POLİTİKA - 16 Ağustos 2016 Salı 13:35

Başbakan Yıldırım, FETÖ'cülere sert çıktı

A
A
A
Başbakan Yıldırım, FETÖ'cülere sert çıktı

Başbakan Binali Yıldırım, FETÖ darbe girişiminin ardından yapılan yorumlara işaret ederek, “Darbeyi kınama yerine darbecilerin nerede hatalar yaptıklarını uzun uzun anlatmaya başladılar. Bir daha ki sefer darbede başarısız olmamak için 10 altın kural nedir onu açıkladılar. 10 değil, 100 bin kuralınız olsa millet var karşınızda, millet” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, can alan, kan döken terör örgütlerini bir kez daha lanetlediğini belirterek, bütün teşkilatlara, özellikle de Şırnak teşkilatına başsağlığı diledi. Dün Diyarbakır’da trafik denetleme görevini yapan polislere bomba yüklü kamyonla bir saldırının olduğunu hatırlatan Yıldırım, “Saldırıda polislerimiz şehit oldu, sivil vatandaşlarımız hayatını kaybetti. PKK terör örgütü ve onun uzantıları bir kez daha kan dökmekten geri durmadı. PKK’nın Kürt sorunu diye bir sorunu yok, olsa olsa Kürt vatandaşlarımızın PKK gibi bir sorunu var. Bizim görevimiz de bu sorunu ortadan kaldırmak, yani bu eli kanlı terör örgütünü aramızdan uzaklaştırmak, bölgenin sorununu bölgenin insanıyla halletmek. Kanlı örgütleri ihtiyaç yok, bunlar ne yerli ne milli, bunların üst aklı dışarıda. Parayı veriyorlar öldürüyorlar, dur diyorlar duruyorlar, aynen FETÖ terör örgütü gibi. Bunların ikisi yukarıda bir çatıda birleşiyorlar, biri sağ eliyle biri sol eliyle oynatıyor ama akıl aynı üst akıl. Buradaki oyunun ardını doğru koymamız lazım. Burada Türkiye’nin geleceği, kardeşliği, toprak bütünlüğü, üniter devlet yapımız yok. Tek bayrak, tek devlet, tek vatan, tek millet prensipleri yok. Ne var? İran’dan, Irak’tan Suriye’den toprak kopararak bölgede istikrarsızlığı kalıcı hale getirmek. Yani, Türkiye’yi, Suriye, Irak, Yemen, Mısır gibi yapmak” ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerek 15 Temmuz’dan önce, gerek sonra bu terör örgütleri bir araya geldiler birlikte plan yaptılar. Acaba bu süreci nasıl hızlandırırız, acaba Türkiye’de iç karışıklığı nasıl hızlandırırız ve kardeşin kardeşin birbirine düşmesini nasıl sağlarız? 15 Temmuz oldu, 15 Temmuz öncesi mükemmel bir şekilde yaptıklarını ve artık bu işin dönüşünün olmadığına karar verdiler. Plan, Recep Tayyip Erdoğan’ı halletmek ve Türkiye’yi, insanları birbirine düşürmek, iç karışıklığı körüklemek. Daha sonra da kurtarıcı gibi gelip birilerinin diğerlerinin yanında yer alarak bu kardeş kavgasını artık sonu gelmez duruma dönüştürmek. Hesap buydu, ama 15 Temmuz gecesi onların hesabının üzerinde bir hesap olduğunu asla hesap edemediler. O hesap, Hakkın hesabıdır.”

