GÜNDEM - 09 Mart 2023 Perşembe 14:12

Avrupa’nın en büyük canlı hayvan pazarı şap hastalığı nedeniyle kapatıldı

A
A
A
Avrupa’nın en büyük canlı hayvan pazarı şap hastalığı nedeniyle kapatıldı

Erzurum’da Avrupa’nın en büyük hayvan pazarı olan Doğu Anadolu Canlı Hayvan Pazarı SAT-2 tipi şap virüsü nedeniyle kapatıldı. Diğer illere yapılacak olan hayvan sevkiyatları da virüs nedeniyle durduruldu.

Türkiye’nin farklı illerinde hayvanlarda görülen SAT-2 tipi şap virüsü nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatı çerçevesinde, ülke genelinde hayvan pazarları kapatıldı. Bakanlık hayvanlarda görülen bu hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla çeşitli önlemler aldı. Alınan tedbirler istikametinde ithalat, ihracat ve kesim maksatlı sevkler dışındaki tüm hayvan hareketleri yasaklanırken Erzurum’da da Avrupa’nın en büyük hayvan pazarı olan Doğu Anadolu Canlı Hayvan Pazarında da sıkı önlemler alınıyor. Erzurum’dan diğer illere yapılacak olan sevkiyatlar durduruldu ve hayvan hareketini önlemek için canlı hayvan pazarları kapatıldı. Yine birçok hayvanın bulunduğu canlı hayvan pazarlarında dezenfekte çalışmaları da yapılacak. Öte yandan, çok hızlı bulaşma riski olan şap hastalığına tedbir olarak Türkiye’de ikinci bir emre kadar veteriner hekim, veteriner sağlık teknikeri ve teknisyenlerinin izinleri de iptal edildi.

Avrupa’nın en büyük canlı hayvan pazarı şap hastalığı nedeniyle kapatıldı

“Bu hastalık en son 60 yıl önce görülmüştü”

81 ildeki hayvan sevkiyatlarının durdurulmuş olduğunu belirten Ziraat Odası Başkanı İslam Yıldırım, “Şuanda ülkemizin çoğu yerinde hayvanlarda şap hastalığı görülüyor. Bu hastalık şap türlerinden bir tanesi ve en son bu tür 1962 yılında ülkemizde görülmüş durumda. Bu hastalık için tarım bakanlığımız, il ve ilçe müdürlüklerimiz aşı geliştirme aşamasında bulunuyor. Bu hastalık en son 60 yıl önce görülmesi nedeniyle henüz aşısı geliştirilmemiş durumdaydı şuanda bu yönde aşı geliştirilme çalışmaları yapılıyor. Aşı tamamlanana kadar ülkemizdeki 81 ilin tamamında hayvan hareketleri durdurulmuş durumda. Şap hastalığı çok hızlı yayılan bir hastalık olduğu için sevkiyatların durması, tüm hayvanların olduğu yerde kalması ve aşılamalar bitene kadarda bu şekilde bir çalışma yapılması gerekli” dedi.

Avrupa’nın en büyük canlı hayvan pazarı şap hastalığı nedeniyle kapatıldı

“Bir günde bir sürüye yayılabilecek hızda bir virüs”

Gerekli aşılamalar yapıldıktan sonra bir ay içerisinde normale dönülebileceğini de kaydeden Yıldırım, “Alınan kararları biz doğru ve yerinde buluyoruz. Çünkü hayvan hareketliliği olduğu sürece bu hastalık çok hızlı yayılmaya devam eder. 100 hayvanlık bir sürü içerisinde bir hayvanda görülse, bir gün içerisinde diğer yüz hayvana da bu hastalık bulaşmış olur. Dolayısıyla bu durumun önüne geçmek için alınması gereken bir takım tedbirler var ve bu tedbirler çerçevesinde hayvan pazarları, köylerde şehir il ve ilçe merkezlerine hayvan hareketleri ve şehirlerarası hayvan sevkiyatları durduruldu ve gerekli tedbirler alınmaya başlandı. Ümit ediyorum ki 15-20 gün içerisinde her şey normale dönmüş olur. Köylü, üretici, besici bu işi yapan insanlar yine eski ticari hayatına geri döner. Bu hastalık hızlı yayıldığı gibi öldürücü sonuçları da var. Önüne geçilmesi içinde aşılamaların biran önce yapılması gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

