POLİTİKA - 03 Mart 2017 Cuma 12:44

Bakan Bekir Bozdağ: 'Almanya’nın bu skandal kararı bir faşist uygulamadır'

A
A
A
Bakan Bekir Bozdağ: 'Almanya’nın bu skandal kararı bir faşist uygulamadır'

Almanya’nın iptal ettiği toplantı ile ilgili konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, kararı faşist bir uygulama olarak gördüklerini belirterek, “Görüyoruz ki Almanya’da hala bazı zihinlerde ideolojik Berlin duvarları var, yeniden inşa ediliyor” dedi.

Malatya Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği ‘Gençlerin gözüyle Yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve Anayasadaki değişikleri sempozyumuna katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Almanya'nın Gaggenau kentinde iptal edilen programı ile konuştu. Avrupa gezisi sırasında Türk toplumu ile buluşmak üzere Almanya’ya geçeceği sırada programın iptal edildiğini öğrendiğini belirten Bakan Bozdağ, “Zira bölgede yaşayan Türk toplumunun oluşturduğu organizasyon heyeti belediyeye toplantı için bildirimde bulunmuş. 27 Şubat’ta yer tutulmuş gerekli hazırlıklar yapılmış hatta perşembe belediye yetkilisi ile polis ve organizasyon adına ortak bir tutanağa da imza atmışlar. Ama maalesef toplantıya saatler kala bütün bunları yapan belediye otopark yetersizliği gibi sudan bir bahane ile buluşmayı engelleyen bir kararı almıştır” diye konuştu.

"Bu belediyeyi aşan skandal bir karardır"

Otopark sorununu bahane eden Alman yetkililerinin bir gün önce toplantı yeri için tutanak imzaladığını belirten Bozdağ, “Toplantıya kimlerin, kaç kişinin katılacağı günler öncesinde belliydi. Ama buna rağmen saatler kala belediye aldığı bir kararla toplantıyı iptal etti. Çok net bir şekilde görülüyor ki bu belediyeyi de aşan skandal bir karardır. Diplomatik nezakete aykırı bir karardır. Her daim demokrasi, hukuk devleti hukukun üstünlüğü diyen ve kendisi dışındaki herkesi demokrasi özürlü insan haklarına riayet etmemekle suçlayan Almanya yetkilileri, Türk toplumunun insan hakları sözleşmesinin evrensel hukukun temel ilkesi olan toplanma hakkını ihlal etmiştir. Toplanma hakkına engel olmuştur. İnsan haklarının, hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi ifade özgürlüğüdür” diye konuştu.

Türk toplumunun çağırdığı bir hatibin kendisini demokratik bir ülkede özgürce ifade etme hakkı olduğunu bununda hem Almanya Anayasası hem de Türkiye ve Almanya’nın da taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle de teminat altına alındığını belirten Bakan Bozdağ, “Ama ne oldu? ifade hürriyeti engellendi. Siz hani demokrattınız, hani siz insan hakları denildiği zaman onu başımızın üstünde taşıyoruz diyordunuz. Hani siz ifade özgürlüğü diye diye her gün Türkiye’yi suçluyorsunuz. Peki bu yaptığınız demokrasinin hangi kuralına uyar” ifadelerine yer verdi.

"Suç işleyen kim varsa Almanya bugün onların sığınağı olmuştur"

