POLİTİKA - 21 Mart 2018 Çarşamba 16:08

Bakan Eroğlu: '2018-2019 yıllarını sulamada hamle yılı ilan ediyoruz'

A
A
A
Bakan Eroğlu: '2018-2019 yıllarını sulamada hamle yılı ilan ediyoruz'

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Kanun tasarısı hazırlanıyor. Tarla içi suluma ve toplulaştırmada bu yılı 2018-2019 yıllarını sulamada hamle yılı ilan ediyoruz" dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanlığının 21 Mart Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla düzenlediği "Daha Yeşil Bir Türkiye’yi Birlikte İnşa Edelim" Buluşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşti. Programda yaptığı konuşmada Bakan Eroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz yıl verdiği "Artık orman teşkilatı kalkınmanın lokomotifi olacak, orman köylülülerin lokomotifi olacak" yönündeki talimatını hatırlatarak, "Bu emrinizi yerine getiriyoruz. '5 Bin Köye, 5 Bin Gelir Getirici Orman'ın 3 bin 500’ü tamamlandı. 2019 yılı sonuna kadar bunu 5 bin köye tamamlamaya söz verdik" ifadelerini kullandı.

38 tane eylem planı olduğunu anlatan Eroğlu, "Ceviz, badem, dut, kestane bunları dikiyoruz. 3 yıl bakımı bütün masrafları bize ait. Bunu en yakın orman köyüne veya mahallesine parselliyoruz. Haksızlık olmasın diye eşit bir şekilde kura çekerek herkesin huzurunda teslim ediyoruz. Böylece onların zeytini, cevizi, kestanesi, bademi oluyor. Bu Türkiye’nin kalkınmasında çok önemli bir dönem noktası. Çünkü eskiden ormanlara girilemezdi. Ama şimdi ormanları arıcılara açtık. 360 kadar bal ormanı kurduk. Bu o kadar bereketli oldu ki dünya da bal üretiminde 2'nci sıraya yükseldik" diye konuştu.

"Şu ana kadar 5 bin 217 kilometre yol kenarını ağaçlandırdık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla orman teşkilatının mevzuatının değiştiğini bildiren Eroğlu, şunları kaydetti: "Şu anda orman teşkilatı Türkiye’nin her yerinde 380 bin kilometrekarede, Kuzey Kıbrıs’ta, Orta Asya’da, Balkanlar’da, Kafkaslar’da faaliyet gösteriyor. Bu gerçekten gurur duyacağımız bir husus. Bütün okul bahçelerini ‘Okullar Hayat Olsun’ kapsamında bütün okul bahçeleri ağaçlandırılıyor. Bütün Türkiye’deki okul bahçeleri çiçek gibi olacak. Bunun sözünü veriyoruz. Mezarlıklar, cami avluları, hastane bahçeleri, yol kenarlarını ağaçlandırıyoruz. Şu ana kadar 5 bin 217 kilometre yol kenarını ağaçlandırdık ve 6 bin 662 okul bahçesini ağaçlandırdık."

Orman köylülerine büyük destek verdiklerini kaydeden Eroğlu, "Şu ana kadar 14,5 milyar TL’lik destek verdik. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla faiz kalktı. Bal ormanı için arıcılık yapmak isteyenlere faizsiz yüzde 20’si hibe geri kalanı faizsiz 5 yılda ödenecek şekilde kredi veriyoruz. Orman varlığımız artıyor. Son 13 yılda 15 milyon dekar alanı orman alanı arttırdık. Odun servetimiz de arttı" dedi.

Bakan Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Basın mensuplarına ifade ediyorum. Sulak alanlar azalıyor diye yazıyorsunuz bu doğru değil. Biz 9 milyon hektar olarak aldığımız alanı 30 milyona çıkardık. 3 kat arttırdık. Tabiat parkları 10 misli arttı. Milli parklarda sayısı arttı. En son Malazgirt Milli Parkı da ilan edildi. Bütün kurumların görüşünün alınmasından sonra 17 Mart 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandı. Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü 26 Ağustos’ta kutlanacak. Hazırlıkları yapıyoruz."

