DİĞER SPORLAR - 06 Temmuz 2023 Perşembe 11:25 | Son Güncelleme : 08 Temmuz 2023 Cumartesi 15:28

Avrupa şampiyonu Emine Arslan: 'Rakiplerimi aklımla yendim'

A
A
A
Avrupa şampiyonu Emine Arslan: 'Rakiplerimi aklımla yendim'

Polonya’da düzenlenen 3’üncü Avrupa Oyunları’ndan altın madalyayla yurda dönen Bağcılar Belediyesi sporcusu Emine Arslan, başarısının sırrını anlattı. Turnuva öncesi sistemden karşılaşacağı rakiplerini gördüğünü söyleyen Arslan, “Karşılaştığım sekiz sporcu da ülkelerinin en iyisiydi. Maçlarını izleyerek hocamla plan yaptık. Onlar nasıl dövüşüyor diye baktım. Tekniklerini öğrenerek, salonumuzda çalışarak onları aklımla, mantığımla yendim” dedi.

Polonya’da 21 Haziran-3 Temmuz 2023 tarihleri arasında düzenlenen 3’üncü Avrupa Oyunları’na Türkiye, 19 branşta 193 sporcu ile katılmıştı. Türk milli takımı kafilesinde Bağcılar Belediyesi sporcusu Emine Arslan da yer almıştı. Zorlu geçen Avrupa Oyunları’nda kick boks full contact kadınlar 52 kiloda Emine Arslan, finalde İtalyan rakibini 3-0 yenerek altın madalya kazandı.

"Günde çift idman yaptım"

Yurda dönen Arslan, sevenleri tarafından coşkuyla karşılandı. Spor salonunda hocası ve arkadaşlarıyla bir araya gelen Emine Arslan, sevincini onlarla paylaştı. Şampiyon olmak için çok çalıştığını söyleyen Arslan, “Turnuvada başarılı olacağım diye kendimi motive ettim. Bunun için de çok çalıştım. Sabah saat 6’da kalkıp antrenman yaptım. İşe gittim, akşam döndüğümde tekrar çalışmaya devam ettim. Günde çift idmanla yorucu bir süreç geçirdim ama sonucu güzel oldu” dedi.

Avrupa şampiyonu Emine Arslan: 'Rakiplerimi aklımla yendim'

"Eski maçları izleyerek plan yaptık"

Arslan, başarısının sırrıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Başarının sırrı çok çalışmak. Sistem üzerinden turnuvaya katılan bütün sporcuları görebiliyoruz. Ben de karşılaşacağım rakipleri buradan gördüm. Karşılaştığım sekiz sporcu da ülkelerinin en iyisiydi. Daha önceki turnuvalardan karşılaştığım Bulgar ve Norveçli sporcular da bu turnuvada karşıma çıktı. Onlara daha önce yenilmiştim. Eski maçlarını izleyerek hocamla plan yaptık. Onlar nasıl dövüşüyor diye baktım. Tekniklerini öğrenerek, salonumuzda çalışarak onları aklımla, mantığımla yendim.” İstiklal Marşı’nı okutmaktan dolayı büyük gurur yaşadığını belirten Arslan, maçı kazandıktan sonra hemen secdeye kapanıp dua ettiğini de sözlerine ekledi.

