DÜNYA - 01 Şubat 2026 Pazar 23:47 | Son Güncelleme : 01 Şubat 2026 Pazar 23:51

Bakan Göktaş: "Kadınların güçlenmesini İİT çatısı altında uzun yıllardır destekliyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Kadınların güçlenmesini İİT çatısı altında uzun yıllardır destekliyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) tarafından Mısır'da düzenlenen "Dini ve Medya Söylemlerinin Kadın Haklarının Korunması ve Geliştirilmesine Etkisi Konferansı" kapsamında "Kadınların ve Kız Çocuklarının Ekonomik Hakları" oturumuna başkanlık etti. Göktaş, "Türkiye olarak kadınların güçlenmesini kalkınma politikamızın ayrılmaz bir başlığı olarak ele alıyoruz" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) tarafından düzenlenen "Dini ve Medya Söylemlerinin Kadın Haklarının Korunması ve Geliştirilmesine Etkisi Konferansı"na katılmak üzere Mısır'a geldi. Bakan Göktaş, El-Ezher Konferans Merkezi'nde düzenlenen "Kadınların ve Kız Çocuklarının Ekonomik Hakları" oturumuna başkanlık etti. "Kadınlar ve finansal kapsayıcılık" temasının ele alındığı oturumun moderatörlüğünü de üstlenen Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada İİT'nin kadın hakları ve refahı konusunda istikrarlı ve sonuç üreten çalışmalar yürüttüğünü vurguladı. Kadınların ekonomik hayata katılımı için somut çözüm yollarına odaklandıklarını ifade eden Göktaş, bu toplantının ülkeler arası deneyim aktarımı için stratejik bir zemin olduğunu kaydetti.

"Kadınların güçlenmesini İİT çatısı altında uzun yıllardır destekliyoruz"

Göktaş, girişimcilik yoluyla kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine ilişkin ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeydeki en iyi uygulamaları paylaşmanın büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, "Kadınların ekonomik hakları, sadece bireysel refahın değil, toplumsal adaletin, sürdürülebilir büyümenin ve dayanıklı ekonomilerin de anahtarıdır. Türkiye olarak kadınların güçlenmesini İİT çatısı altında uzun yıllardır kararlı biçimde destekliyoruz. İİT bünyesinde Kadın Danışma Konseyi'nin kurulmasına öncülük ettik. Bu ortak iradeyi somut kurumsal adımlarla güçlendirdik. 2006 ve 2016 yıllarında Kadından Sorumlu Bakanlar Konferanslarına ev sahipliği yaptık. İİT platformlarında Kadınların Geliştirilmesine Yönelik Eylem Planı'nın uygulanması dâhil, kadın haklarını ilerleten girişimleri desteklemeyi sürdürüyoruz" dedi.
Oturumda ele alınan finansman ve pazarlara erişim, kapasite ve becerilerin güçlendirilmesi gibi başlıkların aslında tek bir hedefe hizmet ettiğini vurgulayan Göktaş, bu hedefin kadınların ekonomik hayatta öncü aktörler olarak daha görünür, güçlü ve kalıcı yer alması olduğunu bildirdi. Girişimciliğin bu süreçteki rolüne dikkati çeken Bakan Göktaş, "Girişimcilik, sadece bir iş kurma faaliyeti değildir. Aynı zamanda üretim kültürünü büyüten, yenilik kapasitesini artıran ve yerel değerleri küresel pazarlara taşıyan bir kalkınma aracıdır. Bir kadın girişimci güçlendiğinde, kendi gelirinin artmasının yanı sıra aile ekonomisini de istikrara kavuşturur" dedi.

"Kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 35,5'e, istihdam oranını yüzde 31,7'ye yükselttik"

Kadınların ekonomik haklarını güçlendirmede 12. Kalkınma Planı ile Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nı temel yol haritaları olarak uyguladıklarını belirten Göktaş, "Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalarla bugün kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 35,5'e, kadın istihdam oranını yüzde 31,7'ye yükselttik. 2028 yılı sonuna kadar iş gücüne katılım oranını yüzde 40,1'e, istihdam oranını ise yüzde 36,2'ye taşımayı hedefliyoruz. Bu hedeflerin sahaya yansıması, güçlü koordinasyon ister. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla kurulan Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu ve alt komiteleriyle kurumlar arası iş birliğini güçlendiriyoruz. Politikalarımızın yerelde daha etkin uygulanmasını sağlıyoruz" dedi.