“15 Temmuz sabahı dostlarımız şaşkın, suçüstü yakalandılar” diyen Yıldırım, “Çünkü beklemiyorlardı, akıl hocaları onlara ‘Bu iş bitti, Tayyip Erdoğan gitti, gözünüz aydın’ birbirlerini kutlarken, sabah ışıklarında bir şaşkınlık, 'Ya ne oldu, bize böyle denmemişti' ne oldu, nerede hata yaptılar? Başladılar darbeyi kınama yerine darbecilerin nerede hatalar yaptıklarını uzun uzun anlatmaya başladılar. Sonra, bir dahaki sefer darbede başarısız olmamak için 10 altın kural nedir onu açıkladılar. 10 değil, 100 bin kuralınız olsa millet var karşınızda, millet. Bu demokrasinin beşiği denen tek dişi kalmış canavar denen medeniyet havarileri yine sus pus oldular, darbe lafını ağzına almadılar. 'Efendim bu darbeciler iyi çocuklar', yağma yok hesap sorulacak, FETÖ gelecek hesap verecek. Şehitlerimizin kanını döken herkesten hesap sorulacak ama hesabı sorarken intikam duygusu ile hareket etmeyeceğiz adaletle hesap soracağız” ifadelerini kullandı.
Yıldırım, şöyle konuştu: “Adaletle hareket edeceğiz. Türk adaleti hesap soracak, hiç kimsenin yaptığı yanına kalmayacak. Bundan emin olabilirsiniz. Ölümden daha büyük ölümler var onlar için, o da tarafsız ve adil yargılamadır. İnsanlık suçu işleyen bölücü PKK en büyük acıyı Türk vatandaşlarımıza yaşattı. FETÖ darbe girişiminden sonra kanlı yüzünü bir kez daha gösteren PKK, terör örgütünün başındaki baronlar, elbette döktükleri kanın hesabını verecekler. Türkiye düşmanlarının, Türkiye’yi dize getirmek için kurdukları her türlü tezgah mutlaka bozulacak, satılmış, kiralık bütün ruhlar, vatanımıza, vatandaşımıza kurşun sıkan katiller en ağır şekilde adalette hesabını vermeye başladı. Unutmayalım ki bu ülke için can veren şehitlerimizin aziz hatırası, vatanımızdır, ülkemizdir. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakacağız.”

İşsizlik ve iş gücüne katılım istatistikleri
Dün işsizlik ve iş gücüne katılım ile ilgili istatistiklerin yayınladığını hatırlatan Yıldırım, 28 milyon vatandaşın şu anda iş sahibi olduğunu ifade etti. Ekonominin terör, darbe girişiminden etkilenmediğine işaret eden Yıldırım, Merkez Bankası rezervlerinin 120 milyar dolardan 126 milyar dolara çıktığını belirtti. 'Türkiye’den para çıkacak' spekülasyonlarını hatırlatan Yıldırım, dün itibarıyla Türkiye’ye giren paran miktarının çıkan miktardan 1 milyar lira daha fazla olduğunu ifade etti. Bireysel emeklilik sisteminin yasalaştığını anlatan Yıldırım, vatandaşların geleceğe yatırım yapacağını ve tasarrufların artırılacağını ifade etti.
Tüm işadamları ve sanayicilere seslenen Yıldırım, “Türkiye için üretmeye, Türkiye’ye güvenmeye devam edin. Önümüzdeki engelleri tek tek kaldırın” dedi.

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz gecesinde milletin yanı sıra en büyük görevi medyanın yaptığına dikkati çekerek, “Darbecilere direndiler ve Türkiye’nin geleceğinin aydınlanmasında çok büyük emek gösterdiler. Bütün yazılı, görsel medya kuruluşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Tabii en büyük teşekkür o karanlık gecede Gazi Meclisi aydınlatan milletvekillerimizedir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyen milletvekillerimizindir” diye konuştu.

Pazar günü partilerinin 15. kuruluş yıldönümü kapsamında anma töreninin gerçekleştirildiğini hatırlatan Yıldırım, “Bütün kurucu kadrolarımızı bir araya getirdik. Kurucu ilkelerimizi yeniden hatırladık, heyecanlarımızı ve gelecekte Türkiye’ye yapacaklarımızı o gün o meydanda vatandaşlarımızla paylaştık. Bir kez daha gördük ki ilk günkü gibi heyecanımız var, kararlılığımız devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Bir yandan büyük eserler kazandırdık, bir yandan da vesayet odakları mücadele ettik” diyen Yıldırım, “Her şey o kadar güllük gülistanlık değildi. Tek başına iş başına diyen vatandaşa seslendik, vatandaş da sesimize kulak verdi, AK Parti’yi tek başına iktidara getirdi. Ne kadar güzel 366 milletvekiliyle gelmişiz. Geldik Bismillah dedik, oturduk. Birtakım adamlar peydahlandı, hayır ola, biz sizin ortaklarınız. Biz vatandaştan yetkiyi aldık, hadi işinize dedik. Bizde ortak olmaz. Birini def ediyoruz, biri geliyor. Ne biçim iş kardeşim sizinle mi uğraşacağız, millete hizmet mi vereceğiz? Artık laf anlamıyorlar, biz de gereğini yaptık. Önce milletvekili, Cumhurbaşkanı seçeceği bir icat çıkardı. Bizim memlekette buna tilki fıslıyor diyorlar. AK Parti geldi kural değişti, ne olacak 367. Ben sana 367’yi gösterdim. Şer odakları, vesayet odakları pes etmiyor. Bu sefer daha büyük hamle yaptılar. Bu partiyi kapatalım iş bitsin dediler, başka türlü olmuyor, oradan da yırttık ama her seferinde güçlenerek çıktık. Çünkü, biz sırtımızı vesayet odaklarına değil millete dayadık” ifadelerini kullandı.

