GÜNDEM - 18 Temmuz 2014 Cuma 11:17

Ayakları bağlanıp ölüme terk edilen eşeğe fizik tedavisi

A
A
A
Ayakları bağlanıp ölüme terk edilen eşeğe fizik tedavisi

Aksaray’da kimliği belirsiz kişi veya kişilerce ayakları bağlandıktan sonra bir bataklığa atılarak ölüme terk edilen eşek Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Müdürlüğü ekiplerince kurtarıldı.

Günlerce ayakları bağlı kaldığı için yürüyemeyen eşeğe ekipler tarafından fizik tedavi uygulaması yapıldı.
Olay, merkeze bağlı Kireçlik Yolu Sevinçli Beldesi yakınlarında dağların arasında bir ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir eşeğin bataklığa saplandığı yönünde ihbar alan AFAD ekipleri, bölgeye hareket etti. İhbara konu olan mevkiye gelen kurtarma ekipleri bölgede yaptıkları yarım saatlik çalışma sonucunda dağların arasında kalan olay yerini buldu.

Bataklığa saplanmış eşeği kurtarmak için çalışmalara başlayan AFAD ekipleri, ilk olarak eşeğe su ve ot vererek kısa süre besledi. Ardından kurtarma operasyonu için harekete geçen AFAD ekipleri, araçlarında bulunan çeki halatıyla çekmek ve eşeği kucaklamak sureti ile bataklıktan kurtardı. Eşeği bataklığın içinden çıkaran kurtarma ekibi gördüğü manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Eşeğin ayaklarının bağlı olduğunu gören kurtarma ekibi, ipi keserek eşeğin ayaklarını ayırdı. Ayakları uzun süre bağlı kaldığı için yerinden kalkamayan eşek, günlerce az ve susuz kaldığı için yürümeye bile başlayamadan ot yemeye başladı. Yaklaşık 1,5 saat ayağa kalkamayan eşek sürekli ot yiyerek karnını doyurmaya çalıştı.

EŞEĞİ KUCAKLAYIP FİZİK TEDAVİ YAPTIRDILAR
Eşeği kucaklayarak ayağa kaldıran AFAD ekipleri, günlerdir bataklıkta hareketsiz kaldığı için ayakta duramayan eşeği dakikalarca kucaklayıp yürüterek fizik tedavi uygulaması yaptı. Yaklaşık bir saat süren çalışma sonrası eşek kendine gelerek ayakları üzerinde durabildi. AFAD ekipleri eşeği bataklık bölgesinden uzaklaştırarak tekrar doğaya bıraktı.

AFAD Kurtarma Ekip Şefi Erdal Mutlu, bir eşeğin bataklığa düştüğü ihbarı üzerine yola çıktıklarını belirterek, “İhbar ile birlikte biz de AFAD ekibi olarak olay yerine çıkış yaptık. Fakat vardığımızda hayvanın orada 3-4 gün boyunca mahsur kaldığını tespit ettik. Hayvan çok zayıflamıştı. Sonrasında biz de onu orada ot ve su ile biraz besledik. Daha sonra aracımızın vincine ip ile bağlayarak kurtardık. Fakat çıkarttığımızda ayakları tamamen iple bağlanmıştı. Bunu görünce bir insanın bunu nasıl yapabileceğini düşündük. Üzüldük, hemen ayağındaki ipleri kestik. 3-4 gün boyunca suyun içinde kaldığı için ayakları, sinirleri tamamen zayıflamıştı. bu nedenle de hayvan kesinlikle ayağa kalkamıyordu ve bizde olay yerinden ayrılamıyorduk.

Kendimizde destek olarak hayvana biraz fizik tedavi uyguladık. Ayakta kalmasını sağladık ve bu şekilde hayvanı kurtarmış olduk. Hayvanın ayakları suyun içinde kaldığı için bacakları tamamen uyuşmuş durumdaydı. Biz de ayakta durmasını sağladık. Çünkü hayvan ne ayağa kalkabiliyordu, ne de ayakta durabiliyordu. Biz de zarar görmesin diye bacaklarını ovalayarak, birazda yürütmeye çalışarak kan akışını sağladık. Böylece kısa bir fizik tedavisi uygulamış olduk. Yaklaşık 1,5 saat sonra da hayvan normale döndü” dedi.

YASİN CAN
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."