"Tarla içi suluma ve toplulaştırmada bu yılı 2018-2019 yıllarını sulamada hamle yılı ilan ediyoruz"

Yarın Dünya Su Günü olduğunu söyleyen Eroğlu, "Bu konuda da çok büyük destanlara imza attık. Şu ana kadar 15 yılda 7 bin 497 tesisi açtık. Bunlardan 525 baraj, bin 236 sulama tesisi, 207 tane içme suyu tesisi, Kuzey Kıbrıs dahil su götürdük. Bunun dışında 17 tane Ergene‘deki ileri biyolojik atık su arıtma tesisi, 4 bin 648 adet dere ıslahıyla destan yazıldı. Şimdi talimatınızla gece gündüz çalışıyoruz. Kanun tasarısı hazırlanıyor. Tarla içi suluma ve toplulaştırmada bu yılı 2018-2019 yıllarını sulamada hamle yılı ilan ediyoruz" diye konuştu.

Meteorolojiyle ilgili konuşan Eroğlu, "Şu anda Türkiye’nin havasını bin 840 noktada dünyanın her yerinden anlık olarak görmek mümkün. Radar, uydu görüntülerini cep telefonlarından görecek şekilde dünyada ilk 6’ya giren muhteşem bir sistemi kurduk. Müjdesini vermek istiyorum" açıklamasında bulundu.
Eroğlu, orman yangınlarıyla mücadelede de en ileri teknolojinin kullanıldığını aktardı.  