“Bu sefer yargıda da bir hareket başladı, orada bir vesayet doğdu” diyen Yıldırım, “Onu da ortadan kaldıralım diye bu sefer yargı reformunu getirdik. Millet de Allah razı olsun, yol verdi. Yargı vesayetini bitirdiğimizi zannediyorduk meğerse tatarı bitti, beteri geldi. Bu sefer FETÖ’nün adamları vesayet odaklarını aradan çıkarınca onlar kafayı kaldırmaya başladı. Biz buradayız dediler, siz buradaysanız biz de buradayız. Sonra MİT operasyonu, olmadı Gezi’de ortalığı karıştırma olmadı 17 Aralık. Yargı darbe teşebbüsü, orada işin rengi belli oldu. Bu sefer bu FETÖ terör örgütüyle artık mücadele kaçınılmaz hale geldi. Bu mücadeleyi en kararlı şekilde 17 Aralık’la birlikte dile getiren ve bu tehlikeye dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan” şeklinde konuştu.

“Bu mücadelenin büyüklüğünü birçok kurum, insan tehlikenin vahametini anlayamadı” diyen Yıldırım, “Bunlar böyle değil, bunlar da bizim gibi inançlı, nitelikli insanlar ama 15 Temmuz’da ne olduklarını millet gördü. Bu terör örgütünün, en büyük tahribatı ortak değerlerimizi kutsallarımızı yok ettiler, en büyük tahribatları bu. Hayır için, hasenat için, çocuklarımızın dinlerini daha iyi öğrenmesi için yaptığımız fedakarlıkları, verdiğimiz paraları, yurtdışındaki ülkelerin siyasetçilerine, lobi merkezlerine oluk oluk aktardılar. Kurban paralarını götürdüler kirli emelleri için harcadılar. Milletim bunu iyi bilsin. Müslümanlık duygusu içinde, yardım eden vatandaşlarımızın bu işle hiçbir alakası yok. Kiminle işimiz var, milletin parasını alıp, Türkiye’de vatandaşın aldığı silahları, uçakları vatandaşın üzerinde bomba, mermi olarak kullananlardan hesap soracağız. Eğer bu örgüte hiçbir şekilde, bilerek ve isteyerek destek vermeye devam etmediyse, 17 Aralık’tan sonra hiç kimse endişe etmesin. 17 Aralık’tan sonra mazeret yok, çünkü artık gün ışığı gibi bu terör örgütünün niyeti çıkıyor. Suçlu ile suçsuzu birbirinden ayırt edeceğiz. İşin kolay olmadığını, herkes bilmeli çünkü örgüt saydam değil, sistem kapalı, içeride ne dönüyor anlamak kolay değil, hiç ummadığınız, tahmin etmediğiniz insanlar karşınıza terör örgütünün abisi, ablası, imamı olarak ortaya çıkıveriyor” ifadelerine yer verdi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Seyhan Nehri’nde "Su Korteji" renkli görüntülere sahne oldu Adana’da 14. Uluslarası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın üçüncü gününde Seyhan Nehri’nde "Su Korteji" yapıldı. Karnavalın en çok beklenen etkinliklerinden biri olan "Su Korteji", yüzlerce kano tutkununu Seyhan Nehri’nde buluşturdu. "Nisan’da Adana’da" ruhunu suya taşıyan vatandaşlar, kanolarıyla nehrin üzerinde süzülürken izleyenlere unutulmaz bir görsel şölen sundu. Şehrin sembolü olan turuncunun her tonunun hakim olduğu nehirde, suyun üzerine yansıyan renkler masalsı görüntülere neden oldu. Korteje sadece sporcular değil, karnavalın ruhunu yansıtan rengarenk kostümlerle vatandaşlar da katıldı. Çiçeklerle bezeli şapkaları ve rengarenk kostümleriyle kürek çeken katılımcılar, kıyıdaki binlerce izleyiciyi selamladı. Portakal çiçeklerinin eşsiz kokusu eşliğinde gerçekleşen kortej, Adana’nın kültürel ve turistik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Akşam saatlerine kadar süren etkinliklerde, Seyhan Nehri kıyısında toplanan binlerce kişi bu tarihi anları cep telefonlarıyla ölümsüzleştirdi. "Buradaki görüntüler çok ayrı kesinlikle herkesin gelmesi gerek" Kütahya’dan gelen Buse Tual, "Bizim de orada festivaller oluyor ama burası çok ayrı olmuş uluslararası bir tanıtım olur diye düşünüyorum.Kesinlikle herkesin gelmesi gerek" ifadelerini kullandı. Adana’da yaşayan Azize Türkmenoğlu ise, "Çok güzeldi gerçekten çok etkileyici bir kortejdi. Adana’nın yerlisiyim ama herkesin mutlaka gelmesi gereken bir kortej. Adana’yı çok güzel tanıtan bir etkinlik" dedi.
