DÜNYA - 15 Şubat 2025 Cumartesi 23:19 | Son Güncelleme : 15 Şubat 2025 Cumartesi 23:24

Bakan Fidan: "Şam’daki dostlarımızın PKK/YPG’den kurtulma meselesini ele almalarını bekliyoruz"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki "Şam İçin Yeni Bir Şafak: Suriye’nin Geçiş Sürecine Dair Olasılıklar" başlıklı panelde yaptığı konuşmada, "Şam’daki dostlarımızın PKK/YPG’den kurtulma meselesini ele almalarını ve bunu bize bırakmamalarını bekliyoruz. Çünkü PKK/YPG, Suriye ve tüm bölge için DEAŞ kadar büyük bir tehdit" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya’da gerçekleştirilen 61. Münih Güvenlik Konferansı’nda "Şam İçin Yeni Bir Şafak: Suriye’nin Geçiş Sürecine Dair Olasılıklar" başlıklı panelde konuştu. Türkiye’nin Esad rejimi düştüğünde bölge ülkeleri ile bir araya geldiğini ve Şam yönetiminden beklentiler konusunda istişareler gerçekleştirdiğini hatırlatan Fidan, "Çünkü 10 yılı aşkın bir süredir Suriye, bölgede istikrarsızlığın kaynağı haline gelmişti ve şimdi 10 yıl sonra ilk kez işleri yoluna koymak için gerçek bir fırsat elde etmiştik. O dönemde birçok ülkenin aynı prensip üzerinde anlaştığını düşünüyorum" dedi.

"Terörizmin gelişmesini ve kendine zemin bulmasını istemiyoruz"

Komşu ülkelerin artık Suriye’den kendilerine yönelik bir tehdit görmek istemediklerini vurgulayan Fidan, "Terörizmin gelişmesini ve kendine zemin bulmasını istemiyoruz. Azınlıklara kötü muamele edildiğini görmek istemiyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliğinin tesis edildiğini ve orada kapsayıcı bir yönetim bulunmasını istiyoruz. Uluslararası toplum ve bölge ülkelerinin tüm talepleri göz önünde bulundurarak Suriye’deki yeni yönetimle iletişim kurduğumuzda, bu taleplere çok iyi bir tepki verdiler. O zamanlardan beri oldukça iyi bir şekilde yanıt verdiklerini düşünüyorum. Uluslararası mevkidaşlarımla, diğer dışişleri bakanları ve yetkililerle görüşmelerimde büyük bir şikayetle karşılaşmadım. Hepsi, Suriye’nin şu anda karşı karşıya bulunduğu zorlukların farkında. Bence bu zorlukları ele almak için gerçekten ciddi ve yoğun bir çalışma başlatmanın zamanı geldi" diye konuştu.

"Yeni yönetim, silahı grupların birleştirilmesi konusunda doğru adımlar atıyor"

Suriye’de meselelerden birinin de istikrarın nasıl sağlanacağı ve silahlı grupların nasıl entegre edileceği konuları olduğunu kaydeden Fidan, "Bana sorarsanız yeni yönetim, bu konuyu çok kapsamlı bir şekilde ele almak niyetiyle işe başladı. Zira yeni yönetimden mevkidaşım ve diğer yetkililerle uzun toplantılar yaptım ve anladığımız kadarıyla şu anda silahlı grupları birleştirme konusunda doğru adımları atıyorlar. Çünkü bizim görüşümüze göre, her ülkede yalnızca bir meşru silahlı kuvvet bulunmalıdır. Bu nedenle kendi silahlı kuvvetlerine sahip olacaklar ve tabii kendi kolluk kuvvetlerine de sahip olacaklar" ifadelerini kullandı.
Silahlı kuvvetlerin hükümet tarafından yönetilmesi ve görevlendirilmesi gerektiğini söyleyen Fidan, "Hangi şekilde olursa olsun, silahlı milislere hoşgörü ile yaklaşamayız çünkü uzun süredir bunların bölgeye sadece kaos ve istikrarsızlık getirdiğine şahit olduk. Bu nedenle halkın düzenini, güvenliğini ve emniyetini sağlamak için milis meselesini ele alma ve bunları tek bir ulusal ordu altında toplama süreci bence şu anda ileriyor. Bu gerçekten yakından takip ettiğimiz meselelerden biri" şeklinde konuştu.

