KENT HABERLERİ - 28 Ocak 2020 Salı 19:40

Başkan Soyer’den çarpıcı deprem yorumu

A
A
A
Başkan Soyer’den çarpıcı deprem yorumu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, büyükşehir olarak depreme karşı her türlü hazırlığı yaptıklarını ancak İzmir’in depreme hazır olmadığını belirterek, “Depreme karşı İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak hazırız, İzmir’i hazırlamak için yola çıkmaya hazırız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Genel Sekreter Buğra Gökçe, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclisi’nin ocak ayı toplantısına katıldı. İzmir’le ilgili önemli açıklamalarda bulunan Başkan Soyer, İzmir’in ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin depreme hazırlığı konusunda, “Deprem konusunda net olarak söyleyebilirim ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurumsal kimliğiyle, araç gereciyle, planı projesiyle hazırız. Depreme karşı her türlü hazırlığımızı ve tedbirimizi yapmış bulunmaktayız ama ‘İzmir hazır mı?’ diye sorarsanız, İzmir hazır değil. Biz Büyükşehir olarak afet karşısında ne yapacağımızı biliyoruz. Hangi araç gerecin kullanılacağını, hangi kadro ile çalışacağımızı, hangi toplanma alanlarının olduğunu birliyoruz ama ne yazık ki İzmir hazır değil. Bunun için uzun soluklu çalışma gerekiyor. Bunu bir yerden başlatmak lazım, o çalışmaya başlıyoruz. Hem sahilde hem de fay hatları üzerinde yapılmış birçok yapı var. Bu yapılarla ilgili kentsel dönüşüm ve başka düzenlemeler adı altında mutlaka çare üretmek mecburiyetindeyiz. Bu oldukça uzun bir sunum gerektiriyor ama özetle, biz bu hazırlıklarımızı en kısa sürede İzmirlilerle paylaşacağız. Toplanma alanları, afet anında nereye nasıl ulaşılmalı, kimler sorumlu, hangi araç gereçle nerede olunacak paylaşacağız. Bu projemiz hazır, bunu sadece paylaşacağız. Farkındalık için hem İzmir’de planlama sürecinde neler yapılması gerekir, bunu bilim adamları ile sunacağız, hem de çocuklara deprem farkındalığını öğretmek için onları eğitim alanına taşıyacağız. Bizim belki de çok az yerde olan deprem simülasyon merkezimizde çocukları buluşturup farkındalığı büyüteceğiz. Depreme karşı İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak hazırız, İzmir’i hazırlamak için yola çıkmaya hazırız” diye konuştu.

“Çok büyük bir acıydı”

Başkan Soyer, Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremle ilgili de, “Geçen hafta hepimizin yüreği yandı, Elazığ’da ocaklar söndü. Çok büyük bir acıydı. Büyük bir enerji doğdu ve herkes seferber oldu. Ekibimiz hemen Elazığ’a intikal ettiler, bugün dönüş yapıyorlar” diyerek Elazığ’a gönderilen yardım tırları hakkında bilgi verdi. Yarın da izolasyonlu kışlık çadırları da yarın yollayacaklarını kaydeden Soyer, yardım eden İzmir halkına ve esnaflara teşekkür etti.

“Birlikte İzmir olma iradesini güçlendirmek mecburiyetindeyiz”

Soyer, konuşmasında İzmir ile ilgili önemli başlıklar hakkında da açıklamalarda bulundu. İzmir’de iklimi değiştirmeye, yeni bir ekosistem oluşturmaya gayret ettiklerini ifade eden Soyer, “Bu şehir hepimizin ve siyasi ayrıştırmalarla sığlaştırılamayacak kadar büyük potansiyele sahip. Biz işbirliği alanlarını nasıl geliştiririz, nasıl daha çok iş ortaya koyabiliriz, bunun gayreti içindeyiz. Bu küresel ekonomik dünya; savaş, göç, iklim değişikliği ile çok kırılgan ve çok birbirine bağlı. Dünyanın içinde olduğu bu ekonomik kırılganlık bizi de etkiliyor. Mahmut Başkan’ın 2020 ile ilgili Türkiye için çizdiği tablo dileğine katılıyorum. Ekonomik büyüme, ihracat fazlası umarım gerçekleşir. Ancak bazı göstergeler de var ki ürkütücü tablolar sunuyor. Biz belediyeler olarak devletin vergilerinden pay alıyoruz. Her geçen ay bu kaynaktaki düşüş, vergi toplamakta güçlük yaşandığını ortaya koyuyor. Bu hepimizin farkında olası gereken bir durum. Bu durum bizim sağlamak istediğimiz ekosistemi mecbur kışlan bir gerçek. Bu sıkıntıyı açmanın yolu el ele vermekten, dayanışma içinde olmaktan geçiyor. Aksi takdirde bu krizlerin faturasını her birimiz daha fazla ödüyoruz. Ne zaman güçleri birleştirip ortak duruş sergiliyoruz; krizlerin faturası da hafifliyor. Birlikte İzmir olma iradesini güçlendirmek mecburiyetindeyiz” ifadelerine yer verdi.