Avrupa’nın en büyük canlı hayvan pazarı şap hastalığı nedeniyle kapatıldı

“Tedbirler alınsın 1 ay içerisinde sona erer”

Diğer illere oranla Erzurum’da ki vakaların daha az olduğunu söyleyen Yıldırım, “Erzurum’da şuanda diğer illerde görüldüğü kadar yoğunluk yok. O kadar fazla hasta olan hayvanımız yok ama tedbir amaçlı bu kapatmaların yapılması doğrudur. Erzurum’daki hayvan sayısının fazla olmasından dolayı ve Erzurum, Kars, Ağrı, Ardahan buralarda sürekli sevkiyatlar olduğu için özellikle buralarda tedbirlerin alınması lazım ki hastalığın önüne geçilsin. Bu hastalık yine de o kadar korkutucu bir hastalık değil vatandaşlarımızın endişeye kapılmaması gerekiyor. Tedbirler alınıp aşılamalar yapıldıktan sonra 1 ay içerisinde her şey normal düzenine dönmüş olur” diye konuştu.

“Bugün değil 1-2 ay sonra hastalık görülse kurbanda problem olurdu”

Aşılamalardan sonra hayvanların kurban sevkiyatına da hazır durama geleceğini de belirten Yıldırım, “Kurban bayramına 4 ay gibi bir süre kaldı. Şuanda bu şekilde kurban bayramı içinde tedbir alınmış oluyor. Dediğim gibi aşılamalar yapılır hayvanlarımız kurban bayramında sevk edilecek duruma gelmiş olurlar. Eğer hastalık bugünlerde değil de 1-2 ay sonra çıkmış olsaydı kurbanlık konusunda da ciddi sıkıntılar yaşanabilirdi. Şuanda çıkmış olması bu yönden de iyi olarak görülebilir. Şuanda hayvanlar tedavi edildikten sonra kurban bayramında her hangi bir sorun yaşamayacağız. Bizde bu konuda elimizden gelen ne varsa yapmaya çalışıyoruz. Bakanlığımızın vermiş olduğu kararlara uyuyoruz ve şuanda pazarlarımız kapatıldı. Hayvan giriş çıkışları da durduruldu. Gerekli dezenfektan çalışmaları da başlayacak. Bu konu hakkında bilgi sahibi olmayan vatandaşlarımızda bilgilendirilecek. Hastalığa yakalanan hayvanların tedavisi yönünde bilgilendirilecekler. Bu uygulamalarda Tarım İl ve İlçe müdürlüğüne bağlı olan ekipler tarafından yapılacak” dedi.

Avrupa’nın en büyük canlı hayvan pazarı şap hastalığı nedeniyle kapatıldı

“Çok dikkatli davranmalıyız, hayvanlarımız telef olursa ciddi sorunlar yaşanır”

Hayvancılıkla uğraşan insanların ise sık karşılaştığı bir hastalık türü olduğunu ifade eden Yıldırım, “Bu hastalık hayvancılıkla uğraşan insanların çok sık karşılaştığı bir hastalık. Şap hastalığı 65 çeşide yakın türü bulanan bir hastalık. Bunun nerde ne zaman ortaya çıkacağı belli değil. Biz hayvancılıkla uğraşan insanlar bu hastalıkla iç içe yaşıyoruz. Akşam gidip hayvanlarını kontrol ediyorsun bir problem yok. Sabah gelip bir daha bakıyorsun hayvan bu hastalığa yakalanmış oluyor. Hayvanların bu hastalığa yakalanmasının birçok nedeni var. Hava aşı derece sıcak olur yakalanır, soğuk su içer yakalanır, araç üzerinde hayvan sevkiyatı olur, daha önce taşınan hayvanın orada kalan enfeksiyonu bulaşır yine yakalanır. Hayvan 1-2 gün kuvvetli beslenemezse yine bu hastalığa yakalanma durumu olur. Yani her an her zaman hayvanların bu hastalığa yakalanma ihtimalleri bulunuyor. Şuanda ülkemizde hayvan sayısında da azalma problemi var çok dikkatli olmalıyız. Bu hastalıkta da birçok hayvanımızı telef edersek daha kötü senaryolar yaşayabiliriz” şeklinde konuştu.