Sahadaki etkiyi kadın kooperatifleri vasıtasıyla büyüttüklerini dile getiren Göktaş, bugüne kadar yaklaşık bin 350 kooperatifin kurulmasına destek verdiklerini açıkladı. Kadın girişimcilere yönelik destek ve teşvikleri "kadingirisimci.gov.tr" adresinde tek çatı altında topladıklarını belirten Göktaş, "Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" programıyla yedi bölgede eğitimler verdiklerini, Girişimcilik Eğitim Tırı ile de imkânlara erişimin sınırlı olduğu bölgelerde eğitimler gerçekleştirdiklerini anlattı. Finansman ve pazara erişimi aynı kilidin iki anahtarı olarak tanımlayan Bakan Göktaş, finansal kapsayıcılık çalışmalarıyla 1,2 milyon kadına finansal okuryazarlık eğitimi verdiklerini bildirdi.

Hepsiburada iş birliğiyle e-ticarete adım atmak veya işini dijitalde büyütmek isteyen 10 bin kadına eğitim ve operasyonel destek sağladıklarını kaydeden Göktaş, "Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi ile 2 bine yakın kız mühendislik öğrencisini destekledik. Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi ile takriben 9 bin genç kadının mesleki eğitim ve mentörlük mekanizmalarıyla istihdama geçişlerini destekledik" dedi.

"Kadınların güçlenmesini kalkınma politikamızın ayrılmaz bir başlığı olarak ele alıyoruz"

"Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, ulusal refahı büyütür. Bölgesel iş birliğini derinleştirir. Uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırır" ifadelerini kullanan Göktaş, "Bu nedenle Türkiye olarak kadınların güçlenmesini kalkınma politikamızın ayrılmaz bir başlığı olarak ele alıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon, bu alanı ekonomik dönüşümün stratejik unsuru olarak konumlandırmaktadır. Bugün Türkiye'de kadınların piyasalarda öncü aktörler olarak daha görünür hâle gelmesi, sahadaki bu kararlılığın sonucudur" dedi.
Oturumun devamında Azerbaycan, Ürdün, ev sahibi Mısır ve Uganda'dan mevkidaşlarına söz veren Bakan Göktaş, bölgesel tecrübelerin ve iyi uygulama örneklerinin kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldığı bölümü yönetti.

İkili görüşmeler gerçekleştirdi

Bakan Göktaş, Mısır programı kapsamında ikili görüşmeler de gerçekleştirdi. Göktaş, Mısır Arap Cumhuriyeti Ulusal Kadın Konseyi Başkanı, İİT Kadının İlerlemesi Teşkilatı Bakanlar Konseyi ve İcra Kurulu Başkanı Amal Ammar ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Türkiye'nin Aile ve Nüfus On Yılı hedefleri doğrultusunda kadınların güçlenmesine yönelik uluslararası düzeyde yürüttüğü sosyal politikalara ilişkin tecrübeler paylaşıldı.

Bakan Göktaş'ın Pakistan Federal ve Mesleki Eğitimden Sorumlu Devlet Bakanı Wajiha Qamar ile gerçekleştirdiği görüşmesinde ise kadınların ekonomik hayata katılımında eğitimin önemine değinildi.

Göktaş, program kapsamında Tunus Aile, Kadın, Çocuk ve Yaşlılar Bakanı Asma Jabri ile de bir araya gelerek, iki ülke arasında kadın ve aile politikalarına yönelik iş birliği imkanlarını değerlendirdi.