Yusuf Eker

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 20 yıllık ses teli çilesi ameliyatla son buldu Yozgat’ta yaşayan 63 yaşındaki Menşure Köse, 20 yıldır ses tellerindeki sorun sebebiyle yaşadığı nefes darlığından Ankara’da yapılan ameliyatla kurtuldu. 20 yıl boyunca ses telleri felci nedeniyle ciddi nefes darlığı ve konuşma güçlüğü yaşayan 63 yaşındaki Menşure Köse, gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuştu. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen ameliyatla ses telleri açılan Köse’nin hem rahat nefes alması sağlandı hem de sesi korunarak sağlık sorunları giderildi. "Ameliyatta hastamızın ses tellerini açıp rahat bir nefes almasını sağladık" Ameliyat sonrası 20 yıldır ses telleriyle ilgili sorunlar yaşayan Menşure Köse’nin sağlık problemlerinin giderildiğini belirten Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Acar, ’’Bu hastamız bize yaklaşık sekiz ay önce Çorum’dan geldi. Menşure Hanım’ın 20 yıl önce ses tellerindeki sıkıntı sebebiyle iki ses telinde felç meydana gelmiş ve bu yüzden ciddi sıkıntılar yaşamış. Son yıllarda da nefes alması ciddi şekilde azaldığı için hastanemize başvurdu. Bizde gerekli tahlil ve tetkik yaptıktan sonra ailesinden de müsaade alarak hastamızın ameliyatını planladık. Ameliyatta hastamızın ses tellerini açıp, rahat bir nefes almasını sağladık, aynı zamanda sesini de korumaya çalıştık. Yaklaşık sekiz ay oldu ameliyat olalı, şimdi kontrole çağırdık. Çok şükür her şey yolunda, hastamız iyi’’ dedi. "Hastamız toplumda çok nadir görülen ses telleri felci olmuş" Hastalığın toplumda çok nadir görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Acar, şu ifadelere yer verdi: ’’Tiroid bezinin yanından ses tellerine giden sinirler geçer. Sinirlerin zedelenmesi kısmi veya tamamen olabilir. Bu hastamızda da tamamen bir zedelenme olmuş ve toplumda çok nadir görülen ses telleri felci olmuş. Sonrasında buna bağlı olarak da ciddi ses kısıklığı, sesin tamamen yok olma ve nefes problemleri olmuş, bu şekilde 20 yıl yaşamış. Son yıllarda kilo alması ve şikayetlerin artmasıyla nefes alamaz hale gelmiş, bize bu şikayetlerle geldi. Durumu çok kötüydü. Çeşitli ses tahlil, tetkiklerden sonra iki taraflı ses teli felci olduğuna karar verdik. Durumu hastanın kendisi ve ailesiyle paylaştık, ameliyat kararı aldık. Hastamız 3 ayda bir kontrole gelmekte ve çok şükür durumu iyi. 20 yıllık eziyet böylece son bulmuş oldu.’’ "Yeniden doğmuş gibiyim, dünya varmış" Yıllar boyunca çektiği sıkıntıları ifade eden Menşure Köse, "Evde rahat oturamıyordum, nefes alamıyordum. Yatarken daralıyor, iş yaparken daralıyordum. Zamanla sesimin tamamını kaybettim. Sonrasında çocuklarım beni doktora götürdü. O zaman Kulak burun ve boğaz doktorları ameliyat yapacağız ve gırtlağını deleceğiz dediler, çok korktum. Birçok doktor aynı şeyi söyleyince ameliyat olmadım, gırtlağımı deldirmedim. Söylem yerindeyse artık yaşadığım hayat burnumdan geliyordu. Bir tanıdığımız bize, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniğine başvurmamızı ve burada Prof. Dr. Aydın Acar ile görüşmemizi söyledi. Bizde tavsiyesine uyarak Ankara’ya geldik ve bu hastaneye başvurduk. Sağ olsun Aydın hoca bizle çok ilgilendi. Tahliller ve tetkikler yaptılar ve ses teli felci olduğumu söylediler. Ben yine gırtlağımın delinmesinden korktum ama yaşadığım sıkıntılar yüzünden gırtlağımı delseler bile artık ameliyat olacağım dedim. Aydın hoca ve ekibi ameliyat yaptılar. Çok şükür gırtlağım delinmeden yapılan bu ameliyat bana yeni bir hayat verdi. Şu an rahat konuşabiliyorum, rahat nefes alabiliyorum. Her işimi kendim yapıyorum. Hızlı hızlı merdiven bile çıkabiliyorum. Yeniden doğmuş gibiyim, dünya varmış’’ diye konuştu.
Kars Sarıkamış’ta Koordinasyon Toplantısı: Hizmet kalitesi ve ortak akıl vurgusu Sarıkamış Kaymakamı Enis Aslantatar başkanlığında, ilçenin gelişimi ve kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması amacıyla "Koordinasyon Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıya İl Genel Meclis üyeleri, ilçe kurum müdürleri ve mahalle muhtarları katıldı. Toplantıda, Sarıkamış’ın mevcut durumu tüm yönleriyle ele alınırken, kamu kurumları tarafından yürütülen hizmetler detaylı şekilde değerlendirildi. Özellikle mahalle ve köylerdeki altyapı, ulaşım, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler gibi temel ihtiyaçlar masaya yatırılarak, sahadan gelen talepler doğrultusunda çözüm önerileri görüşüldü. Kaymakam Aslantatar, toplantıda yaptığı değerlendirmede, vatandaşlara sunulan hizmetlerin daha hızlı, etkin ve kaliteli bir şekilde ulaştırılmasının öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. Bu kapsamda kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun büyük önem taşıdığına dikkat çeken Aslantatar, tüm paydaşların ortak akıl çerçevesinde hareket etmesinin ilçenin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Toplantıda ayrıca, devam eden projeler ile planlanan yatırımlar hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Özellikle kırsal mahallelerde yaşam kalitesinin artırılması, altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve kamu hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Katılımcı muhtarlar da mahallelerinde karşılaştıkları sorunları ve vatandaşların taleplerini doğrudan iletme fırsatı buldu. Bu sayede ihtiyaçların birinci ağızdan dinlenmesi sağlanırken, çözüm süreçlerinin hızlandırılması adına önemli bir zemin oluşturuldu. Toplantı, ilçenin huzuru, refahı ve sürdürülebilir gelişimi için tüm kurumların iş birliği içinde çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği mesajıyla sona erdi.