Pelin Üzek Kılıç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Diplomasi Forumu 2024’de Emine Erdoğan’a övgü Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen "Kadın, Barış ve Güvenlik Üzerine Yüksek Düzeyli Oturum" başlıklı panelde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın bu konudaki öncü rolü vurgulanarak, kadınların diplomaside, kriz çözümü ve barışın inşasındaki rolünün önemine dikkati çekildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde düzenlenen "Kadın, Barış ve Güvenlik Üzerine Yüksek Düzeyli Oturum" başlıklı panele, aktivist Tevekkül Karman, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkan Yardımcısı ve Türkiye’den Sorumlu Bölge Müdürü Ivana Zivkovic, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı’nın Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Bineta Diop, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in eşi Desislava Radeva ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic katıldı. Aktivist Karman, kadınların tarih boyunca savaş ve çatışmaların yıkıcı etkilerinden en fazla etkilenen kesim olduğunu belirterek, "Savaşları tecrübe eden kadınlar, aynı zamanda çatışmalar patlak verdiğinde zorluklar karşısında liderlik sergilemişlerdir. Hayal bile edilemeyecek zorluklara, yerinden edilmeye, sevdiklerini kaybetmeye, cinsel şiddete ve temel hizmetlerin çökmesine katlanmışlardır" ifadesini kullandı. Kadınların, yoksulluktan, sağlık hizmetlerine ve eğitime erişim eksikliğinden de orantısız şekilde etkilendiğini vurgulayan Karman, "Kadınlar, aynı zamanda barışın isimsiz kahramanlarıdır. Dünyanın dört bir yanındaki toplumlarda kadınlar, ’barış inşacıları’ olarak ortaya çıkmıştır. Onların fikirleri, deneyimleri ve bakış açıları çatışmalara sürdürülebilir çözümler üretilmesinde vazgeçilmezdir" değerlendirmesinde bulundu. Karman, kadınların karar alma süreçlerinde temsil edilmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Kadınların, kamusal hayata katılımı sadece bir eşitlik meselesi değil, bir zorunluluk meselesidir" dedi. Baskıcı yönetim sisteminin küresel barış ve güvenlik için büyük bir risk ve tehdit oluşturduğuna işaret eden Karman, "Kadınlar baskıcı yönetimle, diktatörlükle ve otoriter rejimlerle mücadele ettiğinde onları desteklemeliyiz. Bu, barış ve güvenliği desteklediğimiz anlamına gelir" diye konuştu. Karman, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına değinerek şunları söyledi: "İsrail işgali, Filistinlilere karşı devam eden soykırım savaşı, insanlığın bozulmasının üzücü bir örneği. (İsrail’in) Öldürme ve yok etme mekanizması, Gazze’deki sivillerin hayatlarını almaya devam ediyor. Evleri yıkan, hastanelere, üniversitelere ve ambulanslara saldıran ve milyonlarca insanı yerinden eden bu soykırımın tüm dünya tarafından görülmesi için ortak hareket etmemiz gerekiyor. İsrail işgali, ABD yönetimindeki destekçileri ve diğer Batılı müttefiklerince ölüme, açlığa ve yerinden edilmeye maruz bırakılan insanlar için soykırımdır." "Eşitliği sağlamazsak ne barış ne de kalkınma sürdürülebilir olur" UNDP Başkan Yardımcısı ve Türkiye’den Sorumlu Bölge Müdürü Zivkovic, foruma katılmaktan onur duyduğunu belirterek, kadın güvenliği gündeminin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin 1325 sayılı kararıyla desteklendiğini dile getirdi. Kadınların yönetim alanındaki eksikliğine dikkati çeken Zivkovic, bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiğine işaret etti. Zivkovic, çalışmalarının, bilgi paylaşımı ve ekonomik güçlendirme yoluyla kadınları değişimin yoğun bir parçası haline getirmeyi hedeflediğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yerinden edilmiş, mülteci kadın ve kız çocuklarının desteklenmesi Gazze, Ukrayna ve diğer kriz ortamlarındaki çalışmalarımızın merkezinde yer almaktadır. Kendilerini gerçekleştirme fırsatlarını artırarak ve özellikle kız çocuklarını ve genç kadınları kariyer yollarını planlayabilecek beceri ve fırsatlarla donatarak sosyo-ekonomik dayanıklılığı ve sosyal uyumu teşvik ediyor ve uzun vadeli barış ve istikrara katkıda bulunuyoruz. Eşitliği sağlamazsak ne barış ne de kalkınma sürdürülebilir olur. Eğer toplumumuzun yarısı hayallerini, haklarını ve katkılarını gerçekleştirme konusunda geride bırakılıyorsa, ’Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşamayız veya kadın, barış ve güvenlik konusundaki taahhütlerimizi yerine getiremeyiz." "Güney Afrikalı kadınların oynadığı rolü ve buna öncülük eden kadınları tanımamız gerekiyor" Afrika Birliği Komisyonu