Marmara bölgesindeki belediyelerin basın ve halkla ilişkiler bürolarında çalışanlara “Belediyelerin Basın PR Çalışmalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar” konulu bir seminer veren Gazeteci Recep Yeter, belediye başkanlarının yanlış yönlendirilme ya da ‘olumsuz haber çıkar’ korkusu nedeniyle gazetecilerden bilgiyi sakladıklarını ve daha sıkı iletişime geçemediklerini söyledi. Recep Yeter “Başkan ne kadar cesur ve samimi olursa medya başkanı o kadar dikkate alır ve haber ilişkisini daha fazla kurar” dedi.
Marmara Belediyeler Birliği tarafından birliğin Eminönü’ndeki merkezinde “Belediyelerin Basın PR Çalışmalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar” konulu seminer düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Yeni Şafak Gazetesi İstihbarat Şefi ve Öğretim Görevlisi Recep Yeter katıldı. Gazeteci Recep Yeter, belediye başkanlarından, seçimlere; basın danışmanlarından, basın bültenlerine; medyada yer alan haberlere kadar bilgiler verip medya ve basın danışmanlığı konularında dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
“HANGİSİ DOĞRU? SORUSUNU KENDİNİZE SIKÇA SORUN”
Belediyelerin yaptıkları etkinlikleri tanıtırken basın bültenlerinin çok önemli olduğunu ifade eden Gazeteci Recep Yeter, “İyi bir tanıtım çalışması, çok iyi hazırlanmış bir basın bülteniyle başlıyor. Basın danışmanları iyi bir basın bülteni hazırlayabilirse neticesi de o kadar iyi oluyor.” dedi. Peki hayatın her alanında kaliteyi nasıl yakalayacağız? diye soran Yeter sözlerine şöyle devam etti: “Ben bu konuda görüntüyü net şekilde ortaya koyan HD ekran örneğini veriyorum. Çünkü yaptığımız işi sadece biz yapmıyoruz. Yaptığımız işi sadece kendimiz için yapmıyoruz. Sonucundan herkes etkileniyor. Bu sebeple ortaya çıkardığımız işleri herkes tüm çıplaklığıyla görüyor. Yani insanlar işimize, yazdığımız basın bültenine, o basın bülteninin oluşturduğu etkiye bakarak aslında bizi, yaptığımız işi seyrediyor. Ve izlendiğimiz ekran HD kalitede görüntü veren bir ekran. Eğer biz işimize özen göstermiyorsak, hazırladığımız basın bültenini, kurduğumuz ilişkileri özensiz yapıyorsak, haberin ne olduğunu bilmiyor, haber yazmayı önemsemiyorsak ve bunun farkında da değilsek o halde herkes bizi HD ekrandan izlerken biz kendimize karıncalı siyah beyaz bir ekrandan bakıyoruz demektir. Bu nedenle kısaltması HD olan ‘Hangisi Doğru?’ sorusunu verdiğiniz her kararda, yaptığınız her işte kendinize sormayı hiçbir zaman ihmal etmemelisiniz”
“STAJYER BİLE OLSA GAZETECİ GAZETECİDİR”
“Her zaman söylediğim bir şey var. Doğru iletişimi, doğru kişiler kurabilir. İşini işi yapabilen insanlar, sürekli öğrenmenin peşinde koşarak daima ‘Bilmiyorum’ diyebilen, tevazu, feraset, basiret ve erdem sahibi insanlardır.” diyen Yeter, ”Bir basın danışmanı kendisiyle irtibata geçen stajyer bir muhabir adayı arkadaş bile olsa ciddiye almalı. Ben muhabirime, stajyerime saygı göstermeyen, verdiği randevusuna sadık kalmayan basın ve halkla ilişkiler sorumlularıyla ilişki kurarken adabı muaşeret gereği davrandığı gibi davranıyorum. Tevazu sahibi olmak bu konuda önem taşıyor mesela. Ayrıca bugün stajyer ya da mesleğe yeni başlamış bir muhabir olarak gördüğünüz bir arkadaşım, iki yıl sonra karşınıza çok iyi bir gazeteci olarak çıkacak. Kim olursa olsun kurduğunuz ilişkilere dikkat etmelisiniz” şeklinde konuştu.
