POLİTİKA - 28 Eylül 2016 Çarşamba 10:18

Bakan açıkladı! FETÖ soruşturmasında kaç kişi tutuklandı?

A
A
A
Bakan açıkladı! FETÖ soruşturmasında kaç kişi tutuklandı?

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ NTV'de soruları yanıtlıyor. Bozdağ 15 Temmuz'dan bu yana 32 bin civarında insanın tutuklandığını belirtti.

 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ soruşturması kapsamında 70 bin kişi civarında kişiyle ilgili işlem yapıldığını belirterek, 32 bin civarında tutuklama yapıldığını ve sürecin devam ettiğini bildirdi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. FETÖ’den tutuklananların sayısına ilişkin bilgi veren Bozdağ, "70 bin kişi civarında kişiyle ilgili işlem yapıldı. 32 bin civarında da tutuklama yapıldı ve süreç devam ediyor. Yeni tutuklananlar olabileceği gibi, tutuklananlardan adli kontrolle serbest bırakılanlar ya da serbest bırakılanlar olabilir” ifadelerini kullandı.

“Sincan'da bu çalışma yapılıyor”

Yargılama için özel bir yerin kurulup kurulmayacağı sorusuna Bozdağ, “İstanbul'da böyle bir ihtiyaç yok ama Ankara'da böyle büyük sanıklı davaların yapılacağı bir yer yok. Bu nedenle Sincan'da bu çalışma yapılıyor. Sadece bir yerde yargılanmıyorlar bütün Türkiye'de yargılamalar yapılıyor. Davaların binlerce sanıklı davalar gibi görülmesi bu işin sulandırılmasına ver gerçeğin ortaya çıkmasının engellenmesine yol açar. O nedenle bu davalar Türkiye'nin her yerinde görülecektir. Cumhuriyet Başsavcıları gerekli değerlendirmeleri yapıyorlar” şeklinde konuştu.

“Adil Öksüz MİT ajanı falan değil”

“Adil Öksüz MİT ajanı falan değil” diyen Bozdağ, şunları kaydetti:
“FETÖ terör örgütünün Türkiye kamuoyuna sunduğu bir propagandadır. Onu söyleyen kimse FETÖ tarafından kullanılan bir zavallıdır ya da bilmeyerek kendini kullandırıyor. Kılıçdaroğlu'na bu bilgiyi getirene getireni araştırması gerekir. Kılıçdaroğlu bunu söylüyorsa, bu bilgiyi kendisine getireni araştırsın. Kılıçdaroğlu'na bu bilgiyi getiren FETÖ elemanıdır. Nasıl serbest bırakıldığı benim de aklımda olan bir soru. İhmallerin kasıtlı olup olmadığını HSYK araştırıyor. Adil Öksüz’ü sadece polis veya jandarma veya istihbarat arıyor değil aynı zamanda 79 milyon vatandaşımızda bu kişinin nerede olduğunu takip ediyordur. Gördüğü an ben vatandaşlarımızın da onu ihbar edeceğine yürekten inanıyorum. Ben çemberin daraldığını düşünüyorum. inşallah yakın zamanda Adil Öksüz yargıya teslim edilir.”

“Şu ana kadar bin 500’den fazla infaz koruma memuru işten el çektirilmiş durumda”