Başkanı’nın Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Bineta Diop, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a "kadın, barış ve güvenlik" konularını, ADF’de her zaman gündeme getirdiği için teşekkür etti. Emine Erdoğan’ın liderliği sayesinde bu konuda daha önce de birçok kez konuştuklarını aktaran Diop, dünya genelinde yaşanan zorlukların üstesinden gelmek için kadınların sesinin duyulduğu ve saygı gördüğü etkili diplomasinin hiç bu kadar kritik olmadığını söyledi. Diop, "Burada şunu da belirtmek isterim ki İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıyanlardan biri olan Güney Afrikalı kadınların oynadığı rolü ve buna öncülük eden kadınları tanımamız gerekiyor. Bu odada bulunan Güney Afrika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Naledi Pandor, bunu yaptığınız için teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Diop’un cümleleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve diğer lider eşleri dahil olmak üzere tüm salon, Bakan Pandor’u ayakta alkışladı. Küresel zorluklarla mücadele etmek ve etkili diplomasi için kadınların sesinin de duyulmasının hiç bu kadar önemli olmadığına dikkati çeken Diop, barış süreçlerinde de kadınların rolünü yansıtmanın önemini vurguladı. Diop, kadınların öncülük ettiğinde fark oluşturduğuna işaret ederek, Afrika’da da birçok politika ve program yürüttüklerini ve birçok başarı elde ettiklerini söyledi. Afrika Birliği ülkelerinin yüzde 61’inin Ulusal Eylem Planı’nı benimsediğini aktaran Diop, bunların uygulanmasına ve etkili olmasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. "Kadınlar sadece kurban olmamalı" Kadınların nasıl korunabileceğinden ve karar alma sürecinin parçası haline getirildiklerinden emin olunması gerektiğini belirten Diop, "Kadın arabulucular gibi mekanizmalar oluşturuyoruz. Kadınların kriz çözümünde bulunduğundan emin olmalıyız, sadece kurban olmamalılar. Dediğiniz gibi onlar dayanıklı ve katkı sağlayabilirler" ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) reformuna ilişkin Bineta Diop, "Önce o masanın etrafına bir kadını dahil etmekle başlayalım. Böylece Filistin’deki, dünyanın farklı yerlerindeki ve benim kıtamdaki zorluklara da dikkati çekebilirler" dedi. Diop, ilk olarak tüm sektörlerde liderlik düzeylerinde diplomasi dahil kadınların sayısını artırmaları gerektiğini kaydederek, genç kadınlara destek olunmasının ve kadın liderlerin artırılması için girişimlere yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Barışı sağlayabilecek kişilere alan verilmesi ve bakış açısının değişmesi gerektiğini ifade eden Diop, kadın hareketlerine yatırım yapmaları gerektiğine işaret etti. Diop, kadın, barış ve güvenlik üzerine çalışılıp kadınların özel sektör dahil dış politika, diplomasi, sosyal, ekonomik ve siyasi alanda rolünün artırılmasına dikkati çekti. "Kalıcı barışta kadının önemi" Bulgaristan Cumhurbaşkanı’nın eşi Desislava Radeva, Emine Erdoğan’a bu etkinliği düzenlemekteki girişimi ve liderliği için teşekkür ederek, "Kadın, Barış ve Güvenlik" konulu bu panelde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Radeva, bu konunun dünyada şiddetin ve krizlerin arttığı bir dönemde çok önemli olduğunu belirterek, silahlı krizlerin kadınlar ve kız çocukları üzerinde orantısız şekilde daha fazla negatif etkisinin olduğunu ifade etti. Kadınları güçlendirmenin, barış ve güvenlik alanlarında daha aktif rol oynamalarını sağlamanın önemine dikkati çeken Radeva, Emine Erdoğan’ın kadınların toplumdaki rolü konusunda onu etkilediğini söyledi. Radeva, kadınların gelecek nesillerin ahlaki terbiyesini inşa ettiklerini belirterek, şiddeti kınayan, sorumlu ve barışçıl vatandaş olarak yetişen çocukların, kalıcı barışa ulaşmada en güçlü temeli sağlayacağını vurguladı. Uluslararası toplumun, kadınların barış inşası ve koruması sürecinde daha etkili olması için çabalaması gerektiğini belirten Radeva, "Anne olarak kadınların öneminin anlaşılması ve barış süreçlerine aktif dahil edilmelerinin desteklenmesi kilit öneme sahip" ifadesini kullandı. "Kadınlar karar alma sürecinde olmalı" Sırbistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Tamara Vucic, 3. ADF kapsamında düzenlenen bu önemli program için Emine Erdoğan’a saygısını ve hayranlığını dile getirerek, dünyayı ya da bir parçasını değiştirmek istiyorlarsa bunu eski temellerle ve prensiplerle yapamayacaklarını söyledi. Vucic, aynı düşünce tarzının ve yaklaşımın, aynı çözümlere götüreceğine işaret ederek, bundan memnun olamayacaklarını, bu konuya yeni bir enerjiyle yaklaşılması ve eski yaklaşımdaki sorunların