"Öncelikle hedefimiz, yeniden yapılanmaya yardımcı olmak"

Suriye’de geçiş sürecinin devam ettiğini vurgulayan Fidan, "Elbette, Suriye’de attığımız her adımı yeniden hesaplıyoruz. Şu anda Suriye ile ilgili öncelikli hedefimiz ve meşguliyetimiz, onlara yeniden yapılanmada nasıl yardımcı olabileceğimiz, ekonomiyi nasıl tekrar ayağa kaldırabileceğimiz ve ardından devlet kurumlarını yeniden inşa etme sürecidir. Bunlar, uluslararası ve bölgesel toplumla birlikte en iyi şekilde yapmaya çalıştığımız çok önemli meselelerdir" dedi.

"Onları parlak bir geleceğin beklediğini umut ediyorum"

Türkiye’nin sadece Suriyeli muhaliflerin kontrolü altında yaşayan halkı korumak amacıyla bir angajman içerisinde bulunduğunu vurgulayan Fidan, "O zamanlar, 5 milyonluk bir nüfustan bahsediyorduk. Bu, Astana sürecinin bir sonucuydu. Bence bugün, korumak için orada bulunduğumuz tüm insanlar, Allah’a şükürler olsun ki hep birlikte ülkeyi yönetiyorlar. Onları parlak bir geleceğin beklediğini umut ediyorum" diye konuştu.

"PKK/YPG, Suriye ve tüm bölge için DEAŞ kadar büyük bir tehdit"

Güvenlik açısından Türkiye için geriye kalan tek bir mesele olduğunu vurgulayan Fidan, "Şam’daki dostlarımızın PKK/YPG’den kurtulma meselesini ele almalarını ve bunu bize bırakmamalarını bekliyoruz. Çünkü PKK/YPG, Suriye ve tüm bölge için DEAŞ kadar büyük bir tehdit. Türkiye, Irak ve İran’dan gelen uluslararası teröristler, şu anda Suriye’nin kuzeyinde toplanmış ve DEAŞ’a karşı savaşma bahanesiyle kendilerini gizliyorlar. Ortada DEAŞ’a karşı savaş yok. ABD ordusuna DEAŞ mahkumlarını tutacak başka bir yer olmadığı için hapishane hizmeti sağlıyorlar. Burası hapishane olarak seçilmiş. Ama bu insanların ülkenin üçte birini işgal etmelerine, petrol ve gaz sahalarının üstüne çöküp ülkeyi yağmalamalarına ve merkezi hükümet ve milyonlarca Suriyelinin petrol ve gazdan yararlanmalarına engel olmalarına izin verilemez. Bu sona ermeli. Bu sadece bizim için bir ulusal güvenlik tehdidi değil, aynı zamanda bölgemiz için de büyük bir sorun" ifadelerini kullandı.

"Artık yeni bir şafak vakti"