Elazığ Elazığ’da ‘Mutluluk Paylaştıkça Çoğalır’ sosyal deneyi Elazığ’da İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü tarafından "Mutluluk Paylaştıkça Çoğalır" adlı sosyal deney yapıldı. Elazığ’da Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü tarafından sosyal deney gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen deneyde, günümüzde bireyler arası güven duygusunun zayıfladığı, insanların birbirine karşı daha temkinli ve mesafeli yaklaştığı bir sosyal iklimde gerçekleştirilen "Mutluluk Paylaştıkça Çoğalır" sosyal deneyi, toplumda hala varlığını sürdüren iyilik ve empati duygusunu görünür kıldı. Sokak ortamında kurgulanan deneyde, rastgele seçilen bireylere küçük sürprizler ve içten mesajlar iletildi. İlk karşılaşmalarda gözlemlenen çekingenlik ve şüphe, kısa süre içinde yerini samimi diyaloglara, gülümsemelere ve duygusal tepkilere bıraktı. Katılımcıların bir kısmı aldıkları notları saklamayı tercih ederken, bazıları ise deneyin etkisiyle kendi çevresine de benzer bir iyilik zinciri başlatma isteğini dile getirdi. Elde edilen veriler, modern yaşamın getirdiği bireyselleşme ve güvensizlik hissine rağmen, insanların özünde pozitif etkileşime açık olduğunu ortaya koydu. Küçük ama anlamlı temasların, bireyler arasında güçlü bir bağ kurabildiği ve mutluluğun görünür hale gelmesini sağladığı gözlemlendi. Projenin koordinatörlüğünü üstlenen Dr. Öğr. Görevlisi Mehmet Fatih Çakar, çalışmanın her aşamasında hem akademik birikimi hem de ilham veren yaklaşımıyla projeye yön vererek toplumsal duyarlılığı merkeze alan bakış açısı ve öğrencileri teşvik eden liderliği sayesinde, teorik bilginin toplumsal faydaya dönüşebileceğini de somut bir şekilde ortaya koydu.
Kocaeli Selçuk İnan, Konyaspor maçında yaşananları ilk kez anlattı! Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Konyaspor maçında kırmızı kart gördükten sonra tüm yedek kulübesini soyunma odasına göndermesinde ilişkin, "Aslında o anlık bir şeydi. Hocalarıma ‘Oyuncular da kırmızı kart görmesin. Siz de görmeyin’ dedim. Malzemeciler, masörler, doktorlar, bütün herkes peşimizden içeri girmiş. Planlanmış bir şey değil, çok üzüldüğüm bir andı" dedi. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Konyaspor maçında tüm yedek kulübesiyle birlikte hakem kararlarına gösterdikleri reaksiyondan son haftalarda agresif oyundan uzaklaşılmasının nedenlerine, Kocaelispor’da teknik direktörlük yapmaktan gelecek sezon planlamasına ve hedeflerine, sözleşme yenileme sürecinden özellikle kent gündeminden düşmeyen kiralık oyuncuların durumuna ve aile yaşantısına etkisine kadar birçok soruya yanıt verdi. "Süregelen hatalar silsilesi vardı ve bu beni çok üzmeye başlamıştı" Selçuk İnan, iç sahada oynadıkları Konyaspor maçının son dakikalarında gelen aleyhte penaltı ve karara gösterdiği tepkiden dolayı gördüğü kırmızı kart sonrasında tüm yedek kulübesini soyunma odasına göndermesiyle alakalı detayları ilk kez paylaştı. Yaşananları anlık bir reaksiyon olarak nitelendiren İnan, "Aslında o anlık bir şeydi. Tabii ki ben yapılan hiçbir olayı tasvip etmiyorum. Agresifliğimizi de aslında tasvip etmiyorum. Önemli bir iş yapıyoruz. Bir şehri, bir camiayı temsil ediyoruz ve başarmak istiyoruz. Başarılı olamadığınızda Türkiye’de işiniz de zor, biliyorsunuz. Bu bağlamda göstermiş olduğumuz agresiflikler olabiliyor. Hakkımız yendiğinde hep hakkımın arkasında durdum. Süregelen bir hatalar silsilesi vardı