anlaşılmaya çalışılması gerektiğini ifade etti. Dünyayı gözlemlemedeki paradigma değişiminin gerekli ve kaçınılmaz olduğunu söyleyen Vucic, kadınların da karar alma sürecinde olmaya, barışa katkıda bulunmaya, dengeyi anlamaya ve ailelerini korumaya hakkı olduğunu belirtti. Vucic, çözümün birlik olduğuna dikkati çekerek, "Çünkü sadece ortak güçler politikaları şekillendirebilir, kaynakları mobilize edebilir, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak için amaçlanan faaliyetleri tanımlayabilir, kadın, barış ve güvenlik gündemini tamamen uygulayabilir" dedi. Sözlerini, Emine Erdoğan’ın 2018’de bir konuşmasına atıfta bulunarak tamamlamak istediğini kaydeden Vucic, "Toplumların yeniden inşasında, ortak değerlerin yüceltilmesinde başrolün kadınlara düştüğüne inanıyorum" ifadesini kullandı.
Giresun Giresunspor-Adanaspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 25. haftasında Giresunspor, sahasında Adanaspor’a 1-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Giresunspor Teknik Direktörü Serhat Güller, “Her şeyden önce çok üzgünüz. Oynadığımız oyun ve diğer maçlara baktığımızda biraz daha üzerine koyarak oynuyoruz. Rakibimizden daha fazla topa sahip olduğumuz, daha fazla oynamaya çalıştığımız, daha fazla pozisyon yakaladığımız bir karşılaşma oldu. Maalesef maçın sonucunu kalite belirledi. Biraz o yönlerde eksikliklerimiz var. Yenildiğimiz için üzgünüz. Maçı kazanabileceğimizi düşünüyorduk. Kazanmak için oynadık. Futbolun her zaman pozitif olarak yanında olmaya çalışıyoruz. Zaman zaman gücümüz ve kalitemiz yetmiyor. Her maç kötü bir gol yiyoruz. 3 haftadır 1-0’lık sonuçlar bizi bu kötü yediğimiz gollerin arkasından çıkarmakta çok güç oluyor. Onun önüne geçemedik. Son anlarda yakaladığımız iki pozisyonumuz var. Bugün için karşılaşmayı çevirecek pozisyonlarda yakaladık ama değerlendiremedik” dedi. Adanaspor cephesi Adanaspor Teknik Direktörü Mustafa Kemal Kılıç ise alınan galibiyetin ligde tutunma adına önemli olduğunu ifade ederek, “Zor oyun oldu. 3 puan bizim için çok önemliydi. Rakibin durumu belli gibi görünüyor ama hepsini kutluyorum. Genç çocuklar müthiş bir mücadele örneği gösterdiler. Oyunu kurtarmak için büyük çabaları vardı. Tabii bizim olmazsa olmaz bir maçımızdı. 3 haftadır kaybediyoruz. Onun telafisini yapmak için hem de rakiplerimiz kaybetti. Bulunduğumuz yerden kurtulmak için önemliydi. İkinci golü bulma konusunda şansımız vardı ama şu var, galibiyeti koruma çabasına da girdik. Orada biraz panik havası oldu. Kazanmak her şeyden önemliydi. Çok iyi oynadığımızı söyleyemeyeceğim. Hatta Giresunspor, oyun olarak bizi sıkıştırdılar. Zaman zaman karşı kaleye gittik. Bariz gol şansları yakaladık. Tabii genç oyuncular karşısında ikinci golü bulamazsanız, her zaman riski var. Kendi hatamızdan kaynaklanan geri pasta kalemizde golü görebilirdik. Ama galibiyet bizi hem sıkı sıkıya lige tutunmak için önemliydi hem de bir basamak yukarı çıkmak için önemliydi. Bu anlamda takımımızı kutluyorum” şeklinde konuştu.
Erzurum Bakan Göktaş: “Çocuklar özgür ve güçlü bir toplumun temelidir” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Erzurum’un Yıldız Kayakçıları Zirvede Buluşuyor" programı çerçevesinde Palandöken Konaklı Bölgesi’nde çocuklarla ve gençlerle bir araya geldi. Kış sporlarının merkezi Erzurum, genç yeteneklerin keşfedilip desteklendiği "Erzurum’un Yıldız Kayakçıları Zirvede Buluşuyor" projesine ev sahipliği yaptı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen bu önemli proje, sadece bir spor etkinliği değil, aynı zamanda gençlerin fiziksel, psikososyal ve kişilik gelişimlerine katkı sağlayacak bir dönüm noktası olarak ön plana çıkıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, projeyi yakından görmek ve sporcularla buluşmak üzere Erzurum programı çerçevesinde Palandöken Konaklı Kayak Merkezi’ni ziyaret etti. Burada çocuklarla ve gençlerle yakından ilgilenen Bakan Göktaş, başarılı sporculara ödül verdi, kızak kayan çocuklarla bir araya geldi. "Erzurum’un Yıldız Kayakçıları Zirvede Buluşuyor" projesi çerçevesindeki etkinlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Vali Mustafa Çiftçi ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen birer konuşma yaptı. “5 binden fazla sporcumuz var” “Erzurum’un Yıldız Kayakçıları Zirvede Buluşuyor" projesinin anlamının çok büyük olduğunu ifade eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bu projeyle, koruma ve bakım altındaki çocuklara yeteneklerini geliştirmeleri için destek oluyoruz. Her birinin profesyonel birer sporcu olarak