anadolu’nun binlerce yıllık sevgi, kültür ve tarih mozaiğinin barışla harmanlanan ateşini, tüm dünyaya tanıtmayı hedefleyen Anadolu Ateşi, muhteşem gösterileri ile Başakşehirlileri coşturdu. Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen gösteriye Başakşehir Belediye Başkan Yardımcısı Nurettin Ertemel ve çok sayıda Başakşehirli katıldı. Anadolu Ateşi’ni izlemeye gelen Başakşehirliler bin 200 kişilik salonun tamamını doldurdu. Yöresel müzikler eşliğinde danslar eden Anadolu Ateşi ekibi, gösteri sonunda performansı ile seyircilerden büyük alkış aldı.

Gösterinin ardından Başakşehir Belediye Başkan Yardımcısı Nurettin Ertemel, Anadolu Ateşi Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan’a bir çiçek takdim etti. Ertemel, “Burada Anadolu Ateşi’nin 3’üncü gösteri olmasına rağmen her oyunda ilk kez izleyecekmiş gibi heyecanlanıyoruz. Mustafa Erdoğan ve Anadolu Ateşi ekibiyle başka projelerde, daha büyük gösterilerde burada buluşmayı istiyoruz” dedi.

“İstanbul’un en iyi izleyicisi Başakşehir’de. Bizimle birlikte gösteri boyunca dansettiler” diyen Mustafa Erdoğan ise Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nin İstanbul’daki en güzel sahne olduğunu ve burada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Erdoğan, “Böyle güzel bir yere İstanbul’un ihtiyacı vardı. Burayı İstanbul’a ve Başakşehir’e kazandıran Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.Gösteri bitiminde dansçılar salonu dolduran Başakşehirliler tarafından ayakta alkışlandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi Yunanistan’da tartışmaya yol açtı Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik müdahalesinin Yunanistan’da tartışmaya yol açtığını bildirdi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleye ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık kaynakları, yapılan müdahalenin uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği belirterek "Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemlerinin engellendiği, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunulduğu ve bazı gemilere fiili çıkma yapıldığı bildirildi. Olayın, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiği görülmektedir. Uzmanlar, serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiğine dikkat çekmektedir" açıklamasında bulundu. Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri artırdığını aktaran Bakanlık kaynakları, "Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenlik hakları bakımından tartışma oluşturduğu ifade edilmektedir. Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir. Yunanistan’ın bu tutumu, Yunan kamuoyunda ‘Bölgedeki hassas dengelerin olumsuz etkilendiği ve deniz yetki alanlarına ilişkin Yunanistan’ın iddialarının uluslararası düzlemde zayıflamasına yol açtığı’ şeklinde eleştiriliyor. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri faaliyetler ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri birlikte ele alındığında, söz konusu gelişmeler uluslararası hukuk normlarının sahada giderek daha fazla tartışmaya açıldığını göstermektedir. Bu durum, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda küresel ölçekte hukuk temelli düzenin sürdürülebilirliğini de etkileyebilecek nitelik taşımaktadır. Uzmanlar, artan gerilimin düşürülmesi, insani yardım faaliyetlerinin güvence altına alınması ve uluslararası hukuk kurallarına eksiksiz riayet edilmesinin, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önem taşıdığını vurgulamaktadır" ifadelerini kullandı.
Adana Hayriye Teyze’nin yüzü devlet desteğiyle güldü Adana’nın Kozan ilçesinde yaşanan sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusunun telef olmasının ardından gözyaşı döken Hayriye Özcan’ın yüzü devletin desteğiyle yeniden güldü. Adana’nın Kozan ilçesinde geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağış sonrası Tabak Deresi taşarken, taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi döşeme mevkiinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplandı. Sel felaketinde hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar da etkilendi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgede incelemelerde bulunurken Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen çadırlar hızla kurularak üreticilerin hizmetine sunuldu. Sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusu telef olan Hayriye Özcan’da selde telef olan ineğinin yavrusuna bakmaya devam etti. Bakanlığın gönderdiği çadır ve sağlanan destekler ile hayvanlarını koruma altına alan Özcan, bu kez buzağılarını güvenli bir alana aldı. "Ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim" Devlete teşekkür eden Hayriye Özcan, yıllardır hayvancılıkla geçimini sağladığını, çocuklarını okuttuğunu anlatarak, "Devletimizden, milletimizden Allah razı olsun. Çadır benim için önemliydi. Hayvanlarımı güvene aldım. O günün acısını atlatmış değilim. Selde annesi telef olan buzağı yanımdan ayrılmıyor. Yüreğim kaldırmıyor, ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim. Biri mühendis oldu, biri diş doktoru, biri daha küçük. Severek yapıyorum ben işimi" diye konuştu.