KENT HABERLERİ - 19 Nisan 2017 Çarşamba 16:32

Barışın çocukları, İstanbul turu yaptı

A
A
A
Barışın çocukları, İstanbul turu yaptı

8’inci Uluslararası Barış Ekmeği Festivali kapsamında dünyanın dört bir yanından Türkiye’ye gelen çocuklar İstanbul turuna çıkarıldı. Farklı dillere, geleneklere ve göreneklere sahip olmalarına rağmen hep birlikte paylaşmanın ve mutlu olabilmenin örneğini gösteren çocuklar doyasıya eğlenirken dünyaya barış mesajları verdi.

Esenler Belediyesi tarafından düzenlenen 8’inci Uluslararası Barış Ekmeği Festivali kapsamında tüm dünyaya barış ve kardeşlik mesajı vermek için Türkiye’ye gelen çocuklar İstanbul’da buluştu. "Direniş Ülkelerinin Çocuklarıyla Barış Ekmeğini Esenler'de Pişiriyoruz" sloganıyla Afganistan, Azerbaycan, Bosna Hersek, Filistin, Kolombiya, Kosova, Sudan, Suriye’den Türkiye'ye gelen yaklaşık 100 çocuk rehberler eşliğinde İstanbul turuna çıkarıldı. Ellerinde ülkelerinin bayraklarıyla Kazlıçeşme’den Marmaraya binen çocuklar Üsküdar’da kendilerini bekleyen tekneye binerek boğaz turu yaptı. Boğazın eşsiz manzarasında İstanbul’u turlayan çocuklar Kızkulesi’ni, Suada'yı, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü de görerek boğazın temiz havasını aldılar. Çocuklar, İstanbul Boğazı’nı hayranlıkla izlerken ortaya çıkan sevimli yunuslar ise çocukların ilgi odağı oldu. İstanbul’un eşsiz yapılarının bol bol fotoğrafını çeken çocuklar doyasıya eğlendi.
Dünyanın dört bir yanından çocuklar bir yandan ellerinde ülkelerinin bayrakları olan dövizleri taşırken bir yandan da kendilerine has halk oyunları oynadı. Kimi çocuklar rehberleriyle birlikte saz eşliğinde şarkılar söylerken kimilerinin de çalan şarkılarla yöresel figürlerini sergileyerek dans etmesi renkli görüntüler oluşturdu. Farklı dillere, geleneklere ve göreneklere sahip olmalarına rağmen hep birlikte paylaşmanın ve mutlu olabilmenin örneği olan çocuklar dünyaya barış mesajları verdi. Ayrıca çocuklar hep bir ağızdan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’ya kendilerini İstanbul’da ağırladıkları için teşekkür etti.

“Filistin kültürünü temsil ediyorum”
İstanbul'a geldiği için çok mutlu olduğunu ifade eden Filistin’den Türkiye’ye gelen Dunia Ashqar, “Filistin kültürünü temsil ediyorum. Türkiye’yi geziyorum, çocuklarla mutluyum. Fotoğraflar çektik” dedi.

“Türkiye’ye yine gelmek, gezmek isterim”
İstanbul’a gelerek aynı zamanda birçok arkadaş da edindiğini söyleyen ve Afganistan’dan gelen Zuhra Gunehs, “Buraya 23 Nisan’ı kutlamaya geldik. Çok güzel burası, başka ülkelerden gelen çocuklarla tanıştık. Güzelmiş Türkiye, harika. Türkiye’ye yine gelmek, gezmek isterim” diye konuştu.

“Burayı iyi buldum, çok güzelmiş”
Farklı ülkelerden gelen birçok çocukla tanıştığı ve arkadaş olduğu için çok sevindiğini dile getiren Afganistanlı Shahira Ahmadi, “Burayı iyi buldum, çok güzelmiş. Hoşuma geldi, çok güzel hissediyorum. Yine gelmek isterim burayı çok beğendim.
Bir hafta sürecek olan festival kapsamında çocukları birçok etkinlik daha bekliyor.