ve bu beni çok üzmeye başlamıştı. Çok planlı bir şey değildi. Yediğim kırmızı kartta bile hiçbir hakaret yoktu. ‘Bu kadar olmaz. Bu kadar basit bir kart verilmez. Lütfen yapmayın’ gibi şeyler söylerken kırmızı kart yediğimi öğrenmek biraz beni üzdü" cümlelerine yer verdi. "Oyuncular da kavga etmesin, kırmızı kart görmesin diye anlık bir reaksiyondu" Asıl niyetinin diğer oyuncuların olası bir gerginliğin içinde yer almamasını sağlamak olduğunun altını çizen Selçuk İnan, herhangi bir geri bildirim ya da fayda sağlamak için planlı bir reaksiyon göstermediklerini vurguladı. 41 yaşındaki teknik adam, "Maçın son dakikalarıydı. Hocalarıma ‘Oyuncular da kırmızı kart görmesin. Siz de görmeyin’ dedim. O zaman öyle ani bir reaksiyon gösterdik. Aslında biz oyuncular da kavga etmesin, sıkıntı oluşturmasın diye ’Hadi içeri girelim’ derken malzemeciler, masörler, doktorlar, bütün herkes peşimizden içeri girmiş. Böyle bir görüntü meydana çıktı. Planlanmış bir şey değil, çok üzüldüğüm bir andı. Üst üste gelmiş olaylar vardı. Art niyet ya da ona benzer bir şey hissettiğim için böyle bir tavır sergiledim. Sadece benim için değil, bütün hocalarım için bu ve benzeri olaylar tasvip edilemez. Biz de tasvip etmiyoruz ama o anki heyecanla, stresle, sıkıntıyla bu tür reaksiyonlar herkes verebiliyor. Bu fayda sağlamak için yapılmış bir şey değil. O anlık reaksiyondu ve benim için o an bitti. Benim işim sahanın içinde, teknik alanda oyuncularımla beraber. İçimden geçenleri söyledim. Sildim ve yolumuza devam ediyoruz. Biz futbolun gelişmesi için çok emek sarf ediyoruz. Belli başlı takımların dışındaki takımlar da Avrupa’da olsun, ülke futbolu fazla takımla gelişsin, renk katsın diye de çok uğraşıyorum. O yüzden de saha dışı şeyleri çok fazla konuşmak istemiyorum" şeklinde konuştu. "Hakemlerden ricamız; saha dışındaki davranışlarımızı takıntı haline getirmemeleri" Federasyondan kimseyle Konyaspor mücadelesinden sonra iletişim kurmadıklarının altını çizen Selçuk İnan, bütün kulüplerin hakemlere tepki gösterdiği, maç yönetimlerine karşı güvensizlik ortamının nasıl aşılacağına dair de herkesin üzerine düşeni yapmasıyla ve kendini geliştirmesiyle sorunun aşılacağını belirtti. Federasyonun bu konuda çalışma yaptığına dair bilgiler edindiklerini söyleyen Kocaelispor Teknik Direktörü İnan, "En azından bu konuda uğraşıyorlar. Aldığımız bilgiler bu yönde. Hakemler çok çalışıyor. Ben bazen böyle bir hakem üzerinden yorum yapabiliyorum ama hakemlerimizin hepsini tanıyorum ve çok seviyorum. Hepsi iyi niyetle bir şekilde maçları yönetmeye çalışıyor. Bunu biliyorum. Ama bazen bir insan başka bir insana karşı sıkıntılı bir şey hissedebilir. Hakemlerimizden ricamız; biz çok zor bir iş yapıyoruz, tabii ki onlar da zor iş yapıyor ama saha dışında yaptığımız davranışları kendilerine takıntı haline getirmemeleri gerekiyor. Çünkü patron onlar. Statta 50 bin kişi varsa sorumlusu onlar. Bu mantaliteyle sahada maç yönetmeliler. Bence ’Selçuk ya da Ahmet ya da Mehmet saha dışında bunu yapmış, bak şimdi ne yapacağım!’ anlayışından çıkmaları gerekiyor. İnsanız, hepimiz hata yapabiliriz" ifadelerini kullandı. "Sadece sahaya odaklanıp gördüğünü çalmaları gerekiyor" Hakemler özelinde geliştirilmesi gereken iki noktaya dikkat çeken Körfez ekibinin teknik direktörü, "Hakemler üzerinde sorun olarak görülecek şey ya da daha uygun ifadeyle hakemlerin geliştirilmesi gereken en önemli alanlar; sadece sahaya odaklı olmaları ve gördüğünü çalmaları. Biz bunu yapan hakem görmek istiyoruz. Mutlaka bunu yapmaya çalışıyorlar ama bazen takımlar şikayet ediyor. Herkes etti, ediyor. Benim futbolculuk zamanımda da bu böyleydi. Hakemlerin de işi zor ama bizim ülkemizde şu an bu şekilde gidiyor. Hep beraber düzeltmeye, geliştirmeye çalışıyoruz. Hepimiz kendimizi geliştireceğiz. İnsanın dikkat etmesi gerekiyor tabii ki ama ben hayatımı hep içimden geldiği gibi yaşadım. Haksızlık varsa; verebileceğim en üst tepkide bile ne olacağını biliyorum. O konuda kendime güveniyorum. Hiç kimseye hakaret etmedim, hiç kimseye fiziki saldırıda bulunmadım. Bunun ötesinde göstermiş olduğumuz reaksiyonlar kabul edilebilir ve cezasını çekmeye razı olduğumuz reaksiyonlar oluyor, sahanın kenarında. Sadece ben değil bütün teknik direktörler için geçerli ki reaksiyon vermeye devam ediyorlar" dedi. "Finansal zorlukları bilerek geldim" Kocaelispor’da teknik direktörlük yapmanın neler hissettirdiği, avantajları ve zorluklarını da samimiyetle yanıtlayan Selçuk İnan, "Çok gururluyum ve çok mutluyum. Kocaelispor’dan teklif bekliyordum. Hiç düşünmeden ve hemen kabul ettim. Çok istediğim bir şeydi. Kulübünü seven, şehrini seven ve takımına bu kadar sahip çıkan taraftarın önünde hocalık yapmak, takım oluşturmak benim için çok önemliydi. İşimin çok zor olduğunu biliyorum. Uzun yıllar sonra Süper Lig’e çıkmış takım ve şehir var. Kadro kurmanın finansal şartlarının zor olduğunu bildiğim halde buraya geldim. Ama kendime ve ekibime güvendim. Zor şartlar altında takım kurabileceğime inandım. Şükürler olsun ki Allah bizi mahcup etmedi. Bunlar gerçekten çok zor işler. 19-20 oyuncunun gitmesi, yeni oyuncuları buraya getirmek, takım oluşturmak, onlara burayı sevdirmek ve taraftarla bütünleştirmek çok kolay değildi. Şanslıyız ki böyle bir taraftara sahibiz. Oyuncularımızı çok sevdiler ve çok sahip çıktılar. Onlara çok teşekkür ediyorum. Çok iyi bir sezon geçiriyoruz. Onlardan isteğim; bu sezon sonuna kadar oyuncularımıza sahip çıksınlar. Bu sene bizim için çok önemli. Bitirdikten sonra daha yukarıları için daha çok çalışmanın sözünü verebiliriz. Ne düşündüysem, hayal ettiysem Kocaelispor’da yaşıyorum. İyi ki de bu kararı almışız ve buraya gelmişiz. Amacım; uzun yıllar bunu devam ettirip Kocaelispor’u hak ettiği, layık olduğu daha yukarılarda tutmak" değerlendirmesinde bulundu. "İmza bugün, yarın atılır ve açıklanır" Kocaelispor Kulübü ile sözleşme yenileyecek olan Teknik Direktör Selçuk İnan, "Hak ettiğimiz şeylerin karşılığını vermek, başkanımızın, yöneticilerimizin ve şehrimizin önde gelenlerin alacağı bir karar. Onlar bize bunu hep gösterdiler, sağ olsunlar. Başkanımız büyük fedakarlıklar yaptı. Ne derseniz deyin oyuncuların ve bizim hep yanımızda oldu. Ona da huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Bizim hedefimiz var. Bu şehirle beraber yaşamak, başarmak istediğimiz şeyler var. Sözleşme konusunda bugün, yarın imzayı atarız. Detayları daha netleşmedi. Bilgisi paylaşılır. Ben burada bir şeyler başarmak istiyorum. İnsanlar bana güvendikçe, beni burada istedikçe ben o güveni boşa çıkarmamak için bütün benliğimle çalışmaya devam edeceğimin sözünü verebilirim" diye konuştu. "İniş çıkışlar bütün takımlarda yaşanıyor" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, sezon başında yeni kurulan, uyum sürecindeki kadroyla sergilediği ofansif ve göze hoş gelen futbolun son birkaç maçta