Burdur Burdur’da Yaşayan Miras Şöleni devam ediyor Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla, Burdur Valiliği ile Kültürel Miras Diplomasisi Derneği iş birliğinde düzenlenen "Burdur Yaşayan Miras Şöleni", devam ediyor. Burdur Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen şölen çerçevesinde 13 ilden yaklaşık 50 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı, geleneksel el sanatlarını sanatseverlerle buluşturuyor. Ziyaretçiler, stantlarda sergilenen eserleri yakından inceleme ve ustalardan bilgi alma fırsatı buluyor. Şölenin ikinci gününde de etkinlikler yoğun katılımla sürüyor. Program çerçevesinde; sipsi, cura, kabak kemane ve çoban kavalı yapımcılığı, bez ve dastar dokuma, bıçakçılık, Eşme kilimi dokumacılığı, cam üfleme, yazmacılık, iğne oyacılığı, Milas halısı dokumacılığı, çarpana dokuma, ahşap oyuncak yapımı, filografi, bakır tel işleme, çini, mücevher sadekarlığı ve lületaşı işlemeciliği gibi birçok geleneksel sanat dalı tanıtıldı. Öte yandan şölen çerçevesinde Zülfiye Nur Sağlamer’in "Keçe" sergisi de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Çocuklara yönelik etkinliklerde ise Ahmet Örmeci Karagöz gösterisiyle, Serkan Bilgin kukla gösterisiyle, Havva Koçak ise masal ve hikaye anlatımıyla miniklerle buluştu. Ayrıca mangala, seksek ve dokuztaş gibi geleneksel çocuk oyunları da çocuklara tanıtıldı. Burdurluların yoğun ilgi gösterdiği "Burdur Yaşayan Miras Şöleni", 5 Nisan Pazar günü sona erecek.
Bilecik Zabıta ekipleri güzellik salonlarına yaptığı denetimde son kullanma tarihi geçen bin 500 ürüne el koydu Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri denetim çalışması kapsamında son kullanma tarihi geçen yaklaşık bin 500 ürüne el koydu. Birçok alanda denetim faaliyetlerini sürdüren Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halkın sağlığı ve güvenliği için olumsuz şartlarda hizmet verenlere fırsat vermiyor. Güzellik salonu adıyla faaliyet gösteren iş yerlerine yapılan denetimlerde yakalanan ürünlere el konularak, ilgililere ceza işlemi uygulandı. "Bunların faaliyet alanı bayan kuaförü, ismi güzellik salonu olabilir" Zabıta Müdürü Mücahit Öndersev, denetimler hakkında yaptığı açıklamada, ‘’Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak ilimizde faaliyet gösteren bayan kuaförlerini denetledik. Bunların faaliyet alanı bayan kuaförü. İsmi güzellik salonu olabilir. Yaklaşık bin 500 adet son kullanma tarihi geçmiş ürün tespit ettik. Bu son kullanma tarihleri geçmiş ürünlerin hepsine biz el koyduk. Gerekli ceza işlemlerini uyguluyoruz. Ancak bunun dışında örnek şekilde hizmet veren yerler de var. Biz hiçbirinin ismini açıklamıyoruz. Hepsinden topladığımız bu ürünleri imha edeceğiz. Örnek şekilde hizmet veren işyerleri sahiplerine Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak teşekkür ediyoruz" dedi. Öndersev bu alanda olduğu gibi tüm denetim noktalarında kontroller gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirterek, vatandaşların da bu tür olumsuz ve uygunsuz durumlara karşı duyarlı olmaları uyarısında bulundu.