İkinci darbe girişimi iddialarıyla ilgili ise Bozdağ, "Çok farklı yorumlar atılıyor ortada. Gazetenin o manşetinde bir sürü şeyler söylendi ama onların büyük bir kısmı asılsız. Bazı aşiretlerin borçlarının ödendiğine ilişkin konular var, başka konular var bunların aslı astarı yok. Birtakım yorumlarla öyle olur şöyle olur şeklinde birtakım değerlendirmeler olduğunu düşünüyorum. Cezaevlerine ilişkin sadece gazete manşetinde röportaj verenlerin değil, başkalarının yorumları da var. Biz ilk günden beri cezaevlerinde gerekli tedbirleri aldık, alıyoruz. Şu anda infaz koruma memurları üzerinde bir akıl yürütme yapılıyor. İnfaz koruma memurları FETÖ’cü olabilir, şöyle olur böyle olur değerlendirmeleri var. Şu ana kadar bin 500’den fazla infaz koruma memuru işten el çektirilmiş durumda. İhraçlar yapılmadı ama şüphe nedeniyle görevden el çektirildi. İncelemeler sürüyor. FETÖ'yle irtibatı nedeniyle kanunlara aykırı ilişki kuracak işbirliği yapabilecek ihtimalini değerlendirdiğimiz kim varsa onlarla ilgili işlemler yapılıyor. Devlet bunlarla ilgili çok ciddi tedbirleri alıyor. Silivri’de olsun Ankara’da olsun dışarıdan gelecek herhangi bir saldırıya karşıda hatta uçakla ve helikopterle gelecek saldırılara karşı dahi tedbirler alınıyor. Şu anda Sincan ve Silivri cezaevleri üzerinde uçuş yasakları var. Havadan gelen tehlikeyi helikopter olsun uçak olsun onları düşürecek donanımlarla oralar koruma altındadır. Hava savunma sistemleri kurduk. Tedbir hepsi alındı. Jandarma da aldığı görevler var. Her türlü tedbir detaylı bir şekilde düşünülüyor. Cezaevlerinin içinde de dışında da her türlü tedbir alınmaktadır, alınmaya devam edilecektir” açıklamasında bulundu.

“Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru imkanı var"

"Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru imkanı var” ifadesini kullanan Bozdağ, “Zannediyorsam 2012'nin Eylül ayından bu yana yürürlükte bu. Herhangi bir vatandaşımız 2012’den sonra kesinleşen bir kararı varsa onun bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne götürebilir. Bir kanunla bütün bunların verdiği kararların yeniden yargılanması yolunu açarsa o zaman şuanda mahkemelerde görülen davaların tamamı görülmez hale gelir. Milyonlarca dava yeniden mahkemelerin önüne gelecek. Mahkemeler ellerindeki yeni davalara mı bakacak eski davalara mı bakacak o zaman bu işin altından kalkılma ihtimali yok. AYM'nin kendi hükümleri var ve bireysel başvuruyu yapanlar bu yolla hakkını arayabilir. Anayasa Mahkemesi hak ihlalini tespit ederse o zamanda iadeyi muhakeme kapısı açılabiliyor. Yeni bir yasa çıkararak bunun FETÖ’cü olduğu değerlendirilmesiyle meslekten ihraç edilen hakimlerin verdiği bütün kararlara yargılamanın iadesini, yenilenmesini zorunlu hale getiren bir adım atmayı büyük bir hukuki kaosa yol açacak sonuçlar doğuracağını düşünüyoruz. O yüzden böyle bir kanun hazırlığımız yok” değerlendirmesinde bulundu.

“‘1-2 güne kadar bu konuda nihai değerlendirme geçici tutuklama talebiyle ilgili değerlendirmemizin sonucunu size bildireceğiz’ demişler”