“BİR ÇOK BELEDİYENİN İLETİŞİM STRATEJİSİ YOK”
Yerel seçimlere yaklaşık bir yıl kaldığını hatırlatan Recep Yeter, salonda bulunan basın danışmanlarından bazılarına 2013’ün hangi ayında hangi etkinliği yapacaklarını ve hangi konularda basın bülteni servis etmeyi planladıklarını sordu. Basın danışmanlarından planlama yapmadıklarını cevabını alan Recep Yeter, bir gazeteci olarak kendisine ulaştırılan basın bültenlerine baktığında bir çok belediyenin stratejik iletişim planının olmadığını anlayabildiğini söyledi. Her gün basın bülteni gönderen belediyeler olduğunu kaydeden Yeter “Bültenlere bakıyorum. Başkanların maşallahı var. Anlamadıkları konu yok Halbu ki her belediyenin çok iyi yaptığı bir iş, her başkanın çok iyi anladığı bir konu mutlaka vardır. Ama gereksiz açıklamalar yaptırarak başkanın önüne set çekiliyor.” dedi.
“BASIN DANIŞMANLARI HABER DEĞERİ OLAN PROJELER GELİŞTİRMELİ”
Belediyelerin proje konusunda yeteri kadar çeşitliliğe sahip olmadığını ifade eden Gazeteci Yeter, sözlerine şöyle devam etti: “Belediyeler, adeta dışarıdan kendilerine getirilen projelere mahkûmlar. Proje çeşitliliği yok. Birbirinin taklidi çalışmalar var. Niye bir basın danışmanı ‘başkanım şöyle bir şey yapılsın ve bizim haber anlamında da işimize yarasın’ demiyor. Öyle bir etkinlik planlayın ki bunun haber değeri olsun, medya yansıması daha önceki yapılan işlerden daha büyük olsun. Belediye başkanlarımız çok çalışıyor, çok iş yapıyor olabilir ama başkanı halka tanıtacak, sunacak işleri de çok iyi kullanmak gerekiyor, böyle işler yoksa üretmek gerekiyor” Rutin toplantı haberlerini sadece rutini aktarmak amacıyla takip ettirmediğini dile getiren Yeter, ”Takip ettirmiyorum çünkü internetin olduğu bir dünyada gazete olarak rutinle ayakta kalamazsınız. Benim muhabirim toplantıdan gazeteye gelene kadar zaten o toplantı internete çoktan düşmüş oluyor. Artık yeni medya diye bir gerçeklik var. Bunun farkında olmamız lazım. Belediyeler de basın faaliyetlerini geleneksel medya, yeni medya gibi başlıklar halinde planlaması lazım” diye konuştu.
“BAŞKAN GAZETECİDEN KORKUYORSA ORADAN İYİ HABER ÇIKMIYOR”
Recep Yeter, belediye başkanlarının da medya konusunda bazı şeylere dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Yeter, “Belediye Başkanı, gazetede çıkan haberden korkuyorsa oradan iyi iş çıkmıyor. Gazeteciyle muhatap olmaktan korkan, haberden korkan belediye başkanlarını haberleri de o derecede az çıkıyor. Bir belediye başkanı haberden niye çok korkar? Ya yanlış bir şeyler yapıyordur, ya da yeterince iş yapmıyordur. Öte yandan bu korkunun her başkanda bir miktar olmasında da fayda var elbette. Çünkü Türkiye’de iyi niyetle yapılan çalışmaları küçük bir eksikliği fark edip çöpe atmayı maharet bilen bir gazetecilik anlayışı da maalesef hala mevcut. Belediye Başkanları önemsiz bir ayıbı göstermemek için yaptığı iyi şeyleri de saklamayı tercih ediyor. Bu sıkıntılardan dolayı da başkanlarımız ketum davranıyor. Ancak dediğim gibi başkan gazeteciden bilgiyi saklamamalı.” dedi.








