EKONOMİ - 04 Kasım 2021 Perşembe 16:59

Aşağı Kaleköy, ‘Yılın Hidroelektrik Santrali Projesi’nde gümüş ödül kazandı

A
A
A
Aşağı Kaleköy, ‘Yılın Hidroelektrik Santrali Projesi’nde gümüş ödül kazandı

Cengiz Holding’in ortağı olduğu Kalehan Enerji, Aşağı Kaleköy Barajı ve HES projesiyle ‘Yılın Hidroelektrik Santrali Projesi’ dalında gümüş ödülün sahibi oldu.

Asian Power Awards 2021, bu yıl 17’nci kez, enerji sektöründe yenilikçi ve öncü girişimlerin tanınması temasıyla düzenlendi. Cengiz Holding’in yüzde 50 ortak olduğu Kalehan Enerji’nin Aşağı Kaleköy Barajı ve HES projesi, ‘Yılın Hidroelektrik Santrali Projesi’ dalında gümüş ödülün sahibi oldu.

Kalehan Enerji Genel Müdürü Gültekin Keleş, tüm dünyada yenilenebilir enerjinin önemi artarken, hidroelektrik ve güneş enerjisinden oluşan Türkiye’nin ilk hibrit enerji santraliyle bu ödülü almaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.

Türkiye’nin özellikle hidroelektrik potansiyelinin en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Keleş, “Aynı zamanda Avrupa’nın en büyük hibrit enerji santrali olan Aşağı Kaleköy Barajı, HES ve GES santralimiz, toplam 580 megavat kurulu güce sahip. Türkiye’de özel sektör tarafından hayata geçirilen en büyük 6’ncı barajının da bulunduğu enerji santralimizle 450 bin hanenin yıllık tüketimini karşılayabilecek büyüklükte elektrik üretiyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ekonomiye katkı sağlarken toplumu, çevreyi ve kültürel mirası koruyan projelere de imza attıklarının altını çizen Keleş, şöyle devam etti: “Asya bölgesinin en prestijli ödüllerinin, tüm dünyanın seçkin enerji şirketlerine verildiği bir platformda ülkemizden bir şirketin de ödüle layık görülmesi gurur verici. Bu ödül için inşaattan üretime kadar tüm süreçlerde büyük katkıları bulunan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.’