Başkan Soyer’den çarpıcı deprem yorumu

“Aksi takdirde İzmir yara alır”

“Daha çok ortak proje geliştirmek mecburiyetindeyiz” diyen Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birbirimizi duyup dinlemeye ihtiyacımız var. Aksi takdirde İzmir yara alır. İzmir’in yara alması, hepimizin tek tek yara almasıdır. Büyümenin, güçlenmenin yolu birbirimizi gücüne güç katmaktan geçiyor, ayrışmadan değil. Bizim birbirimize ‘gözünün üstünde kaşı var’ demeye hakkımız yok. Birbirimizin eksiğini gediğini kapatmaya, kusurunu örtmeye ihtiyacımız var. İzmir’in en büyük problemi ne ulaşım, ne çöp, ne Körfez. İzmir’in en büyük problemi dünya kenti olmasıdır. İzmir’in dünya kenti olması demek, İzmir’in hak ettiği yere çıkmaya başlaması demek. Bir kent dünya kenti olamıyorsa o kent patinaj yapıyordur demektir. Bunun da büyümenin önünü açmasına imkan yok. Bir kent ancak diğer kentlerle rekabette öne geçerek ve dünyaya o potansiyeli gösterecek noktaya geliyorsa o kentteki herkes için ekmek büyümeye bakıyor demektir. Birinci önceliğimiz İzmir’i dünya kenti yapmaktır.”

“Yapmamız gereken, el ele vermek”

“İzmir yüzlerce yıl dünyanın en önemli liman kentlerinden biriydi. İzmir ticaretle büyüyen bir kentti. İzmir ticaretiyle, limanıyla, tarımıyla, turizmiyle büyüyecek. Hepsinin özünde ticaret olacak” diyen Soyer, İzmir’i dünya kenti yapmak için yürüttükleri bazı projeleri de sıraladı. Soyer, “Expo, İzmir’in hüsrana uğradığı bir süreçti ama adaylık sürecine başladık. Bunu başarmak mecburiyetindeyiz. İzmir ticaretiyle, turizmiyle, tarımıyla, bir ucunda Efes bir ucunda Bergama’sıyla, kentteki flamingolarıyla, gastronomisiyle dünya kenti ama eğer bunu dünyaya anlatamazsak bunu biliyor olmanın hiçbirimize faydası yok. Bunu dünyaya anlatmak mecburiyetindeyiz. Bunun önünde hiçbir engel yok. Yapmamız gereken, el ele vermek” dedi.

“Yaşam kalitesi yükselecek”

1 milyar 70 milyon dolar bütçesi olan Buca Metrosunu 2023’te işletmeye açmayı hedeflediklerini, Buca Metrosunun sadece metrodan ibaret olmadığını dile getiren Soyer, şunları söyledi:

“Aynı zamanda İzmir’in en sıkışık olduğu noktada yaşam kalitesinin yükseltecek bir enstrüman. Metro ile Buca’da hayat yaşam kalitesi değişecek. Hafif raylı sistemlerin kentte artırılması ile, alt geçitlerin artması ile, ulaşım konforunun artması ile, kent içinde deniz ulaşımın güçlenmesi ile, yaşam kalitesinin yükseldiğine tanıklık edeceğiz. Katı atık bertarafı ile ilgili Harmadanlı’da elektrik üretmeye başladık. Birkaç noktada çağdaş ve bilimsel yöntemlerle enerji üretmeye başlayacağız. Bu kentin daha çok kültür-sanat şehri yapmak için girişimlerimiz var.”