Hasibe Karadağ - Harun Basat

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da "Farklı değil, birlikte" projesi hayata geçirildi Kütahya’da özel ihtiyaçlı bireylerin toplumsal hayata katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Farklı Değil, Birlikte" projesi kapsamında anlamlı bir buluşma gerçekleştirildi. Vali Musa Işın, proje çerçevesinde down sendromlu çocuklar ve paydaş kurum temsilcileriyle bir araya geldi. Kütahya Valiliği himayelerinde yürütülen proje; Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi koordinasyonunda, Valilik Açık Kapı Şube Müdürlüğü ile Kütahya Özel Eğitim ve Down Sendromlular Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Proje, özel ihtiyaçlı bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını artırmayı ve bu alanda farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje ekibinde; KSBÜ Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sultan Güçlü’nün yanı sıra Dr. Öğr. Üyesi Rahime Aslan, Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kurt, dernek temsilcileri ve sosyal çalışmacılar yer aldı. Program kapsamında düzenlenen etkinliklerde özel bireylerin sosyal uyumlarını güçlendirmeye yönelik faaliyetler gerçekleştirilirken, ailelere yönelik rehabilitasyon çalışmaları ile sanat ve ritim terapisi uygulamaları da hayata geçirildi. Etkinlikte özel bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenen Vali Musa Işın, katılımcılarla sohbet ederek onların mutluluğuna ortak oldu. Programda ayrıca pasta kesimi yapılırken, projeye katkı sunan paydaşlara teşekkür belgeleri takdim edildi. Vali Musa Işın, "Özel ihtiyaçlı bireylerimiz toplumumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Onların hayatın her alanında daha görünür olmaları ve sosyal hayata aktif katılımları en önemli önceliklerimiz arasındadır" ifadelerini kullandı. Toplumsal dayanışma ve kapsayıcılığı güçlendiren proje, hem özel bireyler hem de aileleri için unutulmaz bir etkinlik olarak kayıtlara geçti.
Samsun Dağköy’de tarihle buluşma: Fatma Çavuş’un izinde anlamlı yolculuk Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’de gerçekleştirdikleri belgesel çalışmasıyla Millî Mücadele’nin unutulmaz kadın kahramanlarından Fatma Çavuş’un (Fatma Yalçın) hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencileri Görgünur Eroğlu, Merve Eker, İlknur Tanış ve Dilara Fırat, bitirme projeleri kapsamında Fatma Çavuş’un yaşamını ve mücadelesini araştırmak üzere Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’e geldi. Genç iletişimciler, sahada yaptıkları incelemelerle tarihi yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Dağköy’de yürütülen çalışma kapsamında öğrenciler, "Fatma Çavuş" kitabının yazarı araştırmacı-yazar Ahmet Seven ile bir araya gelerek kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Seven, Fatma Çavuş’un yalnızca cephede savaşan bir figür değil, aynı zamanda bölgesel direnişin örgütleyicisi ve toplumsal bir lider olduğuna dikkat çekti. Söyleşide kahramanın cephedeki mücadelesi, fedakârlıkları ve halk üzerindeki etkisi detaylı şekilde ele alındı. Ahmet Seven, gençlerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Fatma Çavuş’un Mustafa Kemal Atatürk tarafından takdir edilen önemli bir isim olduğunu vurguladı. Seven, bu tür çalışmaların milli hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Öğrenciler, Dağköy’de gerçekleştirdikleri çekim ve söyleşileri dijital platformlara taşıyarak Fatma Çavuş’un hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Hazırlanacak belgeselin, Millî Mücadele’de kadınların rolünü görünür kılması bekleniyor. Bir direniş sembolü: Fatma Çavuş 1897 yılında Samsun Dağköy’de doğan Fatma Yalçın, genç yaşta eşini kaybettikten sonra köyünün savunmasını üstlendi. Millî Mücadele yıllarında bölgede faaliyet gösteren çetelere karşı direniş örgütleyen Fatma Çavuş, kadın ve gençlerden oluşan bir savunma hattı kurarak dikkat çekti. Geliştirdiği taktikler ve kurduğu parola sistemi sayesinde köyünü korumayı başaran kahraman isim, Karadeniz direnişinin simge figürlerinden biri haline geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Atatürk tarafından onurlandırılarak "Çavuş" unvanı verilen Fatma Yalçın, hayatının sonuna kadar bağımsızlık ruhunu yaşattı. 1963 yılında doğduğu köyde hayatını kaybeden Fatma Çavuş’un adı bugün eğitim kurumları ve çeşitli alanlarda yaşatılmaya devam ediyor. Fatma Çavuş’un "Eğer öleceksek, ağlaşarak değil vuruşarak öleceğiz" sözleri ise Türk kadınının direniş ruhunu simgeleyen güçlü bir miras olarak hafızalardaki yerini koruyor.