“Vatandaşlarımız bakanlığımızın talimatlarına uysunlar”

Şuanda karşılaşılan virüsün uzun yıllar öncede ortaya çıktığını söyleyen Yıldırım, “Bakanlığımızın yaptığı çok güzel bir uygulama var. Yıllardır bütün hayvanlara yılda 2-3 defa şap aşılaması yapıyor. Yapılan bu çalışma hayvanlarda ki bu enfeksiyonu büyük oranda durdurdu. Şuanda karşılaşmış olduğumuz tür en son uzun yıllar önce görülmüştü. Hastalık belli bunun aşısı yapılacak ve hayvanlar bu hastalığa karşı aşılanacak. Çiftçilerimiz ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız bakanlığımızın aldığı kararlara uysunlar” diye konuştu.

Çağrı Korkmaz - M. Ertuğrul Polat
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde sürüyor Muş’un Cevizlidere köyünde çaya düşerek kaybolan 9 çocuk annesi Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde de aralıksız devam ediyor. Muş Valisi Avni Çakır ile Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, çalışmaları yerinde takip etti. Muş’un merkeze bağlı Cevizlidere köyünde çaya düşerek kaybolan Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde de sürüyor. Yaklaşık 60 kilometrelik alanda 150 personel görev yaparken, çalışmalara 1 İHA ile 6 dron havadan destek veriyor. AFAD koordinesinde yürütülen çalışmalara İl Jandarma Komutanlığı, UMKE, HAK, Türk Kızılay ekipleri, güvenlik korucuları ve köylüler katılıyor. Ekipler, düşme noktasından Batman sınırına kadar uzanan hatta dere yatağı ve kıyı boyunca arama tarama faaliyetlerini sürdürüyor. Çalışmalara Van İl Jandarma Komutanlığı ile AFAD’a bağlı dalgıç ekipleri de su altı araması ile destek veriyor. Arama çalışmaları sırasında dalgıç ekipleri tarafından bulunan ve Gülsima Yıldız’a ait olduğu değerlendirilen bazı kıyafetler, incelenmek üzere jandarma ekiplerine teslim edildi. Vali Avni Çakır ile Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AFAD Koordinasyon Merkezi’nde çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Yıldız’ın eşi Mehmet Şirin Yıldız ile oğlu Nihat Yıldız’a geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Çakır, "Gülsima teyzemiz, içinde bulunduğumuz alanın hemen 300-400 metre kadar yukarısında tahta köprüden geçerken suya düşüp akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Olay anında üç vatandaşımız vardı. Bir tane korucu arkadaşımız vardı. Sağ olsunlar, birbirlerine destek olarak çıktılar. Sizler de bölgenin insanısınız, çok iyi biliyorsunuz. Şu an maalesef suyun debisinin en yüksek olduğu dönem. Çok coşkun bir su var. Dolayısıyla arama faaliyetleri güçlükle sürdürülüyor. Şu an elimizdeki imkânlar anlamında araç gereç noksanlığımız yok. Sadece suyun debisinin biraz düşmesine ihtiyacımız var. Bugünden itibaren suyun debisinin biraz azaldığını arkadaşlarımız gözlemlediklerini söylüyorlar. İnşallah ilerleyen günlerde çok daha hızlı sonuç alacağımızı düşünüyorum" dedi. Jandarma, UMKE, AFAD ve güvenlik korucularından oluşan 150’yi aşkın personelin, günün ilk ışıklarıyla birlikte bölgede arama çalışmalarını sürdürdüğü ifade eden Vali Çakır, "Yaklaşık 27-28 kilometrelik sahamızda, Muş hudutları içerisinde arama yapıyoruz. Akabinde Batman ve Diyarbakır’da da aynı şekilde personeller arama yapıyor. Jandarma, UMKE, AFAD ve koruculardan oluşan 150’den fazla personelimiz her gün günün ilk ışıklarıyla birlikte sahada arama çalışmalarına başlıyor. Ancak şu ana kadar teyzemizin ayakkabısı ve başörtüsü gibi eşyalarına ulaştık ama maalesef kendisine ulaşamadık. Allah’tan umut kesilmez diyoruz ama biraz da gerçekçi olmak lazım. Hayatta kalma beklentimiz artık çok düşük seviyede. En azından cenazesini bulmaya çalışıyoruz. İnşallah tez zamanda kendisine ulaşırız da acımız biraz diner" ifadelerini kullandı. Arama çalışmalarına havadan destek sağlayan 6 dronun, bölgede sürekli tarama yaptığını söyleyen Çakır, "Bu konuda vatandaşlarımızdan anlayış ve destek bekliyoruz. Malumunuz su çok güçlü. 