Fethullah Gülen’in ABD tarafından Türkiye’ye iadesiyle ilgili soru üzerine Bakan Bozdağ, şöyle konuştu:
"Fethullah Gülen'in emir ve talimatıyla TSK içerisindeki Fethullah Gülen'e bağlı FETÖ mensubu askerler ve onlara eklemlenen diğer bazı askerlerce ve sivillerce darbe teşebbüsü yapıldığına kimsenin şüphesi yok. Türkiye’de bu konuda herkes hemfikir. Şu ana kadar soruşturmalarda elde edilen bilgi, bulgu ve belgelerde çok net bir şekilde bu darbe teşebbüsünün Fethullah Gülen’in emriyle FETÖ mensuplarınca gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır. Biz ABD’ye 15 Temmuz’dan önce daha önce Fethullah Gülen hakkında başlatılan soruşturmalar ve açılan davalar kapsamında verilerin iade kararlarından 4’ünü ilettik ve acil tutuklanmasını da talep ettik. Aramızdaki iade sözleşmesinin 9’uncu maddesine göre Türkiye’nin iade talebi ABD yetkili makamlarına gittikten sonra ABD yetkili makamları o maddenin ikinci fıkrasına göre Fethullah Gülen'i tutuklamak zorunda. Tutukladıktan sonra bizden ek bilgi isteyebilir. Ek bilgi istemesi tutuklamasına engel değil. Ne zamana kadar tutuklu tutacak bizim iade talebimiz hakkında karar verene kadar. ABD sözleşmenin 9’uncu maddesinin ikinci fıkrasının gereğini yerine getirmemiştir. Biz Türkiye olarak 15 Temmuz darbe teşebbüsüyle ilgili Ankara Sulh Ceza Hakimliğinin verdiği yakalama kararını da ABD yetkili makamlarına 10 Eylül’de ilettik. Acil tutuklanması gerektiğini bu ifade ediyor. neden acil tutuklanması gerektiğine ilişkin de somut gerekçeler ve o gerekçelerin üzerine inşa edildiği somut delilerde o dosyanın içerisine konuldu. ABD Başkan Yardımcısı Sayın Biden Cumhurbaşkanımızın görüşmede bu konuyu dile getirmesi üzerine darbe teşebbüsüyle ilgili somut delillerin kendilerine gelmeye başladığını ifade etti. Şuanda bizim bakanlığımızla ABD Bakanlığı arasında uzman düzeyinde görüşmeler sürekli yapılıyor. Onlar bize ‘1-2 güne kadar bu konuda nihai değerlendirme geçici tutuklama talebiyle ilgili değerlendirmemizin sonucunu size bildireceğiz’ demişler. Bizim geçici tutuklama talebimiz hakkında bir tutum geliştirecekler. O tutumun sonucunu bize 1-2 güne kadar ileteceklerini ifade ettiler. Bir defa Fethullah Gülen, ABD için veya başka bir ülke için Türkiye'ye dönük kullanışlı bir maşa olma vasfını kaybetmiştir. Türkiye'ye dönük FETÖ üzerinden kim hesap yapıyorsa hesap yapmasın, çünkü artık devlet bütün kurumlarıyla, siyasi iktidarıyla, muhalefetiyle, halk da 79 milyonuyla FETÖ, bu örgütün elebaşı terörist Fethullah Gülen'e karşı çok net bir tavrın sahibidir. Bunların da isminin yan yana gelmesini bu ülkede artık kimse istememektedir. O yüzden buna dönük yatırım yapmak batan bir kağıda yatırım yapmaya benzer. Bunun üzerinden hesap yapanlara bir kez daha uyarıda bulunuyorum: Boş yere bunun üzerine bir yatırım yapmayın, Türkiye'ye yatırım yapın, 79 milyona yatırım yapın ve Türkiye ile işbirliği bir teröristle işbirliğinden herkese daha çok kazandırır. Türkiye ile dayanışma, Türkiye'nin içerisinde ve başka ülkelerde terör eylemleri yapanlarla dayanışmaktan daha çok kazandırır dayanışma yapana. Bu hafta ABD Adalet Bakanlığı'ndan bir randevu talebimiz olacak, muhtemelen bugün, yarın arkadaşlarımız benim randevu talebimi iletecekler ABD Adalet Bakanı'nın randevu vermesi üzerine belirlenen günde gidip Washington'da Sayın Bakanla hem iade dosyalarını hem darbe teşebbüsü üzerine gönderdiğimiz geçici tutuklama talebini görüşmek üzere ABD'ye gideceğim." 


Goncagül Özcan - İlker Turak - Pelin Üzek
ANKARA 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.