Teröristlerin her türlü ifade hürriyeti özgürlüğünün Almanya’da var olduğunu kaydeden Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“PKK, FETÖ, DHKP-C terör örgütü üyeleri Türkiye’nin aleyhine suç işleyen kim varsa Almanya bugün onların sığınağı olmuştur. Darbeyi yapanlar oraya kaçıyor. Türkiye’nin aleyhine suç işleyen herkes oraya kaçıyor. Demokrat nasıl olunur 15 Temmuz’da Türk milleti bütün dünyaya gösterdi. Demokrasi nasıl müdafaa edilir gösterdi. Dünyada pek çok demokratik ülke var. Malatya’dan soruyorum, hangi ülkenin demokrasisine, hukukuna, milli iradesine seçilmiş Cumhurbaşkanına, meclisine silahlı han bir darbe girişimi olduğunda helikopterlere savaş uçaklarına otomatik silahlara göğsünü gerip demokrasiye öylesine sahip çıkar? Türk Milleti hukukun üstünlüğüne, Cumhuriyete ölümüne sahip çıkmıştır. Eğer başka bir millet demokrasiye ve hukuka yapılan saldırı karşısında Türk milletinin verdiği destansı mücadeleyi vermiş olsaydı başka ülkeler parlementoları, Birleşmiş Milletler dahil insan hakları örgütleri yöneticileri bu millete ne kadar nişan ne kadar varsa hepsini vermede sıraya girerdi. Peki Türk milletini takdir ettiler mi, etmediler. Etseniz ne yazar etmeseniz ne yazar. Bu millet demokrasisine her şeye rağmen bundan sonrada da sahip çıkmaya devam edecektir."

"Almanya'da hala bazı zihinlerde ideolojik Berlin duvarı var"

Almanya’nın bu skandal uygulamasının tam anlamıyla bir faşist uygulama olduğunu belirten Bakan Bozdağ, “Biz Berlin duvarının yıkılalı çok olduğunu biliyorduk ama görüyoruz ki Almanya’da hala bazı zihinlerde ideolojik Berlin duvarları var, yeniden inşa ediliyor. İslamofobi, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, ırkçılık büyüyen büyük hastalıklardır. Bu Avrupa Birliğinin de Avrupa Konseyinin de üzerinde yükseldiği değerlerin reddi inkarı anlamına gelir. Bugün Almanya’da, Avrupa’nın birçok yerinde değer olarak görülen yabancı düşmanlığı bütün demokratik değerlerin düşmanıdır. Demokrasiyi yok edecek büyük hastalıktır. Ben Almanya’da demokrasiye inanç hürriyetine, ifade özgürlüğüne sonuna kadar inanan, ayrımcılığa hayır diyen, İslamofobiye karşı çıkan aklıselim büyük bir kesimin, büyük bir demokrat grubun da olduğuna yürekten inanıyorum. Ve onlara da sesleniyorum. Oradaki siyasetçilere de sesleniyorum. Irkçılık, ayrımcılık, İslamofobi, yabancı düşmanlığı gibi huzurun, barışın, kardeşliğin, birliğin, insan haklarının, hukukun düşmanı olan bu hastalıklara karşı ses yükseltilmezse, tavır konulmazsa bu hastalık serpici bir hastalıktır sessiz kalanları da hasta eder. Bugün aykırı seslere karşı sesini yükseltmeyenler doğru şeyleri söyleme konusunda kendi doğrularını ifade konusunda dahi ses veremez hale gelirler. Bütün herkesi bu gibi konularda demokrasinin hukuk devletinin yanında yer almaya davet ediyorum” dedi.

Almanya’da teröristlere ifade özgürlüğü tanındığının altını çizen Bozdağ, “Türkiye’nin adalet bakanının ifade hakkı yok mu? Teröristlerin ifade hakkı var, onların hürriyeti var, onlara ifade hakkı verilmediği zaman bütün insan haklarına ilişkin örgütler, uluslararası raportörler hepsi açıklama yapıyor. Peki şimdi var mı konuşan? Yok. O zaman başka şeyler var işin arkasında ama her ne olursa olsun Türkiye yoluna devam edecektir” şeklinde konuştu.