140-150 insanın sürekli suda ve su kenarında panikle, aceleyle hareket etmesi ilave sıkıntılara yol açabilir. O yüzden kontrollü hareket etmemiz lazım. Şu an 6 adet dronumuz sürekli havada bölgeyi tarıyor. Buradan Batman Barajı’na kadar olan saha değişik ekipler tarafından sürekli taranıyor. Umut ediyoruz ki suyun debisinin biraz düşmesiyle beraber birkaç gün içerisinde kendisine ulaşırız. Cevizli köyüne, Yıldız ailesine ve tüm komşularımıza çok büyük geçmiş olsun" şeklinde konuştu. Milletvekili Mehmet Emin Şimşek de olayın herkesi derinden etkilediğini ifade ederek, Yıldız ailesinin yaşadığı acının toplumun ortak acısı olduğunu söyledi. Şimşek, "Bundan 7 gün önce o talihsiz vakayı yaşadık. Nihat Yıldız’ın annesi bizim de annemizdir, ablamızdır, bacımızdır. Acımız aynıdır. Keşke olmasaydı ama biz inanan insanlarız. Elhamdülillah Müslümanız. Başımıza her şey gelebilir. Allah’a sığınacağız ve bütün gayretimizi göstereceğiz. AFAD İl Müdürümüz bu işin koordinasyon merkezidir. Kendisinden sürekli bilgi alıyoruz. Muş il sınırları içerisinde yaklaşık 30 kilometrelik su hattı var. Çok hızlı akan, debisi yüksek ve soğuk bir su. Gerçekten çok zorlu bir arazi. Dron ve İHA’larla da bölge gözetleniyor. Her gün yaklaşık 120-130 kişi Muş’ta, aynı sayıda Batman’da ve Diyarbakır’da çalışma yürütüyor. Her il kendi içinde koordinasyon sağlıyor. Daha sonra üç ilin AFAD müdürleri zoom üzerinden koordinasyon gerçekleştiriyor. Jandarma alay komutanlarımız da koordinasyonu sağlıyor. İçişleri Bakanımız ve AFAD Başkanımızla sürekli görüşüyoruz. Daha ne ilave yapılabilir, nasıl katkı sağlanabilir diye çalışmalar yürütüyoruz. Hiç kimsenin aklında kuşku olmasın. Son ana kadar Gülsima annemize ulaşmak için gayret edeceğiz. Valimle birlikte bölgeye geldik, vatandaşlarımızı gördük. Endişe etmeyin. Su altı kurtarma komandoları da artırılabilir. Ancak ikinci bir kaza yaşanmaması için dikkatli olmamız gerekiyor. Çok zor bir arazi. Bayram yok, arife yok; acımız var. Nihat Yıldız’ın annesi bizim annemizdir" diye konuştu.
Çanakkale Çanakkale’de FETÖ’den aranan 2 şüpheli yakalandı Çanakkale’de emniyet ekiplerince gerçekleştirilen huzur uygulamalarında FETÖ’den aranan 2 şüpheli yakalanarak, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. Çanakkale’de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 18-25 Mayıs tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerde huzur uygulamaları gerçekleştirildi. Uygulamalar çerçevesinde 9 bin 555 şahıs, 2 bin 926 araç incelendi. Farklı suçlardan aranması bulunan 18 şahıs yakalanırken 556 araç sürücüsüne idari trafik para cezası uygulandı. Kamu huzurunu bozacak şekilde davranışlarda bulunan 55 şüpheli hakkında ise ’Kabahatler Kanunu’ hükümlerince idari yaptırım uygulandı. Uygulamalar çerçevesinde toplamda; 60,75 gram narkotik madde, 20 adet uyuşturucu hap, ruhsatsız tabanca, 11 adet fişek, hassas terazi, bitki yetiştirmede kullanılan düzenekler ve 5 