ZAFER ÇAKMAK/ANKARA
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Deniz Feneri davası ve kurban yardımı yolsuzluğu konularında açıklamalarda bulundu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Deniz Feneri soruşturması kapsamında Deniz Feneri yolsuzluğuyla bağlantılı 18 kişinin mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı aldığını belirten Kart, bu kararın delindiğini, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin açtığı ihalelere haklarında ihtiyati tedbir kararı bulunan isimlerin hakim ortak oldukları şirketlerin katıldıklarını söyledi. Kart, İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında idari soruşturma başlatılması gerektiğini söyledi.
Deniz Feneri eV'nin Türkiye'de faaliyet gösteren Deniz Feneri Yardımlaşma Derneği'ne yaptığı yardımın tutarının Adalet Bakanlığı tarafından gizlendiğini öne süren Kart, bu yardımın 10 milyon Euro tutarında olduğu yönünde bilgi bulunduğunu ifade etti. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi'nin, Deniz Feneri derneğiyle ilgili hazırladığı bir rapor bulunduğuna işaret eden Kart, bu derneğin kamu yararına çalışan dernekler statüsünden çıkarılmasına yönelik bu rapora rağmen derneğin çalışmasını önleyici tedbirler alınmadığını bildirdi. Kart, İçişleri Bakanlığı'nın böyle bir raporun varlığını da reddettiğini belirterek, İçişleri Bakanlığı'nın gereğini yapmamasını kabul edilemeyeceğini ifade etti. Kart şunları söyledi:
"Bunun yarattığı sakınca ve kaos, bunun oluşturduğu tahribat kurban yardımı meselesinde ortaya çıkıyor. Kurban yardımı meselesinde de İçişleri Bakanlığı'nın dahli vardır. İçişleri Bakanlığı'nın sorumsuz tavrı vardır, görevini zamanında yapmamasının yarattığı bir sonuç vardır".
Alman adli makamlarının, Deniz Feneri ile ilgili ikinci davada Türkiye'de adli yardım talebinde bulunduklarını anlatan Kart, Adalet Bakanlığı'nın bu talebin gereğini yapmadığını ifade etti. Adalet Bakanlığı'nın olayı savsaklaması üzerine Alman adli makamlarının da misillemede bulunduklarının gözlendiğini ve Türkiye'nin taleplerine cevap verilmediğini belirten Kart, hükümetin de ulaşmak istediği amacın bu olduğunu ifade etti.
CHP Konya Milletvekili Kart, aralarında Deniz Feneri Derneği'nin de bulunduğu bazı derneklerle ilgili kurban yardımları soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Deniz Feneri ile aynı kalıba sokulmak istenen derneklerin aynı soruşturmanın kapsamına alındığına dikkat çeken Kart şöyle konuştu:
"Bu derneklerin avukatlığını yapmıyoruz, bunun istismarı yapılmasın, ama bir konunun analizini yapıyoruz. Diğer dernekler hakkında ciddi ve somut bilgiler varsa elbette idari ve adli süreç işletilmelidir ancak hakkında hem ulusal, hem uluslararası anlamda yolsuzluk iddiaları bulunan bir çıkar örgütü ile bu yardım derneklerinin aynı kalıp içinde ve aynı soruşturma kapsamında sorgulanmalarındaki özel gayreti anlamlı buluyorum. Deniz Feneri'ne yönelik böylesine somut bulgulara rağmen çalışmalarının
engellenmesi anlamında idari önlemlerin alınmamış olması sebebiyle tam anlamıyla bir karambol yaratılmıştır. Aslında Türkiye'de yönetimin tüm aşamalarında bu karambol ortamı, bu kaotik ortam çoğu zaman hükümet kaynaklı olarak, hükümet dışında karargah kaynaklı olarak bilerek, bazen de öngörüsüz uygulamalar sebebiyle doğmaktadır.
Bu sebeple gerçekten hayır ve yardım duygularıyla çalışan sivil toplum örgütlerinin zarar görmemesi, bu anlamda bir kaos ortamı doğmaması için İçişleri Bakanlığı'nı Deniz Feneri hakkında üzerine düşen idari ve yasal sorumlulukların gereğini yapmaya davet ediyorum."
Kart, hükümetin, yasal ve etik anlamda kurallara uygun şekilde çalışan diğer yardım ve hayır kurumlarının üstüne kuşku ve gölge düşürmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu anlamda yeni bir ayrışma ortamı yaratılmaması gerektiğini dile getirdi.