"Türk yargısı Alman yargısından daha bağımsız bir yargıdır”

Türkiye’de yargının bağımsız olduğunu ifade eden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Milletin yargısıdır görevini Anayasa ve kanunlarına uygun vicdani bir kanaatle yerine getirir. Türkiye’de suç işlediği iddia edilen birisi ister Türk vatandaşı olsun ister Alman vatandaşı olsun ister başka bir ülke vatandaşı olsun kanun önünde eşitlik ilkesi neyi gerektiriyorsa, dosya ve delil durumu neyi gerektiriyorsa Türk yargısı ona göre karar verir. Türkiye’de herhangi biri tutuklandığı zaman yargı bağımsız değil, yargı siyasi karar veriyor, yargı hükümetin emrinde diye açıklama yapıyorlar. Almanya’da katiller geziyor teröristler geziyor, darbeciler geziyor bunları bize iade eden bakın suçları da sabit dediğimiz zaman bizde yargı bağımsız. Türkiye’ye gelince yargı bağımsız değil kusura bakmayın Türk yargısı Alman yargısından daha bağımsız bir yargıdır” dedi.

Türkiye’de verilen kararların hukuki kararlar olduğunu kaydeden Bakan Bozdağ şöyle devam etti:
“Terör örgütü propagandası, üyeliği, Türkiye aleyhine suçlanan suçlar varsa, buna dair deliler varsa yargının yapacağı bir şey yok, kanuna uymaktan ve kanunu uygulamaktan başka yağacağı hiç bir şey yok. Kimse Türkiye’nin yargısına emir ve talimat vermez, vermesi de mümkün değildir. Almanya’da masum Türk vatandaşlarına casus muamelesi yapılıyor. Hiçbir suçu yok. Böyle bir şey olabilir mi? Sayın Cumhurbaşkanını sevdiğini söyleyenlere dönüp gelin bakalım diyorlar, siz Tayyip’in adamısınız diyerek nerede hukuk demokrasi. Böyle bir şey olabilir mi, bunların hepsi gerçek.

Türkiye’ye demokrasi ve hukuk dersi vermeye kalkanlar dönüp kendilerine bakması lazım. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Almanya’daki vatandaşlarına video konferans aracılığı ile hitap etmek istediği zaman buna izin verilmedi. Kandil’deki eli kanlı terörist oradaki taraftarlarına hitap etmek istediği zaman Almanya’nın hukuku ve yöneticileri bunan engel olmadı izin verdi. Nasıl bir demokrasi bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanının konuşmasını engelliyorlar ama bir teröristin konuşmasına engel koymuyorlar bunun adına da demokrasi diyorlar. Türkiye’nin Almanya’da alacağı demokrasi dersi yoktur. Dönüp tarihlerine baksınlar. Eski hastalıkların hortladığını görüp bu hastalıkların tedavisi ile uğraşsınlar. Eğer bu hastalıkları tedavi etmezler ise korkarım ki bugün Türkiye’nin adalet bakanını Almanya’da konuşturmayanlar kendi topraklarında kendileri de konuşamayacak hale gelecekler.”

Bakan Bozdağ ayrıca bir çok ülkede Türkiye’nin iç seçim malzemesi haline getirildiğini de sözlerine ekleyerek, “Türkiye’nin başka ülkelerin iç politika malzemesi haline getirilmesini doğru bulmuyoruz” dedi. Türkiye’ye karşı adil ve objektif olunmasını istediklerini kaydeden Bozdağ, “Bize karşı diplomatik nezaketle bağdaşmayan bu uygulama karşısında daha önceden Alman Adalet Bakanı ile planlanan görüşmeyi iptal ettik bu saygısızlık karşısında. Almanya’nın Ankara büyükelçisi dışişleri bakanlığına çağrıldı sözlü ve yazılı nota verildi. Buradan söylüyorum Türkiye eski Türkiye değildir, halen anlamadıysanız anlatmaya devam ederiz” dedi.