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Farklı suçlardan 53 şüpheliye adli işlem yapılırken ’Yasadışı Kenevir Ekimi’ suçundan yakalanan 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. FETÖ’den aranan 2 şüpheli tutuklandı Huzur uygulamaları çerçevesinde yapılan operasyonlarda ’FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçu ile hakkında 6 yıl 3 Ay kesinleşmiş hapis cezası ile yakalama emri bulunan 1 şüpheli ve ’FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçu ile hakkında 7 yıl 6 Ay kesinleşmiş hapis cezası ile yakalama emri bulunan 1 şüpheli yakalandı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.
Zonguldak Piyade Er Recep Demirci son yolculuğuna uğurlandı İzmir’de vatani görevini yaptığı sırada hayatını kaybeden 20 yaşındaki Piyade Er Recep Demirci, memleketi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Perşembe beldesinde son yolculuğuna uğurlandı. Edinilen bilgilere göre, İzmir’de görev yaptığı sırada aniden rahatsızlanan Recep Demirci, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan genç asker, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Acı haberin ardından Demirci’nin Çaycuma ilçesi Filyos beldesindeki evinde büyük üzüntü yaşandı. Hisarönü Mahallesi Hisarkent Sitesi’nde bulunan baba ocağında asker mangasının da katılımıyla Kur’an-ı Kerim okunup helallik alındı. Recep Demirci için Perşembe beldesi Yazıbaşı Mahallesi Demirciler mevkisinde ikindi namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Kılınan cenaze namazının ardından Demirci, aile mezarlığında toprağa verildi. Cenazede baba Özkan Demirci taziyeleri kabul ederken, babaannenin torununun tabutu başında ağıt yakması yürekleri dağladı. Acılı babaanne, "Biz seni terminalden davul zurnayla uğurladık. Seni burada bırakıp nasıl gideceğiz oğlum" sözleriyle gözyaşı döktü. Cenaze törenine AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, Çaycuma Belediye Başkan Vekili Sezai Bilici, Perşembe Belediye Başkanı Turhan Okumuş, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ferhat Turunç, İlçe Emniyet Müdürü Uğur Duman, Zonguldak Sosyal Hizmetler Müdürü Mehmet Türkmen Köse, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, daire müdürleri, askeri erkan ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Bitlis Uzmanından Kurban Bayramı öncesi uyarılar Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ), Öğr. Gör. Veteriner Hekim Şevket Soylu, Kurban Bayramı öncesi kurban kesimlerinde insan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre temizliği konusunda vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Kurban Bayramı öncesi dikkat edilmesi gereken hususları 5 ana başlık altında değerlendiren Soylu, ilk olarak kurbanlık hayvan seçiminde yaş ve sağlık kriterlerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Büyükbaş hayvanların en az 2, küçükbaş hayvanların ise en az 1 yaşını doldurmuş olması gerektiğini ifade eden Soylu, kulak küpesiz ve hastalık belirtisi gösteren hayvanların tercih edilmemesi gerektiğini belirtti. Vatandaşların, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın "Tarım Cebimde" uygulaması üzerinden hayvanların küpe numarasıyla yaş, cinsiyet ve aşılama bilgilerini sorgulayabileceğini kaydetti. Kesim işlemlerinin mutlaka resmi kesim alanlarında ve veteriner hekim denetiminde yapılması gerektiğini vurgulayan Soylu, hijyen kurallarına uyulmamasının hem et