4 kategoride veriliyor
17 yıldır düzenlenen Asian Power Awards, yenilenebilir, termik enerji projelerin yanı sıra, destek ve işletme olarak dört kategoride veriliyor. Kalehan Enerji’nin de bulunduğu kategoride, projelerin benzersiz ve yenilikçiliğin yanı sıra sektörde öncü olması ve inovasyon gibi kriterler göz önünde bulunduruluyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Miras anlaşmazlıklarında arabuluculuk Miras gibi birçok dava uyuşmazlıklarında arabuluculuğun hem zaman hem de maliyet açısından büyük avantaj sağladığını belirten Avukat Filiz Metin, "Arabuluculuk tarafların süreçleri kendi yürüttüğü bir yasal düzenleme. Taraflar mahkemeye gitmeden kısa sürede uzlaşabiliyor. Arabuluculuk yoluyla tarafların istediği sonuç elde ediliyor" dedi. Miras gibi birçok dava uyuşmazlıklarında yaşanan anlaşmazlıkların uzun yıllar süren davalara ve aile içi kırgınlıklara yol açabildiğini belirten Avukat Filiz Metin, arabuluculuğun bu sorunlara etkili bir çözüm sunduğunu vurguladı. Metin, arabuluculuk sayesinde mirasçıların kısa sürede, düşük maliyetle ve dostane bir ortamda anlaşabildiğini, imzalanan tutanakların ise mahkeme kararı niteliği taşıdığını ifade etti. "Arabuluculukta tarafların istediği sonuç elde ediliyor" Arabuluculuğun önemine değinen Filiz Metin, "Vefat eden kişilerin, son arzusu mirasçılarının birbiriyle düşman olmadan miras paylaşımı olmasıdır. Bu sürecin sağlıklı yürütülmesi çok önemli. Miras hukuku alanında arabuluculuk mümkün. Yasalarımız bunu sağlıyor. Kardeşlerin ve akrabaların birbiriyle mahkemelik olması hem kırıcı oluyor hem de uzun soluklu dava sürelerine neden oluyor. Arabuluculuk yoluyla ise bunları çözebiliyoruz. Arabuluculuk sayesinde mirasçılar birbiriyle oturup çay kahve içip miraslarını çözebiliyor. İmzaladıkları tutanak mahkeme kararı niteliğinde oluyor. Bu durum tarafları rahatlatırken, uzun soluklu davaları da ortadan kaldırmış oluyor. Bazı durumlarda 3-4 yıl süren davalar oluyor. Bu süreçte düşmanlıklar bile ortaya çıkabiliyor. Arabuluculukta bu durum 3-4 hafta sürüyor sadece. Arabuluculuk her geçen gün ülkemizde daha çok tanınıyor. Arabuluculukta tarafların istediği sonuç elde ediliyor. Mahkemede ise bu durum tam tersi hakimler karar verir" şeklinde konuştu. "Arabuluculuk ücretleri avukat ücretleri gibi yüksek değildir" Mahkemeye başvurulduğu zaman belirli harçların olduğunu vurgulayan Metin, "Mahkemede başvurulduğu zaman avukatlık ücretleri ve bilirkişi raporları gibi birçok masraf çıkmakta. Mahkemeyi tercih etmek hem zaman hem de maliyet açısından bir avantaj sağlamaz. Neticede mahkemenin kararı ise satış oluyor. Gayrimenkul satılarak paylaştırılıyor. Sonucu belli olan durumda dava açmakta çok mantıklı değil. Özellikle bu durumda icradan da satılması söz konusu olunca değerinin altında satılması gibi durumlar olabiliyor. Arabuluculukta ise bu durum tam tersi. Arabuluculukta harç söz konusu değildir, başvurmak çok kolaydır. Mahkemeden de başvurabilirsiniz. Kendiniz araştırıp da bulabilirsiniz. Süreç sonunda arabuluculuk ücretleri avukat ücretleri gibi yüksek değildir. Dolayısıyla hem mutlu olursunuz hem de az maliyet ödersiniz" ifadelerini kullandı. "Arabuluculuk tarafların süreçleri kendi yürüttüğü bir yasal düzenleme" Tarafların arabuluculuk seçme konusunda özgür olduklarını vurgulayan Metin, "Arabuluculuk tarafların süreçleri kendi yürüttüğü bir yasal düzenleme. Dava açmak istiyorsanız mahkemeye gitmek zorundasınız. Arabuluculuk seçme konusunda istediğiniz arabulucuyu seçebilirsiniz. Süreç içerisinde birkaç arabulucuda olabilir. Her adliyede arabuluculuk büroları var. Adliyeden başvuru yapıp o şekilde başvuru yapabilirsiniz. İnternet üzerinden de sonucu takip edebilirsiniz" diyerek sözlerini tamamladı.
Aydın Başkan Alıcık, Arpaz Kulesi’ne dikkat çekti Aydın’ın Nazilli ilçesinde bulunan tarihi Arpaz Kulesi’nin, viraneye döndüğüne ve tahribatların oluşmaya başladığına dikkat çeken MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık; "Medeniyetin beşiğini bu şekilde görünce içim burkuldu" dedi. Aydın’da ayakta kalmış 3 kuleden biri olma özelliğini taşıyan Apaz Kulesi, restorasyon çalışmalarının yapılacağı günü bekliyor. Nazilli’nin Esenköy Mahallesi’nde bulunan tarihi kulenin, turizme kazandırılmasının önemli olduğunu ifade eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, kulenin son durumuna dikkat çekti. Arpazlı Hacı Hasan Bey’in, II. Mahmut zamanında Rodos’tan getirdiği ustalara yaptırılan ve bir bey konağı olarak kullanılan kule, güvenlik kulesi, ambarı, ahırları ve müştemilatı ile bir şatoyu andırırken, Başkan Alıcık, kulenin şimdilerde viraneye döndüğünü ve tahribata uğramaya başladığını ifade etti. Nazilli Belediye Başkanı olduğu dönemde kulenin mirasçılarını bir araya getirdiğini hatırlatan Alıcık; "Bugün ailemizle beraber Arpaz Kulesi’ndeyiz. Baktığımızda buram buram tarih kokan bir yerdeyiz. Ama şu anki haline bakınca hakikaten Arpaz Kulesi’ne üzüyoruz. Bir dönem medeniyetin beşik verdiği, insanların yaşadığı tarihi bir önemi olan Arpaz Kulesi, bugün virane şekilde bırakılmış halde. Çok iyi hatırlıyorum, Nazilli Belediye Başkanı iken Arpaz ailesinin yaklaşık 100 tane mirasçısı vardı. Bunların hepsini bir araya getirmiştik. Eğer 2019 seçimlerinde Nazilli’de olmuş olsaydık. Bu Arpaz Kulesi restore edilmiş halde görecektik. Böyle bir sanat eseri, böyle bir tarih, böyle bir mekan çürümeye terk edilmiş vaziyette. En son aldığım bilgiye göre de burası Turizm Bakanlığı’na verilmiş durumda. Çünkü Nazilli Belediyesi, bizden sonra bu işi yapmayı beceremediler. Böylelikle burası harabe kalmış vaziyette. İnşallah burası bir an önce eski haline kavuşur. Turizm Bakanlığı’ndan burasının ihaleye çıkması için uğraşıyorduk. Burayı bu şekilde görünce biraz daha içim burkuldu. Bir an önce buranın yapılıp, tekrar vatandaşlarımızın, ülkemizin, yöredeki insanların medeniyetle buluştuğu bir yer olur inşallah" dedi.