Cahit Özçelik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Üsküdar Belediyesi’ne ‘İskân’ soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskân ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet suçu işlendiği iddiasıyla gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 20 şüphelinin savcılık işlemleri tamamlandı. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen aralarında Başkan Yardımcısı Filiz Deveci’nin de bulunduğu 9 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Üsküdar Belediyesi’ne, ‘yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde rüşvet ve usulsüzlük’ iddialarıyla geçtiğimiz Salı günü operasyon başlatılmış, İstanbul ve Yalova’da 30 ayrı adrese düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, aralarında Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci gibi üst düzey belediye yöneticileri ile müteahhitlerin de olduğu 20 kişi gözaltına alınmıştı. Savcılık işlemleri de tamamlanan 20 şüpheli Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Başkan yardımcısı ile 8 kişi tutuklandı Başkan Yardımcısı Filiz Deveci, Nazım Akkoyunlu, Hakan Yavuz, Özgür Ceylan, Barkın Ege Tekkökoğlu, Erdem Alkan, Kadir Karadağ, Yılmaz Kozan ve Ceyhan Han Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. 10 şüpheli adli kontrol ile serbest bırakıldı 10 şüpheli, Ahmet İşman, Veysel Köse, Burçin Çevik, Yasin Karabaş, Engin Araz, Özkan Sinan Binali, Eyüp Meriç, Murat Armağan, Mehmet Atilla Güneri ve Hakan Mansız Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol tedbirleri kapsamında serbest bırakıldı.
İstanbul Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyet raporu, oy birliğiyle kabul edildi Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, belediye meclisinin nisan ayı oturumunda faaliyet raporu sunumunu gerçekleştirdi. Sunulan faaliyet raporu, meclis üyelerinin tamamının desteğini alarak oy birliğiyle kabul edildi. Gaziosmanpaşa Belediyesi, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği projeler, sosyal destek çalışmaları ve altyapı yatırımları, çevre düzenlemesi, sosyal hizmetler gibi pek çok alanda sürdürülen faaliyetler, hazırlanan kapsamlı raporla belediye meclisine ve kamuoyuna sunuldu. Gerçekleştirilen projeler ve yapılan harcamalar, detaylı şekilde raporlanarak meclis üyeleri ve kamuoyuyla paylaşıldı. Hayata geçirilen hizmetlerde, vatandaşların ihtiyaç ve talepleri dikkate alınarak planlamalar yapıldı. Belediyenin yıl boyunca gerçekleştirdiği çalışmalar arasında kentsel dönüşüm projeleri, aile sağlığı merkezleri, ilçe güvenliğine yönelik uygulamalar, denetimler, park ve yeşil alan düzenlemeleri, ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal yardımlar, ilçe sakinlerini bir araya getiren ve toplumsal birliği güçlendiren etkinlikler, gençlere yönelik eğitim destekleri ve aile kurumunu esas alan projeler yer aldı. Açıklanan hedeflerle, ilçede yaşam kalitesini artıracak ve vatandaşlara çözüm sunacak yeni projelerin de müjdesi verildi. "Gaziosmanpaşa’nın tüm kesimleriyle istişare halindeyiz" Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, sunumunda somut veriler kullanarak yapılan çalışmaları aktardı. Başkan Vekili Karadeniz, "Hazırladığımız faaliyet raporu, yıl boyunca ortaya koyduğumuz emeğin ve hizmet anlayışımızın güçlü bir göstergesidir. Şeffaf, katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla Gaziosmanpaşa’ya değer katmaya devam ediyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde ilçemize hizmet etmek bizim için çok kıymetli. Bu nedenle Gaziosmanpaşa’nın tüm kesimleriyle istişare halindeyiz ve ilçemiz için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Meclis üyelerimizin oy birliğiyle faaliyet raporumuzun kabul edilmesi, ortaya koyduğumuz hizmet anlayışının ve çalışmalarımızın takdir edildiğini göstermektedir. Önümüzdeki süreçte de aynı kararlılıkla projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. Parti ayırt etmeksizin tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Alınan kararların, Gaziosmanpaşa’mız için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.