Türkiye’nin 14 yıl boyunca, en başından bu yana Suriyeli muhalifleri desteklemiş olmasının Türkiye’nin Suriye’nin egemenliği üzerinde söz sahibi olacağı manasına gelmediğini ifade eden Fidan, "Bu özellikle kaçındığımız bir şey. Böyle bir izlenim vermek dahi istemiyoruz. Aslında, bu bölgemizdeki büyük bir sorundur. Çünkü uzun zamandır bölgemizde ‘Bölgede kim hakimiyet oluşturacak, Türkler mi, İranlılar mı yoksa Araplar mı?’ şeklinde bir endişe ve korku mevcuttu. Bence artık bunu geride bırakmalıyız. Bölgeye iş birliği, saygı ve dayanışma kültürünü getirmeliyiz. Ve birbirimizin egemenliğine bağlı kalmalıyız. Bence artık yeni bir şafak vakti ve bunu başarabileceğimizi düşünüyorum. Bu ruh içinde, Suriye’deki kardeşlerimizle iş birliği tesis edebiliriz. Muhalefette bile olsalar böyle bir tavrımız olmadı çünkü bölgemizde yaşananlardan önemli dersler çıkardık" şeklinde konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Burak Elmas’ın ifadesi ortaya çıktı: "Suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum’’ İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas’ın savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. Elmas ifadesinde, "Ben hiçbir şekilde uyuşturucu kullanmadım, yanımda kullanan bir kişiye rastlamadım. Suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum’’ dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında esik Galatasaray Başkanı Burak Elmas’ın savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. Burak Elmas, kimlik tespitinde mesleğinin iş insanı olduğunu ve aylık gelirinin 100 bin lira olduğunu belirtti. Elmas ifadesinde, hiçbir şekilde uyuşturucu kullanmadığını ve yanında kullanan bir kişiye rastlamadığını söyledi. "Böyle bir beyanla ilgili çok şaşkınım’’ Elmas’a D.A. isimli bir tanığın, "Burak Elmas isimli iş adamı mekanlarda uyuşturucu kullanılan partiler düzenler ve fuhuş partileri düzenler. Ben bu şahsın düzenlediği partilere iki kez katıldım. Burak Elmas yanımda deli gibi uyuşturucu kullandı. Evde yaklaşık 7-8 kız ve Burak Elmas vardı. Uyuşturucuyu kimin getirdiğini bilmiyorum. Beni bir aracı davet etti ve parayı herkese nakit bir şekilde dağıttı. Uyuşturucu madde kullanıldığını net bir şekilde gördüm’’ şeklindeki ifadesi soruldu. Elmas ise yanıt olarak, "Ben söz konusu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum. Uyuşturucu ve fuhuş iddiası asılsızdır. Böyle bir beyanla ilgili çok şaşkınım. Tanımadığım kişiler. Suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum’’ ifadelerini kullandı.
İstanbul Fikret Orman’ın ifadesi ortaya çıktı: "İtibar suikastı yapıldığını düşünüyorum’’ İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında eski Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ın savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. Orman ifadesinde, "Hayatım boyunca sağlıklı yaşama önem verdim. Bana bu şekilde itibar suikastı yapıldığını düşünüyorum. Benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumum yoktur’’ dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında eski Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ın savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. Fikret Orman, kimlik tespitinde mesleğinin iş insanı olduğunu söylerken, aylık gelirini belirtmedi. Orman ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadığını söyleyerek, "Hatta görmedim dahi diyebilirim. Adli Tıp Kurumu’nda saç, kan ve idrar örneği verdim. Bu test sonuçlarının da negatif çıkacağından eminim. Güzide Duran ile 2021 yılı Mayıs ayından beri birlikteyiz. Bu zaman zarfında kendisinin de uyuşturucu veya uyarıca madde kullandığını görmedim. Aksine ikimiz de sağlıklı yaşama önem vermekteyiz. Hakkımda verilen ifadelerin tamamen hayal ürünü olduğu ve bana bu şekilde itibar suikastı yapıldığını düşünüyorum. Hakkımda beyan veren şahısların kim olduklarını bilmemekle beraber kendi menfaatleri veya başka bir amaçla böyle yalan beyanlarda bulunmuş olabilirler. 2 çocuk babasıyım. Maddi durumum el vermesine rağmen çocuklarımın tüm eğitim hayatını uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklara bulaşmamaları için Türkiye’de devam ettirdim’’ dedi. "Burada dikkat çekmek istediğim husus benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumumun olmamasıdır’’ İfadesinde Orman, "İş hayatı haricinde sadece ailemle vakit geçiririm. İfadelerde geçtiği şekilde bir hayatım kesinlikle olmadı. Burada dikkat çekmek istediğim husus benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumumun olmamasıdır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum’’ ifadelerini kullandı.