Bakan Göktaş ayrıca, Mısır Arap Cumhuriyeti Sosyal Dayanışma Bakanı Dr. Maya Morsy ile de bir araya geldi. Mevkidaşı Morsy ile birlikte "Diarna" El Sanatları ve Geleneksel Miras Sergisi'ni ziyaret eden Göktaş, sergilenen eserleri yakından inceledi. Sosyal yardım alan girişimcilerin hazırladığı stantları tek tek gezen Bakan Göktaş, el emeği ürünlere dair bilgi aldı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yeniden hayat bulan Marmara Gölü su sporcularının ilgi odağı oldu Manisa’da 5 yıllık kuraklığın ardından yeniden suya kavuşan Marmara Gölü, başta flamingolar olmak üzere göçmen kuşların yuvaya dönmesiyle eşsiz doğa manzaralarına sahne oldu. Doğanın bu büyüleyici uyanışı fotoğraf kareleriyle ölümsüzleşirken, gölün durgun suları da Stand Up Paddleboarding (SUP-kürek sörfü) yapan sporcuların yeni rotası haline geldi. Manisa’nın Salihli, Gölmarmara ve Saruhanlı ilçelerinin ortasında yer alan ve bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Marmara Gölü, 5 yıl süren yoğun kuraklığın ardından yürütülen hummalı çalışmalar ve bereketli yağışlarla adeta küllerinden doğdu. Suya kavuşan göl, kısa sürede göçmen kuşların akınına uğrarken, İzmir’den gelen su sporcularının da yeni rotası oldu. Geçtiğimiz 5 yıl boyunca iklim krizi ve kuraklık nedeniyle tamamen kuruyan ve tabanı çatlayan Marmara Gölü için Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından başlatılan kurtarma projeleri meyvesini verdi. 2025 sonbaharı ile 2026 kış aylarında bölgede etkili olan yoğun ve bereketli yağışlar, çevredeki barajların tam kapasiteye ulaşmasını sağladı. Barajların dolmasıyla birlikte Marmara Gölü’ne su verilmeye başlandı. Kısa sürede neredeyse eski doluluk oranlarına yaklaşan göl, adeta bölgeye yeniden can verdi. Eski günlerine dönen kuş cenneti eşsiz kareler ortaya çıkardı Doğanın kendini hızla toparlamasıyla birlikte, gölün kadim misafirleri de yuvaya geri döndü. Gökyüzünü renklendiren pembe kanatlı flamingolar, pelikanlar, karabataklar ve sumrular Marmara Gölü’nde yeniden kanat çırpmaya başladı. Özellikle havada asılı kalarak avlanmasıyla bilinen bıyıklı sumruların, gün batımının altın saatlerinde yuva yapmak için ağızlarında taşıdıkları otlarla yaptıkları akrobatik uçuşlar ve suya ani dalışları fotoğraf tutkunları için eşsiz malzemeler sundu. Bölgede çekilen doğa fotoğrafları, göldeki ekolojik uyanışın ne kadar hızlı olduğunu gözler önüne serdi. İzmirli SUP sporcuları göle açıldı Öte yandan Marmara Gölü’nün yeniden suyla dolduğunu duyan doğa ve spor tutkunları da bölgeye akın etmeye başladı. İzmir’den Manisa’ya gelen iki SUP - sürek sörfü sporcusu, geniş sörf tahtaları üzerinde ayakta kürek çekerek gölün durgun sularında açıldı. Gölde geri dönen kuş korosu eşliğinde kürek çeken sporcular, batan güneşin ve uyanan doğanın tadını çıkararak eşsiz manzaranın keyfini sürdü. Gölün yeniden su tuttuğunu duyarak SUP denemesi için İzmir’den geldiklerini söyleyen sosyal medya içerik üreticisi Mükremin Necati Baysal, "Yaklaşık 5 yıl önce kuruduğu söylenilen Marmara Gölü’ne geldi. Geçtiğimiz yıl da buraya gelmiştik ve bir damla su yoktu. Göle su verildiğini duyunca merakla geldik. Arkadaşım Kenan Yıldız da su sporlarıyla uğraşıyor. Beraber bir deneme yapalım ve gölün son halini gösterelim istedik" dedi. SUP ile göle açılan su sporcusu Kenan Yıldız, "Doğal döngünün oluşturduğu ancak insanların kuruttuğu gölü incelemeye geldik. Bu güzel haberi değerlendirmek istedik. Burada da bir SUP denemesi yapacağız" ifadelerini kullandı. Marmara Gölü’nün yeniden hayat buluşu hem çevre halkı hem de yaban hayatı uzmanları tarafından büyük bir sevinçle karşılanırken, gölün doğa turizmi için de ne kadar önemli olduğu, Manisa’ya yeni bir turizm kapısı açılabileceğini gözler önüne serdi.