yerini memnun etmeyen futbola bırakmasına dair eleştirileri de yanıtladı. İnan, "Futbolun en güzel tarafı bu. 10 maçın 9’unda kaybetmediğimizde de röportajlarımda ’Bir zaman gelecek ve bir düşüş yaşayacaksınız. İsteseniz de iyi bir oyun ortaya koyamayacaksınız, kötü dönemden geçebilirsiniz’ dedim. Futbolda hayatım boyunca bunu hep tecrübe etmiş biri olarak; ligimizde güçleri birbirine çok yakın takımların var olduğunu hep belirttim. Ligimizde gerçekten iyi takımlar var. Bu tür iniş ve çıkışlar gördüğünüz gibi bütün takımlarda yaşanıyor. Sadece bizde değil. Bunu anlamak lazım. Bunu sürekli dile getiriyorum. Hayatımda bahanelere sığınmıyorum ama bizim gibi takımlar için belli başlı oyuncuların olmaması oyunu tabii ki etkileyebiliyor. Hep aynı oyuncuları sahaya sürmek, onlardan performans beklemek, çok güvendiğiniz ve beklenti içinde olduğunu oyuncuların sahada olamaması tabii ki takımı etkiliyor. En nihayetinde genel olarak lige baktığımda; şu an bulunduğumuz konum Kocaelispor için iyi bir yer. Ayrıca taraftara en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemler bu inişli-çıkışlı dönemler ki bunu, yanımızda olduklarını her zaman gösterdiler. Onlardan isteğimiz; yeşil-siyah formayı giyen oyuncuları ne olursa olsun desteklemeye devam etmeleri. Biz onlar için o mücadeleyi vereceğimizi bugüne kadar garanti ettik, bundan sonra da edeceğiz" açıklamasını yaptı. "Seneye lige güçlü başlangıç yapmak öncelikli hedefimiz olacak" Gelecek sezon yapılanması ve hedefini de paylaşan başarılı çalıştırıcı, "Amacım önümüzdeki sene için kemik kadroyu tutup en ihtiyacımız olan bölgelere transferler yapmak. Burada geçen yıla göre avantajımız olacak. Belki diğer takımlara göre de avantajımız olacak. Dolayısıyla lige iyi başlangıç yapmak öncelikli hedefimiz olacak. Yukarılarda olmak istiyorsak bu sefer güçlü bir başlangıç da yapmak gerekiyor. Bunun da farkındayım. Ne olursa olsun istikrardan yana oldum ve hep uzun süreli düşündüm. Lig bittiğinde amacım Kocaelispor’un yukarılarda olması" şeklinde konuştu. "Önümüzdeki sene Kocaelispor için daha yukarıları hedefledim" Her zaman en yukarıları hedeflediğinin altını çizen İnan, "Dışarda herkesin istediği gibi hedef koyma özgürlüğü var. Ama ben hep yukarıları hedefliyorum. Avrupa kupasıysa Avrupa kupası, lig kupasıysa lig kupası. Bunlar hepimizin içinde olan şeyler. Önümüzdeki sene Allah nasip ederse Kocaelispor için daha da yukarıları, olduğumuz yerin hep yukarısını hedefledim, Kocaelispor için de öyle olacak. Bu seneyi hayırlısıyla bitirelim. Alabildiğimiz bütün puanları alalım. Tek temennim o" dedi. Oyuncu izlemelerini sezon başından beri yaptıklarını belirten yeşil-siyahlıların teknik direktörü, "Rakipleri çalışıyoruz. Kendi maçlarımızı seyrediyoruz. Ama aynı zamanda dünya futbolunda çıkış yapan oyuncuları seyrediyoruz. Oyunları seyrediyoruz. Bu olmazsa olmaz zaten. Bütün sezon boyunca oyuncuları izlemeyi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu onların takımı. Ricam; sonuçtan bağımsız destek versinler" Taraftarı pazartesi akşamı saat 20.00’de oynanacak Başakşehir maçına davet eden Selçuk İnan, "Buyursun gelsinler, bizi desteklesinler. Bu onların takımı. Biz onların önüne çıkıyoruz. Oyuncular mücadele ediyor. Onlardan ricam; sonuçtan bağımsız şekilde destek versinler. Biz Kocaelispor taraftarını o şekilde tanıdık, ne olursa olsun yanımızda oldular. Oyuncuların yanında olsunlar. Tabii ki kötü