Kadifekale’de Tarkan konseri

Kemeraltı projesinin en çok heyecanlarından projelerin başında geldiğini vurgulayan Soyer, “Kemeraltı bizim için İzmir’in dünya kenti olması için en güçlü entürman. Kemeraltı, dünyanın en büyük ve en eski açık hava alışveriş merkezi. Sadece bu unvan bile bu şehri bir dünya markası yapmak için yeterli. Bizim İzmir’de hem ulaşımda, hem katı atık bertarafında, hem üretimde bir çok çalışmamız var. Kadifekale’de 20 bin kapasiteli amfi tiyatro projemiz var. 29 Ekim 2023 konseri için Tarkan’la anlaştık. Konseri Kadifekale amfi tiyatrosuna yapacağız. Kadifekale’de bir Efes var ve bu yokmuş gibi hayatı sürdürüyoruz. Biz hep bir derya içinde olup bu coğrafyada deryayı bilmeyen balık gibi yaşadık. Şimdi bu deryanın ne muazzam olduğunu dünyaya göstereceğiz. Bu rüyayı hayata geçirecek kaynakların hepsine sahibiz. Ayakları yere basan ve mümkün olan bir projeden bahsediyoruz” diye konuştu.

Otopark sorunu ve Mavişehir için proje

Meclis üyelerinin sorularını da yanıtlayan Başkan Soyer, “Otopark sorunu kronik sorunların biri. Çarelerden biri bazı imar parsellerinde vatandaşa otopark yapma hakkını tanımak. Birçok boş alanda vatandaş, imar durumu izin vermediği için fırsat bulamıyordu. Özel otoparkların yapılmasını mümkün kılacak düzenlemeye başlıyoruz. Vatandaş, ‘parselim var, otopark yapalım’ diyordu ama daha önce mevzuat izin vermediği için onay veremiyorduk. Şimdi bunu mümkün kılmanın arayışı içindeyiz. Özellikte Alsancak’ta ciddi sıkışıklık bar. Bunun çare olacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerde Bayraklı ve Karbağlar’da iki otoparkı hizmete açacağız. Mavişehir’deki su baskınları ile ilgili proje hazırlığı tamamlandı. İhaleye çıkmadan önce vatandaşlarımızla da toplantı yaptık. İhaleyi çıkacağımız projeyi onlarla paylaştık. İhale süreci başlatıldı. En kısa sürede Mavişehir’de bu sorunun yaşanmaması için projeyi hayata geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Yardım kamyonu yola çıktı

Elazığ’da meydana gelen depremle ilgili de konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) koordinasyonunda İZTO, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) işbirliğiyle, depremden etkilenen vatandaşlara ulaştırılmak üzere temel ihtiyaç malzemelerinden oluşan ilk yardım kamyonunun yola çıktığını belirtti. Özgener, “Devam eden süreçte, ihtiyaca göre üzerimize düşen her türlü maddi ve manevi sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Destek istedi

İzmir olarak fuar konusunda çok eksik olduklarını belirten Özgener, İzmir’in sadece az sayıda uluslararası fuara ev sahipliği yaptığını, bu konuda daha yoğun çalışılması gerektiğini ifade etti. İZTO olarak kente bir kongre merkezi kazandırılmasını ve bunun Fuar İzmir ile entegre olarak hayata geçirilmesini dile getirdiklerini söyleyen Özgener, “Sayın Soyer, kongre merkezinin yapımına Fuar İzmir’in bulunduğu alanda başlayacaklarını ve havaalanı-fuar-kongre merkezi hafif raylı sistemini yapacaklarını ifade etti. Bu kararından ötürü Sayın Başkanımız’a teşekkürlerimizi sunuyoruz. Torbalı’da çalışmaları devam eden Mobilya OSB’ye ciddi talep geldi. Dikili’ye de 4 kat fazla talep geldi. Şehrimizde bu tip çalışmalara büyük ilgi var. Yer ihtiyacı çok büyük. Şehir içinde verimsiz şartlarda faaliyet gösteren üyelerimizin modern, toplu iş yeri ihtiyaçları var. Belediyemizin de bu konuda tam desteğini bekliyoruz” diye konuştu.