kalitesini düşürdüğünü hem de toplum sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Kurban Bayramı’nda kesilecek hayvan sayısının yıllık kesim miktarının yaklaşık üçte birine denk geldiğine dikkat çeken Soylu, kontrolsüz hayvan hareketleri ile denetimsiz kesimlerin ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti. Hayvandan insana bulaşabilen zoonoz hastalıklara da değinen Soylu, insanlarda görülen hastalıkların yüzde 50’den fazlasının hayvansal kökenli olduğunu belirtti. Özellikle tüberküloz, brusella, şarbon ve kistik yapıların görüldüğü organların kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini ifade eden Soylu, şüpheli durumlarda veteriner hekim görüşü alınmasının önemine işaret etti. Kesim sonrası oluşan kan, sakatat ve diğer hayvansal atıkların gelişi güzel çevreye bırakılmaması gerektiğini belirten Soylu, çevre hijyeninin toplum sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Kurban derisinin ekonomik değerine de dikkat çeken Soylu, "Kurban derisi milli bir servettir" diyerek derilerin uygun şekilde yüzülmesi, tuzlanması ve muhafaza edilmesi gerektiğini hatırlattı. Etin dinlendirilmesi ve saklanması konusunda da uyarılarda bulunan Soylu, kesimden hemen sonra et tüketilmemesi gerektiğini belirtti. Etlerin serin ve temiz ortamda dinlendirilmesi gerektiğini ifade eden Soylu, sıcak etlerin hava almayan poşetlerde bekletilmesinin bozulmaya yol açabileceğini belirtti. Etlerin porsiyonlar halinde muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Soylu, çözdürülen etlerin tekrar dondurulmaması gerektiğini kaydetti. Çocukların psikolojik sağlığının korunmasının da önemli olduğunu ifade eden Soylu, çocukların kesim alanlarından uzak tutulması gerektiğini ifade etti.
Erzurum Erzurum’da asırlık gelenek yaşatılıyor: Gelin adaylarına süslenmiş "Nişan Koçu" hediyesi Erzurum’da asırlardır devam eden ve kültürel mirasın en renkli ögelerinden biri olan "Nişan Koçu" geleneği, Kurban Bayramı öncesinde bu yıl da büyük bir coşkuyla yaşatılıyor. Kentte nişanlı çiftlerin aileleri arasında köprü oluşturan gelenek kapsamında, damat tarafı bayram öncesinde özenle seçtikleri kurbanlık koçu gelin evi için hazırlıyor. Günler öncesinden alınan koçlar, yıkanıp temizlendikten sonra süsleniyor. Boynuzlarına altın, bilezik ya da eşarp bağlanan, üzerine rengarenk kurdeleler ve boncuklar takılan koçlar, adeta bir gelin gibi süslenerek gelin adayının evine götürülüyor. Erzurum merkez ve ilçelerinde yoğun şekilde sürdürülen bu gelenek, sadece bir kurbanlık hediyesi olmaktan öte iki aile arasındaki bağı güçlendiriyor. Süslenen nişan koçları, damat yakınları tarafından kimi zaman davul, zurna ve dualar eşliğinde gelin evine taşınıyor. Mahalle sakinlerinin de yoğun ilgi gösterdiği bu görsel şölen, renkli görüntülere sahne oluyor. Gelin evi ise bu jest karşılığında damat tarafına özel ikramlarda bulunarak misafirlerini ağırlıyor. Asırlık adetleri yaşatmaktan mutlu olduklarını belirten vatandaşlar, "Erzurum’da nişanlı kıza kurbanlık koç götürmek atalarımızdan kalan çok güzel bir gelenek. Koçumuzu en güzel şekilde süsleyip, üzerine hediyesini bırakarak gelinimizin evine götürüyoruz. Amacımız hem bu güzel adeti yaşatmak hem de aileler arasındaki birliği ve sevgiyi pekiştirmek" ifadelerini kullandı. Kurban Bayramı yaklaşırken Erzurum’daki hayvan pazarlarında ve süsleme dükkanlarında "Nişan Koçu" mesaisi tüm hızıyla devam ediyor.