performanslarda insanların üzüntüsü olabilir. Ama bunun eleştirisinin ya da tepkisinin olacağı yer böyle bir durumda stat olmasın. Onları çok seviyoruz. Onlarla güçlüyüz. Onlardan bu desteği hep bekliyoruz" çağrısını yaptı. "Neredeyse bütün kiralık oyuncularımdan memnunum" Birkaç gündür kamuoyunu meşgul eden Hrvoje Smolcic özelinde kiralık oyuncuların gelecek sezon planlamasındaki durumlarına dair soruya ise genç teknik adam, "Maçlarımız da devam ediyor ama şunu açık yürekle söyleyebilirim; neredeyse bütün kiralık oyuncularımdan memnunum. Bunu da başkanımızla ve yöneticilerimizle paylaştım. Yapılabilecek şeyler için, en azından bizim finansal olarak yapabileceğimiz neyse onlar için görüşmeler oluyor, yavaş yavaş başladı. Ama olumlu ya da olumsuz nasıl sonuçlanır şu anda konuşulabilir bir şey değil. Hepsinden sağ olsunlar memnunum" cevabını verdi. "Eşim de artık biliyor, bu hayatta en sevdiğim şey; işim" Kocaelispor için çok mesai harcadığını, tesislerde çok vakit geçirdiğini ve bazen eve gitmediğini de aktaran Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, çocuklarını da az gördüğünü söyledi. İnan, "Uyumadan önce görürsem yetiyor işte. Bazen eve gidemiyorum, burada da kalıyorum. Eşim de bazen bu durumdan şikayet ediyor ama bu dönemler biraz hassas dönemler. Ligin bitmesine çok az süre kaldı. Oyuncular var; gelecekler, gidecekler.. Fazla mesai harcama gerekliliği hissediyorum. Hiç de şikayetçi değilim. Bu benim işim ve bu hayatta en sevdiğim şey. Eşim de biliyor artık. İdare ediyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.
İstanbul İstanbul’un trafik yükünü sırtlayacak dev projede sona doğru Kuzey Marmara Otoyolu’nun 7. Kesimi olan Nakkaş-Başakşehir Otoyolu projesinde çalışmalar tüm hızla sürüyor. Bağlantı yollarıyla birlikte toplam 45 kilometre uzunluğa ulaşacak olan dev proje, tamamlandığında İstanbul’un kronikleşen trafik sorununa neşter vuracak. Başakşehir’in kalbinden geçen ve inşaat süreci dron ile havadan görüntülenen otoyol, etkileyici manzarasıyla dikkat çekiyor. Kuzey Marmara Otoyolu’nun 7. Kesimi olan Nakkaş-Başakşehir Otoyolu projesinde çalışmalar tüm hız kesmeden devam ediyor. Bağlantı yollarıyla birlikte toplam 45 kilometre uzunluğa ulaşacak olan dev proje, tamamlandığında İstanbul’un kronikleşen trafik sorununa neşter vuracak. İstanbul’un batı yakasındaki trafik yoğunluğunu minimize etmek amacıyla projelendirilen otoyol, 4 şerit gidiş ve 4 şerit geliş olmak üzere toplam 8 şeritli devasa bir kapasiteyle hizmet verecek. Projenin en dikkat çekici hedeflerinden biri ise ulaşım sürelerini radikal şekilde düşürmek. Yol kullanıma açıldığında, Bahçeşehir’den yola çıkan bir sürücünün yaklaşık 15 dakika gibi kısa bir sürede 5. Levent’e ulaşması öngörülüyor. Şehir içine girmeden transit geçiş Proje, sadece binek araçlar için değil, İstanbul’un lojistik yükü için de kritik bir öneme sahip. Özellikle Hadımköy ve çevresindeki büyük sanayi bölgelerinden çıkan tır ve ağır vasıta araçlar, şehir içi trafiğine girmeden doğrudan otoyol ağına bağlanabilecek. Bu durum; Mahmutbey Kavşağı ve Ispartakule Geçişinde büyük rahatlama sağlayacak. Öte yandan Başakşehir gibi İstanbul trafiğinin en yoğun olduğu noktalardan birinde büyük bir rahatlama meydana getirecek. Devam eden çalışmaları ve devasa viyadük ve yollar havadan dron ile görüntülendi. Görüntülerde Başakşehir’in tam ortasından geçen yol viyadük ve evlerin görüntüsü büyük dikkat çekiyor.
