GÜNDEM - 28 Mayıs 2013 Salı 12:41

Arkadaşları, Nazmiye Demirel'i anlattı

A
A
A
Arkadaşları, Nazmiye Demirel'i anlattı

Vefat eden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in eşi Nazmiye Demirel’in vefatı, doğduğu yer olan Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy beldesinde derin bir üzüntüyle karşılandı.


Komşuları Nazmiye Demirel’den övgüyle sözederken, Belediye Başkanı Zekeriyya Şataf Nazmiye Demirel’in sevilen ve sayılan biri olduğunu belirterek, ölümüyle beldenin matem havasına büründüğünü söyledi. Başkan Şataf, Nazmiye Demirel’in defnedileceği yerle ilgili kendisine bir talimat gelmediğini ancak büyük bir ihtimalle belde mezarlığındaki aile mezarlığına defnedileceğini söyledi. Aile mezarlığında Nazmiye Demirel’in vefat eden babası Mesut Şener, annesi Kebira (Kübra) Şener, kız kardeşi Faden Güneş Şener ve erkek kardeşi Yılmaz Şener'in mezarları bulunuyor. En küçük kardeşi Ali Şener ise Ankara'da yaşıyor.

ON YIL HALI DOKUDUK
Çocukluk arkadaşı Seher Çam, Nazmiye Demirel ile 10 yıl boyunca birlikte halı dokuduklarını, ölüm haberini alınca büyük üzüntü yaşadığını söyledi. Çam, "Halı arkadaşımdı. 10 sene beraber halı işledik. Ben onun çırağıyım. Halı dokumayı öğretti. Çok hanım biriydi. Süleyman Demirel Amerika Birleşik Devletleri'nde iken o burada öylece bekledi. Halı dokudu. Ölüm haberine çok üzüldük. Ankara'ya kadar gittik rahatsızlığı sürecinde ama görüşemedik” diye konuştu.

ZENGİNLE ZENGİN, FAKİRLE FAKİR OLMASINI BİLİRDİ
Uzaktan akrabası olan Osman Yassıkaya ise Nazmiye Demirel'in gençlik yıllarında halı dokuduğunu belirterek, "O dönem kıtlık vardı. Devlet yeni harpten çıkmıştı. Genç kızlar halı dokur ekonomik girdi sağlardı. Çok hanım biriydi. Zenginle zengin, fakirle fakir olmasını bilirdi" dedi.

ANIT MEZARA DEFNEDİLMEYECEK
Belediye Başkanı Zekeriyya Şataf, Nazmiye Demirel'in 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel için hazırlanan Çalça Tepesi'ndeki anıt mezara defnedilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, "Burası sayın Cumhurbaşkanımız için tahsis edilmiş bir yerdir. Bu nedenle onun dışında kimsenin buraya defni söz konusu olmaz" dedi.
Çalça Tepesi'nde Süleyman Demirel'in bir heykeli ve bu heykelin yanında iki metrekarelik anıt mezar yeri bulunuyor. İslamköy'ü kuşbakışı gören tepenin etrafında ise Demirel'in 9'ncu Cumhurbaşkanı olması münasebetiyle bu dönemi simgeleyen 9 küçük gölet bulunuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.