alanında kendilerini ifade edebilecekleri bir platform sunuyoruz. Tıpkı bu projede olduğu gibi kuruluşlarımızda kalan ve aralarında milli, lisanlı ve amatör sporcuların da yer aldığı 5 binden fazla çocuğumuz bulunuyor. Çocukların gösterdiği bu başarı bizleri çok mutlu ediyor. Daha fazla çocuğun ulusal ve uluslararası müsabakalarda yer almasını teşvik etmek için tıpkı Erzurum’da başlattığımız bu projeler gibi yeni ve başarılı çalışmaları önemsiyoruz.” diye konuştu. “Çocuklarımıza sıcak birer yuva sunuyoruz” Sadece sporda değil, kültür, sanat, teknoloji ve bilişim alanlarında da çocukların yeteneklerini geliştirecek programlara katılmalar için destek olmaya devam edeceklerini vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “ Bir sözü vardır; "Çocuğun kalbi ekilmemiş tarlaya benzer; ne eksen tutar.” O tarlaya sevgi tohumlarını ekmek, merhamet çiçeklerini yetiştirmek en asli vazifemizdir. Bu kapsamda çocuklarımızın en iyi şekilde yetişmeleri için gerekli her türlü çalışmayı eksiksiz olarak yürütüyoruz. Korumamız altında olan tüm çocuklarımıza aile ortamında büyüyecekleri sıcak bir yuva sunuyoruz. Her bir çocuğa yeri geldiğinde anne, yeri geldiğinde baba oluyoruz. Abi, abla, kardeş oluyoruz. “Çocuğun üstün yararı” ilkesini gözeterek çocuklarımızı her türlü istismardan, şiddetten ve kötü alışkanlıklardan korunmak için üstün bir çaba sarf ediyoruz.” dedi. “Onlar ülkemizin ve milletimizin geleceği” Eğitimde, sağlıkta, kültürde, sporda sosyal hayatın her alanında çocukların ve gençlerin yanında yer almaya gayret ettiklerini belirten Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü, “İyi eğitim almaları, bir iş ve meslek sahibi olmaları, ülkemize ve milletimize yararlı bireyler haline gelmeleri için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz; özgür ve güçlü bir toplumun temeli ancak çocukların özgün ve nitelikli yetiştirilmeleri ile mümkün olabilir. Çocuklar istikbalimizdir. Çocukların, milli ve manevi değerlere sahip, kendine güvenen, eğitimli ve sağlıklı birer fert olarak yetişmeleri demek, ülkemizin ve milletimizin istikbalini güvence altına almak demektir. “Erzurum’un Yıldız Kayakçıları Zirvede Buluşuyor" projesi bu güvenceyi sağlayacak çalışmalarımızdan sadece bir tanesidir.” (MEK-NK)
İzmir Cumhur İttifakı İzmir adayı Hamza Dağ: "Bakanlık 50 halı saha yapacaksa, biz de 50 tane yapacağız" Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, "Hep içimde olan şuydu; bir gün belediye başkanlığı nasip olursa, Gençlik ve Spor Bakanlığı bir taraftan yapacak, biz bir taraftan. Bakanlık 50 halı saha yapacaksa, biz de 50 tane yapacağız" dedi. Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ seçim çalışmaları kapsamında bugün Çiğli’de, Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle yapımı tamamlanan Altın Genç Spor Kulübü’nün açılışını gerçekleştirdi. Hamza Dağ’a, Cumhur İttifakı Çiğli Belediye Başkan Adayı Murat Gökçekaya da eşlik etti. Açılış öncesi bir konuşma gerçekleştiren Dağ, birçok yerde Gençlik ve Spor Bakanlığı ile böyle halı sahalar yaptıklarını belirterek, “Burası da Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılmış bir iş. Köylerde de yaptık, okulların bahçelerinde de yaptık. Ancak hep içimde olan şuydu; bir gün belediye başkanlığı nasip olursa, Gençlik ve Spor Bakanlığı bir taraftan yapacak, biz bir taraftan. Bakanlık 50 halı saha yapacaksa, biz de 50 tane yapacağız” ifadelerini kullandı. “İzmir ‘ağabey’ hüviyetini kaybetme noktasına gidiyor” İzmir’in Ege Bölgesi’nin ağabeyi olduğunu vurgulayan Dağ, “Bir süredir İzmir Ege Bölgesi’nin ağabeyi hüviyetini kaybetme noktasında gidiyor. İnşallah 1 Nisan’dan itibaren bizim Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda bu konuda da adımlar atacağız. İzmir Ege Bölgesi’nin daha önce olduğu gibi yine ağabeyi olmaya devam edecek. Buralarda da tesisleşmeyi yapacağız. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yaptığımızın ötesinde Büyükşehir Belediyesi olarak da biz yapacağız” dedi. Amatör kulüplerin hocalarına müjde Hamza Dağ, sporcu öğrencilere eğitim veren amatör kulüplerin hocalarına da müjde verdi. Dağ, “İzmir’in kulüplerinin en azından birer tane hocasını istihdam etme, böyle öğrencilere ders verme, onlarla zaman geçirme, onlara sporu sevdirme olduğu gibi şahsi olarak örnek olma noktasında yapacakları işlerde destekçileri olacağız. Her kulüpten bir hocanın maaşını Büyükşehir Belediyesi olarak biz karşılayacağız. Hayırlı olsun” şeklinde konuştu. Daha sonra kulübü gezen Dağ, sporcularla fotoğraf çektirdikten sonra alandan ayrıldı.