GÜNDEM - 15 Ocak 2014 Çarşamba 12:21

Başbakan’ın bahsettiği 'Haşhaşiler' kimdir?

A
A
A
Başbakan’ın bahsettiği 'Haşhaşiler' kimdir?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, dün AK Parti grubunda yaptığı konuşmada telaffuz ettiği ‘Haşhaşiler’ tabiri, 11. yüzyılda Hasan Sabbah tarafından kurulan bir teşkilat.

Tayyip Erdoğan, dün son günlerde yaşanan olaylarla ilgili “Haşhaşiler” benzetmesinde bulunmuştu. Başbakan, Selçuklu Devleti’nin hüküm sürdüğü dönemde Haşhaşiler adlı gizli bir örgütün devleti esir almaya çalıştığını ve gerektiğinde düşmanlarla işbirliğine gittiğini belirterek, “Asırlar önce millet olarak bunları yaşadık ve gördük” diyerek Haşhaşileri gündeme getirmişti. Bu örgütün tarihi ise şöyle:

“Haşhaşin” de denilen örgüt, 1090 yılında batıl İsmaililik mezhebine mensup Hasan Sabbah tarafından kuruldu. Fatımiler devleti içindeki hizipleşmeden sonra oluşan iki koldan biri olan Nizarilik’in temsilcisi olan Haşhaşin örgütü, önce İran sonra da Suriye'ye yayıldı. Kuşatılması ve ele geçirilmesi güç kalelerde konuşlanan Haşhaşiler, önemli kişilere yönelik suikastlere dayanan etkili bir askeri strateji geliştirerek Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli ve farklı bir güç olarak ortaya çıktı. Haşhaşin örgütü daima Sünni inancındakileri düşman olarak gördü. Abbasi Halifeliği ve onun koruyucusu olan Büyük Selçuklu Devleti de Haşhaşiler’in en büyük düşmanlarından biriydi. Haşhaşiler’in Haçlılar ve Moğollar’ı hedef alan bazı saldırıları olduğu da biliniyor.

Haşhaşiler Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli rol oynadı. Büyük Selçuklu Devleti'nin en parlak döneminde düşüşe geçmesinde ve Sencer, Berkyaruk, Muhammed Tapar arasındaki taht kavgalarına önemli etkide bulundular. Bu süreçte bazı Selçuklu sultanlarıyla müttefik olan Haşhaşiler çoğuyla da mücadele içinde oldu. Suriye Haşhaşileri, Haçlı Seferleri sırasında siyasal olaylarda önemli bir rol oynadı. Râşidüddin Sinan el-İsmâili döneminde siyasal ve öğretisel olarak en parlak dönemlerini yaşadı. 1273 yılında ise kalelerini Baybars'a teslim etti. Sıkı bir hiyerarşi ve katı kurallara dayanan Haşhaşiler tarihte kendilerinden önce pek görülmemiş olan bir askeri taktik geliştirdiler. Özel olarak tek bir önemli kişiyi öldürmek olan suikastı, temel askeri taktik olarak kullanan Haşhaşiler, suikastı da kendilerince dini ve psikolojik bir şekilde uyguladılar. Haşhaşilerce yapılan suikastlerin hiçbirinde ok, zehir gibi silahlar kullanılmadığı, neredeyse tüm suikastlerde hançer kullanıldığı belirtiliyor. Suikasti gerçekleştiren Haşhaşi’nin kaçmaya çalışmaması ve öldürülen kişinin korumaları veya halk tarafından linç edilmesi ise eylemlerine ayinsel bir hava katmak ve insanları korkutmak ve etkilemek amacıyla bu şekilde yaptığını düşündürüyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kocaelispor’dan Filistin’e destek Filistin’deki katliamların durdurulması amacıyla İstanbul Galata Köprüsü’nde düzenlenen "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz" mitingine katılan Kocaelispor Kulübü, Gazze halkına destek verdi. Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve katliamların durdurulması çağrısında bulunmak amacıyla düzenlenen "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz" mitingine Kocaelispor Kulübü de katılarak destek verdi. İstanbul Galata Köprüsü üzerinde gerçekleştirilen mitingde, 400’ün üzerinde sivil toplum kuruluşu ile çok sayıda futbol kulübü yer aldı. Yoğun katılımın olduğu mitingde, Filistin halkına yönelik saldırıların sona erdirilmesi, sivillerin korunması ve uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi yönünde mesajlar verildi. Ellerinde Filistin bayrakları ve pankartlarla bir araya gelen vatandaşlar, İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü saldırılara tepki gösterdi. Mitinge katılan Kocaelispor Kulübü Başkanı Recep Durul, Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman ile birlikte Galata Köprüsü üzerinde yerini aldı. Kocaelispor camiası adına mitinge katıldıklarını belirten Durul, Filistin’de yaşananların yalnızca bölgesel sorun değil, tüm insanlığın vicdanını ilgilendiren mesele olduğunu vurguladı. Sporun birleştirici gücüne dikkat çeken Durul, Kocaelispor olarak mazlumun yanında, zulmün karşısında durmaya devam edeceklerini ifade etti.