“İzmir en zor hedefleri bile kolaya çevrilebilir”

İzmir’deki ilçe belediyelerde imar ve ruhsat ile ilgili tüm harçlar, hizmet ücretleri, birim fiyatların farklılık gösterdiğini, ruhsat ve imar ile ilgili talep edilen belgelerde sağlanan standardın ücretler konusunda da sağlanmasını talep ettiklerini kaydeden Özgener, şunları söyledi: “Bir kent tüm bileşenleriyle bir arada durur ve kenetlenerek sinerji sağlarsa önünde kimse duramaz. Birçok konuda büyük, doğal avantajları ve potansiyelleri bulunan İzmir ise en zor hedefleri bile kolaya çevrilebilir. Bu konuda önemli bir yol aldık ve sonucunda da kentimiz ve üyelerimiz adına verimli projeler çıkıyor.”

Hackathon etkinliği

Özgener, İZTO ve İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde mart ayında bir etkinliğe daha imza atacaklarını, girişimcilerin Büyükşehir Belediyesinin bir iştiraki olan Metro A.Ş.’nin ulaşımda yaşadığı sorunlara çözüm üretmek üzere proje geliştirebileceği ve prototip üretebileceği Hackathon etkinliği düzenleyeceklerini aktardı. İmalat yapan kent işletmelerinin verimliliklerini artırmak ve yalın üretim konusundaki yetkinliklerini geliştirmek üzere kurulacak model fabrikaya meclis kararı doğrultusunda yüzde 50 pay ile ortak olduklarını söyleyen Özgener, “Bu ay içerisinde model fabrika ile ilgili şirket kuruluşumuzu sizlerin de desteğiyle gerçekleştirdik” diye konuştu.

Ceren Atmaca

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bakan Işıkhan: "İzmir 40 yıldır aynı" İzmir’de iş adamları ile buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve şehirde 40 yıldır hiçbir şeyin değişmediğinibelirterek, değişime ihtiyaç olduğunu söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıya ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletildi. Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ’Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu. "114 bin işçiyi iş sahibi yaptık" İŞKUR başvuruları ve işe alımları hakkında bilgi veren Bakan Işıkhan, "Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık, şimdi daha iyisini yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimizi götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmir’imizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmir’imize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık" açıklamasında bulundu. "Gayretlerimiz sürecek" Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi. "Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor" İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi. Cumhur İttifakı adaylarına övgüler Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmir’imizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmir’imizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ise gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu. "İzmir 40 yıldır aynı" İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüş ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik, yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım, altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz" sözlerine yer verdi. Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu. Özgener: "İstihdam teşviki azalıyor Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, "İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz" dedi. Yorgancılar’dan ’gelir vergisi’ açıklaması Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, "Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız" diye konuştu. Kestelli: "Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var" Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de şu sözlere yer verdi: "Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkân sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum."
Zonguldak ZBEÜ Türkiye Büyükler Salon Atletizm Şampiyonası’na damga vurdu ZBEÜ BESYO yüksek lisans öğrencileri Melike Malkoç Özdemir, Türkiye Büyükler Salon Atletizm Şampiyonası’nda kadınlar 60 metre kategorisinde birinci, Doğukan Kilcioğlu ise erkekler 60 metre engel kategorisinde üçüncü oldu. Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda, ZBEÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu olan ve aynı zamanda Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı yüksek lisans öğrenimlerini sürdüren milli atlet Melike Malkoç Özdemir birincilik, Doğukan Kilcioğlu ise üçüncülük elde etti. Milli sporcuların başarısında büyük payı olan antrenörleri Utku Duman da yüksek lisans öğrenimini aynı anabilim dalında sürdürüyor. Atletizm Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası, 142 kadın ve 316 erkek sporcunun katılımı ile 17-18 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Kadınlar 60 metre kategorisinde gerçekleşen yarışta, sekiz seçme serisinin ardından finale kalan ve tüm rakiplerini geride bırakan ZBEÜ öğrencisi milli atlet Melike Malkoç Özdemir, 7 saniye 60 saliselik derecesi ile altın madalyanın sahibi oldu. Şampiyonanın erkekler 60 metre engel kategorisinde yarışan ZBEÜ öğrencisi milli atlet Doğukan Kilcioğlu ise sergilediği 8 saniye 15 saliselik performans ile şampiyonayı bronz madalya ile tamamladı. ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversiteyi başarı ile temsil eden Melike Malkoç Özdemir, Doğukan Kilcioğlu ve Utku Duman’ı kutlayarak spor yaşamlarında ve akademik kariyerlerinde başarılarının artarak devam etmesini temenni ettiğini belirtti.