İstanbul Sabancıların savcılık ifadeleri ortaya çıktı İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında iş insanları Hakan Sabancı ve Kerim Sabancı’nın savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. Sabancılar ifadelerinde, hayatlarının hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadıklarını söyledi. Hakan Sabancı, eski kız arkadaşı Hande Erçel’in sorulması üzerine, ‘’Bu kişi yanımda hiçbir zaman uyuşturucu madde kullanmamıştır’’ dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında iş insanları Hakan Sabancı ile Kerim Sabancı’nın savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. "Hayatımın hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadım’’ Hakan Sabancı, kimlik tespitinde mesleğinin iş insanı olduğunu söylerken, aylık gelirini belirtmedi. Sabancı ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, "Uyuşturucu kullanılan ortamlarda bulunmadım. Aygün Aydın isimli kişi geçmişte bir kez gördüğüm, daha sonradan beni takıntı haline getiren, hatta hakkında uzaklaştırma kararı aldığım ve bunu ihlal etmesi nedeniyle hapisle tazyik edilen bir kişidir. Hakkımda söyledikleri, etrafta konuşulanlar bundan dolayı iftiradır. Benim bu kişiyle uyuşturucu madde kullanmam kesinlikle iftiradır. Geçmişte Bebek Oteli’ne gitmişliğim vardır ancak bu kişiyle hiçbir yere gitmedim’’ dedi. "Listede ismimin bulunması davetten dolayıdır, benim buraya gitmişliğim yoktur’’ Sabancı’ya, Aydın’ın ifadesinde yer alan ‘’Bir keresinde de kendilerinin Kanlıca’da bulunan yalısının orta katında Hakan Sabancı’nın uyuşturucu madde kullandığına şahit oldum. Kendisinin kontrol problemleri vardır, karışmaktan çekiniyordum. Şevval Şahin’in sevgilisi olan Marcus, Hakan Sabancı ve arkadaşlarına kadın getirir’’ şeklindeki beyanı soruldu. Sabancı buna yanıt olarak, "Sormuş olduğunuz kişiyle bir kez ikametimde buluştum. Buluşmamız orta katta oldu ancak kesinlikle uyuşturucu madde kullanmadım. Marcus isimli kişiyi ismen tanırım. Kasım Garipoğlu isimli kişinin evinde düzenlemiş olduğu eğlence partilerine hiç katılmadım. Sormuş olduğunuz listede ismimin bulunması davetten dolayıdır, benim buraya gitmişliğim yoktur. Bu liste davet listesidir. Ben bu partilere hiç katılmadım" dedi. "Hande Erçel yanımda hiçbir zaman uyuşturucu madde kullanmamıştır’’ Şüpheli Hakan Sabancı’ya, eski kız arkadaşı Hande Erçel de soruldu. Soru üzerine Sabancı, ‘’Hande Erçel isimli kişiyi tanırım. Bu kişi yanımda hiçbir zaman uyuşturucu madde kullanmamıştır. Diyeceklerim bundan ibarettir’’ ifadelerini kullandı. "Partiye katılmamın sebebi ünlü bir DJ’in performans gösterecek olmasıydı, herhangi bir şekilde uyuşturucu madde kullanmadım’’ Şüpheli Kerim Sabancı ise, kimlik tespitinde mesleğinin iş insanı olduğunu söylerken, aylık gelirini belirtmedi. Yurt dışı da dahil olmak üzere hayatının hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyen Kerim Sabancı ifadesinde, "Mert Ayaydın ve İbrahim Barut isimli kişiler benim yakın arkadaşlarımdır. Ayaydın ile bir keresinde Kasım Garipoğlu’nun yalısında düzenlenmiş olan eğlence partisine, Ayaydın’ın daveti üzerine katıldım. Bu partiye katılmamın sebebi ünlü bir DJ’in performans gösterecek olmasıydı. Yaklaşık olarak 2 saat burada kaldım. Herhangi bir şekilde uyuşturucu madde kullanmadım. Ortamın karanlık olmasından dolayı içeride kimlerin olduğunu tam olarak hatırlamıyorum ancak buradan DJ performansının bitmesinin ardından ayrıldım. Diğer odalarda ne olduğunu bilmiyorum’’ ifadelerini kullandı.