Kütahya Kütahya’da kartpostallık manzara zirvede kar, ovada bahar Kütahya, sahip olduğu coğrafi zenginlik sayesinde aynı anda iki farklı mevsimin yaşandığı eşsiz görüntülere ev sahipliği yapıyor. Kentin Gediz ilçesinde bulunan Murat Dağı’nın yüksek kesimlerinde kış mevsimini andıran manzaralar hakim olurken, Aslanapa ilçesindeki verimli tarım arazilerinde ilkbaharın tüm renkleri kendini gösteriyor. Haziran ayına girilmesine rağmen Murat Dağı’nın zirvelerindeki kar örtüsü henüz tamamen erimedi. Ege Bölgesi’nin en yüksek dağlarından biri olan ve 2 bin 312 metre rakıma sahip Murat Dağı, beyaz örtüsüyle dikkat çekmeye devam ediyor. Dağın zirvesindeki kar tabakası, açık havalarda kilometrelerce uzaklıktan dahi görülebiliyor. Özellikle çevre ilçelerden bakıldığında zirvelerdeki beyaz görüntü, bölge sakinlerine kış mevsimini hatırlatıyor. Doğal güzellikleriyle yıl boyunca ziyaretçilerin ilgi odağı olan Murat Dağı, sadece kar manzaralarıyla değil, sahip olduğu turizm potansiyeliyle de öne çıkıyor. Dağın bin 450 metre rakımında bulunan termal kaplıcaları ile bin 850 metre yükseklikte yer alan kayak merkezi, bölgeyi Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri haline getiriyor. Türkiye’nin ilk termal kayak merkezi olma özelliğini taşıyan Murat Dağı, ziyaretçilerine aynı bölgede hem termal turizm hem de kış sporları imkanı sunuyor. Öte yandan Murat Dağı’nın karlı zirvelerine karşılık Aslanapa ilçesinde ilkbaharın canlılığı yaşanıyor. Verimli tarım arazilerinin yer aldığı ilçede tarlalar yeşile bürünürken, doğadaki renk cümbüşü dikkat çekiyor. Bahar yağışlarının ardından canlanan bitki örtüsü, bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. Çiftçiler yeni üretim sezonunun çalışmalarını sürdürürken, ovadaki manzaralar görsel şölen oluşturuyor. Kütahya’da aynı gün içerisinde hem karla kaplı dağ zirvelerini hem de baharın tüm güzelliklerini görmek mümkün oluyor. Bir tarafta kışın izlerini taşıyan Murat Dağı, diğer tarafta yeşilin her tonuna ev sahipliği yapan Aslanapa Ovası, kentin doğal çeşitliliğini ve zengin coğrafi yapısını gözler önüne seriyor. Ortaya çıkan bu eşsiz görüntü, Kütahya’nın doğa turizmi açısından sahip olduğu önemli potansiyeli de bir kez daha ortaya koyuyor.
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda uçuş rekoru kırıldı Türkiye ve Avrupa’nın en yoğun havalimanlarından biri olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 31 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen 894 uçuş trafiğiyle tüm zamanların en yüksek günlük uçuş trafiğine ulaşarak yeni bir rekora imza attı. Havacılık sektörünün ve Türkiye’nin yükselen değeri olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel kabiliyetini ve bölgedeki stratejik konumunu bir kez daha kanıtladı. 31 Mayıs Pazar günü gerçekleşen yoğun hava trafiği kapsamında, iç ve dış hatlarda toplamda 894 iniş-kalkış trafiğiyle, havalimanı tarihinde bir gün içerisinde ulaşılan en yüksek uçuş sayısı olarak kayıtlara geçti. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ve Terminal İşletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) koordinasyonunda uygulanan titiz çalışmalar neticesinde bayram yoğunluğu ve söz konusu rekor trafik sorunsuz şekilde yönetildi. HEAŞ tarafından, hava trafik kontrol hizmetlerinden apron yönetimine, teknik altyapıdan hava sahası emniyetine kadar tüm operasyonel süreçler etkin şekilde yönetilirken; terminal tarafında ise ISG ekiplerince operasyon, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu konforuna yönelik çalışmalar 24 saat esaslı olarak yürütüldü. Böylece bayram dönemine ait yoğun trafik operasyonel aksama yaşanmadan başarıyla tamamlandı. Havalimanının artan kapasite kullanımını destekleyen bu rekor, aynı zamanda Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın stratejik konumunu ve teknolojik altyapısının gücünü bir kez daha teyit etti. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel başarısıyla Türkiye’nin sivil havacılık hedeflerine katkı sunmaya ve bölgedeki en önemli uçuş merkezlerinden biri olma konumunu güçlendirmeye devam ediyor.