Antalya ALKÜ’de Kütüphane Haftası etkinliklerle kutlandı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) 30 Mart-5 Nisan 2026 62. Kütüphane Haftası ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesinde yapılan birbirinden farklı etkinliklerle kutlandı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) özel gün ve haftalar etkinlikler ve projelerle kutlanmaya devam ediyor. Bu kapsamda 30 Mart - 5 Nisan 2026 62. Kütüphane Haftası, ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesinde bir hafta süren etkinliklerle geçti. 30 Mart Pazartesi günü kütüphane tanıtımı ve okuma etkinliği ile başlayan etkinlikte Alanya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri öğretmenleri ile birlikte kütüphaneyi gezdiler. Öğrenciler gezide kütüphane görevlileri tarafından bilgilendirildiler. Daha sonra raflardan kitap alarak okuma etkinliği yaptılar. Etkinlik, Tıp Fakültesi binasında Complete Anatomy Eğitimi ile sürdü. Doğu Türkistan anlatıldı Etkinlikler Kestel İlkokulu öğrencileri ve öğretmenlerinin ziyaretleriyle devam etti. Öğrenciler ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesini gezerek uzmanlardan bilgi aldılar. Bilgilendirmenin ardından kitap okuma etkinliği gerçekleştirdi. İkinci gün etkinlikleri İntihal Tespit Programları Bilgilendirme Toplantısıyla devam etti. Kütüphaneler Haftası etkinliklerinin üçüncü günü, Gazeteci-Yazar Taha Kılınç’ın "Aytemiz Sahne - Merak Ettiklerin Buradan Geçer" serisi kapsamında yapılan "Doğu Türkistan" konferansıyla sürdü. Yazar Taha Kılınç konferansta yerinde incelemelerde bulunduğu Doğu Türkistan’da yaşananları detaylarıyla anlattı. Etkinlik sonunda Kılınç, okurlarının kitaplarını imzaladı. Günün sonunda Sobiad - Bookcites Eğitimi yapıldı. 3 kitap kurduna hediyeleri verildi ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesinden en çok kitap okuyan öğrencilere verilen ödül töreni ile etkinlikler sürdü. Son bir yıl içerisinde kütüphaneden en çok faydalanan Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden Ali Dayan birinci olurken, Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden Mukaddes Tekin ikinci, Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünden İrem Can ise üçüncü oldu. Ödül törenine Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Işık Bayraktar, ALKÜ Genel Sekreteri Hüseyin Er, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Hayri Akın, Şube Müdürü Vural Akyel ve kütüphane personeli katıldı. Hediyelerin takdiminin ardından Rektör Yardımcıları Bayramoğlu ve Bayraktar öğrencilere başarılarının devamını dilediler. Etkinliklerin son günü ise Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından abone olunan Assistin.AI yapay zekâ platformu için kullanıcı eğitimi ile sona erdi. Rektör Türkdoğan: "Kütüphaneler bilginin kalbidir" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Kütüphane Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin üniversite açısından büyük önem taşıdığını belirterek kütüphanelerin bilginin üretildiği ve paylaşıldığı en önemli merkezler olduğunu ifade etti. Rektör Türkdoğan, "Kütüphaneler yalnızca kitapların bulunduğu alanlar değil; aynı zamanda araştırmanın, öğrenmenin ve gelişimin merkezidir. Üniversite olarak öğrencilerimizin kütüphanelerimizi aktif şekilde kullanmalarını önemsiyoruz. Bu tür etkinliklerle hem okuma alışkanlığını teşvik ediyor hem de öğrencilerimizin bilgiye erişim becerilerini güçlendiriyoruz" dedi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kütüphanelerin de dijital dönüşüm sürecine uyum sağladığını vurgulayan Türkdoğan, "Basılı kaynakların yanı sıra dijital veri tabanları ve yapay zekâ destekli sistemlerle öğrencilerimize daha hızlı ve etkin bir hizmet sunuyoruz. Kütüphane Haftası boyunca gerçekleştirilen etkinlikler de bu dönüşümün önemli bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Etkinliklerde emeği geçen tüm personele teşekkür eden Türkdoğan, öğrencilerin yoğun katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek Kütüphane Haftası’nı kutladı.