GÜNDEM - 09 Haziran 2015 Salı 15:19

Balyoz’da beraat kararına 7 sanık yönünden temyiz

A
A
A
Balyoz’da beraat kararına 7 sanık yönünden temyiz

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının ardından yeniden görülen Balyoz davasında savcılık tüm sanıklar yönünde verilen beraat kararını Emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanık yönünden temyiz etti.

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının ardından, Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen ve aralarında emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı’nın da bulunduğu 236 tutuksuz sanık hakkında beraat kararı verilmişti. Tüm sanıklar yönünde verilen beraat kararına Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 7 sanık yanık yönünden temyiz etti.

Başsavcıvekili Mehmet Aydın tarafından Yargıtay Ceza Dairesi Başkanlığı'na sunulmak üzere Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan 3 sayfalık temyiz dilekçesinde Emekli Orgeneral Çetin Doğan, Emekli Tümgeneral Behzat Balta, Emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, Emekli Tümgeneral İhsan Balabanlı, Emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın, Emekli Albay Erdal Akyazan ve Emekli Kurmay Albay Emin Küçükkılıç hakkında verilen beraat kararını bozulması istenildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nca 1. Ordu Komutanlığına rutin seminer planı kapsamında 'egemen' planının uygulanması yönünde talimat verildiği hatırlatılan temyiz dilekçesinde “Sanık Çetin Doğan'ın bu açık emir karşısında güncel olmamasına ve o tarih itibariyle tehlike arz etmemesine rağmen irtica başlığı altında olasılığı en yüksek senaryonun oynanması yönünde hazırlık yaptığı ve yaptırdığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bu durumu bildirdiğinde olasılığı en yüksek senaryo (irtica) plan seminerinin ileri ki bir tarihte plan çalışması şeklinde değerlendirilmesine yönelik yazı yazıldığı değerlendirilmiştir" denildi.

Tüm sanıkların 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs' suçlarından beraatına karar verildiği hatırlatılan temyiz dilekçesinde “Sanık Çetin Doğan'ın bu açık emre karşın olasılığı en yüksek senaryoda ısrar ettiği ve daha önce tarihi belirlenen plan seminerinin tarihini ileri alarak irtica başlığı altında olasılığı en yüksek senaryoyu oynadığı, sanık Çetin Doğan'ın irticai ayaklanmayı öngören plan semineri oynanmasındaki ısrarı ve plan seminerinde sıkıyönetim kanununun sıkıyönetim ilanı halinde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne vermiş olduğu yetkileri de aşacak şekilde konuşmalar yaptığı, plan seminerinin senaryosunun da hukuken kabul edilebilecek bir karar bulunmaksızın orduya müdahale yetkisi verecek şekilde oluşturulmasında da sanık Çetin Doğan'ın hükümete karşı tavrını ortaya koyduğu değerlendirilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Ordunun Milli Mutabakat Hükümeti kurma gibi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı anlatılan dilekçede, "Sanık Çetin Doğan'ın seminer konuşmasında AK Parti İktidarının düşürülmesinden sonra Milli Mutabakat Hükümeti kurulmasından bahsettiği, bu şekilde sanık Çetin Doğan'ın plan seminerinde yaptığı konuşma içeriğinin mahiyeti itibariyle darbe yapmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır” denildi.
Temyiz dilekçesinde diğer sanıklar Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, İhsan Balabanlı, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç'ın da plan seminerindeki konuşmaları içerik itibariyle sanık Çetin Doğan'ın konuşmasına benzer mahiyette olduğu anlatıldı.

“PLAN SEMİNERİNİN SEÇİMLE GELEN MEŞRU HÜKÜMETİ ANTİDEMOKRATİK YOLLARLA YIKMAYA YÖNELİK TERTİP EDİLDİĞİ…”
"Sanıkların rütbeleri, emir ve komutaları altındaki birliklerin sayı ve imkanları ile sahip oldukları araç ve gereç bakımından atılı suçlamayı gerçekleştirmeye elverişli imkanlar içinde bulundukları" anlatılan dilekçede, “1. Ordu Komutanlığındaki plan seminerinin sanık Çetin Doğan ve diğer sanıklar tarafından seçimle gelen meşru hükümeti antidemokratik yollarla yıkmaya yönelik tertip edildiği, sanık Çetin Doğan'ın oluşturulan yapılanmanın lideri olduğu, bununla ilgili olarak emirler verdiği ve bu doğrultuda görevlendirmelerin yapıldığı, diğer sanıkların da plan seminerindeki sunumları dikkate alındığında Çetin Doğan liderliğinde atılı suçlamaya konu eylemi gerçekleştirmek için oluşturulan yapılanma içinde yer aldıkları plan seminerine katılarak yukarıda belirlenen amaç doğrultusunda sunum yaptıkları anlaşılmıştır" denildi.

"BERAAT KARARI USUL VE YASAYA AYKIRI "
Dosya mahiyeti göz ön üne alındığın da bu sanıkların Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçunu işlediklerinin anlaşıldığı belirtilen dilekçede bu isimler hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlatıldı. Dilekçesinde 7 sanığın cezalandırılması gerektiğini belirten savcılık, “1. Ordu Komutanlığındaki plan seminerinin sanık Çetin Doğan ve diğer sanıklar tarafından seçimle gelen meşru hükümeti antidemokratik yollarla yıkmaya yönelik tertip edildiği, sanık Çetin Doğan'ın oluşturulan yapılanmanın lideri olduğunu” ifade etti. Dilekçede, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin söz konusu beraat kararının bozulmasına karar verilmesi istenildi. Savcılığın beraat eden 229 sanık için temyiz talebinde bulunmayacağını öğrenildi. 

BAŞAK AKBULUT - YUSUF MELİKOĞLU 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.