Eskişehir Üniversite öğrencilerine ’Banka Hesabını Kiralama, Suça Ortak Olma’ paneli Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ’Banka Hesabını Kiralama, Suça Ortak Olma’ paneli, Anadolu Üniversitesi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan panelde, özellikle son yıllarda artış gösteren dijital dolandırıcılık yöntemleri ve banka hesaplarının üçüncü kişiler tarafından kullanılması konuları ele alındı. İletişim Bilimleri Fakültesi Şener Şen Kültür Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılış konuşmalarını Rektör Vekili Prof. Dr. Erkan Erdemir ile Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah yaptı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç ile Eskişehir Cumhuriyet Savcıları Argun Demir Kandemir ve Köksal Sekmen de panelde konuşmacı olarak yer aldı. "Gençlerimiz kolay kazanç vaadiyle kandırılıyor ve farkında olmadan suçun parçası hâline gelebiliyor" Anadolu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erkan Erdemir, Anadolu Üniversitesi olarak yalnızca akademik başarıya değil, aynı zamanda toplumsal bilinç ve sorumluluk gelişimine de önem verdiklerini vurguladı. Dijital dolandırıcılık yöntemlerinin her geçen gün çeşitlendiğine dikkat çeken Erdemir, banka hesaplarının kişiye özel olduğunu, devredilemeyeceğini ve kullandırılamayacağını ifade etti. Özellikle gençlerin kolay kazanç vaadiyle kandırılarak farkında olmadan suçun bir parçası hâline gelebildiğini belirten Erdemir, bu tür etkinliklerin bilinç oluşturma açısından büyük önem taşıdığını söyledi. "Amacımız ceza vermekten ziyade koruma bilinci oluşturmak" Başsavcı Üzeyir Karakülah ise, teknolojinin gelişmesiyle birlikte suç yöntemlerinin de değiştiğini ve özellikle bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçlarının yaygınlaştığını ifade etti. Banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması ya da kiralanmasının ciddi hukuki sonuçlar doğurduğunu belirten Karakülah, bu tür durumlarda hesap sahibinin suça iştirak eden ya da suç gelirinin aklanmasına aracılık eden kişi olarak yargılanabileceğini vurguladı. Gençlere seslenen Karakülah, hiçbir maddi kazancın geleceği riske atmaya değmeyeceğini belirterek, amaçlarının cezalandırmaktan çok bilinçlendirme ve koruma olduğunu dile getirdi. "İnternette yaptığımız her işlem dijital bir ürün oluşturur ve yıllar geçse de silinmez" Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç, internet ortamında yapılan her işlemin kalıcı izler bıraktığını ve bu verilerin uzun yıllar boyunca erişilebilir olduğunu ifade etti. Öğrencilerin kısa vadeli kazanç uğruna büyük riskler aldığını belirten Kılıç, banka hesaplarının üçüncü kişilerle paylaşılması hâlinde kişilerin doğrudan suçun tarafı hâline geldiğini vurguladı. "Bilmiyordum" ifadesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını söyleyen Kılıç, öğrencileri bu tür tekliflere karşı dikkatli olmaya çağırdı. "Başımıza gelmez diye düşünmeyin" Panelist Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Argun Demir Kandemir ise bilişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte yeni suç tiplerinin ortaya çıktığını ve özellikle 18-35 yaş aralığındaki bireylerin hedef alındığını belirtti. Mağduriyetlerin çoğunun ’bana olmaz’ düşüncesinden kaynaklandığını ifade eden Kandemir, kolay kazanç vaatlerinin çoğu zaman dolandırıcılık tuzağı olduğunu söyledi. Vatandaşların şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden adli mercilere başvurmaları gerektiğini de sözlerine ekledi. "Büyük para hareketleri MASAK tarafından inceleniyor" Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Köksal Sekmen, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemlerine değinerek, kiralık IBAN kullanımı, yasa dışı bahis, sahte iş ilanları, evde paketleme işleri ve burs vaadi gibi yöntemlerin yaygın olarak kullanıldığını ifade etti. Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan şantaj ve hesap ele geçirme yöntemlerine karşı da uyarılarda bulunan Sekmen, büyük para hareketlerinin ilgili kurumlar tarafından yakından takip edildiğini belirtti. Katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümün ardından, konuşmacılara plaket ve fidan bağışı sertifikası takdim edilmesiyle sona eren panele; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri Savaş Kılıç, Murat Özgen, Ayhan Gökalp, Eskişehir Cumhuriyet Savcıları Argun Demir Kandemir ve Köksal Sökmen, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün, öğretim üyeleri ve öğrenciler katılım gösterdi.